17 Ocak 2017 Salı

Cottonbox'ta Yenilik Var

2017 yılına yeniliklerle girmek isteyen, hedefler belirleyen bir biz değiliz. Markaların da yeni yıldan beklentileri ve atakları var elbette. Çok sevdiğim markalardan Cottonbox da yeni yıla yeniliklerle girmeyi tercih edenlerden. Cottonbox yeni koleksiyonu ve online satış sitesi ile yeni yıla yeniliklerle girdi.

Cottonbox lansman

Kaliteli malzeme ve özel tasarımları ile evimizin vazgeçilmezi Cottonbox ürünlerine seçkin mağazalardan kolayca ulaşabiliyorduk. Artık mağazaya gitmeye gerek kalmadan tek bir tık ile alışveriş yapabileceğimiz bir sitesi var: cottonbox.com.tr 

Yeni yıl öncesi bu güzel haberi ve yeni koleksiyonu bizimle paylaşan Cottonbox markası yetkilileri ile Park Hyatt Maçka Palas'ta bir araya geldik. Lansmanda 2017 ev tekstili trendleri, markanın online satış stratejisi, yeni ürünleri ve yeni yıl hedefleri hakkında bilgi aldık. 
Cottonbox lansman

Modada yaşanan akımları ev tekstiline yansıtan Cottonbox, 2017 Sonbahar&Kış Koleksiyonunda flanel kumaşlar, mandala desenler, etnik çizgiler, soft unsurlar ve sakin renklerle yepyeni bir koleksiyon hazırlamış. 
Cottonbox markasının benim ve evim için özel olmasını sağlayan sebeplerden bir tanesi de ürünlerin kalitesi! Tüm ürünlerde pamuk ipliği kullanılıyor. 

Yeni koleksiyonda dikkatimi çeken diğer detaylar da şöyle;
Patchwork desenlere yer verilmiş,
3D baskılı tasarımlar
Kış geceleri için yumuşacık battaniyeler,
Dantel ve güpür detaylı ürünler...
Cottonbox online satış

Yeni koleksiyon dışında online satış sitesinin açılması da harika haber, öyle değil mi? 

Cottonbox kalitesiyle özgün desenler, bebek odasından yatak odasına, banyo grubundan genç ve çocuk odasına kadar çeşitli ürün yelpazesindeki ürünlere ulaşmak artık çok kolay.

Yeni koleksiyon ve satış sitesi başarılarınıza başarı katsın Cottonbox...









16 Ocak 2017 Pazartesi

3 maske / 3 yorum

Epeydir kozmetik ürün deneyimlerim hakkında yazmadığımı fark ettim. Çoluk çocuk derken güzellik ve bakımı ihmal ediyor olsam da tamamen bırakmış değilim 🙂 Fırsat buldukça cilt bakım maskeleri yapıyorum mesela. Bugün de kullandığım üç farklı markanın maskeleri hakkında yorumlarımı paylaşacağım.


Avon, BeeBeauty ve Cosmed marka cilt bakım maskelerinin üçünü de dönem dönem kullanıyorum. Geçtiğimiz 6 ay içinde en çok bu maskeleri kullandım. Sizinle de maskelerin vaat ettiklerini ve sunduklarını objektif olarak paylaşacağım.
Öncelikle iyi temizlenmiş bir cilde maske yapılabileceğini ve cilt yapınıza uygun maske kullanmanız gerektiğini hatırlatmak isterim.


cilt bakım maskeleri


Avon Planet Spa Peel off Face Mask

Öncelikle Avon Planet Spa ile başlayalım. Bu ürünü uzun zamandır kullanıyorum. Şu an ikinci tüpü kullanıyorum. Belli olduğu üzere çok memnunum. Ben cilt maskesi denince ciltten soyulan ürünleri daha çok seviyorum. Avon da uygulama sonunda ciltten soyuluyor. Ürün beyaz renkli ve krem kıvamında. Ürünü cilde çok ince sürmemeli ki kuruduğunda rahat soyulsun. Ben alın bölgesi, burun ve çevresi, yanaklar, çene ve boyun bölgesine ayrı ayrı sürüyorum. Yaklaşık 10 dakika içinde maske kuruyor ve soyma zamanı başlıyor! Plastik gibi yapısıyla maskeyi cildimden soyarken ferahlık hissediyorum. Tabi ki maskeyi çıkardıktan sonra da ferahlık hissi devam ediyor.
Cildi derinlemesine temizlemesinden ve ferahlatıyor olmasından çok memnunum.
Bu maskeyi çok severek kullanıyorum. Avon Planet Spa serisinde maskeler ambalaj ve içerik değiştiriyor dönem dönem. Seri içinde soyulabilir cilt bakım maskelerinden cilt tipime uygun olanı seçiyorum.


