26 Nisan 2017 Çarşamba

İkinci çocuğun avantajları

Neredeyse her mecrada, her anne baba sohbetinde konuşulur ikinci çocuk konusu... Hatta bebek sahibi olduğunuz anda çevreniz sormaya başlar: ikinci çocuk ne zaman? Lohusa halinde iken bile bu soruyla karşılaşmış olabilirsiniz. Ben ikinci çocuğu düşünürken hep ilk çocuk ne yaşar, ne hisseder konularına takılmıştım. Şimdi bakıyorum da ikinci çocuk da avantajlar ve dezavantajlar ile geliyor dünyaya...

ikinci çocuk ne zaman

Neden tek çocuk mu, çok çocuk mu derseniz şöyle açıklayayım; tek çocuk hiç çocuk, iki çocuk çok çocuk imiş :) tecrübeyle sabit :)))
Size ikinci çocuk için cesaret vermek veya zorluklarından bahsetmek değil amacım asla! Sadece ikinci yada son çocuk olmanın avantajlarından bahsetmek istiyorum. İki çocuk annesi olmanın ve de ailenin son çocuğu olmamın tecrübesine dayanarak...


Küçük kardeş olmanın avantajlarını düşündünüz mü hiç? 


  • Bir dünya oyuncak dolu bir eve doğuyorsunuz bir kere... Ablanızın yada abinizin yıllardır büyük emeklerle aldırdığı, sakladığı belki de oynamaya kıyamadığı oyuncaklar evde hizmetinize amade!!!
  • Biraz büyüdüğünüzde ablanıza/abinize küçük kardeş olmanın avantajlarını kullanarak istediğinizi yaptırabilirsiniz.
  • Oyun arkadaşınız siz doğar doğmaz evde sizi bekliyordur. Hem de 7 gün/ 24 saat yanı başınızda bir oyun arkadaşı!
  • Ablanız/abiniz sayesinde daha minicik bir bebekken parka gidebilir hatta salıncakta sallanabilirsiniz. Açıkçası Bade'yi parka götürdüğüm, salıncakta salladığımda Berke'den daha büyük olduğunu söyleyebilirim. Berke oturmayı başardığında salıncakta sallanıyordu :) Erkenden eğlence tanışmak keyfi :)
  • Dolabınız önümüzdeki 3-5 yıl boyunca giyebileceğiniz kıyafetler ile doludur. Aileniz size istediğiniz kostümü rahatlıkla alabilir. Alışverişte zorunlu ihtiyaçlar zaten evinizde, keyfinize göre kıyafet alabilirsiniz :)
  • Ablanız/abiniz arada bir size kızgın olsa da o çok değerli oyuncağını sizden esirgemeyecek kadar da merhametli. Merhameti yetmez mi... 
  • Acaba oynayabilir mi, bu oyuncak onun için henüz erken diye bir şey yoktur sizin için. 100 parçalık puzzle oyunları, Lego oyuncaları emrinize amade olur. Mesela Berke ablasının uzaktan kumandalı köpeğini aylardır profesyonel bir şekilde kullanabiliyor!
  • Masadaki değişik ve de lezzetli tatları ablanız/abiniz sayesinde erkenden deneme-tatma şansınız olur. 
  • Araçta oto koltuğuna oturmak istemeseniz bile büyük kardeş oturuyorsa, bebek de oturmalıdır, anlarsınız.
  • Büyük kardeş okula gidiyorsa siz de bu sayede her gün hava almaya dışarı çıkabilirsiniz. Düşünüyorum da Bade'yi okula götürmesem Berke'yi sabahları dışarı çıkarmam herhalde...
  • Anne babanız büyük kardeş sayesinde tecrübelidir.
  • Her zaman, 40 yaşınıza gelseniz bile ailenin en küçüğü olmanın avantajları saymakla bitmez...
  • Ablanızın abinizin şefkati siz kaç yaşında olursanız olun sizi hep sarar sarmalar... 


Benim iki ablam var, çok şükür. İki çocuk annesi de olsam onların yanında evin küçüğüyüm ve bundan çooooook memnunum. Keşke anne ve babamızı erken yaşta kaybetmeseydik de onlar da olsaydı hayatımızda...

Ailenin son çocuğu olarak söyleyebilirim ki, son çocuk olmak çok güzel bir şey. İyi ki varlar...

