20 Eylül 2017 Çarşamba

Boraboy Gölü Amasya

Bu yıl da kurban bayramı için Amasya'da idik. Bayram için gittiğimiz gibi başka işlerimiz de vardı orada. Düğün dernek, hacıları karşılama gibi :) Biraz da çevreyi gezdik tabi ki, keşifler yaptık. Amasya'da gezilecek yerleri de araştırdım bir yandan. Boraboy Gölü de bu yılın Amasya keşfi idi.

blogger anne

Çocuklarla bir gün Amasya'ya 60 km mesafede bulunan Boraboy'a gittik. Amasya Merkez'de yıllardır pek çok yer keşfettik ve gezdik. Artık çevreyi gezmenin zamanı gelmişti :) Ailemizin fotoğrafçısı da bizimle geldi tabi ki. İyi fotoğraf çeken arkadaşlar, akrabalar candır! Güzel kareler yakaladık. Hatta bir de vlog çektik. Youtube/bademlebuduk kanalımızdan izleyebilirsiniz. Aşağıya ekliyorum. 



Bir doğa harikası olan Boraboy'u bu kadar geç keşfetmemize üzüldüm açıkçası. Yeşillikler arasında masalsı bir göl Boraboy Gölü... Düğün ve özel günler için fotoğraf çekimlerinde kullanılıyor sık sık. Biz gittiğimizde de göl çevresinde bol bol fotoğrafçı ve gelin gördük. Temiz hava ve çeşit çeşit ağaçların arasında kendinizi enerji hissetmeniz çok doğal. Piknik için gidenler de vardı elbette ama ortalık oldukça derli toplu görünüyordu. Etrafta çöp vs görmedik. Biz çekim ve gezi amaçlı gittiğimizden pinik malzemelerimiz yoktu. Restaurantta bir şeyler yemek istedik. Menüde çok az çeşit vardı. Sipariş vermek istediklerimiz için genelde ''şu anda bulunmuyor'' cevabını aldığımız için biraz atıştırıp gölden ayrıldık. Çocuklara ancak atıştırmalık oldu masaya gelenler :)
blogger anneler

Göl kenarında bungalov evlerde konaklama imkanı da varmış. Sessiz, sakin doğa ile baş başa kalmak isteyenler için güzel bir alternatif. Evleri gezmedim ancak internetten araştırmama göre epey de konforlu görünüyorlar. 9 adet bulunan bungalov evlerden birinde bir gece konaklamayı düşünebilirim ilerleyen yıllarda, çocuklar biraz daha büyüdüğünde!




14 Eylül 2017 Perşembe

yoğurt makinesi çok pratik

Evde yoğurt mayalıyor musunuz? Benim mayalama çalışmalarım kimi zaman sonuç veriyor, çoğu zaman da hüsran ile sonuçlanıyor. Aslında o kadar kolay ki bilenler için! Ben bir türlü tutturamıyorum. Artık çözümü buldum: Yoğurt makinesi kullanıyorum.

yoğurt makinesi

Çocuklar da biz de yoğurdu çok severiz. Yemeklerin yanında, ara öğün olarak ve çorbalarda sık sık kullanırım. Yurt dışı sitesinden banggood'dan yoğurt makinesi aldım. Kullanımı öyle kolay ki her denememde başarılı oluyorum artık. Banggood da hızlı kargo ve hizmet kalitesi ile benden tam puan aldı. Ürün sitede görüldüğü gibi geldi. Siz de linke tıklayarak inceleyebilirsiniz. 

Her defasında taze yoğurt tüketmek adına yoğurt makinesini de çok büyük almayı düşünmedim. 1 litre sütü alabilen makine bizim ev için ideal oldu. Tabi ki bir ev için zorunlu ihtiyaç değil ancak büyük kolaylık, çok pratik. İndirimleri de takip ederseniz çok uygun fiyatla alabilirsiniz. Ben linki yukarıya ekledim. 