maske yorumları


BeeBeauty Nemlendirici Maske

Gratis kişisel bakım marketlerinin ithal ettiği bu markanın ürünleri cilt bakımında epey çeşitliliğe sahip. Marka lansmanına şehir dışında olmam nedeniyle katılamamıştım. Lansman sonrası ürünleri merak edip köpük yüz yıkama jeli ve maskesini  aldım. Serinin en önemli özelliği yaban iğdesi ile zenginleştirilmiş olması bence. Ürün içeriğinde bulunan kaolin kili, papatya özü, susam yağı, argan yağı ve E vitamini ile cilt kirlerini ortadan kaldırmaya, göz alıcı ve parlak bir görünüm elde etmeyi vaat ediyor. 
75 ml tüp ambalajındaki maske krem gibi sürülüyor. Ürün de kırık beyaz renkte. Temizlenmiş ve kurulanmış cilde uygulanıyor. Ürünü sürdükten sonra kurumasını ve soyulmasını beklemeyin, krem formunda kalıyor. Maskeyi uyguladıktan sonra 10 dakika kadar bekleyip ılık su ile cildinizi temizlemeniz yeterli. Haftada bir ya da iki kez uygulamak benim için yeterli oluyor. 
Maskenin bendeki etkilerinden en çok dikkatimi çeken cildimi nemlendirmesi ve parlaklık vermesi oldu. Kokusuz denecek kadar az bir esans var içinde. Paraben, sülfat ve petrol içermiyor. 


maske yorumları



Cosmed Vanilyalı Nem Maskesi

Bu maske diğerlerinden farklı; şeffaf yapıda ve soyulmuyor. Kutu içinde yanlış hatırlamıyorsam her biri tek kullanımlık 20 mini poşet çıkıyor. Tek kullanımlık paketleri seyahatlerde yanıma almak oldukça pratik tabii ki. Özellikle nemini kaybetmiş ciltler için üretilmiş bu maskeyi haftada iki kere uygulamak benim için yeterli oluyor. Kış aylarında cilt nemlendirme için daha çok tercih ediyorum. İyice temizlenmiş ve durulanmış ciltte yüz ve boyun bölgesine maskeyi direk sürüyorum. Maske paketi için bir hazırlık aşaması yok. Yarı şeffaf renkli ve içinde minik tanecikleri bulunan maskeyi cildime hafif masaj yaparak sürüyorum. 10-15 dakika sonra suyla cildimi temizliyorum. Maske sonrası yine nemlendirici kullanmak gerekiyor tabi ki.


Maske uygularken dikkat!!!

Hazır maskeler kullanıyorsanız mutlaka cilt tipinize uygun bir ürün seçmelisiniz.
Maskeyi yüzünüzün ana hatlarına sürerken parmaklarınızla hafif dokunuşlar yapmalı ve boyundan çeneye ve yanaklara doğru yani aşağıdan yukarıya hareket etmeli.
Maskeden sonra cildi nemlendirmeli.
Maskenin cildinizde kalma süresi 15 dakikayı geçmelidir.
Yeni bir ürün denemeden önce cildinizde küçük bir bölümde test ederseniz alerji ya da reaksiyona karşı önlem almış olursunuz.


Özellikle bu soğuk havalarda cildi bol bol nemlendirmeli. Benim kullandığım ve memnun kaldığım üç maske işte böyle... Sizin önerileriniz ya da kendi özel yapım maskeleriniz varsa paylaşır mısınız?









