21 Eylül 2018 Cuma

Evde Ekmek Yapmanın Püf Noktaları


Klasik sofra ekmekleri, beyaz una açılan savaşta sağlıklı yaşam felsefesine karşı her geçen gün yenilgi alıyor. Ne yapacağını düşünen, ekmeği sofranın vazgeçilmezi olarak görenlerdenseniz mutfağınızda ekmek yapmak için hazırlıklara başlayabilirsiniz. Damak tadına güvenen, hayata sağlıkla gülümseyen ve mutfağı sevenlerdeniz siz de evde yapacağınız birbirinden sağlıklı ve lezzetli ekmeklerle sofralarınızı şenlendirebilirsiniz. İşte ekmek tariflerini mükemmelleştirecek birbirinden sağlıklı ve leziz püf noktaları: 

Evde Ekmek Yapımı


Mutfağınızı Fırın Haline Getirin

Mükemmel bir ekmeğin sırrı her şeyden önce iyi bir tarif, mükemmel bir uygulamadan geçiyor. Tarifi doğru gerçekleştirebilmek için uluslararası standartlardaki ölçü kapları, içeriği güzelce karıştırmak için bir adet blender ve fırın veya ekmek yapma makinesi yeterli oluyor. Blender setinde yer alan hamur karıştırma ucu ile hamur yapabilir veya ekmek yapma makinesinin kendi haznesinde karışımı hazırlayarak pişirebilirsiniz. İyi bir ekmek için WMF mutfak ürünlerini tercih edebilirsiniz. 

ekmek yapma makinesi wmf

Ekmek İçin Sabır Gerekir

Pişkin ve dolgun bir ekmeğin sırrı elbette maya. Tabii ki doğru ölçüleri kullandığınız, doğru araçlarla hazırladığınız bir ekmeğin başarısız olma şansı pek bulunmuyor. Ancak en iyiyi yapabilmenin yolu beklemekten geçiyor. Mayalarken, pişirirken ve piştikten sonra ekmeğe sabır göstermeyi ihmal etmemelisiniz. Mayayı kısa süre bekletmek, blender haznesine tüm ürünleri bir anda atmak, sık sık ekmek pişirme makinesi veya fırının kapağını açıp kontrol etmek, ekmek içini çekmeden kesmeye çalışmak kusursuz ekmeğinize zarar verebiliyor. Sabredin, emin olun ekmek sabrınızın karşılığını gösteriyor. 

Çalışma Alanınızı Arındırın

Ekmek hamurunu hazırlamak, aromalandırmak, yoğurmak, pişirmek ve o nefis kokuyla mutfağı süslemek elbette mükemmel oluyor. Çalışma alanınızı yani mutfağınızı gereksiz eşyalardan ve stresten arındırarak bu lezzetli serüvene tam anlamıyla hazırlanabilirsiniz. Geniş ve rahat çalışma alanları ekmek yapımının en önemli ayrıntılarından biri olarak not düşülüyor. Hamuru ister elde ister blender yardımıyla yoğurun, ekmeği ister fırında ister ekmek yapma makinesi içinde pişirin kural değişmiyor. Kollarınızı rahat hareket ettireceğiniz, tadına vara vara, keyifle hazırlayacağınız ekmeğin kıvamı, tadı, kokusu inanın bir başka oluyor. Fırınlarda geniş teknelerin kullanılmasının tesadüf olduğunu düşünmemelisiniz. 

Yaratıcılığınızı Ortaya Çıkarın

Ekmek yapımı mutfak sanatlarının bir kolu olarak ayrışıyor. Elbette ekmek yapanlar da zamanla bu sanatın uzmanları haline geliyor. Ekmek yapmak blender içinde un karıştırmak veya ekmek yapma makinesi çalıştırmaktan ibaret sayılmıyor. Kuru yemişlerle, meyvelerle renklendireceğiniz, farklı unlarla tatlandıracağınız ekmeklerle sağlıklı yaşamanın keyfine varabilirsiniz. İçinizdeki sanatçıyı uyandırmaktan ve denemekten korkmamalısınız. 
Mükemmel ekmeğe ulaşmanıza yardımcı olacak tarifle sizleri mutfağa davet ediyoruz. Malzemeler; 3 + 1/4 cup (460 gram) un, 2 yemek kaşığı kadar sıvı yağ, 280 ml su, 2 çay kaşığı tuz, 1 çay kaşığı kuru maya ve 2,5 çay kaşığı şeker kullanarak ekmek yapabilirsiniz. Blender ile iyice karıştırdığınız hamuru mayalanmasını bekleyip mayalandıktan sonra WMF Ekmek Yapma Makinesi içinde hazırlayarak pişmeye bırakabilirsiniz.
Sağlık ve lezzet dolu günler...