Neden yoğurt makinesi kullanıyorum:


  • Sütü kaynatmam gerekmiyor.
  • Mayalama için ideal ısıyı belirlemem gerekmiyor. -ki ben o ısıyı tam tutturamıyorum zaten-
  • Mayanın da sıcak ya da soğuk olmasına gerek yok.
  • 9-10 saat makinede aldığında yoğurt hazır olacağını bildiğimden gün içinde kontrol etmeme gerek kalmıyor.
  • Isı eşit dağıldığı için maya dibe çökmüyor. 



yoğurt makinesinde yoğurt nasıl mayalanır




Yoğurt makinesinde yoğurt nasıl mayalanır:

Yoğurt kabına 1 litreye yakın sütü ekliyorum. Süt oda sıcaklığında olacak. Pastörize günlük süt kullanıyorum. Maya için hazır yoğurt kullanmıyorum. Komşumdan ev yoğurdu alıyorum. 2-3 kaşık yoğurt mayasını süt ile karıştırıyorum. Kapağını kapatıp fişe takıyorum. 9-10 saat sonra yoğurdumuz hazır! Yoğurdun kapağını açarak biraz beklettikten sonra buzdolabına alıyorum. Böylece yoğurt makinesinin pratikliğinden faydalanıyorum. 

Dilerseniz fırında da yoğurt mayalayabilirsiniz. Ben o yöntemi de denedim ama tutturamadım. Sizin özel yöntemleriniz varsa yorum yazarsanız sevinirim. 






22 Ağustos 2017 Salı

bebek giyim alışverişi // anne bebek çocuk takım

Bebek ve çocuk giyim alışverişinde nelere dikkat edersiniz? Şıklık mı yoksa bebeğin rahat etmesi mi yoksa fiyat mı ya da başka bir detay mı önemli sizin için? Benim için çocukların içinde rahat edebilmesi ve tabi kumaş kalitesi önemli. Bade'ye bebekliğinde tütüler, naylon kıyafetten abiye türü giysiler, kocaman saç bantları takmak gibi bir adetim olmadı benim... Öncelikle hava alabilen, yumuşak kumaşları tercih ettim hep. Hala da öyleyim... 

instagram butik öneri

Berke için de doğduğunda öncelikle organik kumaşlardan yapılan ürünleri tercih ettik. Hareketlenmeye başladıkça düzgün dikişler, sağlam çıtçıtlar, düğmeler önceliğimiz oldu. Biraz daha fazla hareketlendiğinde de en rahat olacağı giysileri aramaya başladım. Kot pantolon, gömlek vs çok fazla ilgimi çekmedi açıkçası. Bebek dediğin bebek gibi giyinir ama değil mi? 


en tarz bebek kıyafetleri

Ben büyük gibi giyinmesinden öte tarz olmasını tercih ederim. Erkekler mavi, kızlar pembe giyecek diye bir kural mı varmış! Bizde yok! Berke'ye çok renkli ürünler seçtiğim gibi siyah-beyaz tulumları da çok yakıştırıyorum. Bence her renk yakışıyor tüm kuzulara... #berkemstyle etiketiyle instagramda bulabilirsiniz seçimlerimizi.
en tarz bebek kıyafetleri

Çocuklar için genelde instagram butiklerinden kıyafetler alıyorum. En sevdiğim instagram butik ise şüphesiz @yamanscrib 
Yaman'ın annesi oğlunun giyecek ihtiyacı sonucu böyle bir girişimde bulunmuş. Eh ben de bir erkek annesi olduğum için doğal olarak ürünlerine bayılıyorum. Salopetler, tulumlar, tshirtler ve tabi ki meşhur romperler!!! 
romper bebekler için, bebek şalvarı

Yaman's Crib canlı renkleri ve yumuşacık kumaşları ile hareket özgürlüğünü ve tarz kıyafetleri bir arada sunuyor. Hele o romperler yaz kış favorimiz oldu. Fiyatları da kalitesine göre oldukça uygun! Tulumlarda organik akçaağaçtan üretilmiş boyasız düğmeler kullanılıyor. Salopetler ile takım boyunlukları ise genelde bandana olarak kullanıyorum Berke'ye ve çok soruluyor. Hep kulaklarını koruyorum kışın hem de çok şeker oluyor. Yine salopetler ile takım olan önlükleri var. Önlüklerde emzikleri takabileceğiniz bir parça da bulunuyor. Tam anne işi! Girişimci anneleri seviyorum!


anne tavsiyesi

Sadece erkekler için değil tabi ki ürünler. Kız bebekler ve çocuklar için de çok güzel seçenekleri var Yaman's Crib'in. Romperler ve tulumlar kız bebek annelerinin de çok hoşuna gidiyor olacak ki tatlı kızların üzerinde de görüyorum ürünleri. Bade'nin de Yaman's Crib çizgili elbisesi ve takım çizgili çorapları var. Bir de siyah tütü eteği var ki böyle rahat bir tütü etek görmedik biz! Sayfasını mutlaka incelemelisiniz.  

