20 Nisan 2018 Cuma

Evde kolay kil maskesi

Cilt bakımından konu açılmışken hemen hemen iki haftada bir yaptığım pratik bir maskeden bahsedeceğim size. Malum iki çocuklu olunca cilt bakımı için güzellik salonlarına gitmek epey zor oluyor. Hem organize olmak hem de zaman bulmak mesele! Evinizde kolayca yapabileceğiniz bu maske cebinizi de düşünüyor, çok düşük maliyetle bakımınızı yapabilirsiniz. İşte evde kolay kil maskesi tarifim:


Evde kil maskesi için YouTube kanalımdaki eğlenceli videomu izleyebilirsiniz.




Kil maskesi nasıl hazırlanır?

Maske için kili aktarınızdan alabilirsiniz. Ben genelde 5 TL lik alıyorum. Uzun bir süre de yetiyor bana. Kilin farklı renkleri oluyor; yeşil, beyaz, kahve tonlarında gibi... benim tercihim yeşil renkte olanlar.
Bir kase içine biraz kil alıp yavaş yavaş suyla ıslatarak çamur kıvamına getirebilirsiniz. İşte bu kadar basit! Tabi ben maskemi zenginleştirmek ve maksimum fayda sağlamak için bazı şeyler ekliyorum.


Kil maskesi için püf noktalarım:


  • Bazen su yerine soda kullanıyorum. Kili soda ile açıyorum.
  • Cildimde kuruluk hissediyorsam birkaç damla saf zeytin yağı ekliyorum maskeme.
  • Canlandırıcı etkisi için lavanta yağı ekliyorum.


Bunlar benim püf noktalarım, evde olan malzemelere göre ve cildimin ihtiyaçlarına göre çeşitlendiriyorum işte böyle...

Hazırladığım maskeyi iyice temizlenmiş cildime bir fırça yardımıyla sürüyorum ve bekliyorum. Yaklaşık 10 dakikada maske kuruyor ve yüzümü yıkıyorum. Eğer maskenize zeytin yağı eklediyseniz maskenin kuruma süresi uzayacaktır, şimdiden söyleyeyim. Yüzümü maskeden arındırırken, suya birkaç damla limon sıkıyorum, cildim daha da ferahlıyor. Kesinlikle tavsiye ederim. Son yıkama suyuna biraz limon suyu, deneyin farkı göreceksiniz.

**Herhangi bir maske ya da kozmetik ürün kullanmadan önce kolunuzda ya da yüzünüzde küçük bir bölümde deneyin, alerji vs gibi bir sorum oluyor mu kontrol edin.


videolu tarif



Kil maskesinin faydaları:


  • Gözenekleri sıkılaştırır
  • Yap dengelenmesini sağlar
  • Akne oluşumunu önler
  • Cildin rengini düzenler
  • Cildinizi ölü derilerden temizler


Tertemiz, aknesiz, pürüzsüz bir cilt ile mutlu günler dilerim.




17 Nisan 2018 Salı

Ozonlabs ile 21 günde değişim

Pürüzsüz ve genç bir cildi kim istemez... Çeşitli ürünler, maskeler denedim şimdiye kadar... Sizin cilt bakımı için özel ürünleriniz var mı? Cildinize iyi gelen, cildinize nefes aldıran bir ürün? Benim artık var: Ozonlabs ozon serumu. Yaklaşık 1 aydır düzenli kullandığım bu ürün hakkında tecrübelerimi paylaşacağım, ilginizi çekeceğini tahmin edebiliyorum. Cildimde sadece akşamdan sürdüğüm ozonlabs ile fotoğrafım size biraz fikir verir bence :)


ozonlabs kullananlar, kullanıcı yorumları

Hiç bir zaman sivilceli bir cildim olmadı, çok şükür. Ne ergenlikte ne de sonrasında. Ama tabi benim de kendime göre cilt problemlerim var-dı. Mesela gözenekler, cilt kuruluğu, cansız ve soluk görünüm... 21 günde ben farkı gördüm. 