10 Ocak 2017 Salı

bebeğim emeklemeye başladı

Bebeğimiz artık 10 aylık... Evde artık emekleyen bir bebek var! Çünkü bebeğimiz yerlerde sürünerek emeklemeye başladı. Daha çok sürünüyor şimdilik. Bir bebeğin doğumundan itibaren gelişimine tanık olmak, onun her adımını izlemek gerçekten çok özel. 

Kızım 10 aylık olduktan sonra çalışma hayatıma başlamıştım ama oğlum büyürken yanındayım çok şükür. Bade 9 aylıkken emeklemeye başlamıştı. Her bebeğin gelişimi birbirinden farklı ve kendine özgüdür. Hepimiz de birbirimizden farklıyız zaten... 
berkemstyle

Evde emekleyen bir bebek varsa pek çok şeye de ekstra dikkat etmek gerekiyor:  

Bizim aldığımız önlemler;

  • Yerde küçük parçalar olmamalı. Oral dönemde olan bebek bulduğu her şeyi ağzına atma eğiliminde... Bade'nin küçük parçalı lego oyuncaklarını bir kutuya doldurup kaldırmakla işe başladık.
  • Yerde tüysüz halı bulundurmaya çalışmalı. Halı üzerine çarşaf yada nevresim serip sık sık değiştirebilirsiniz.
  • Evdeki keskin kenarlı masa, sehpa sandalye kenarlarını korumaya almalı.
  • Yere yakın çekmecelerden bebeği korumalı, içlerinde deterjan, temizlik malzemesi, kesici alet, küçük parçalar bulundurmamalı. Bade emeklerken mutfak dolabındaki 5 kglik teneke zeytin yağını devirmişti.
  • Evdeki prizler eğer yere yakınsa mutlaka kapak koymalı.
  • Merdiven ya da basamak bulunuyorsa önüne engel koymalı.


Bizim evde oturma odasında, sehpa üzerinde süsler ya da vitrin bulunmuyor. Berke önceleri geri geri sürünerek koltuk yada sehpa altlarına girdi, çıkamadı ve kurtarın beni diye ayaklarını çırptı... Göz açıp kapayıncaya kadar ortadan kaybolabiliyor bebekler. Yalnız bırakmamalı bebekleri de çocukları da...

  • Oturma odasında iki halı arasında boşluk bulunuyordu. Parke daha soğuk olacağından oraya yedek halımızı serdik. 
  • Ablasının odasındaki küçük halıyı kaldırıp yerine yine bir yedek halımız vardı onu serdik. Kış mevsimi de olunca malum, çocuklar üşütmesin diye düşündüm. Dekorasyon biraz değişmiş oldu ama olsun, sağlık en önemlisi...

bebeğim emeklemiyor, sürünüyor, yürüteç konusu

Daha önce de belirttiğim gibi her bebeğin gelişimi farklıdır. Bazı bebekler emeklemeden yürümeye başlıyor. Doktorumuzun söylediği; bebek dik pozisyonda oturur hale geldikten sonra dizlerini öne ve arkaya hareket ettirmeye başladığında emeklemeye hazır hale gelebilir. 

Bebeğinizin emeklemesini teşvik ediyor musunuz?

Günün çoğunda mama sandalyesinde oturuyorsa ve yerde iken etrafına yastıklardan set örüyorsanız emeklemeyi öğrenmesini bekleyemezsiniz. Yere temiz bir örtü serdikten sonra yüz üstü yatmasına ve oynamasına izin verirseniz o da hareketlenmeyi seçebilir. İlgisini çeken oyuncaklarla onu çağırabilirsiniz. Bu da onu cesaretlendirebilir. 
bebeğim emekliyor

Yürüteç konusu:

Berke için bir arkadaşım çocuğunun yürüteçini vermişti. Açıkçası yürüteç konusunda doktorumuz da pek olumlu şeyler söylemedi. Bade için de çok kısa süre kullanmıştık zaten. Yürüteçin bebeğin yürümesine ne kadar katkı sağladığı tartışılır, internette bu konuda pek çok uzman yazısı bulunuyor, okumanızı öneririm. 
Berke'nin emanet aldığımız yürüteç ile ilişkisi de pek yok. Yürüteçin üzerinde bulunan oyuncak takımını çıkardık, onunla oynuyor. Bazen evde çok sıkıldığında birkaç kere koydum. Yürüyecek alan da çok olmayınca 3 ayda toplam 10 dakika binmemiştir diyebilirim. Ben de çok bindirmedim, onun da çok hoşuna gitmedi zaten. 
Berke yatağının korkuluklarına tutunarak ayakta kalmaktan çok hoşlanıyor epeydir. Akşamları bu şekilde ayakta durma alıştırmaları yapıyoruz. Böylece enerjisini de harcıyor, uykudan önce iyi oluyor. Berke'nin bu hallerini instagram/bademlebuduk hesabımızdan takip edebilirsiniz. Anlık paylaşım alanı hikayeler kısmında yayınlıyorum genelde.

Tekrar hatırlatmak isterim ki bebeğin emeklemesi veya emeklememesi bir gelişim ölçütü değil. Siz aylık kontrollerde dikkatinizi çekenleri bebeğinizin doktoruyla paylaşırsanız sizi yönlendirecektir. Emeklemeye başlarken de etrafı güvenli hale getirmeyi ihmal etmeyin. 

Bizim evde her an her yerde sürünerek gezinen bir Berke var! En çok ilgisini çeken de ablasının Barbie evi!!! Ablası ise onun bebek evine olan ilgisinden hiç hoşlanmıyor... Bakalım ne yapacağız?








5 Ocak 2017 Perşembe

Tripp Trapp mama sandalyesi

Bebekler büyürken ihtiyaçlarımız da günden güne değişiyor. Ek gıda sürecinin başlamasıyla mama sandalyesi ihtiyacı da ortaya çıkıyor. Yemek yeme zamanı geldiğinde mama sandalyesinde oturan ve ailenin yemek saatinde de sofraya dahil olan bebek için sosyalleşmek daha kolay oluyor! Aileyi örnek alması yemek ve yemek saati alışkanlığını kazanması için önemli bence. Berke için Tripp Trapp mama sandalyesi kullanıyoruz.

tripp trapp kullananlar

6. aydan sonra dik pozisyonda oturmaya başlayan Ali Berke için ek gıda serüveni de tam da bu dönemde başladı. Bebeğimi dik pozisyonda ve mama sandalyesinde beslemeye özen gösterdim. Tripp Trapp mama sandalyesi uzun yıllar kullanmaya uygun olarak tasarlanmış. Çocuğunuzla birlikte büyüyen bu mama sandalyesini alacağınız ekstra aparatlarla ilk aylardan 10 yaşa kadar kullanabilirsiniz. Dolayısıyla bir iki yıl sonra ''acaba evde nereye kaldırsam'' diyeceğiniz bir ürün değil! Yıllarca kullanabiliyorsunuz. Bade için kullandığımız mama sandalyesi ile işimiz bittiğinde nereye kaldırsak derken bir başkasına ödünç vermiştik. İşte tam da o dönemde kuzenimin ikiz çocukları için kullandığı Tripp Trapp sandalyeleri görünce ''işte bu!'' demiştim. Doğumdan itibaren kullanmaya başladığı -ekstra aparatları ile- tripp trappları çocukları 7 yaşında iken hala kullanıyordu... Bir bebeğim daha olursa bu sandalyeden kullanmak istiyorum! 

Tripp Trapp mama sandalyesinin emniyet kemerli baby set aparatını, minderini ve tepsisini kullanıyoruz. Oturma alanı ve ayak destek tahtasının derinliği ve yüksekliği ayarlanabilen tasarımı sayesinde bebeğimizin boyuna, kilosuna ve gelişimine göre sandalyeyi ayarlıyoruz. Berke'ye rahat bir hareket alanı veriyorken güvenli bir beslenme saati de sağlamış oluyoruz. Ayaklar özgürce dans ediyor, instagram @bademlebuduk hesabımda #berkemvideo etiketiyle Berke'nin videolarını izleyebilirsiniz.

mama sandalyesi kullananlar

Bebek beslenme saatleri dışında da biz masada iken onu mama sandalyesi ile yanımıza alıyoruz. Böylece öğün kavramını öğrenmiş oldu... Elindeki havuç, su biberonu yada mama sandalyesi oyuncakları ile bize eşlik ediyor. İlerleyen aylarda bizim yemeklerimizden tatmaya başlayacak. Aslında şimdiden masadakilere sulanıyor ama :))))