Anne bebek çocuk takım arıyorsanız yine aynı sayfaya bakabilirsiniz. Bizim geçtiğimiz anneler gününde ve şeker bayramında kombinlerimiz yine Yaman's Crib idi. Bayram ziyaretlerinde şıkır şıkır giyinmek yerine böyle penyeler tercih ettik, çok da rahat oldu. Herkes de sordu takımlarımızı :) Babalar için de tshirt olsa idi tam olacaktı Güliz hanım :))))


anne bebek takım kıyafetler


Geçenlerde küçüklük elbisemi Bade'ye giydirdim. Çok mutlu oldu Bade. Annem bana hamile iken Almanya'ya alışverişe gitmiş :) Özenle beklenen, planlı bir bebekmişim ben... Hem bebeklik hem de büyüdükçe giyeceğim kıyafetleri almışlar. İşte bana hatıra kalanlar da genelde yurt dışından alınanlar. O zamanlar ülkemizde çok da kaliteli değildi belki bebek ve çocuk giyim. Ne bir leke ne bir sökük var elbisemde. Şimdi ise seçeneklerimiz o kadar çok ki!!! Çok çok kaliteli ürünler var... Benim bahsettiğim instagram butik de bunlardan benim için en özel olanı... Umarım siz de beğenirsiniz. İnstagram @yamanscrib Sizin başka önerileriniz de varsa yorum olarak yazın ki hepimiz faydalanalım :)
sevgiler. 




15 Ağustos 2017 Salı

bebekler ne zaman yürür

Daha anne olacağımı öğrendiğim andan itibaren bebeğimin gelişimini takip etmeye başladım ben de. Anne karnında her hafta gelişimini izlemekten daha keyiflisi ise doğduktan sonraki gelişimi. Ne zaman gülecek, ne zaman ek gıdaya başlayacağız, ilk dişi ne zaman çıkacak, ne zaman emekleyecek, ne zaman oturacak, ne zaman yürüyecek gibi türlü türlü sorular... Bizim de son aylarda gündemimiz ''bebeğim ne zaman yürüyecek'' sorusu idi.

ilk adım ayakkabısı

Berke 16. ayından sonra ilk adımlarını attı. 28.Temmuz.2017 Cuma günü ilk adımlarını attı Berke çok şükür. 1 yaşını doldurmaya yakındı, doğum gününe kadar yürür mü acaba diye düşünüyorduk. Çünkü epey hareketli idi, sıralamaya başlamıştı. En büyük keyfi de bebek arabasını ya da marketlerde market arabasını sürmek idi. Onları sürmeyi o kadar çok sevdi ki uzun müddet böyle devam etti. Ancak desteksiz ilk adımlarını atması altı ayı buldu... Doktor kontrollerinde de hep soruyordum ama doktoru daha zamanı var diyordu. Cuma günü birkaç adım attığını ilk ablası gördü. Hemen beni uyardı. Fazla tepki göstermedik korkmasın diye. Kendi haline bıraktık. Ama kendisi o kadar mutlu oldu ki gülücükler, çığlıklar pek keyifli idi. Hemen hızlandı yürümede, adımları arttı. Bir hafta içinde de artık sıralamayı, emeklemeyi bırakmıştı. Çok şükür Berke de artık yürüyor :) bir Maşallah'ınızı alırız. 


 ilk adım ayakkabısı


Şimdi sizinle konuyla ilgili araştırdıklarımdan notlarımı ve deneyimlerimi paylaşıyorum:

  • Uzmanlar da 12-18 ay arasında bebeklerin yürümesini bekleyin diyorlar. Yüz üstü bol vakit geçirmesi sırt kaslarını geliştirdiğinden erken dönemde tavsiye ediliyor. Göbeğinin üzerinde durup başını kaldırdığı o ilk aylar... Oyun halısında yüz üstü yatarak oyuncağına ulaşmaya çalışması öneriliyor. 
  • Bazı bebekler daha erken yürüyor. Mesela ablamın kızı 9 aylık kadardı yürüdüğünde. Mini mini boyuyla pıtır pıtır gezerdi. Bade de 14 aylıkken yürüdü. Nasıl heyecanla beklemiştik yürümesini...
  • Emekleme konusunda bizim Berke gibi uzmanlaştıysa bebeğiniz geç yürüyebilir. Berke de emekleyerek her yere ulaşabiliyor, istediği oyuncağa uzanabiliyordu. Yürüme böyle durumlarda gecikebiliyor.
  • Aşırı korumacı ebeveynler de bebeğim düşer korkusuyla bebek mecburen pasifleşiyor. Oysa motor gelişimi için bol bol keşif yapmalı bebekler. 
  • İlk yürüme deneyiminde düşme, çarpma gibi korkulu bir şey yaşadıysa yürüme alıştırmalarını erteleyebilir. Ya da ilk adımları gördüğünüzde aşırı tepki verirseniz korkabilir. Her çocuğun yapısı farklı tabi...
  • Bebeğin elinden tutup yürümeye özendirmenin faydasını gördük biz. Tabi istekli olması gerekli.





bebeğim ne zaman yürüyecek


İlk adım ayakkabısı:

Eskiden sert tabanlı ayakkabılar tavsiye edilirken artık çıplak ayakla ya da kaydırmaz tabanlı çoraplarla yürüme alıştırmaları öneriliyor. Siz hep doktorunuza danışın tabi ki...
Bizim doktorumuz  çok yumuşak ya da sert bir ayakkabı olmasın dedi. Bizim ilk adım ayakkabımız @superfitturkiye oldu. Sertliği ve bileği sarması ile önerebileceğim bir ürün. Hala da onları kullanıyoruz. Onun dışında @totsandmore_organik_bebek makosenleri de kullanıyoruz. Çorapsız da giyebiliyor, özellikle yazın çok kullanışlı oldu bizim için. 


Artık o bizden bağımsız, istediği yere gidebilen, itmek için bir şeye ihtiyacı olmayan bir birey oldu. Havası yerinde :) Yürüyemediği zamanlarda daha çok bağırıyor, bebek arabasını sürmesine izin vermezsek bize kızıyordu. Şimdi yürüdüğü için bebek arabasını sürmek için çıldırmıyor :) Yine de bir iki tur attırıyor arabaya da :) Bütün bebekler sağlıkla büyüsün, bol bol yürüsün koşsun inşallah. Şimdi sırada ''bebeğim ne zaman konuşacak'' sorusu var...




10 Ağustos 2017 Perşembe

İstanbul'a yakın tatil Doğa Tatil Köyü

Geçtiğimiz hafta eşimle ailemiz için mini bir tatil planı yapmaya karar verdik. İstanbul'a yakın ve çocukların rahat edebileceği yerleri düşünürken yıllar önce tesadüf eseri gittiğimiz Doğa Tatil Köyü Şile aklımıza geldi. Evliliğimizin ilk yıllarında bir cumartesi günü Şile'ye gitmiştik. Havası hoşumuza gidince kalalım dedik ve Doğa'yı bulduk. Bir gece konaklama ve bol bol doğa yürüyüşü yapmıştık. Çocuklu aileleri gördükçe ''çocuğumuz olunca hep beraber geliriz'' diye hayaller kurmuştuk. İşte yıllar sonra iki çocukla biz de Doğa Tatil Köyü'nde idik....