5 Eylül 2018 Çarşamba

okula alışma süreci - 2 yaşında oyun grubu

Koskoca bir yazı daha ardımızda bıraktık. Zaman ne kadar hızlı geçti, hala şaşkınım. Yaz başında 27 aylık oğluşu okula başlatmıştım. Evet biraz eren gibi geliyor kulağa ama Berke okul için çoktan hazırdı bence! Yanılmamışım, severek devam etti oyun grubuna. Okula hazır olma, okula alışma, okul seçiminde önemli olan faktörleri -benim gözümden, benim tecrübelerimden- aktaracağım size.


2 yaşında oyun grubu

Bade 3 yaşından sonra oyun grubuna, 4 ve 5 yaşlarında da farklı ana okullarına gitti. Okul öncesi son sene de devam edeceği devlet okulunun ana sınıfına gitti. Her bir okul için uzun ve meşakkatli bir alışma süreci yaşadık :) Berke'nin okula alışma süreci ise çok daha farklı oldu. İkinci çocuk tecrübesi mi dersiniz, çocuğun mizacı mı dersiniz bilemem ama ben anlatayım siz dinleyin :)

Berke'nin okula alışma süreci:

2 yaşını mart ayında dolduran Berke, ablasının okuluna arada bir gittiğinde ana sınıfının kapısını bulmuş, fırsat buldukça sınıfa kaçıyor, çocuklarla ve oyuncaklarla oynuyordu. Ana sınıfı öğretmeni de bu duruma müsaade etti, sağ olsun. Berke'nin okul için hazır olduğunu, uyumlu ve paylaşımcı olduğunu söyledi. Bu arada bir aşı-doktor kontrolünde doktorumuz ilk fırsatta okula başlamasını tavsiye etti. Artık Berke için okul zili çalıyordu:) Yaz gelirken de sokağa çıkma isteği, çocuklarla oynama arzusu tavan yaptı, artık eve zor girer hale geldik! Mahallemizde bulunan okulları araştırdım, Bade'den sonra yeni ana okulları açılmış. Yeni okullardan bir tanesine gittiğimizde Bade'nin eski okullarından çok sevdiğimiz bir öğretmenin kız kardeşi olduğunu öğrendik. Okul çok büyük değil ancak sınıflar ve ekipmanlar benim gözümde yeterli idi. Berke ve Bade biz öğretmenlerle görüşürken oyuncaklarla oynadılar. Sınıfını beğendin mi, okulunu sevdin mi sorularıma gülen yüzüyle ''hııııı'' diye cevap verdi Berke. 

Haftada 3 gün ikişer saatlik oyun grubuyla başlamaya karar verdik. Onunla okul konusunda bol bol konuştuk: 

  • Okulunda ne kadar çok oyuncak var!!
  • Okulda bir sürü arkadaşı var!!!
  • Öğretmenlerin seni çok seviyor!!
  • Ne güzel büyüdün, bak okullu oldun!!!

Ertesi gün okula Bade, Berke ve ben gittik. Öğretmeni kapıda kocaman bir kucaklama ile karşıladı onu. Öğretmenine sarıldı, bize el salladı ve arkasını dönüp öğretmenine sınıfı işaret etti. Ben şok!!! Çok sevindim tabi ki, Bade'nin oyun grubuna başlarken ne kadar isteksiz gittiğini, sınıfının kapısında okul saati boyunca onu beklediğimiz günleri hatırladım birden!!! Allah'ım ne günlerdi!
Okulun etrafından uzaklaşmadan 1 saat kadar dolaştık çevrede. Öğretmenini arayıp bir sorun var mı diye sordum; her şey yolunda dedi çok şükür. Bir oyuncakçıdan Berke'ye çok sevdiği oyuncak arabalardan aldım, paket yaptırdım. Okul çıkış saati geldiğinde öğretmenine paketi gizlice vererek Berke'ye hediye etmesini rica ettim. Öğretmeninden aldığı hediyeye çok sevindi Berke :) Yine kucaklaşarak ayrıldılar. 



Eve döndüğümüzde herkese, komşulara Berke'nin okulunun çok güzel olduğunu, öğretmeninin onu çok sevdiğini söyledik. Günlerce bu konuyu konuştuk :) Berke çok mutlu oldu. 
2 yaşında okullu

Böylece okula kolayca alıştık. Okuldan gelen fotoğraflar, yaptığı etkinlikler ve okuldan bahsedince yüz ifadesinden çok çok mutlu olduğu aşikar. Herkes kendi akranını arıyor, okulda çocuklarla çok mutlu. Yıllık iznimiz nedeniyle okula ara verince gittiğimiz yerlerde okulun ne çok faydasının olduğunu fark ettim. Umarım konuşması için de faydalı olur da artık dili de açılır oğluşun...