25 Nisan 2017 Salı

Elancyl ve Klorane'den iki yeni ürün

Elancyl ve Klorane markalarına katılan iki yeni ürün için düzenlenen lansman toplantısına katıldım. Tarihi, otantik ve de özenle hazırlanmış Ayasofya Hürrem Sultan Hamamı'nda gerçekleşen toplantıda hem yaza girerken ihtiyacımız olacak yeni ürünleri tanıdık hem de keyif yaptık. Canlı müzik eşliğinde şerbet ikramları, zeytin yağlı dolmalar, lokumlar ile tam bir hamam keyfi oldu.

elancyl klorane lansman

Şehir dışından gelen -ağır- misafirimi karşılamam gerektiğinden hamam ve kese bölümüne katılamasam da gerçekten keyifli bir davet oldu. Hamam ve köpük masajı ile şımartılan arkadaşlarımın övgülerini duydum. Çok memnun kalmışlar. Artık özel bir zamanda ben de bu keyfi deneyimleyeceğim...
pierre fabre lansman

Gelelim iki yeni ürün ne işe yarıyor, kullanım alanları ve etkileri nelerdir konusuna....
Selülit ile mücadelenin en güçlü markalarından Elancyl'in Activ Massasge Kit'inin fizyoterapistler tarafından geliştirilen ikili etkisi sayesinde yağ yakımını hızlandırması ve yeni yağ oluşumunu önlemeye yardımcı olması herkesin ilgisini çekti. Elancyl'in yeni ürünü Elancyl Activ Massage Minceur özel başlığı sayesinde evde masaj yapabilmek mümkün. Kadınlar üzerinde yapılan araştırmada 28 günlük uygulama sonrasında %94 memnuniyet dönüşü olmuş.
İçeriğinde yer alan kafein özleri sayesinde inceltici, sarmaşık özleri ile ödem arttırıcı ve esneklik kazandırıcı, Piosella ile de yağ yakıcı özelliğe sahip olması etkisini gösteriyor. 
blogger anne

Ayrıca Klorane'nin yeni ürünü durulanmayan saç kremini de hemen kullanmaya başladım bile. Papirus sütünün gücünü göreceğiz bakalım, deneyimleri paylaşacağım.
Pierre Fabre yine harika ürünlerle bizim yanımızda!











5 Nisan 2017 Çarşamba

çocuklarla Rahmi Koç Müzesi'ni gezdik

Rahmi Koç Müzesi, İstanbul'da gezilecek yerler arasında üst sıralarda yer alıyor bence. Uzun zamandır aklımızda olan ama bir türlü fırsat bulamadığımız geziyi geçtiğimiz cumartesi gerçekleştirdik. Hem de bir çocuk ve bir de bebekle!!! Müzede neler var, çocukların ilgisini çeker mi, bebekle gezilir mi? Sorularınızın cevabını vermeye çalışacağım. Dilerseniz youtube videomuzu da izleyebilirsiniz. 

çocuklar için gezilecek yerler

Çocuklar için harika vakit geçirebilecekleri bir yer diye duymuştum Rahmi Koç Müzesi için. Otomobiller olduğundan sadece erkek çocuklar ilgilenir diye düşünmeyin sakın, Bade de antika araçları ilgiyle takip etti. Müze Hasköy'de sahil üzerinde bulunuyor. Hafta sonları özellikle de pazar öğleden sonraları, hava da güzelse biraz kalabalık oluyormuş. Biz cumartesi günü öğleden önce gittik. 
27 bin metre karelik alanda 3 ana bölümden oluşan müzeyi tüm gün gezebilirsiniz. Çocuklar da sıkılmıyor. Her bölümde ayrı bir heyecan.