blogger anne

Bade'ye tatil yetmemiş olacak ki havuz, deniz istiyordu. Tatile gideceğimizi söylediğimizde havuzu duyunca çoook sevindi. Cumartesi sabahı kahvaltıdan sonra yola çıktık. Bir valiz ve bir de havuz çantası ile yaklaşık bir saat sonra Şile'de idik. Havuza ve restauranta yakın bir villa seçtik. B blokları havuza yakın oluyor. Bir de yamaç villaları var ki biz yıllar önce orada kalmıştık. 9 yıl öncesi gibi yine sessizlik, huzur ve sakinlik hakimdi mekana...
Gölet kenarındaki villaların üst katına eşyalarımızı bırakıp doğruca havuza geçtik. Bade hemen atladı suya tabi! Berke de geri kalır mı? O da attı kendini suya, tabi babası ve ben hep peşinde! Büyü bir havuzu var tesisin; iki adet de çocuk havuzu bulunuyor. Bir tanesi 90 cm diğeri 50 cm biz Berke için 50 cm tercih ettik. Mayo bezi ile havuzun yakışıklısı suda arabasıyla oynadı tüm öğleden sonra. Bade de çok sevdiği deniz kızı ile dalma ve yüzme yarışları yaptı. Çocuklar serinledi, su onları bir türlü yormadı :) Biz yorulduk :)
bebekle tatil

Oda+kahvaltı tercih yapabileceğiniz gibi kahvaltı ve akşam yemeği de tercih edebiliyorsunuz. Biz her iki öğünü de aldık. Çocuklarla macera aramayalım dedik. Akşam yemeğinden önce odamıza geçip duşlar alındı. Farklı bir mekan olunca Ali Berke'nin radarlar açıldı tabi ki. Oyuncaklarını bir o dolaba, bir çamaşır makinesine attı. Bu aralar kapak açma kapama heyecanı var da.... Odalarda çamaşır makinesi, bulaşık makinesi, amerikan mutfak ve buzdolabı bulunuyor ancak anladığım kadarıyla çamaşır ve bulaşık makineleri kullanılmıyor. Yıllar önce devre mülk olarak yapılmış sonra tatil köyü sistemine geçmişler.
doğa tatil köyü şile
Akşam yemeğe geçerken gölet kenarında oynadı çocuklar, salıncaklarda sallandık, hatta hamak keyfi de yaptık. Açık büfe akşam yemeği gayet güzeldi. Büyük oteller gibi onlarca çeşit yoktu ama çeşitler lezzetli idi. Saat 21 itibariyle canlı müzik de başladı restuarantta. Biraz müzik dinleyip odamıza geçtik zira çocuklar artık yorulmuşlardı. Terasımıza gelen hafif nağmeleri dinleyerek biraz da biz dinlendik.
bebekli tatil, doğa tatil köyü

Sabah kahvaltısı da yine güzeldi. Çocuklar için bol bol mama sandalyesi vardı. Zaten genelde çoculu aileler tercih etmiş. Çocuklar sayesinde çok kişiyle tanıştık. Genelde yıllardır geldiklerini söylediler. Biz de 9 yıldır ilk kez geldiğimizi söyledik. Çocuklar olunca pek çok aile ile tanışıyor insan, güzel oluyor. İtiraf edeyim çocuklu ailelerle bir arada tatil yapmak bana daha iyi geliyor. Hem çocuklar kaynaşıyor hem de kendimi yalnız hissetmiyorum :))
İstanbul'a yakın tatil yerleri

Kahvaltıdan sonra yine biraz dolaştık doğayı. Anfi tiyatroya çıkardık çocukları. 9 yıl önce geldiğimizde burada canlı müzik vardı. Pamukkale travertenlerini bile yapmışlar tatil köyünün içinde! Çeşit çeşit ağaç ve bitki arasında gezinmek çok güzeldi. Sonra yine havuza gittik. Ancak pazar günü Berke havuza çok ilgi göstermedi, canı istemedi herhalde. Babasıyla havuzun yanındaki yeşilliklerde gölgede oynadılar.
doğa tatil köyü şile

Ah bir de tesisin çocuk parkı olsaydı süper olacaktı. Çocuklar için çok iyi olurdu. Tabi bu konuyu dile getirdim ben ve çok talep olduğunu, en kısa sürede yapılacağını söylediler. Aslında havuzun yakınında  bir park varmış ancak yenileneceği için kaldırılmış. Bence Doğa Tatil Köyü en az 2 çocuk parkını hak ediyor. Umarım tekrar gittiğimizde park da olur.



Tatil için kısa bir de video da hazırladım. Bize, çocuklarımıza anı kalsın diye. Siz de izlemek isterseniz linki aşağıya ekliyorum. Keyifli seyirler...