14 Ağustos 2018 Salı

ilham veren bir hikaye

WhatsApp mesaj gruplarınız var mı? Benimki de soru oldu tam yani :) Elbette vardır! Akraba grubumuzda güzel hikayeler paylaşılıyor bazen. Geçen gün kahvaltı sonrası çay keyfinde ouduğum kısa hikayeden çok etkilendim, çok hoşuma gitti sizinle de paylaşmak istedim. Umarım sizin de içinizde güzel duygular uyandırır. 


Okulun ilk gününde 5. sınıfın önünde dururken, öğretmen çocuklara bir yalan söyledi. Çoğu öğretmen gibi, öğrencilerine baktı ve hepsini aynı derecede sevdiğini söyledi. Ancak bu imkânsızdı, çünkü ön sırada oturduğu yerde bir yana kaykılmış ismi Mustafa Yılmaz olan bir erkek çocuk vardı. Bayan Mediha bir yıl önce Mustafa yı izlemişti ve diğer çocuklarla iyi oynamadığını, elbiselerinin kirli olduğunu ve sürekli olarak kirli dolaştığını gözlemişti. İlave olarak Mustafa tatsız olabiliyordu. Bu öyle bir noktaya geldi ki, Bayan Mediha onun kâğıtlarını büyük bir kırmızı kalemle işaretlemekten, kalın çarpılar (x ) yapmaktan ve kâğıdın üstüne büyük? F? (en düşük derece) koymaktan zevk alır oldu.


Bayan Mediha nın okulunda, her çocuğun geçmiş kayıtlarını incelemesi gerekiyordu ve Mustafa nın kayıtlarını en sona bıraktı. Ancak, onun hayatını gözden geçirdiğinde, bir sürpriz ile karşılaştı.

Mustafa'nın birinci sınıf öğretmeni şöyle yazmıştı:
Mustafa gülmeye hazır parlak bir çocuk. Ödevlerini derli toplu ve temiz yapıyor ve çok terbiyeli. Onun etrafta olması çok eğlenceli?


İkinci sınıf öğretmeni şöyle yazmıştı:
Mustafa mükemmel bir öğrenci, sınıf arkadaşları tarafından çok seviliyor, ama annesinin ölümcül bir hastalığı olduğu için sıkıntı içinde ve evde ki yaşamı mücadele içinde geçiyor.


Üçüncü sınıf öğretmeni şöyle yazmıştı:
Mustafa'nın annesinin ölümü onun için çok zor oldu. Mustafa elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyor, ama babası ona ilgi göstermiyor ve eğer bazı adımlar atılmazsa evde ki yaşamı yakında onu etkileyecek.
Mustafa nın dördüncü sınıf öğretmeni şöyle yazmıştı:
"Mustafa içine kapanık ve okulda derslere çok fazla ilgi göstermiyor. Çok fazla arkadaşı yok ve bazen sınıfta uyuyor.


Bunları okuyunca, Bayan Mediha problemi kavradı ve kendinden utandı.
Öğrencileri ona güzel kurdelelerle ve parlak kâğıtlara sarılmış hediyeleri getirdiğinde bile çok kötü hissediyordu. Mustafa'nın hediyesini alıncaya kadar bu böyle devam etti.
Mustafa'nın hediyesi bir marketten aldığı kalın, kahverengi ambalaj kâğıdı ile beceriksizce sarılmıştı.
Bayan Mediha onu diğer hediyelerin ortasında açmaktan acı duydu. Bayan Mediha pakette taşlarından bazıları düşmüş yapma elmas taşlı bir bilezik ve çeyreği dolu olan bir parfüm şişesini çıkarınca çocuklardan bazıları gülmeye başladı. Ama o bileziğin ne kadar güzel olduğunu haykırdığında çocukların gülmesi kesildi. Bileziği taktı ve parfümü bileklerine sürdü.

Mustafa, o gün okuldan sonra öğretmenine şunu söylemek için kaldı.
Öğretmenim bugün aynı annem gibi kokuyordunuz.


Çocuklar gittikten sonra, Bayan Mediha en az bir saat ağladı. O günden sonra, okuma, yazma ve aritmetik öğretmeyi bıraktı. Bunun yerine, çocukları eğitmeye başladı. Bayan Mediha, Mustafa ya özel ilgi gösterdi. Onunla çalışırken, zihni canlanmaya başlıyor görünüyordu. Onu daha fazla teşvik ettikçe, daha hızlı karşılık veriyordu. Yılın sonuna kadar Mustafa sınıftaki en zeki çocuklardan biri oldu ve tüm çocukları aynı derecede sevdiğini söylemesine rağmen, Mustafa onun gözdelerinden biri idi.
Bir sene sonra, Bayan Mediha kapısının altında Mustafa dan bir not buldu, ona hala tüm yaşamında sahip olduğu en iyi öğretmen olduğunu söylüyordu.