Ozonlabs kremi nedir?

Ozonlabs oleik asit içerisinde ozon gazı bulunan bir cilt bakım ürünüdür. Yani daha kolay bir ifadeyle ozonlandırılmış zeytin yağı içinde ozon gazı formudur. Ürün bulanık renkte olup 50 ml şişe formunda satılmaktadır. Gözeneklerden, cilt lekelerinden, akneden, cilt sarkmalarından, göz altı morluklarından şikayetçi iseniz doğru yerdesiniz. Aynı zamanda çatlaklar ve selülit için de tüm vücutta kullanılabiliyor. %3.2 ozon gazı içeriyor. 



Ozonlabs kullanım alanları:

  • Cilt bakımı,
  • Cilt yenileme,
  • Cilt lekeleri,
  • Hücre yenileme,
  • Kırışıklık ve kaz ayakları,
  • Sivilce-akne önleme,
  • Göz altı morlukları, 
  • Yara ve yanık izleri,
  • Çatlaklar ve ameliyat izleri
  • Egzama tedavisinde (parfüm deterjan alerjisi gibi durumlarda) kullanılıyor.

**Atopik dermatitlerde kullanılmıyor. 




Ozonlabs nasıl kullanılır?

  • Bir pompa ürün yüzünüz için yeterli oluyor. Ben her gece temizlediğim cildime bir pompa ürün uyguluyorum. Ozonlabs cildime sürdüğümde hafif bir karıncalanma hissediyorum. Hücreler harekete geçiyor sanki. Bir şişe ürün 50 ml ve 120-150 kez kullanıma yeterli oluyor. Tabi her uygulamada, günde bir kere benim gibi tek pompa kullanırsanız bu rakamlar geçerli oluyor. Vücut için kullanırsanız, daha fazla alana uygulayacağınız için kullanım süresi azalacaktır. Oldukça yoğun kıvamlı, bir damla yeterli geliyor. 
  • Ozonlabs tedavisi uyguladığımız dönemde makyaj yapmıyoruz. Ozonlabs yüzümüze sürüp üstüne bir de makyaj yaparsanız olmaz, cildimizde ozon kremi yokken hafif bir allık kullanılabilir diyor Balasu hanım. 

ozonlabs kullananlar



Ozonlabs deneyimlerim:

Öncelikle belirtmeliyim ki bu tip ürünleri kullanırken düzenli kullanmaya dikkat etmeliyiz. Ancak böyle düzenli kullanırsak olumlu etkilerini görebiliriz. 
Çok iyi temizlenmiş cildime kullandığımda karıncalanma hissini yoğun bir şekilde yaşıyorum. Mikrofiber bezi de kullandığımda etkisi daha da artıyor. Mikrofiber bezini ozonlabs sitesinden inceleyebilirsiniz. Sabah kalktığımda cildimin parladığını görüyorum. Sadece soğuk su ile yüzümü yıkıyorum.  Cildimin rengi açıldı, belki de yakında pembe-beyaz tonlarına yaklaşacak. 
En iyi sonuç için en az 21 gün kullanılması tavsiye ediliyor. Çünkü 1 hücre ortalama 21 günde oluşuyor. 

Çatlaklar, ameliyat izleri ve diğer etkileri için lütfen youtube/bademlebuduk videomu izleyiniz.





Ozonlabs nasıl satın alabilirim?

Ürünü şu anda ozonlabs.com da bulabilirsiniz. Yakında başka satış sitelerinde de olacakmış. Hatta eczane satışı da olabilir. Şimdilik sadece ürünün online sitesi aktif şekilde satış yapıyor. 
Bu güzel ürünle beni tanıştıran @eniselives 
Bu güzel fotoğraflar için @yesimmutlu 
Teşekkürlerimle ...