Tripp Trapp mama sandalyesi kullananlar

Tripp Trapp mama sandalyesi ahşaptan yapılmış ve oldukça fazla renk seçeneği var. Biz açık mavi sandalye ve çizgili minder seçtik. Beyaz mama sandalyesi tepsisi de kolayca çıkarılıp takılıyor. Bazen tepsiyi silmek yerine çıkarıp yıkadığım doğrudur :)


Bu mama sandalyesi de hafif olduğu için evin içinde istediğimiz yere taşıyabiliyoruz. Bazen bizimle masada bazen de koltukların yanında kullanıyoruz. 


Tripp Trapp ödüllü bir tasarım. İlk defa 1972 yılında mama sandalyesinde bir devrim olarak piyasaya çıkmış. Çocuklara hareket serbestliği sağlarken yemek masasına tam olarak uygun tasarımı ile bebeği/çocuğu ailenin ve sofranın tam merkezinde olmasını sağlıyor. Akıllı,  hem derinliği hem yüksekliği ayarlanabilir tasarımı ile doğru kullanıldığında çocuğunuzun her yaşta rahat ve ergonomik bir oturma pozisyonunda olmasını sağlar. 

Bizim için önemli olan güvenlik, ergonomi, kaliteli malzeme, fonksiyonellik ve emniyet özelliklerini karşıladığı için keyifle kullanıyoruz.




2 Ocak 2017 Pazartesi

işte geldi 2017

Acısıyla tatlısıyla bir yılı daha geride bıraktık. 2016 yılında Berke dahil oldu ailemize... Güzel şeyler kadar kötü olaylar ve zor günler de yaşadık. Bize güzel hatıralar kaldı, kötü olanları zihinden silme zamanı... 

yeni yıl, yılın ilk sabahı

Çocukluğumda yeni yılı heyecanla bekler, yılbaşı gecesi için bir dönemin sonu, güzel günlerin başı olduğunu umarak heyecanla hazırlıklar yapardım. Yeni yıl için kararlar alır, bunları tek tek yazardım. Birkaç gün sonra ise yine günlük hayatın içinde bulurdum kendimi. Yeni yıl ruhu bence yılbaşı gecesi ve sabahı güzel yaşanıyor. Başlangıçları kim sevmez?
Bu yıl kararlar listesi hazırlamadım, uzun zamandır olduğu gibi... Sadece yeni yıldan değil her günden beklediğim sağlık ve huzur... Sadece kendim ve ailem için değil, tüm canlılar için... Savaşlar olmasın, çocuklar hep mutlu olsun.

------------------



Yukarıdaki bölümü yeni yıla girmeden önce yazmıştım. Yılbaşı gecesi yaşanan terör saldırısı nedeniyle yeni yıla maalesef üzüntü ile başladık. Oysa hepimizin ne güzel hayalleri vardı. Saldırıda hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, sevenlerine ve hepimize sabır diliyorum. Yaralananlara geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Bu son olsun, bu artık son olsun...
ilk yeni yılı

Yeni yıl sabahı Berke'nin ilk yeni yılı temalı fotoğrafını paylaşmayı planlamıştım. ''Yeni yıla girdik ama dün sabahın aynısı yine'' yazacaktım. Bu aralar gerçekten içimden hiç bir şey yapmak gelmiyor... Allah beterinden esirgesin. Sağlık ve selamet diliyorum hepimiz için...





30 Aralık 2016 Cuma

zayıflama duası

Evet, yanlış okumadınız! Zayıflama duası varmış, hatta zayıflama duaları... Eskiden bir dirhem et bin ayıp örter demiş olsa da atalarımız artık fazla kiloları kimse istemiyor. Herkes fazla kilolarından kurtulmaya çalışıyor. Geçtiğimiz  günlerde posta kutuma düşen Zayıflama Duası bültenini şaşkınla açtım. 
zayıflama duası

Meraklısı olabilir diyerek sizinle de paylaşmak istedim. Zira benim de fazla kilolarım var...
Konu hakkında yazılan kitap ile ilgili basın bültenini sizinle ''olduğu gibi'' paylaşıyorum:


Zayıflayarak sağlıklı bir yaşam sürmek isteyenlere bir destek de manevi dünyadan geldi.Dr. Arif Arslan’ın kaleme aldığı Allah’ın İsimleri İle Şifa / Esmaü’ş Şifa isimli kitapta zayıflamak için okunacak dualara yer veriliyor.
ÖNCE DOKTOR, SONRA DUA  Zayıflamak isteyen kişinin öncelikle bir doktora ya da diyetisyene giderek kendisi için en uygun diyeti seçmesi tavsiye edilen kitapta, daha sonra destek için dua okuması öneriliyor.Zayıflamak için 903 defa El-Kabid, 550 defa El-Mukiyt ve 134 defa da Es-Samed isminin okunması tavsiye ediliyor.
Bu dualar şu anlamlara geliyor:
“El-Kâbid: Lütuf ve hikmetiyle istediğinin maddi ve manevi rızkını daraltan. Sıkan, daraltan demektir.El-MukîtHer şeye muktedir olan; her şeyin karşılığını veren; her türlü mahlûkata münasip rızk veren.Es-Samed: Her şey ve herkes kendisine muhtaç olan, kendisi hiçbir şeye ve hiçbir kimseye muhtaç olmayan. Başka bir anlamda, dertlerin, kederlerin, istek ve ihtiyaçların verilip giderildiği tek kapı, tek müracaat kapısıdır.”
AÇLIK HİSSİ VE ABUR CUBURA KARŞI  Diyet programına yardımcı olması için önerilen dualar hakkında ise şu bilgiler veriliyor:
“1. “Ya Kâbid” esmasını bir dilim ekmeğe 40 gün 903 defa ara vermeden okuyup her sabah aç karnına bu ekmek parçasını yerse açlık hissi duymaz ve zayıflamasına da vesile olur.2. “Yâ Mukît” ismi şerifini 550 defa zikretmeye devam eden kimse, sürekli bir şeyler atıştırmaktan, abur cubur yeme alışkanlığından ve acıkmadan sürekli atıştırma alışkanlığından kurtulur.3. “Yâ Samed” İsmi şerifini 134 defa okumaya devam eden açlık hissi duymaz. Dolayısıyla bu esmalarla da bir nevi diyet yapmak ve zayıflamak mümkündür.”
Sena Yayınları’ndan çıkan Esmaü’ş Şifa kitabında Allah’ın İsimleri ile dertlerine şifa, problemlerine çözüm, sıkıntılarına huzur ve rahatlık arayanlar için manevi çözümler sunuluyor.


Fazla kilo sağlık için zarar. Sağlıklı beslenmeyi bir yaşam tarzına dönüştürmek ve bol bol hareket etmek gerek. Eğer kilolarınız sizin için sorun oluşturuyorsa mutlaka bir doktor ile görüşmelisiniz. Yukarıdaki bültende de öncelikle doktor ve diyetisyen deniyor. Yer gök dua ile...  Tek tip beslenme, mucize diyetler, ilaçlar aman bunlara dikkat!


29 Aralık 2016 Perşembe

tbt günü nedir, ne faydası olur

Malumunuz perşembe günleri #tbt günü. Tbt nedir derseniz; sosyal medyada eski fotoğrafları paylaşma günü, hey gidi günler günü de diyebilirsiniz. Sosyal medyada adı da #throwbackthursday veya kısaca #tbt oluyor. 

badem küçükken

Tabi ki arzu edenler katılıyor bu paylaşımlara, ben de genellikle katılıyorum eski fotoğrafları paylaşma çılgınlığına. Kendi gençlik fotoğraflarım demeyeceğim zira hala gencim 😳 Çocuksuz zamanlardan tatil ve seyahat fotoğraflarımı paylaşıyorum bazen ama arşiv daraldı 😏 Yeni seyahat planları yapmalı (burada mesajı alacak kişi eşim oluyor)
Haftaya 7 yaşına girecek olan tatlı kızım Bade'nin bebeklik fotoğrafları da #tbt oluyor tabi. Geçtiğimiz günlerde arşivi karıştırırken gördüğüm montlu şapkalı fotoğrafında Berke ile ne kadar çok benzediklerini fark ettim. Siz ne dersiniz, benziyorlar değil mi?