Altı yıl sonra Mustafa dan bir not daha aldı. Liseyi bitirdiğini, sınıfında üçüncü olduğunu ve onun hala hayatındaki en iyi öğretmen olduğunu yazmıştı.
Bundan dört yıl sonra, bazı zamanlar zor geçmesine rağmen okulda kaldığını, sebatla çalışmaya devam ettiğini ve yakında kolejden en yüksek derece ile mezun olacağını yazan başka bir mektup aldı. Yine Bayan Mediha'nın tüm yaşamında ki en iyi ve ne favori öğretmen olduğunu yazmıştı. Sonra dört yıl daha geçti ve başka bir mektup geldi. Bu kez fakülte diplomasını aldıktan sonra, biraz daha ilerlemeye karar verdiğini açıklıyordu. Mektup onun hala  karşılaştığı en iyi ve en favori öğretmen olduğunu açıklıyordu. Ama şimdi ismi biraz daha uzundu.

Mektup söyle imzalanmıştı:
Prof. Dr. Mustafa Yılmaz (Tıp Doktoru)
Öykü burada bitmiyor. Görüyorsunuz, ortaya çıkan başka bir mektup var.
Mustafa bir kızla tanıştığını ve onunla evleneceğini söylüyordu. Babasının birkaç hafta önce vefat ettiğini açıklıyordu ve evlenme töreninde Bayan Mediha'nın damadın annesine ayrılan yere oturup oturamayacağını soruyordu.
Şüphesiz Bayan Mediha bunu kabul etti. Ve tahmin edin ne oldu?


Taşları düşmüş olan o bileziği takti. Dahası, Mustafa'nın annesinin süründüğü parfümden sürdü.
Birbirlerini kucakladılar ve Dr. Mustafa, Bayan Mediha'nın kulağına şöyle fısıldadı;
"Bana inandığınız için teşekkür ederim, öğretmenim.
Bana önemli olduğumu hissettirdiğiniz ve bir fark meydana getirebileceğimi gösterdiğiniz için çok teşekkür ederim"
Bayan Mediha, gözlerinde yaşlarla fısıldadı, şöyle dedi,
Mustafa, yanlış şeylere sahiptim. Bir fark meydana getirebileceğimi bana öğreten sensin. Seninle tanışıncaya dek, nasıl öğreteceğimi bilmiyordum"


Birinin hayatında bir fark oluşturmaya çalışın...


10 Ağustos 2018 Cuma

Alez ile Yatağınızın Ömrünü Uzatmak Mümkün


Hayalinizdeki yatağa Yataş Bedding'te kavuştunuz ancak hayalinizin uzun sürmesi için şimdi de yatağınızın ömrünü nasıl uzatacağınızı mı düşünüyorsunuz? Sorunuzun cevabı yine Yataş Bedding'ten geliyor: Alez. Yatağınızı dışarıdan gelecek etkenlere karşı koruyarak üzerinde ilk günkü gibi uyumak için tercih edilecek en pratik yol. Kelime karşılığı yatak koruyucusudur. Alez kullanmak bir yandan yatağın ömrünü uzatırken öbür yandan da birçok farklı olumlu özelliği yanında getiriyor. Tüm bu özellikleri yazımızda sizin için bir araya getirdik:

Yatakta Lekelere Son: Su Geçirmez Alez


Yatağa dökülen sıvılar zaman içinde yatağın kumaşına zarar vererek yatak üzerinde lekeler oluşturmaya başlar. Bu hem yatağın görüntüsü hem de hijyeni açısından olumsuz bir etki yaratır. Hatta kimi zaman yoğun şekilde dökülen sıvılar yatağın iç sistemini bozarak kalıcı kokular oluşmasına bile sebep olur. Yatağınızı bu tarz sıvı kazalarına karşı korumak istiyorsanız sizin için en doğru tercih Yataş Bedding Micro Fit Su Geçirmez Alez olacaktır. Böylece hem yatağınızın ömrünü uzatacak hem de dökülen sıvılara karşı alacağınız önlem ile içiniz rahat bir şekilde uyuyacaksınız. Üst yüzeyi yumuşak polyester, alt yüzeyi membranlı olarak su geçirmeyen alezi hem hasta hem de bebek yatakları için kullanabilirsiniz.