11 Nisan 2018 Çarşamba

GB qbit + kullanıyoruz

Bebek arabası konusu bir annenin, hatta anne adayının, daha bebeği anne karnında iken en çok araştırdığı şeylerden bir tanesidir. Ben de hamileliğim süresince acaba hangi araba en kullanışlı diye epey araştırdım. Hamile iken kriterleriniz biraz gerçekten uzak olabiliyor. İşlevsel olması, kolay açılıp kapanması gibi en önemli özellikleri göremeyebiliriz. Bebeğiniz çocukluk dönemine girdiğinde ise asıl ihtiyaçlar ve özellikler ortaya çıkıyor. Berke'nin büyümesi ile beraber biz de değişen ihtiyaçlarımıza uygun bir bebek arabası ile tanıştık. GB Qbit + kullanıyoruz, çok memnunuz. 

gb qbit+ bebek arabası

Bebeklikten çıktıkça kilosu da artan ve daha da hareketlenen bebeğim için konforlu, hafif, kolay açılıp kapanabilen, çok yer tutmayan bir bebek arabası hayal ettim. Pusetin bagajda çok yer tutmaması bence çok önemli bir özellik! Bir seyahate giderken valizleri araca yerleştirdiğimizde yer sıkıntımız varsa -ki 2 çocukla bagaj bize hep çok küçük- ilk vazgeçtiğimiz eşya bebek arabası oluyor. Oysa seyahatlerde, gittiğimiz gezdiğimiz yerlerde bebek arabasına çok ihtiyacımız oluyor. Bu yüzden araştırma kriterlerimin ilk sıralarında az yer kaplaması vardı. GB Qbit + bu özelliği ile bizi fethetti. 
İki çocuklu hayat olup bir de küçük kardeş de hareketli ise hafif bir bebek arabası ve arabanın kolay açılıp kapananı makbul oluyor. Tek elle açılıp kapanabilen, parçalara ayırmadan, tekerleklerini çıkarmadan aracın bagajına yerleşebilen araba candır. Yani GB Qbit + candır. 

gb qbit+ kullananlar

Neden GB Qbit +


  • Bebeğim için konforlu, ergonomik yapısı 
  • Tek elle açılıp kapanır
  • Katlandığında ayakta durabilir 
  • Hafif -yaklaşık 7 kg ağırlığında-
  • Katlandığında 53 cm kadar oluyor, bagajınızın bir köşesine mutlaka sığacaktır
  • Tam yatabilen sırt bölgesi var
  • Pencereli tentesi sayesinde bebeğinizi izleyebiliyorsunuz
  • Hafif ve kompakt
  • Şehir hayatına, kaldırım vs uygun, konforlu sürüş
  • Geniş ve kullanışlı alt sepet
  • 17 kg'ye kadar taşıma kapasitesi var. 



Elimizin altında yağ gibi kayan tekerlekleri ve çukurlara, tümseklere karşı süspansiyon sayesinde arabayı kullanmak çok kolay. Üstelik bebeğiniz için de oldukça konforlu bir yolculuk oluyor. Manevralar çoooook kolay... Bade de kardeşinin arabasını rahatlıkla sürüyor, abla kardeş keyif yapıyorlar. Hatta arabayı boş bulursa Bade de biniyor arabaya... Berke de onu sürmeye çalışıyor. Badem kızım bebekliğinde bebek arabasını pek sevmezdi, şimdi arabaya binmek hoşuna gidiyor. 


gb qbit+ kullananlar


Uygun aparatları kullanıldığında travel sistem de olan bir araba, daha ne istenir ki...  Biz GB Qbit + kullanıyoruz ve çok memnunuz. Siz de incelemek isterseniz ürünün Türkiye distribütörü Opera İstanbul'dan bilgi alabilirsiniz. 