Biz de gezimize otomobillerin bulunduğu alandan başladık.Motorların, beyaz eşyaların çalışma sistemlerini gösteren alanda Bade bütün düğmelere bastı sanırım :) Bilgisayarlar da hemen bu alanda bulunuyordu. Laptop ve tablet görmeye alışkın olan Bade için onların bilgisayar olduğuna inanmak epey zor oldu... Galaksi ve yıldızlar hakkında bir workshop vardı, ona da katıldık. Güneşin de bir yıldız olduğunu öğrendi Bade.
Rahmi Koç Müzesi

Katlar arasında tekerlekli araba ve bebek arabaları için asansörler olduğundan geçişlerimiz hiç zor olmadı. Hemen üst katta bulunan Matematik Dünyası alanı ise en çok kaldığımız ve Bade ile Berke'nin en çok keyif aldığı yer oldu diyebilirim, tabi bizim de! Bu alanda çeşitli oyunlar, deneyler bulunuyor. Çarkları çevirdik, küplerle oynadık, aynalara baktık, sabun köpüğünün içine girdik ve daha neler neler... Berke de bebek arabasından inip etrafı keşfetti. Çocukları buradan zor çıkardık... 
İstanbul'da gezilecek yerler

Raylı sistem alanına geçtiğimizde neredeyse bütün tramvay ve trenlerin içine girdik çıktık diyebilirim. Her birini merakla gezdik. Hatıra fotoğrafları çekmeyi de ihmal etmedik. Tersane alanında biraz deniz havası alıp nostaljik dükkanları gezdik. Kapalı alanlarda ve açık havada nostaljik büfelerde dinlenmek ve hatta bir şeyler atıştırmak mümkün. Biz de birkaç kez mola verdik buralarda. 
Rahmi Koç Müzesi giriş ücretleri

Fenerbahçe vapuru restore edilmiş ve müzede demir atmış. Bu güzel vapurda bulunan kafeterya alanında doğum günü, özel toplantılar yapabiliyormuşuz. Biz orada iken bir doğum günü partisi vardı. Çocuklar eğleniyorlardı. Parti misafirleri müzeyi de ücretsiz gezebiliyor.
Açık alandaki savaş uçağını da inceleyip 15 dakikalık tren turuna katıldık. Deniz manzarası bizi mutlu ederken, trenle seyahat etmek de çocukları çok memnun etti. Çıkışta atlıkarınca ve oyun alanında da vakit geçirdik. Berke'yi atlıkarıncadan indirmek pek kolay olmadı, bütün gün gezdiği için çok yorulmuş olacak ki çıkışta arabaya biner binmez uyudu.
Youtube @bademlebuduk kanalımızda o güne dair bir video yayınladım. İzlemek isterseniz hemen aşağıya ekliyorum.



Rahmi Koç Müzesi giriş ücretleri ise oldukça makul: Yetişkin 15 TL ve öğrenci 6 TL 
Müze sabah 10:00 da açılıyor. Hafta içi 17:00 ve hafta sonu 18:00 kadar ziyarete açık oluyor. 
Müze girişinin yanında bulunan otopark ise ziyaretçilere ücretsiz.

Bu güzel gezi Bade'nin çok hoşuna gitti. Tekrar gitmeyi ve Matematik Dünyası katında deneyler yapmayı istiyor. Sanırım yine gideceğiz....
Siz de ailenizle keyifli bir gün geçirmek, gezerken eğlenmek, eğlenirken öğrenmek isterseniz mutlaka tavsiye ederim...
Çocuklar için çok keyifli elbette ama biz de yetişin olarak ilgiyle izledik her şeyi. Bebek arabası ile gezmek de mümkün hatta çok rahat. Çoluk çocuk ailece gezilecek ve görülmesi gereken bir yer... 
Sevgiler...






27 Mart 2017 Pazartesi

Blog Yazarak Kazanmak

Blog yazarak para kazanmak hakkında Google'a sorduğunuzda size pek çok sonuç getirecektir. Benim yazım da bu sonuçlardan bir tanesi. Ancak öncelikli amacınız ''para kazanmak'' ise ya da para kazanmak için blog yazmak istiyorsanız diğer yazıları okumanızı öneririm. Ben blog yazarak kazanabilecekleriniz hakkında yazacağım...

blogger anne, blog açmak, blog yazmak

Özellikle son zamanlarda ünlü olmak, para kazanmak, hediyeler almak için açılan blogları siz de benim gibi sıklıkla görüyorsunuzdur diye düşünüyorum. 18.02.2013 günü bu amaçları düşünmeden sadece ''anı biriktirmek'' amacıyla açtığım blogum sayesinde pek çok şey kazandım. Keşke daha önce blog açsaydım dedim hep... Neden mi?

Blog yazarak kendi özel alanınızı yaratabilirsiniz.

