18 Şubat 2019 Pazartesi

Abla okula, kardeşi evde

Her pazartesi aynı sendrom! Uyanır uyanmaz ablasının yatağına bakan bir minik adam! “Aba aba aba” diye yatağında mıkırdanan Berke... Öyle güzel oynuyorlar ki ablasının okulda olmasını hiç istemiyor sanırım. 

Abla kardeş kardeşşart

Kardeş olmayı iyi bilirim, ben de evin en küçüğü idim. Berke de ablasını çok seviyor. Tabi bazen çirkinleşebiliyor:) Bade’yi çekemiyor, kapris yapıyor, oyun oynamak için ısrar ediyor falan ama Bade hep çok seviyor onu. “İyi ki benim kardeşimsin” dediğini duyuyorum sık sık. Şimdi bu yazı #kardeşşart konusuna gidiyor diye düşünmeyin, gitmez :) Ama şuraya gider ki: kardeşlik çok güzel şey... 

Bade çok güzel oyun kuran bir çocuk oldu hep. Kardeşi de şanslı tabi ablasının şahane oyunları ile öğreniyor oyun oynamayı. Bade yokken kendi kendine oynamaya -çoğu zaman- alıştı. Ablasının geleceği saati biliyor ya da evdeki hareketlilikten anlıyor. Hatta kapı her çaldığında “aba aba” diye koşturuyor. İyi ki lerim benim ...

17 Şubat 2019 Pazar

Kış Güneşi ve Balık Hafızası

Güneşli ama serin bir pazar... Yağmurlar, soğuk havalar, ardından İstanbul dışı ziyaretler, tatil falan derken İstanbul’da olmayı, İstanbul’un havasını özlemişiz. Güneşi de görünce attık kendimizi dışarıya! Tamam tamam öyle birden bire olmadı :)




Ablamın kahvaltı sofrasında idik bugün. Mis gibi ev yapımı poğaçalar, patates kızartması ile tam bir pazar kahvaltısı! Neredeyse bir aydır da görüşemedik işte o seyahatler nedeniyle çok çok özlemişiz. Arkadaşlardan gelen bir davetle ayrıldık ablamdan, yoksa daha çıkmazdık onlardan :)))
Bugün ne öğrendim: balıkların 3 saniye hafızası var derler ya, öyle değilmiş! Balık hafızası dediğimiz şey gerçek değilmiş. Bazı balıkların hafızası çok daha güçlüymüş. 

Baharda böyle güneşli günleri çok seviyorum ben de tabi ama KIŞ GÜNEŞİ de bir başka güzel! Tarkan da yıllar önce söylemedi mi KIŞ GÜNEŞİ: “Artık çok geç yalvarma
Dönüş yok o yıllara”
Koca tatilde aile fotoğrafı çekinmeye pek fırsat bulamasak da hemen rica ettim bir foto 📸
Tabi bir değil, 1000 oldu o :)) Bakar mısınız Ali Berke nasıl güzel pozlar vermiş!!!! 


Hepimizin kameraya baktığı ve gülümsediği günler de olacak, inanıyorum. Şimdilik böyle komikli, şımarıklı pozlarla anı biriktirmeye devam... Mutlu haftalar...



11 Şubat 2019 Pazartesi

aile zamanı İstanbul-Kırşehir-Bartın-Samsun

Son zamanlarda aile buluşmaları ve akraba günlerinden kareleri kaybetmemek ve dönüp bakıp hatırlamak için buraya eklemek istedim. Belki siz fotoğraflardaki insanları tanımıyorsunuz ama bir nebze de olsa aile ve akraba kavramlarını zihinde canlandırmak, kim bilir belki bir telefonla akrabaları aramak, seslerini duyup hal hatır sormak için vesile olur. 


Unutmamalı bu dünyadaki tek servet ailedir. Bu dünyada sırtınızı dayayabileceğiniz hep güvenebileceğiniz tek şey ailenizdir. 

İstanbul gezisi için Kırşehir'den gelen dayım, yengem İstanbul'da ilk durak olarak bizi seçmişti. Çok memnun olduk. Aynı şehirde yaşayıp çok sık görüşemediğimiz kuzenlerle de bir araya gelmek harika oldu. Yeni yıl öncesi büyük aile fotoğrafları bize anı kaldı...







Ablamı Bartın'da ziyaret ettik... Sürpriz doğum günü kutlamam ve pastam, unutulmayacaklar arasına girdi bile! Kardeş, aileden kalan en değerli mirasmış...



İstanbul'da İzmir'den gelen kuzenler ve yeğenlerimle eski İstanbul turu yaptık. Sömestr tatilinin unutulmaz günlerinden biri oldu...