9 Nisan 2018 Pazartesi

fırında kuşkonmaz tarifi

Kuşkonmaz sever misiniz? Ya da hiç denediniz mi? Tadını bilir misiniz? Ben marketlerde görüyor, tadını biliyor ama almaya cesaret edemiyordum. Daha önce yedim ama hiç pişirmemiştim. Fırında kuşkonmaz tarifi o kadar da kolaymış ki daha önce neden yapmadığıma pişman oldum. 

videolu yemek tarifleri

Sevdiğim bir yemeğin, tatlının tarifini almamış olsam da damağımdaki lezzetinden nasıl pişirilmiş olduğunu az çok tahmin ederim. Kuşkonmazı da birkaç kere yemiştim. Fırında pişirilmiş sebze olarak sevdim ben. Çorbasını da yapıyorlar ama hiç denemedim. 

Fırında kuşkonmaz tarifi 

Özellikle büyük marketlerin organik reyonlarında satılan kuşkonmazları alıp nazikçe temizliyoruz. 
Kalın olan uç kısımlarını ve eğer tercih ederseniz gövdesinde gözümüze büyük gelen yaprakları bıçak yardımıyla alıyoruz. 
Ayıklanan kuşkonmazları kurutuyoruz. 
Sosumuzu hazırlıyoruz. Biraz zeytin yağı, baharat, tuz, sarımsak ve varsa limon sıkarak sosu oluşturuyoruz. 
Kuşkonmazları sosla karıştırıp yağlı kağıt üzerine fırın tepsisine diziyoruz. Fırına atıyoruz. 
Yaklaşık 10-15 dakika gibi bir sürede pişiyor, 10 dakikadan sonra kontrol etmeli!

Özellikle et, balık yanında garnitür olarak çok yakışıyor. Fırından çıkar çıkmaz sıcak ya da ılık tüketilmesi tavsiye edilir. Dilerseniz YouTube videomuzu izleyebilir, uygulamalı görebilirsiniz. Biz kuşkonmazı neyin yanında garnitür yapmışız videoda gizli...



Kuşkonmazın faydaları:


  • Özellikle mart-nisan aylarında yetişen bu bitkinin faydalı saymakla da bitmiyor. Magnezyum, sodyum, demir bakımından çok zengin.
  • Yıpranan sinirlere ve zihin yorgunluğuna da iyi geliyormuş. 
  • İdrar söktürücü, taş dökücü etkisi de varmış. Biz özellikle Berke de yesin diye hazırladık. Ama yemedi; bir daha pişireceğim. 
  • Cilde de iyi geliyormuş.
  • Karaciğer dostu bir sebzedir.

Tabi ki dozunda tüketilmesi abartıya gidilmemesi gerekiyor. Özellikle mart-nisan- mayıs bahar aylarında tüketmeli. Biraz pahalı bir sebze, paketi 17-20 tl kadar, mevsiminde almalı, tatmalısınız. Fırında pişirmenin dışında çorbası ve salatası da güzel oluyormuş, ben deneyeceğim. 




2 Nisan 2018 Pazartesi

Yaşlanmak Artık Kaderiniz Değil


Zamanın ve yaşamın insana getirdikleri sadece güzel anılar ve keyifli deneyimler değildir. İnsan vücudunda dış etkenlere en çok maruz kalan bölge şüphesiz ki cilt dokusudur. Zamana, olumsuz çevre koşullarına, strese ve yaşamın getirdiği diğer negatif etkilere bağlı olarak ciltte bozulmalar başlar. Yaşlanma karşıtı önlemler bir noktadan sonra kırışıklık tedavisi açısından yeterli etkiyi göstermediği için, kişi her aynaya baktığında görmekten keyif almadığı bir görüntü ile karşılaşabilir.


Bu noktada modern tıbbın sunduğu çözümlerden faydalanarak 10 ila 15 yıl aralığında daha genç bir görünüm elde etmek mümkündür. Peki nasıl?