Sivrisinek Saldırılarına Karşı: Sivrisine Kovucu Alez

Özellikle yaz gecelerinin uyku kaçıranları sivrisinekler uyku kalitesini oldukça düşürüyor. Gece boyunca vızıldayan sinekler hem çıkardıkları gürültü ile uykuyu bölüyor hem de vücut üzerinde ısırıklar bırakıyor. Doğrudan uyku düzenini ve sağlığı olumsuz etkileyen bu durumdan kurtulmak mümkün. Limon okaliptüs esansı içeren Yataş Bedding Sivrisinek Kovucu Alez gecelerinizi kabusa çeviren sinekleri sizden uzaklaştırıyor. Bu ürün aynı zamanda karbon telleri sayesinde gün boyu vücutta biriken statik elektriği de alarak vücudunuzdaki stresin, kötü enerjinin yok olmasını sağlıyor. Bambu karışımı ise ona ekstra yumuşaklık katıyor. Hem üzerinizdeki stresi yok etmek hem de sivrisinekten saldırılarından kurtularak yatağınızı koruyan bir alez; daha rahat uykunun kapısını aralıyor.

Her Daim Hijyenik Kalan Yataklar

Üzerinde düzenli olarak vakit geçirdiğiniz yataklar temizlik ve hijyen bakımından oldukça önem taşıyor. Ortalama olarak günün üçte birini harcadığınız yatakların hijyeni konusunda bu yüzden hassas olmak gerekiyor. Bu noktada üzerine alez serdiğiniz yatağınızın hem ömrünü uzatabilir hem de temizliğini sağlayabilirsiniz. Peki bunu tam olarak nasıl yapacaksınız? Yatağa dökülen sıvıların yatakla doğrudan temasını kesen alez yüksek derecelerde yıkanabilme özelliği ile daimi bir hijyen yaratıyor. Doğrudan üzeri lekelenmiş bir yatak çamaşır makinesinde yıkanamayacağı için makineye sığabilen yatak alezi temizlik konusunda büyük kolaylık sağlıyor. Bu işlem aynı zamanda bakteri, mantar, küf gibi oluşumları da engellemiş oluyor. Yatak temizliğinin bu püf noktası aynı zamanda kendinize sağlıklı ve rahat bir uyku yaratmanıza imkan tanıyacak.
 

Kaymayan Çarşaflar İçin...

Yatağınızın ömrünü uzatmak için önem taşıyan alez çarşaflarınızla da doğrudan bir ilişki içerisinde. Kullanım açısından birçok faydası bulunan bu ürün aynı zamanda yatağın üzerine serilen yatak örtülerinin ya da çarşafların kaymasını önleyerek toplanmalarını ya da kırışmalarını da engelliyor.
Yatağınız için onu ilk günkü gibi kullanabileceğiniz uzun bir ömür vadeden alezi seçerken aynı zamanda uyku sağlığınız için de büyük bir adım attığınızı unutmayın. Uyku uzmanı Yataş Bedding'te alezler sadece sıvı geçirmez özellikte kalmayarak yeri geldiğinde sivrisinekleri kovarak  yeri geldiğinde serinleterek yeri geldiğinde de stresinizi alarak size çok yönlü bir uyku deneyimi sunuyor. Yüksek kalite ürünler ve yılların deneyimi ile yatağınızın geleceğini gözü kapalı buraya emanet edebilirsiniz. Yataş Bedding'in alez seçenekleri için size en yakın mağazaya gidebilir ya da web sitesini ziyaret edebilirsiniz.



1 Ağustos 2018 Çarşamba

çocuklarla gidilecek en güzel yerlerden biri: Happy Nest

Geçtiğimiz günlerde çocuklarla birlikte ailecek gittiğimiz mekandan bir video paylaştım instagram hesabımdan, @bademlebuduk 💗 o kadar çok soru geldi ki mekanla ilgili, bir blog yazısı yazmakta buldum çözümü. Malum herkes çocuklarla iyi vakit geçirebileceği temiz mekanlar arıyor... Üyelik ya da giriş ücreti YOK! En çok gelen soru giriş ücretleri hakkında idi.


etiler

Çocukların büyük bir ağacın gölgesinde, kocaman bir oyun evi ve pek çok güzel oyuncakla oynadıkları, sessiz - sakin bir mekanda kahvaltı keyfi ya da çay kahve muhabbeti hem çocuklara hem ebeveynlere iyi geliyor, bilirsiniz.
Daha önce birçok kez marka davetleri, lansmanlar, kutlamalar için gittiğim Happy Nest’e bu kez de ailecek gittik. Pazar sabahı erken saatlerde Etiler’e gitmek tabi epey trafiksiz ve rahattı. Happy Nest çocuklar için çok ama çok güzel bir yer. Giriş katı oyuncak ve kitaplarla dolu, tabi giriş kattaki ürünler satılık; o bölümden biz hızla geçiyoruz:)
Oyuncakçıdan geçip alt kata inerek kafeterya alanına ulaşıyorsunuz. Tam da orada çocukları özgür bırakıyorsunuz, derin bir nefes alıp bir masaya geçiyorsunuz. Çocuklar oyuncaklarla keyifli vakit geçiriyor. Oyun evinin önünde kocaman bir salıncak var, siz de sallanabilirsiniz. Ben her gittiğimde bir tur biniyorum:)