Babayı iş yerinde ziyaret etmek, hem de kuzenlerle bol sürprizli oldu.  Bade'nin mutluluğu :)


Amasya'dan Samsun'a gittik. Amaç tabi kar görmek idi :) 
Badecik babaanne ile kar topu oynadı, teleferik seyahati yaptı veeee kızakla kaydı bol bol... Unutulmayacaklar arasında :)
 Normalde çok rüzgarlı olan Ladik Akdağ o gün günlük güneşlikti. Bade montunu bile giymedi çoğunlukla :)




Kırşehir'e iade-i ziyareti tabi ki erteleyemezdik :) Dayıları, teyzeleri evlerinde ziyaret ettik. Kabir ziyaretlerimizi yaptık. Teyzeme de gittik ancak hiç fotoğraf çekemedik... Sizce neden? Tabi ki Berke bir dakika bile durmadı :/ Yol yorgunu oldu herhalde :) 







Sağlıkla, güzellikle, mutlulukla kalın, sevgiler.




18 Ocak 2019 Cuma

Google Asistan nasıl kullanılır

Her şeyi ama “her” şeyi sorduğumuz Google artık daha çok elimizin altında olacak. Bade’nin araştırma ödevi, Berke için ek gıda tarifleri vs derken ben epey faydalanıyorum Google hocamdan... Size Google Asistan deneyimlerimden bahsedeceğim.

Google Asistan türkçe

İOS için AppStore dan Google Asistan programını yükleyerek işe başlıyoruz. Konuşarak ya da yazarak iletişim kurabilirsiniz. Google asistan direk en geniş bilgi ağına sahip Google a bağlı olduğundan çok bilgili:) Üstelik uygulama dilimize uyarlandığından anlaşmak daha kolay. 

Google Asistan ile neler yapabilirsiniz?


  • Takviminizi yönetirsiniz 
  • Alarma kurar, kapatırsınız
  • Sorularınıza cevaplar alırsınız
  • Müzik dinleyebilirsiniz 
  • Fotoğraf galerinizden örneğin Kütahya’da çekilen fotoğrafları göster diyerek seçim yapabilirsiniz 
  • Kişilerinizi arayabilir, mesaj gönderebilirsiniz 
  • Hava durumunu öğrenebilirsiniz 
  • Hatırlatmalarınızı yönetebilirsiniz 
  • Fıkra ya da tekerleme isteyebilirsiniz 
  • Kalorisini merak ettiğiniz yiyecekleri sorabilirsiniz 
  • Karın güçlendirme egzersizi açtırabilirsiniz

Bu liste böyle uzar gider... 
Aklınıza gelen her şeyi konuşabilir, geçmiş yazışmaları silebilirsiniz. 
Esprili dili ve Türkçeye uyumlu olması benim çok hoşuma gitti. Hatta bana bir espri yapmasını istedim: Köpek kediye 'hav hav' demiş. Kedi 'miyav' diye cevaplamış. Köpek 'konuyu değiştirme' demiş 🐕🐈

Asistan çok kısa sürede yaygınlaşacak diye düşünüyorum; çünkü hepimiz çok yoğunuz, telefonda çok işimiz oluyor ve iyi bir yardımcıya her zaman ihtiyaç vardır. 

Google Asistan


Google evinde bu uygulamayı deneyimlerken fotoğraflardan belli olduğu üzere çok mu çok eğlendik. Spor alanında bisiklet pedalı çevirerek içeceklerimizi hazırladık, banyoda balonlar arasında en güzel kim dedik, hobi bölümünde resimleri kuru çiçeklerle süsledik, okuma alanında asistana bol bol soru sorduk, seyahat alanında hangi ülkeye hangi ayda gitmeli öğrendik.  Önümüzdeki hafta için hava durumunu bölgelere göre araştırıp bir seyahat planlama zamanı şimdi! 



Evde Fıstık Ezmesi Yapımı

Lezzetiyle gönüllere taht kuran diyeceğim çünkü ben çok severim fıstık ezmesini... Hem besleyici hem de çok lezzetli ev yapımı fıstık ezmemi marketlerde satılan çok şekerli, bol kalorili, koruyuculu kavanoz ürünlerden çok daha fazla sevdim. Fıstık ezmesini evde kolayca yapabileceğinizi biliyor muydunuz?

ev yapımı fıstık ezmesi

Her şey instagramda @hanimzzade hesabında muhteşem bir fıstık ezmesi görseline denk gelmem ile başladı. Tabi ki tarifi aldım ve birkaç değişiklik ile ben de yaptım. Sonra bir daha bir daha derken artık epey iyi kıvam tutturuyorum.

Protein, magnezyum, potasyum içeriğiyle besleyici olduğundan çocuklar için de tercih edilir. E vitamini içerir. Yağlı ve kilo aldıran bir şey diye adı çıksa da lifli olması sebebiyle diyet programlarına da uygun. Protein kaynağı olarak da zengin.  Hem lezzetli hem de oldukça faydalı, ne güzel...