Hyaluronik Asit ile Tanışın

Yüzdeki kırışıklıklar nasıl giderilir? sorusunun cevabı özellikle belirli bir yaştan sonraki insanlar için oldukça önemlidir. Plastik cerrahi, estetik ve rekonstrüktif cerrahinin uzmanlık alanı olan kırışıklık tedavisi ile ilgili sürekli farklı yenilikler duymak mümkün. Bu alanda elde edilen gelişmeler sayesinde tedavilerin daha kolay uygulanması, iyileşme süresinin azalması ve tedavinin etki süresinin artması önemli kazanımlar arasında yer alır. Hyaluronik asit de son dönemlerde oldukça sık tercih edilen kozmetik cerrahi uygulamalarının temel maddelerinden birisidir. Kalıcı olmayan, ancak etki süresi oldukça uzun olan cilt altı dolgu uygulamalarında kullanılan bu malzeme laboratuvar ortamında elde edilse de, insan vücudu ile tamamen uyumludur.

Hyaluronik asit aslında insan hücrelerinde bulunan bir proteindir. Ciltte bulunan kolajenin üretilmesini sağlayan madde, cildin elastikiyetini korumasında ve kırışmamasında oldukça etkilidir. Bu protein aynı zamanda eklemlerde bulunur ve eklemlere kayganlık kazandırarak hareket kolaylığı sağlar. Laboratuvar ortamında da üretilebilen bu protein, kırışıklık tedavisi için üretilen kozmetik ürünlerin temel bileşenleri arasında yer almaktadır. Protein yapısı gereğince su tutma özelliğine sahip olması nedeniyle cildin daha gergin ve genç gözükmesini sağlar. Yaşlanmanın en belirgin etkilerinden birisi olan vücut salgılarının azalması ve hücre yenilenmesinin yavaşlaması, proteinin üretimine de etki eder. Proteinin zamanla azalması nedeni ile ciltte yaşlanma belirtileri ortaya çıkar. Bu noktada oldukça kolay uygulanan ve sunduğu avantajlar ile dikkat çeken hyaluronik asit dolgusu yaşlanma karşıtı kırışıklık tedavisi yöntemleri arasında yer almaktadır.



Hyaluronik Asit Dolgusu Nedir?

Kolajen dolgunun bir alternatifi olarak tercih edilen hyaluronik asitle dolgu uygulaması, cildin daha dolgun gözükmesinde ve elastikiyetini geri kazanmasında etkilidir. Zaten insan vücudunda bulunan bir protein olan hyaluronik asit, biyolojik olarak çözülebilme özelliğine sahip olduğu için çok sık tercih edilmektedir. Daha dolgun ve hacimli bir cilt görünümü için kullanılan bu dolgunun kolajen dolguya göre pek çok avantajı vardır. Ayrıca hyaluronik asidin kolajen üretimini tetiklediği ve vücudun bu maddeyi doğal olarak üretmesini sağladığı da bilinmektedir. Uygulamanın temel etki prensibi ise hyaluronik asidin uygulandığı bölgedeki nemi emerek su toplaması ve bu sayede cilt altında dolgunluk oluşturmasıdır. Oluşan dolgunluk ciltteki kırışıklıkların ortadan kalkmasında ve daha genç bir görünümün ortaya çıkmasında etkilidir.

 Hyaluronik Asitin Faydaları

Farklı dolgu maddeleri ile kıyaslandığı zaman hyaluronik asidin bir adım öne çıkması, bu maddenin yaşlanma karşıtı uygulamalarda çok sık tercih edilmesinde etkili olmaktadır. Hyaluronik asit faydaları ile dikkat çekerken aynı zamanda etkileri ve uygulama kolaylığı ile de tercih edilir. Cildin daha pürüzsüz ve esnek olmasını sağlayan dolgu maddesi, kırışık tedavisi için en etkili ve güvenilir maddelerden biri olarak bilinir ve bu nedenle sıkça kullanılır. 6 ila 14 ay aralığında kalıcılık sağlaması ile de en uzun etki süresine sahip biyolojik dolgu malzemesi olan hyaluronik asidin uygulama süresi de oldukça kısadır