çocuklarla kahvaltı için öneriler

Çocuklar oyun evine bayılıyorlar. Bade zili, avizesi, koltuk takımı, mutfağı olan bu tatlı evi çok seviyor mesela. Hemen, anında bir oyun kuruveriyor. Berke de tahmin edebileceğiniz gibi arabalara bayılıyor, e tabi kocaman kepçeye bir biniyor, bir daha bırakmıyor. Biz de çaylarımızı yudumluyoruz onları izleyerek...
Alt kat bahçesinden lavaboya kadar hep çocuklar için tasarlanmış. Her şey düşünülmüş diyebilirim.  Fiyatlar da çok yüksek değil; çay 3,5 TL, omletler 15-20 TL civarı, gözleme 18 TL gibiydi. Dilerseniz hafta içi ve hafta sonu farklı atölyeler de var. Ek ücret ile atölyelere de katılabiliyor çocuklar. Çocuklarla kahvaltıya gidilecek en güzel yerlerden bir tanesi, tavsiye ederim.

happy nest etiler

Çocuklar keyifle evcilik oynadılar bir ara, habersizce onların videosunu çektim. Youtube kanalıma da ekledim. Youtube/bademlebuduk da izlemek için: Abla Kardeş Evcilik Oynuyor 
Tek sorun gitme vakti geldiğinde çocukları oradan çıkarmak! Biraz zor da olsa çocukları yukarı çıkarabildik mi ama mekandan ayrılamadık! Bu sefer de kitaplar ve oyuncaklarla ilgilenmeye başladılar :) Epeydir Berke için kaliteli, güzel bir kamyon almak istiyordum. Çok kaliteli, kepçeli bir kamyon aldık ona. Bade de çantalı bir köpek seçti kendisine :) Erken bayram hediyesi oldu çocuklara... 





24 Temmuz 2018 Salı

Sokak Modasına Hummel İle Sportif Bir Dokunuş!


1923 yılında kurulan Hummel, futbol ve hentbol ile derin bağları bulunan ayakkabı ve spor giyim markası. Geçmişte Real Madrid, Tottenham Hotspurs, Aston Villa ve Danimarka milli futbol takımı oyuncuları tarafından giyilen marka, 1970'lerden itibaren geleneksel eşofman modellerini tekrar piyasaya sunarak  moda ve sporu uluslararası düzeyde bir araya getirdi. 2000'li yıllara girdikten sonra Jennifer Lopez, Pink, Paris Hilton, Jon Bon Jovi, Robbie Williams gibi ünlüler ile popülaritesini sağlamış oldu. Yaptığı küçük dokunuşlarla  büyük değişimler yaratan Hummel, bugün sunduğu farklı kombin seçenekleri ile hem sporun hem de sokak modasının vazgeçilmez markaları arasında yerini alıyor.



Şıklık ve rahatlık bir arada: Hummel ayakkabı

Günlük ya da spor kıyafetlerinizle uyum yakalayabileceğiniz kadın, erkek ve unisex Hummelayakkabı modelleri ile şıklıkla rahatlığı aynı potada eritiyor. Ayakkabı modelleri hem sportif özellikleri hem de gündelik duruşu ile sokak modasının vazgeçilmez bir parçası. Yaptığınız her kombine ayrı bir duruş kazandıran markanın ayakkabı modelleri sahip olduğu geniş renk seçenekleri ile de birden fazla kombin yaratmaya imkan tanıyor. Gündelik hayatın koşuşturması sırasında hem trendy hem de rahat olmanın mümkün olduğunu kanıtlayan ayakkabılar ile kendi tarzınızı kolayca oluşturabilirsiniz. Giydiğiniz jean pantolondan, şık gömleklere geniş bir skalada farklı kombin seçenekleri yaratabilirsiniz. Şık bir eteğin ya da pantolonun altındaki Hummel ayakkabı ile sokak modasında bir adım önde olabilirsiniz. Zamansız ve zahmetsiz şıklığı yakalamak için bu kombinleri hayatınıza sokmaktan çekinmeyin.