Blog adresiniz sizin özel alanınızdır. Kendinizi ifade ettiğiniz, sorular sorduğunuz, anlatmak istedikleriniz için dilediğiniz gibi kullanabildiğiniz alanınız. En başta blog adresinizin adını siz belirlersiniz zaten. İçindekileri de siz oluşturur, geliştirirsiniz.


Blog yazarak anılarınızı canlı tutabilirsiniz.

Seneler öncesinden gezilerimizi bloga yazarak dönüp bakmayı çok severim. Hatta kızım 3-4 yaşında iken yaptığımız gezileri de blog sayesinde dün gibi hatırlıyor. Arada bir blog arşivini karıştırmak çok keyifli... İlk düşen diş, özel günler, seyahatler blogda muhafaza ediliyor.


Blog yazarak bilgi birikiminizi artırabilirsiniz.

Bir konu hakkında yazmadan önce uzmanların yazılarının okumak, kitap tavsiyelerini değerlendirmek sizi konu hakkında bilgi sahibi yapar. Kendi deneyimleriniz ile harmanlayıp yazıya döktüğünüzde sizin yaşadıklarınıza benzer şeyler yaşayanlar yazınızdan daha çok keyif alacaktır. Belki de bir kişinin tam aradığı şeyi siz yazmış olacaksınız, kim bilir?


Blog yazarak yeni arkadaşlar kazanabilirsiniz.

Blog yazmaya başladığım günden beri pek çok kişiyle tanıştım. Çoğu sanal alemde olmak üzere pek çok kişiye dokunabiliyor olmak, yorumları okumak bana çok şey kattı. Yaşadığım bir sıkıntı yada hamilelik dönemi hakkında yazdığımda sorunların ve sıkıntıların bana özel olmadığını görmek, yalnız olmadığımı bilmek beni rahatlatıyor. Aynı konuda farklı bakış açılarına sahip kişilerin yorumları da benim için çok değerli. Sağlam dostluklar kurabilirsiniz. Çocuklarınızla aynı yaşlarda çocukları olan kişilerle inanılmaz güzel bilgi ve deneyimler paylaşabilirsiniz. Siz arkadaşlık ederken çocuklarınız da sosyalleşebilir. 


Blog yazarak yeniliklerden çok daha kolay haberdar olursunuz.

Benim gibi televizyon seyretmeyen biriyseniz reklamlarla da ilişkiniz yoktur. Yeni çıkan bir ürün yada kitap hakkında mail kutunuza günde onlarca ileti düşebilir. İlginizi çeken davet ve lansmanlara katılarak hem bilgi sahibi olabilir hem de sosyal ağınızı genişletebilirsiniz. 


Blog yazarak içinizi dökebilirsiniz.

Yazı yazmanın rahatlatıcı etkisini bilirsiniz. Ben de okul yıllarından beri defter tutar, aklıma geldikçe yazardım. Mutluluğumu, sevincimi, sıkıntılarımı kağıda dökerdim. Artık bloga yazıyorum. Ben samimi oldukça gelen yorumların samimiyeti beni daha da mutlu ediyor.

Blog yazarak pek çok şey kazandım. Arkadaşlıklar, bilgi, sadık okuyucular, sosyal ortamlar ve elbette tecrübe... Her şey pespembe değil tabi ki; sosyal medya denince hiç bir şeyin göründüğü gibi olmadığını da bilmeli. Tatlı tecrübelerin yanında arada ufak tefek de acı tecrübeler yaşadım. Ancak kazandıklarım, kaybettiklerimden çok daha fazla olduğu için blog yazmaya devam ediyorum.   Dediğim gibi, yazmak bana iyi geliyor...


blogger anneler, blog yazarı olmak

Eğer size de iyi geliyorsa yazmak ve anılarınızı biriktirmeyi seviyorsanız maddiyatı düşünmeden sıfır maliyetle blogunuzu açın derim... Sonrasında zaten diğer şeyler gelecektir....
Pek çok tanıdığıma, üniversite öğrencisine, anneye de destek olmuş, onları yeri geldiğinde yüreklendirmişimdir bu konuda. Sizin de blog açmak konusunda sorularınız olursa bana her zaman yazabilirsiniz...
Eğer ki önceliğiniz para kazanmak ise en başta da belirttiğim gibi diğer yazıları okuyup yola çıkmadan önce iki kez düşünün derim... 
Bir proje olarak şöyle bir profil sergileyeyim, iki yazı yayınlayayım, sosyal medyada aktif olayım, davetten davete koşayım, para kazanayım şeklinde hareket ederseniz samimiyetiniz eksik kalır. Maalesef böyle...
Profesyonel olarak blogger olmayı meslek olarak seçmek istiyorsanız yanlış yazıyı okudunuz, diğer sitelerden seo vs bilgilerini alabilirsiniz.  