Çocuklarla doğa içinde, sessiz, sakin, huzurlu ve aile ortamında keyifli bir tatil oldu bizim için. Üstelik yol yorgunluğu da yaşamadık. İstanbul'a bu kadar yakın olup, tatil köyü keyfini yaşamak güzel oldu. Hayal ettiğimiz gibi çocuklarla da gittik Doğa Tatil Köyü'ne, çok şükür...









20 Temmuz 2017 Perşembe

Bade mi Defne mi

Bebeğinize isim düşünürken nelere öncelik verdiniz? Bebeğinizin ismini seçerken nelere dikkat ettiniz? Acaba bebeğiniz büyüdüğünde ismini beğenecek mi diye düşündünüz mü? İki isim mi, tek isim mi? 

Defne ismi, bebek isimleri, bebeğime isim seçeren

Benim de, eşimin de çocuklarımın da ikişer ismimiz var. Ben ailemin son çocuğuyum, iki ablam var. Onların tek ismi varken annem ve babam bana iki isim koymuşlar. İki isim sahibi olmak bana seçenek sundu, ben böyle bakıyorum bu duruma. Çocuklarımıza da ikişer isim koymayı tercih ettik eşim ile. 
Doğduğumdan beri bana Hande denmiş. Elif göbek adım olmuş. Bir iş görüşmesi mülakatında ''hangi isminizi kullanıyorsunuz, size nasıl hitap edelim'' dediklerinde hiç düşünmeden ''Elif ismini kullanıyorum, bana Elif diyebilirsiniz'' demiştim. O şirkette tam 12 yıl çalışacağımı bilmiyordum tabi ki... Bu bir dönüm noktası, Elif ismini kullanmak istiyorum diye düşündüm ve iyi de yapmışım. İş hayatıyla beraber tanıştığım herkese ''ben Elif'' dedim. Yoksa ailemin alışkanlığını değiştiremezdim. Hande ismimi de çok seviyorum. Siz de nasıl isterseniz öyle hitap edebilirsiniz.

Bade'nin de diğer adı Nuran. Rahmetli annemin ismi. Bade ise eşimin ve benim isimlerimizden birer hecenin birleşimi: BAhadır ve HanDE
Bade isminin anlamı hakkında da çok yazı var. Biz en çok kutsal aşk anlamını sevdik. Bebeğimize isim ararken düşündüklerimiz arasında Defne de vardı. Bade ismini o kadar çok sevdik ki Defne seçeneğini eledik kısa sürede. Peki nereden çıktı Bade'nin bu Defne hayranlığı???
Geçtiğimiz sene yayınlanan Kiralık Aşk dizisini severek izledik. Bade de dizideki Defne karakterine hayran, bayılarak izliyor. Keşke benim adımı Defne koysaydınız vs vs... Sonra ona anlattım Defne ismini de düşündüğümüzü ama Bade'yi daha çok sevdiğimizi. Parkta, tatilde tanıştığı çocuklara adının Defne olduğunu söylemek istedi, o da bunun gerçek olmadığını biliyor ama keyif alıyor. Hatta bilekliğine Defne yazdırdı! Defne Bade Nuran :))
Bu konuda ben de ona engel olmadım. Her iki ismi de çok seviyormuş, kullansın madem... Bakalım başka hangi isimlere takılacak daha???
bebek isimleri, iki isim mi tek isim mi


Siz ne dersiniz, Defne isminden hevesi geçecek mi? Bu arada ben iki isme sahip olmaktan oldukça memnunum, bu konuda siz ne düşünüyorsunuz merak ediyorum. Haydi bize yazın düşüncelerinizi...



18 Temmuz 2017 Salı

kimselerin vakti yok

Sizin için bir gün, 24 saat yetiyor mu? Yetmiyor bana... Sabah uyandığımda akşam erkenden uyuyacağım derken gün içinde yapmayı planladıklarım, yapmak istediklerim tamamlanmamış oluyor çoğunlukla. Ben mi yetmiyorum, zaman mı az, benim yapmak istediklerim mi fazla derken bir gün daha bitiyor. 