Fonksiyonel sokak tarzınızı yaratın: Hummel eşofman

Hummel eşofman modellerini konforlu kullanımı ile hem spor yaparken hem de kendinizi rahat hissetmek istediğiniz her alanda kullanabilirsiniz. Geleneksel bakış açısıyla tasarladığı ürünlerle  modada fark yaratırken rahat giyimin öncüsü olmayı başarıyor. Günümüzde eşofman altlarının yarattığı etki, sokak stilinin vazgeçilmez bir parçası haline geldi. Bu modayı yakalayarak hayatınıza uygulamak elinizde. Eşofman altınızı hem farklı kumaşlardan üretilmiş ceketlerle hem de Hummel eşofman üstleri ile rahatlıkla kombinleyebilirsiniz. Eşofman ile yarattığınız kombinleri gündelik hayatta her aktivitede kullanabilirsiniz. Arkadaşlarınızla buluşmak için kafeye giderken, eşofman altınızı bir kısa tişörtle tamamlayabilir; hem trendi yakalayabilir hem de rahatlığın tadını çıkarabilirsiniz. 

Kolay kuruma özelliği ile spora koşun: Hummel tişört
Tişörtler gündelik hayatın vazgeçilmez parçalarından birisi. Hem etek, hem pantolon, hem de eşofman kombinleri ile tişörtler birden çok tarz yaratma imkanı sağlıyor. Günlük hayatın anahtar parçası olan tişörtleri basit uygulamalar ile tarzınıza uygulayabilirsiniz. Bu noktada Hummel tişört çeşitleri farklı renk ve kombinasyon seçenekleri ile tarzınızı tamamlamanıza olanak sağlıyor. Özel tasarım desenleri ile birlikte Hummel tişörtleri gündelik hayatta hemen her yerde tercih edebileceğiniz gibi sade dizaynı ve kolay kuruma özelliğine sahip olan  Hummel tişört serisini spor yaparken de giyebilirsiniz.

Dinamik bir duruş için: Hummel şort

Hummel şort modelleri spor için muhteşem bir tercih. Hareketli tasarımı ve kaliteli kumaşları ile spor yaparken hem dinamik bir duruş sergileyebilirsiniz hem de farklı modellerle tarzınızı sporda da yansıtabilirsiniz. Diz altına kadar uzanan modeller ile hem iç hem dış mekanlarda fark yaratabilirsiniz. Özellikle yaz aylarında hafif kumaşları ve rahat modelleri sporunuzu renklendirirken, sokakta, evde hayatın her alanında size konfor katar.
Lider spor markaları arasında akla ilk gelen isim olan Hummel'a ait tüm ürünleri Markastok web sitesinde bulabilir, en son trendlere kolayca ulaşabilirsiniz. Koşulsuz müşteri memnuniyeti ve %100 orijinal ürün garantisi ve  fiyat avantajları ile Markastok'ta kolay alışverişin keyfini çıkarabilirsiniz.


18 Temmuz 2018 Çarşamba

yaz tatilinde maksimum fayda

Henüz daha okullar kapanmadan yaz tatili için plan ve projeler başlamıştı bizim evde. Koskoca 3 ay hiç bir şey yapmadan geçmezdi illa ki ama yaz tatilini verimli geçirmek için biraz çabalamak gerekiyor. Yaz tatili çocuklarımız için yenilenme, kendini geliştirme ve dinlenme için çok büyük fırsat.


Kendi çocukluğumu hatırlıyorum da en çok eğlendiğim ve hatta unutamadığım yaz tatilim tenis kursuna gittiğim yazdı! Yani uzun okul hayatımda pek çok yaz tatilim oldu, kurslara vs katıldım birkaç kez, her yaz sahile deniz tatiline de gittik ama en sevdiğim arkadaşlarımla katıldığım tenis kursu yazıydı. Dolu dolu geçen bir yazdı. 

Okullar daha kapanmadan Bade için kurs, aktivite vs araştırdım. Zira belediyeye ait kursları geçen sene kayıt zamanında tatilde olmamız nedeniyle kaçırmıştık. Bu yaz sebat ettim, kayıtların başladığı gün kayıt işlemlerini tamamlamıştık. Belediyelerin hazırladığı yaz okulları için okullar kapanmadan merkeze giderek kayıt tarihlerini öğrenmenizi tavsiye ederim. 

Bade için seçtiğimiz kurslar; İngilizce, tiyatro, kara kalem 
Benim katılmasını istediğim ama Bade’nin tercih etmediği aktiviteler de var tabi; zeka oyunları, satranç gibi.
Tabi ki onun tercihlerine saygı duyuyorum, istediği kurslara katılıyor. 3. Sınıf öncesi ingilizce ne öğrense kardır. Tiyatro için hep yeteneği olduğunu düşünmüştüm belki devam ederiz başka bir kurs ile... Resim yapmayı da çok seviyor bu yüzden kara kalem derslerine de zevkle katılıyor. 
Tabi ki bütün yazı evde televizyon karşısında geçirmesini istemez hiç bir ebeveyn, bu da bir emek işi; kurs saatlerinde hazır olmak, kursa gitmek ve ders boyunca beklemek de ebeveynlere düşüyor. 