21 Mart 2017 Salı

Baby&You dergisi Mart sayısı

Kardeş geliyor haberini nasıl vermeli???

Mart ayı Baby&You dergisi 50. sayfada Elif Style var!!!
Bu ay da Kardeş Geliyor haberini nasıl verdik anlattım... Her çocuk özeldir ve farklıdır. Eğer siz de ikinci bir çocuk ya da hatta üçüncü çocuğu düşünüyorsanız yazımı okumalısınız. Daha niyetine girerken evdeki çocuğu konuya hazırlamak gerekli diye düşünüyorum. Sizin yaklaşımınız çocuğunuzun hareketlerini ve tepkilerini oluşturmada önemli rol oynuyor. 
Çevre mi?
Aman dikkat!!! Herkes sizin kadar hassas olmayabilir. Kimi zaman ortama müdahale etmek gerekebilir...

kardeş geliyor haberini nasıl vermeli

Önümüzdeki ay ise kardeş geldikten sonra nelere dikkat ettik hakkında yazacağım. 
Görüşmek üzere...


17 Mart 2017 Cuma

en çok kullandığım makyaj ürünleri Flormar yeni seriler

Makyaj ürünleri denince gözleri fal taşı gibi açılan bir ben değilim herhalde. En çok kullandığım makyaj ürünlerinden bahsetmek istiyorum. Özellikle Flormar markasının yeni serilerinden makyaj çantama attığım ürünlerden favorilerim ile makyaj çantamı yeniledim.


Abartılı bir makyajı tercih etmiyorum. Günlük hayatta ne kadar makyaj yapılır ki? En önemli parçalar allık, göz kalemi, rimel, ruj ve oje benim için. Yüzüme her zaman fondöten ve pudra sürmüyorum bile. 
Flormar yeni seriler

Flormar Smokey Eyes

Yoğun siyah rengi yumuşak sürümü ile beğenimi kazandı. Ara ucunda bulunan dağıtma fırçası sayesinde buğulu gözleri yakalamak da çok kolay. Kalın bir kalem vuruşu yerine ince sürülmüş kalemleri daha çok beğeniyorum ben. Biraz kalın sürüp bir de fırçası ile dağıttım mı tam da buğulu görünümü yakalayabiliyorum. Suya dayanıklı bu kalemi çift fazlı göz makyaj temizleyiciler ile kolayca temizliyorum.


Flormar Satin Matte Allık

Allıkta kadifemsi ve mat bir görünüm arıyorsanız bu ürün ihtiyaçlarınızı çok da uygun bir fiyata karşılayabilir. Mat allıkların bazı renkleri şu anda Flormar'da indirimde. 10-15 TL'ye kadar düşmüş fiyatları! Toplamda serinin 6 farklı rengi var.
Benim kullandığım renk 06 Pink Brown hafif pembe, şeftali tonlarında. Mat görünüm benim hoşuma gidiyor. Renk tonu sayesinde belli belirsiz bir görünüm elde ediyorum. Paketindeki fırçayı maalesef kullanamıyorum. Henüz allık paketinden işe yarayan bir fırça çıktığını görmedim :)


Flormar Daily Party Kontür Kiti

Kontür, allık ve aydınlatıcıdan oluşan kitin 02 numarasını kullanıyorum. Allık şeftali tonlarında. Kontür ve aydınlatıcıyı uyguladıktan sonra allık ile son dokunuşu yapıyorum. Bu kit için de şu anda indirim var!! Uygun fiyatlı ve kullanışlı bir kit arıyorsanız tavsiye ederim. Bir de bronz tonlarda kiti var, bilginize.