Evde katkısız, koruyucusuz, şekersiz fıstık ezmesi nasıl yapılır?


  • 500 gr kadar fıstık
  • 1 yk tahin
  • 1 tk bal
  • 1 tk keçiboynuzu özü
  • 1 tk keçiboynuzu unu
  • 1 tutam kaya tuzu

fıstık ezmesi yapımı

Hazırlanışı:

Fıstıkları kavrulmuş olarak aldım, ince zar kabuklarını soydum. Eğer kabuklu veya çiğ alırsanız fırında kavurmanız gerekir.
2 su bardağı kadar oluyor ayıklandığında, hepsini rondoya alıyoruz ve arada bir rondoyu dinlendirerek (motoru yanmasın) krema kıvamına gelene kadar parçalıyoruz. Eğer biraz katı seviyorsanız daha az parçalama yaparsınız. Ben ilk yaptığımda daha büyük taneler bırakmıştım çocuklar sevmedi!
İstediğimiz kıvama ulaşınca yukarıdaki ürünleri ekliyor ve tekrar rondo işlemi yapıyoruz.
İster cam kavanoza isterseniz saklama kabına alarak hemen yemeye başlıyoruz.


Afiyet olsun çok lezzetli oluyor!!!

Biraz çavdar ekmeği, 1 yemek kaşığı kadar fıstık ezmesi ve 1 bardak süt ile kahvaltı yapmaya gidiyorum şimdi :)






7 Ocak 2019 Pazartesi

Bade’m 9 yaşında

6.Ocak bizim günlerdir beklediğimiz tarih! Bizim için çok çok önemli bir gün... Bade’nin doğum günü tabi ki... Bizi aile yapan, evimize neşe katan biricik kızımızın doğumu...

blogger

Yeni yaşında da ve sonraki yaşlarında da yani ömür boyu doğum günün için hep böyle heyecan duyarsın inşallah kuzucuğum. Bir aydan az kaldığında gün saymalar başladı. Hatta geçen haftalarda hediyeni seçmek için beraber dışarı çıktık. Jimnastik yapan Barbie bebeği istedi Bade. O anda almadım çünkü hem sabırsızlanır, doğum gününe kadar dayanamaz dedim hem de sürprizi kaçar! Doğum gününden bir gün önce hediyeni almak için birkaç avm gezmek zorunda kaldım çünkü hiç bir yerde bulamadım! Babana haber vermek iyi oldu, o buldu oyuncağını:) Ya bulamazsak diye de sana şirin mi şirin bir bornoz aldım.
Bir gün öncesinde akraba ziyaretinde sürpriz bir pasta ile kutlamalar başladı:) Çok şaşırdın. Pazar sabahı ise seni yatakta notlarla uyandırdım. Not kağıtlarından birini de banyoya bıraktım yüzünü yıkarken sürpriz oldu. Günlerdir “anne sen daha hediyemi almadın” sorularına cevaben hediye paketlerini açtın, çoooook mutlu oldun. Yüzün hep gülsün kızım

blogger anne
blogger anneler

Güzel bir kahvaltı ardından evde keyif yaparken aniden içeri giren teyzenler, komşular, anane ve resimli pastan da sürprizlerin devamı oldu...Bütün pastaları birkaç kere üfledik! Kardeşinle de her pasta heyecanını paylaştın. Seni en çok şaşırtan telefon ise öğretmeninden geldi; ne mutlu sana :)




Babanla sana sürprizlerle dolu bir doğum günü anısı daha bıraktık. İçindeki heyecanı hiç kaybetme:)





3 Ocak 2019 Perşembe

Pizza Pişşi

Hamur işi ile aranız nasıl? Valla bizim çok iyi :) Ama tabi diyetler, kilolar derken bu aralar mesafeli bir ilişkimiz var 3 beyazla! İnce hamurlu, bol malzemeli pizza ve pamuk gibi pof pof kabarmış Pişi seviyorsanız size harika bir adres önerim var!!! İstanbul Anadolu yakasında PizzaPişşi tabi ki....

pişi kahvaltı mekan önerileri

Hadi pofuduk pişinin içinde bir de Nutella olduğunu hayal edin... Kulağa çok lezzetli geliyor değil mi? İstanbul\Kadıköy\Erenköy’de küçük ama şirin mi şirin bir yer burası. Kadıköy-Pendik minibüs yolu üzerinde İntaş ve Kazasker durağı arasında 3M Migros’un hemen yanına düşüyor.
pişi kahvaltı mekan önerileri