badem küçükken

Bade'nin bu fotoğrafını 27.11.2010'da çekmişim. 10. ayı biterken. Berke bu fotoğrafta 9 aylık...
Kardeş olduklarına göre benzeyecekler tabi ama bir de aynı kıyafetleri giydiler mi tam oldu! İyi ki saklamışım kızımın bazı kıyafetlerini. Berke ileride bu duruma ne der bilemiyorum 😳 
Acaba kızar mı bize? Neden pembe mont giydim anne? 
Renklerin cinsiyeti olduğunu düşünmüyorum açıkçası. Bir kız bebeğin odası pembe olacak diye bir kural yok. Bade de pembeyi sevdiği kadar maviyi de seviyor. Mavi rengi sevmesinde Karlar Kraliçesi Elsa'nın da etkisi büyük tabi ki.
Neyse renkler ayrı bir konu da, sizce de benzemiyorlar mı? Ah bir de aynı pozu yakalayabilseydim!!! Berke biraz muzip bir tip, kameraları görünce sırıtıveriyor. Başka kıyafetlerde ortak bir poz yakalama çalışmalarıma devam edeceğim. 
İşte benzerlikleri keşfetmek, öncesi-sonrası fotoğrafları yapabilmek için güzel fırsat tbt günleri... 




26 Aralık 2016 Pazartesi

güçlü olmak mı güçlü görünmek mi

Güçlü olmak ile güçlü görünmek sizce aynı şey midir? Ben her ikisinin aynı olmadığını ama çok da farklı olmadığını düşünüyorum. Bazı günler güçlü durmak zorunda kalabilirsiniz. 

bademlebuduk

Siz ne yaparsanız yapın insanlar sizin için konuşurlar. İyi yada kötü herkes her şey için yorum yapar. Bazen görmezden gelir ve güçlü olmayı seçersiniz. 
Mesela ben iş hayatımda zor bir dönemden geçiyorken bir yandan da şiddetli bir grip ile savaşıyordum. Hani bazen olur ya; her şey üst üste gelir... Tam da öyle bir dönemdi. Doktor raporu ile istirahat almıştım. Özel sektör rapor işini ve işe devamsızlığı pek sevmez bilirsiniz. Aynı gün bir iş toplantım ve bir de kızımın okulunda mini gösteri vardı. Elimde istirahat raporu ile evin yolunu tuttum. Ofis ile birkaç görüşme yaparken bir yandan da ilaçlarımı alıp dinlendim. Bir iki saat içinde ilaçların da etkisiyle enerjim toparlanmaya başladı. Gözümü açtığım gibi duş alıp hazırlandım. Önce kızımın okuluna, gösteriyi izlemeye gittim. Kızımın mutluluğu bana güç verdi. İstanbul'un öbür ucundaki toplantıma yetişmek için okuldan ayrıldım. Toplantı gayet iyi geçti ve o gün için hedeflerimi gerçekleştirdiğim için mutlu oldum. 
Evet sonrasında 2 gün daha yataktan kalkmakta zorlandım! Dinlendim ve iyileşmek kolay olmadı! Ama hem anne hem de çalışan bir kadın olduğum için güçlü olmak zorunda idim, çok şükür yaptım.
güçlü olmak mı güçlü görünmek mi

Sadece fiziksel anlamda değil, moral olarak da yerlerde olabilir insan bazen. Hatta kimseyi görmek istemediğiniz günler bile olabilir. Benim oluyor arada bir böyle moralsiz, halsiz zamanlarım. ''Beni öldürmeyen acı güçlendirir''  diyerek yüzüme bir gülümse konduruyorum; aynada kendime selam veriyorum, biraz da makyaj yapınca gülümsüyor ve haydi bakalım diyorum.
''Beni öldürmeyen acı güçlendirir'' Friedrich Nietzsche 
İşe yarıyor mu?
Evet bazen istisnalar olsa da çoğunlukla tutuyor bu yöntem... Kendimize güvenmek ve inanmak yeterli aslında!
Sizin zorluklarla mücadele için özel yöntemleriniz var mı?










Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...