Flormar Pop up serisi Make Up Primer

Eğer makyajımda bir fondöten ve pudra kullanacaksam öncesinde primer kullanırım. Daha önce başka bir marka kullanıyordum, o bittiği için artık bu ürünü deneyeyim dedim ve çok beğendim. Makyajın daha uzun süre ciltte kalıcı olması, gözenek görünümün azalması için kullanılıyor. Şeffaf yapıda oluyor primer ürünleri. Cildinize sürdüğünüz anda kadifemsi, yumuşacık ve pürüzsüz dokuyu hissedebilirsiniz. Primer sonrası fondöten ve pudra kullanıyorum böylece onlar da daha çok işe yaramış oluyor :) Pürüzsüz bir cilt makyajın ilk hedefi :)


Son olarak çok beğendiğim ve çantama attığım Flormar Care&Go dan bahsetmek istiyorum.
Flormar Care&Go tırnak ve tırnak etlerine çok kısa sürede ve inanılmaz pratik bir şekilde bakım yapıyor. Parmağınızı kutuya batırıp çevirmeniz yeterli! Nemlendirirken taze ve limon kokusu da ferahlatıyor. Bu ürünü çok sevdim inanılmaz pratik buldum. Bence seri ile sınırlı kalmamalı, devamlı bulunmalı bu ürün...

Aslında daha fazla ürün var kullandıklarım için yazabileceğim ancak başka bir yayında paylaşayım, siz de okumaktan yorulmayın :)











15 Mart 2017 Çarşamba

Kanser tedavilerinde deri, saç ve tırnaklardaki yan etkilerle nasıl baş edilir?

Geçtiğimiz hafta Avene Dermotoloji Laboratuvarları One Smile projesi hakkında bilgilendirici bir toplantıya katıldım.  Avène Dermatoloji Laboratuvarları’nın kemoterapi ve radyoterapi gören hastalarda yaşam kalitesinin iyileştirilmesini desteklemek amacıyla ortaya koyduğu One Smile “Cildiniz Gülümsesin” Projesi’nin Türkiye ayağı Pembe Hanım Kanserli Hasta ve Yakınlarıyla Dayanışma Derneği’nin desteği ve işbirliğiyle yürütülmekte. 

Cildiniz Gülümsesin projesi, Avene Türkiye

One Smile “Cildiniz Gülümsesin” Projesi, Avène Dermatoloji Laboratuvarları’nın dermokozmetik bakım yöntemleriyle, onkoloji hastalarının yaşam kalitesinin iyileştirilmesini desteklemek amacıyla ortaya koyduğu bir girişimdir.



Günümüzde kanser tedavileri oldukça etkilidir. Uzun süreli remisyon dönemleri sağlarken, bazı yan etkilere neden olmaktadır. Bu yan etkilerle doğru şekilde baş edebilmek kanser tedavilerinden uzun süreli faydalanabilmeyi sağlar. Kanser tedavisinin neden olduğu bütün yan etkiler içerisinde özellikle gözle görünür olduğu için deri, saç ve tırnaklar önemsenmektedir.


Pierre Fabre Dermokozmetik Pazarlama Müdürü Simge Ertuncay toplantıda; “Pierre Fabre Dermokozmetik; kurulduğu günden bu yana benimsediği ‘Sağlıktan Güzelliğe’ sloganını her türlü faaliyetinde ön plana çıkarmaktadır. Avène Dermatoloji Laboratuarları her zaman tek bir temel hedefe odaklanır: İnsanların yaşam kalitelerini iyileştirmek. Bu nedenle dermatoloji ile güzelliği bir araya getiren aktiviteler yapar. One Smile “Cildiniz Gülümsesin” Projesi kanser tedavilerinin yarattığı fiziksel değişimlerle baş etmek ve savaşmak zorunda kalan kadın ve erkekleri hedefleyen bir eğitim projesidir. Kanser hastası olmak başlı başına bir mücadeledir. Bu zorlu hastalık ile baş etmeye çalışırken hastaların çok büyük bir kısmı kanser tedavilerinin cilt üzerinde yarattığı yan etkilerle de baş etmek zorunda kalmaktadır. Avène Dermatoloji Laboratuarları cilt üzerindeki yan etkilerle savaşan hastalara gülümsemelerini geri vermek amacı ile yola çıkmıştır. Yan etkileri doğru yönetmek hastaların yaşam kalitelerine katkı sağlayarak çoğu zaman tedaviye devamı kolaylaştırır. One Smile bilgilendirme ve eğitim projesinde hedef kitlemiz öncelikle kanser hastaları ve hastalar ile temas halindeki sağlık profesyonelleridir.” dedi.
One Smile “Cildiniz Gülümsesin” Projesi’nde Pembe Hanım Kanserli Hasta ve Yakınlarıyla Dayanışma Derneği ile birlikte, 2017 yılında hasta seminerleri ve eğitimler düzenleyerek kanser hastalarının bu yolculukta karşılaştıkları cilt üzerindeki problemlere ve bu problemlerin nasıl doğru yönetileceğine odaklanacağız. Hatta  bu yıl Haziran ayında bir hastamızı Avène Hidroterapi Merkezi’ne tedavi edilmek üzere göndereceğiz. Avène Hidroterapi Merkezi’ne gidecek olan hastanın Türkiye’deki takip ve kontrolleri Deri ve Zührevi Hastalıklar Uzmanı Prof. Dr. Sibel Alper tarafından yapılmaktadır.