''Ah, kimselerin vakti yok
Durup ince şeyleri anlamaya'' 
anne olmak, anne blogger
Aslında minimum beklenti maksimum mutluluk öyle değil mi? Çocukların öz bakımları hariç onlarla özel zaman geçirmek istiyorum. Bade ile evcilik oynamak, Berke ile etkinlikler yapmak, gün içinde biraz kitap okumak, birkaç kişiyi aramayıp telefonda görüşmek, hatır sormak vs...
Hal böyle olunca koşturmaca arasında atladıklarım oluyor. Ne zamandır görüşmediğim arkadaşımı arayamıyorum, Bade ile istediği kadar oynayamıyorum. Ve tabi ki öncelik sırasına göre ertelenenler ertelenenler...

''Ah, kimselerin vakti yok
Durup ince şeyleri anlamaya''
Durup ince şeyleri anlamaya, şükretmeye vaktimiz var mı? Kimi zaman aklımıza bile gelmiyor durup halimize şükretmek! Bazen birkaç mısrada, çoğu zaman okuduğum notlarda iki dakika uzaklara dalıyorum. Şükür ediyorum. Bu koşturmaca beni yorsa da şükür sebeplerim o kadar fazla ki... Geçen gün eskiden uyguladığım bir yöntem geldi aklıma: önüme bir kağıt kalem alıp yazmaya başladım. Beni o anda zorlayan şey neydi? Peki bunun ödülü neydi? Baktım ki artıları daha fazla! Daha çok şükretmeli daha çok sevmeliyim yaşadığım anı. Bunu fark etmek her zaman kolay olmuyor elbette ama yaşadığımız her an şükür sebeplerimiz o kadar çok ki... 
Hayatın ince detaylardan oluştuğunu hatırlamak, incelikleri görebilmek gerek. Beklentileri bir kenara bırakıp an'a odaklanmak... Keşke her zaman yapabilsek... Ben çoğu zaman unutuyorum bunları. Bugün önümde kağıt kalem yerine blogum ve yazdım içimden geçenleri. Okuduğum iki mısra bana bunları yazdırdı. Belki siz de okuduğunuzda kendi şükür sebeplerinizi hatırlayacaksınız. Belki ben unuttuğumda ya da kendimi güçsüz hissettiğimde açıp okuyacağım, kim bilir?




10 Temmuz 2017 Pazartesi

Babalar Günü Hatırası 2017

2017 yılının da anneler ve babalar günü geçti hayırlısıyla. Bizim için çok çok özel programlar yapılmaz böyle günlerde. Eşim de ben de çok üzerinde durmayız o günlerin. Desem deeeee içten içe bir kutlama bekliyoruz ikimiz de, itiraf edelim.

anneler günü

Bu yıl babalar gününde Ankara'da idik. Yıllık izin başlangıcında ilk durak Ankara oldu. Amasya'ya gitmek için yola çıkmıştık ki aracımız arızalandı. V kayışı koptuğunu fark edince hemen servisi aradık. Araç servise, biz de misafir olduğumuz eve geri döndük. Yine çok şükür ki merkezden fazla uzaklaşmamıştık.
Aracın hazırlanmasını beklerken Ankara'nın meşhur Dikmen Vadisi'ni de gezelim dedik. Özel günler için fotoğraf çekimlerinde çok tercih ediliyormuş. Gelinleri de parkta görünce tamam dedik, ışık güzel! Yolculuk hali, hemen birkaç fotoğraf aldık.
anneler günü

Anneler gününde ise kahvaltıya gitmiştik. "Muhlama" sosyal medyadan görüp takip ettiğim ve lezzetlerini merak ettiğim bir mekandı. Sabah 9 gibi anneler günü kahvaltımız başlamıştı. Malum bizim çocuklar erken uyanıyorlar. Gerçekten güzel bir yer imiş... youtube/bademlebuduk videomuzu izleyebilirsiniz. Bade kahvaltıdan sonra dolma bile yedi! Canım kızım dolma sever...

Özel planlar yapmadan, spontane kutlamalar ile geçiyor bizde bu gibi günler. Eskileri yad ediyor, hatıralarımızı canlandırıyoruz. Öyle süslü sözcükler ile sosyal medyadan kutlamasak da bize her gün babalar günü, her gün anneler günü :)))






Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...