Arkadaşlarımla gittiğimizde nefis pizzalarını tatmıştım. 4 peynirli, kaburgalı, pancarlı, sebzeli vnapoliten pizzalara diyecek yok... Mekanın işletmecisinin İtalya’da pizza üzerine eğitim aldığını ve lezzetli ürünleri kaliteli malzeme ile hazırladığını söyleyebilirim gönül rahatlığıyla! Sizi bilmem ama ben hasır pizzaları, şu zincir marka olanları, marketlerde buzlukta satılanları yiyemiyorum. Evde yapılanlar da malzeme yönünden tercih etsem de hamuru asla ve asla güzel olmuyor. Ya çok kalın oluyor ya da sert. Böyle butik mekanların ince hamurlu bol malzemeli pizzaları orijinal pizza oluyor :)
Hem lezzetli hem de mideye oturmuyor! Tek dezavantajı yedikçe yiyorsunuz:)))
pizza mekan önerileri

Çocuklarla da bir pazar kahvaltısında gittik PizzaPişşi’ye. İsminden de belli olduğu gibi pizzada iddialı olduğu gibi pişi konusunda da övgüyü hak ediyor. İçi dolu dolu pişilerle hazırlanan kahvaltı tabaklarında peynir, zeytin, reçel, salata servisi var. Bir Pişi tabağı gayet doyurucu da olsa siz yine kaşarlı sucuklu pişilerden deneyin pişman olmayacaksınız. Kahvaltı üstüne tatlı olarak da nutellalı pişi enfestooooo! Bade direk çikolatalı pişi ile başlayıp bitirdi kahvaltıyı. Berke de pişi ve kahvaltılık ile başlayıp çikolatalı ile devam etti! Kesinlikle mideye oturmuyor, hamur hamur hissetmiyorsunuz. Bunun sebebi de hamurları az maya ile hazırlamaları ama mayayı çok bekletmeleri imiş.
pişi kahvaltı mekan önerileri

Anadolu yakasında kahvaltı mekanı önerisi olarak PizzaPişşi diyorum. En lezzetli pizzalar için de mutlaka PizzaPişşi’ye uğramalısınız. Perşembe günleri Erenköy pazarı öncesi ya da sonrasında güzel bir mola olur, ne dersiniz? Biz Avrupa yakasından gittik, pişman olmadık, çok beğendik, tekrar tekrar da gideriz.



20 Aralık 2018 Perşembe

ona küçük sürprizler yapın

Bu hafta içi evimizin güzeli Bade için birkaç sürpriz hazırladım. Hep hayalimdi çocuğumla keyifli vakitler geçirmek, kimin değil ki! Çalışan bir anne iseniz durum öyle kolay olmuyor. 

Bade’nin okul hayatına başlamasıyla (4 yaşında oyun grubu idi)  çalışan anne olmak bana zor gelmeye başlamıştı. Okula getirip götürmek, ilgilenmek istedim elimden geldiğinde... Ama İşte sonuçta iş hayatı yoğun! 
Ana okulu, ana sınıfı dönemine geldiğimizde Bade sormaya başladı artık bana: “anne sen neden beni okuldan almıyorsun” 
Ana sınıfı ve ana okulunda şansımıza veliler genelde ev hanımı olunca, hatta neredeyse hepsi, Bade de annesini arar oldu. O zamana kadar herkesin annesi işe gider, çocuklar anane ile kalır diye biliyordu. 
Berke’nin doğumundan sonra çalışma hayatını bırakmamın en büyük sebebi de işte buydu! Çocuklarla tam zamanlı ilgilenmek... 

Ben de özel sektörden kurtulduğumdan beri çocuklarla daha çok ilgilenebiliyorum. Okuldan gelmesine yakın kek pişiriyorum, puding yapıyorum mesela... (Fiziki olarak örnek veriyorum, fikir olsun) Gerçi son birkaç haftadır kek ve puding yemek istemiyor:) sanırım sıkıldı:)) 

Ben de menüyü değiştirip sevdiği başka şeylerden yapayım dedim: kaşarlı mantar ve boş börek 
Börek için Bade boş diyor ama ben içine kaşar koyuyorum :) mantarı da mangalda, fırında çok seviyor. Okul saatine yakın hazırlayıp Bade’yi mis kokularla karşıladım. Çok mutlu oldu... 

Ben çalışan bir annenin çocuğu değilim ama arkadaşlarımdan çocukluğumdan zorluklarını biliyorum. Anahtarla kapıyı açmaktan nefret ettiğini, okul dönüşü dolaptaki yemeği ısıtmayı istemediğini söylerdi arkadaşlarım... Ben de 16 yaşımdan sonra eve anahtarla girmeye başlayınca onları çok daha iyi anladım.  Gerçekten çocuğunu evde karşılayabilmek büyük bir lüks, şükür sebebi! Sizce de öyle değil mi? 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...