Deri ve Zührevi Hastalıklar Uzmanı Prof. Dr. Sibel Alper; “Kanser tedavisinin deri, tırnak ve saçtaki olumsuz etkileri iyi bilinmektedir. Çok yararlı etkileri olan, geniş kapsamlı özel bakım ve dermo-kozmetik tedaviler sayesinde, bu olumsuz etkileri önlemek ve azaltmak mümkündür. Kanser tedavilerinin deri üzerindeki olumsuz etkilerini yönetmek, tedavinin bütünüyle etkili olmasını sağlayarak hastanın yaşam kalitesini yükseltmeyi sağlar’ diyerek konukları bilgilendirdi.

Deride kaşıntı:
Deri, saç ve tırnaklarda yan etkilerin en yaygın etkiler olduğunu ifade eden Alper; şiddetli ilaç reaksiyonlarında döküntüsüz kaşıntı, ürtiker(ısırganla temas edildiğinde oluşan döküntülere benzeyen kırmızı lekeler), tüm vücutta kırmızı döküntü ve güneşe karşı ani hassasiyet olabileceğini, aşırı şiddetli reaksiyonlarda ise yoğun kızarıklık, ateş, derinin ayrılması (kabarcıklar ve su toplaması (bül), gözlerde sızlama ve ağız ülserleri, kızarıklık ve püstüller oluştuğunu söyledi. Cilt çoğunlukla kepeklenir, pullanır ve sertleşir, yani kurur. Daha kuru bir cilt daha hassas olduğundan kaşıntı, gerilme ve cilt rahatsızlığı ona eşlik edebilir. Kuruluk veya kserozis, parmaklarda veya topuklardaki çatlaklar, çatlamış deri veya örneğin bacaklardaki çatlak deri ile belirgin hale gelebilir.

Saçlarda dökülme:
Saç dökülmesini, doktorlar “alopesi” olarak adlandırır, bazı kemoterapi formlarının tipik sonucudur. Bazı hedefe yönelik terapilerde de belirebilir. Bu durumlarda görülen alopesi genellikle kısmidir. Kemoterapiye bağlı alopesi başlangıçta hızlı ve şiddetlidir. Saçların tamamı veya tamamına yakın bir kısmı dökülür, ancak kafa derisi tamamen sağlıklı kalır. Kirpikler, kaşlar ve vücut tüyleri de etkilenir. Kemoterapi bitimini takip eden aylar içerisinde yeniden uzama gerçekleşir; genellikle saçın tamamı uzar. Yeni saç eski saçla aynı olabilir, ancak bazen daha az veya daha fazla kıvırcık, daha açık
veya daha koyu renkli gibi farklı da olabilir.

Tırnaklarda acı veren değişim:
Tırnaklarınızın rengi, kalınlığı, dokusu ve büyümesi önemli şekilde değişebilir. Tırnak kenarı enflamasyonu yüzünden canınız yanabilir. Bu durumda tırnaklarınıza bakım uygulamanız gerekmektedir.