Yeni arkadaşlar edinmesi, faaliyetlerle dolu dolu vakit geçirmesi ve kazandığı donanım sayesinde yaz tatilini en verimli şekilde geçirmesi bizim için çok önemli. Elbette bol bol kitap okumayı da ihmal etmiyoruz. Kitaplarla ilgili bazı çalışmalarımız var, onları da bir başka yazıda paylaşırım. Herkese iyi tatiller 




17 Temmuz 2018 Salı

diş sandığımız enfeksiyon

Bebeğinizin en çok zorlandığı dönem sorulsa kuşkusuz genel cevap diş çıkarma olur bence, siz ne dersiniz? Gerçi bazı bebekler, çocuklar bir belirti ya da huzursuzluk yaşamadan diş çıkarıyormuş ama bana denk gelmedi galiba... Berke geçen hafta rahatsızlandığında direk diş diye yorduk ama değilmiş! Biz ikinci azılar geliyor derken, üst solunum yolu enfeksiyonu geçiriyormuş. 

azı dişlerin çıkması

Berke 28 aylık oldu. Birkaç hafta önce yine ateş, ishal, huzursuzluk ve elin her daim ağızda olması belirtileriyle azı dişlerini çıkardığına kanaat getirmiştik. 2-3 gün süren bu belirtilerden sonra toparlanmıştı. Ağzını açıp tek tek dişleri de kontrol edemediğim için azılar tamam diye düşünmüştüm. Diş çıkarma tablosunu sık sık kontrol ederim. “Bu iki ay içinde bir diş çıkarma dönemi geçireceğiz” derim. Son azılar için ay aralığı epey geniş olduğundan her az bekliyorduk açıkçası.

arka azılar ne zaman çıkar

Pazar günü akşam üstü başlayan belirtiler için önce “acaba grip, nezle gibi bir şey mi” diye düşündüm. İştahsızlık, huzursuzluk ve hafif ateş ile başladı. Dışarıda idik, eve geldiğimizde elini ağzına götürerek ağlamaya başladı. Diş takvimini tekrar kontrol edince “vira Bismillah” dedik. Arka azılar geliyor diye düşündük.

İştahsız olduğu için yemek konusunda ısrarcı olmadım, olamadım. Hiç keyfi olmadığı için arabalarıyla bile oynamadı. Beni devamlı yanında istedi. Pazartesi günü sabah 7’de ayaktaydı. Tabi gece de doğru düzgün uyumadık. Okula da götürmedim haliyle... Elini ağzına götürüp ağlıyor, salya akıtıyor. Halsiz olduğu için ya koltukta ya da kucağımda dinleniyor. Bütün gün yediği içtiği ise yok denecek kadar az! Öğlen uykusunda  da yarım saat kadar uyuyup sancı ve ağlama ile uyandı. Birkaç kez parmağımı ağzına götürüp ısırmaya çalıştı, dişler epey sağlam, keskin! Tabi elimi ağzına götürmesine izin vermedim.
4 adet büyük arka azı dişi kolay gelmiyor-muş diye düşünüyordum!!!

Ateşi de çok yükselmediği için aklıma dişten başka bir şey gelmedi. Doktoruyla belirtileri paylaştığımda ağız içi enfeksiyon olabilir dedi ve biz hemen doktorumuza gittik. Evet doğru tespit: ağız içi, damak yara dolu!!! Doktor bey bu aralar bu enfeksiyonun çok yaygın olduğunu söyledi. Hava yoluyla bulaşan bu hastalık çocukları çok zorluyormuş. 1 hafta içinde tamamen iyileşir demesiyle biraz rahatladım. Doktorumuzun verdiği ilaçları dediği gibi günde 4 kere kullanmaya hemen başladım. Mavi renkli mürekkep gibi bir ilaç vardı ki o çok fena idi!!! O ilacı ağzına sürdüğümde feryat figan ağlıyordu. Sanırım açık yaraları yakıyor canını... Neyse ki ikinci günde mavi ilaç için de ağlamamaya başladı, çok şükür iyileşiyordu. 

bebeklerde ağız içi yara

Böyle zor bir ''1 hafta'' geçirdik. Berke tabi epey süzüldü, yemeden içmeden kesildi. Yukarıdaki fotoğraftaki göbekli halinden eser yok şimdi!! Oyun grubuna da 1 hafta devam edemedi, tamamen iyileşmesini bekledim ki hastalık başka çocuklara da bulaşmasın. Hafif ateş ve elini ağza götürme, salya akıtma gibi belirtileri nedeniyle diş çıkarma sanabileceğiniz bu hastalık için sizi de uyarmak istedim. Doktorun görmesi ve teşhis koyması çok çok önemli.
Sağlıklı günler dilerim.



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...