Prof. Dr. Sibel Alper; “Kanser tedavisinin deri, tırnak ve saçtaki olumsuz etkilerini azaltmak için geniş kapsamlı özel bakım ve dermokozmetik tedaviler sayesinde, bu olumsuz etkileri önlemek ve azaltmak mümkündür. Cilt kuruluğunu önleyecek nemlendirici kremler, tırnaklarda hassas cilde uyumlu kremler kullanılması önerilir. Güneşten korunmak için yüksek dereceli SPF (50+) güneş koruyucuları kullanılmalı, su ve terlemeye dayanıklı hipoalerjenik, kokusuz güneş koruyucularını tercih edilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Pembe Hanım Kanserli Hasta ve Yakınlarıyla Dayanışma Derneği Başkanı Nevval Sevindi “Derneğimiz bizim gibi tedavi görmüş, çeşitli etkiler yaşamış, çözüm aramış hastaların kurduğu bir dernek. Derneğimizin amacı kanser hastalarının yaşam kalitesini arttırmaktır. Kanserden kurtulmak yetmiyor bedenen ve ruhen normalleşerek hayata devam etmek gerekiyor.

Kemoterapi ve radyoterapi gören hastalarda ciltte görülen kuruma çoğu zaman kaşıntıya ve yaşam kalitesi kaybına neden olmaktadır. Kaşıntıyı hafifletmenin yolu cildi nemlendirmektir. Uygun bir nemlendirici kullanılarak ciltte kaybolan nem sağlanabilir. Radyoterapi sonrası meme ve ciltte yanıkların tedavisi önemlidir. Cildimiz bizim dış dünya ile temasımız; onun güzelliği ve sağlığı bize psikolojik destek demektir.

Biz Pembe Hanım Kanserli Hasta ve Yakınlarıyla Dayanışma Derneği yönetimi olarak; deneyimlediğimiz cilt sorunları ile karşılaşan hastalarımızı doğru bilgilendirmek istiyoruz. Amacımız bu misyonu kalıcı hale getirmektir.”

Bu güzel proje için emeği geçenlere teşekkür ediyorum.



10 Mart 2017 Cuma

tatil sezonunu açıyorum!

Mart ayı tüm ışıltısıyla gelince, güneş tepede pırıl pırıl kendini gösterince tatil moduna girdim anında! Haziran ayı gelince, okullar tatil olduğunda görmek istediğim yerleri görmeye gideceğim diye kendi kendime söz vermiştim.

Hazır yaz geliyorken havalar da ısınıyorken erken rezervasyon fırsatlarından yararlanıp bir haftalık küçük bir tatil planı yaptım. Jolly Tur’u kullanarak hem otel hem de tatil rotası seçenlerin deneyimlerini dinlemiştim. Bilmiyorum aranızda kullanan var mı? Erkenden otel rezervasyonu ve bilet alma işlemlerini yapınca çok ekonomik oluyormuş. Bu aralar sezon açılmaya yakınken tatil fırsatlarında süper indirimler var. Eğer tatile gidecekseniz veya fırsat kolluyorsanız bakabilirsiniz. Bakınız ben daha okullar kapanmadan tatil bakmaya başladım bile!


jolly tur


Jolly Tur oteller olsun tatil merkezleri olsun uçak ve otobüs bileti olsun hepsinden kaliteli bir şekilde hizmet sunduğunu söylüyor. Açıkçası internetten bir şeyler alma konusunda biraz çekinceler yaşayan biriyim. Özellikle uçak bileti, otel rezervasyonu falan beni birazcık ürkütüyor. Ancak Jolly Tur bu konuda çok şey vaat ediyor. Ben her sene görmek istediğim yerler arasından seçim yaparak rotamı, tatil planımı oluşturuyorum. Bu sene de öyle olacak. Aslında Jolly Tur tur paketlerine baktığımda hem yurt içi hem de yurt dışında şahane turlar düzenlediklerini gördüm. Hatta tatil fırsatlarında hazır cazip indirimler varken bu turlardan birinden yararlanabilirim.

Şimdi yaz gelmeden rezervasyon yaptırınca ciddi anlamda iktisat yapıyorum ve belki de yaz sonunda da bir haftalık tatile daha gidebiliyorum. Jolly Tur’un mail listesine abone olduğum için fırsatlardan, indirimlerden ilk önce haberdar olan şanslı kişilerdenim. Hal böyle olunca hemen harekete geçerek senelik tatil programımı hazırlıyorum. Otel veya pansiyonlarda sıkıntı yaşamamak için araştırmak önemli.  Neden? Çünkü işini düzgün yapan insanların yönettiği bir siteden hizmet almak büyük kolaylık. Bu detayın ülkemizde ne denli önemli olduğunu bilirsiniz. Neyse benim anlatmamla olmaz, tatiliniz geldiyse Jolly Tur’u deneyebilirsiniz.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...