29 Mart 2018 Perşembe

lohusalık da geçiyor, gerçekten :)

Her şey geçip gidiyor. Geçmez dediğiniz günler geçiyor, yeni süprizler çıkarıyor hayat karşımıza. Yaşarken şikayet ettiklerimizi hatta bazen özlüyor, arıyoruz. Lohusalık da zordu gerçekten, ama geçti mi? Evet geçti, gitti.


blogger anne

Dört hamilelik yaşadım ben, ikisi erken sonlandı ama yine de lohusa gibi hissettim. Çok uzun sürmese de yine de bol acılı, zor günlerdi. Diğer ikisi de en az 40 gün sürdü!!! İlk bebeğimde Bade’de yeni hayata adapte olmam daha kolay oldu. Sanırım gençlik diyoruz buna; ah gençlik... Berke doğduğunda ise biraz daha zordu lohusalık! Yardımcısız kalma ihtimali, ilgiye muhtaç bir ilk çocuk, ilerleyen yaş vs. İki çocuk arasında 6 yaş olunca anne de 6 yıl daha yıpranmış oluyor, öyle değil mi?

Kısa süre içinde sorunlar çözüldü. Yardımcı ve Bade’nin okul hayatının düzene girmesi bizim de günlük rutinleri oluşturmamıza iyi geldi. Geçmez bu günler derken bir baktım ki Berke’nin 40’ı çıktı. Ben de onu alıp dışarılara çıkmaya başladım. Arkadaşlar konusuna hiç girmeyeyim, bu sefer de başka sorunlar başladı. Uykusuzluk, emzirme seansları derken günler çooooook yavaş ilerliyor gibi geliyordu. “Yaşına girsin düzene girer uykuları” diyenlerin tüm tezlerini kurutan Berke bir türlü uyumuyor, kolik sancıları ile boğuşuyorduk. Ama ben Bade’den dolayı deneyimli, bu da geçecek derken biraz daha sabırlı idim.

İnanır mısınız buna rağmen sanki hiç değişmeyecek, hep bu durum içinde yaşayacağız sanıyor, umutsuzluğa kapılıyordum. Bazılarının gerçek yüzlerini görmem ile hayata bakışım ve hayattan beklentim yerlerde idi.... Uykusuz geceler, bol bol düşünme fırsatı gibi görünse de düşündükçe üzülüyordum.
Aynı dönemde doğum yaptığım arkadaşlarla konuşmak, bir araya gelmek bana iyi hissettiriyordu. . Berke de biraz büyüyüp ek gıdaya başlayınca Bade ile beraber vakit geçirmek hepimize iyi geldi. Mutluluk çocuklarımızın gözlerinde saklı imiş meğer. Zamanla işler rayına girdi. Gidenler gitti, gelenler şükrettirdi.

Lohusalık da öyle ya da böyle geçiyor. Günler yavaş, yıllar hızlı geçiyor diyorlar ya aynen öyle. “Muhteşem ilk yıl” dedikleri -ki anne için “epey zorlayıcı ilk yıl” lohusalık ve artçı etkileriyle geçiyor. Burada mühim olan geçiyor olması :) Her şey geçiyor, geriye sadece güzel anılar kalıyor. Geçeceğini bilerek, tadını çıkararak yaşamalı. Ben ikinci de daha bilinçli idim. Tavsiye ederim.


28 Mart 2018 Çarşamba

kapalı oyun parkı sorunsalı

Çocuklarınızı kapalı oyun parklarına götürüyor musunuz? Kapalı oyun parklarına hep mesafeli durmuşumdur. Özellikle Bade küçükken o top havuzlarına girmesini pek istemezdim. Top havuzları temiz mi sizce? Şimdi, aradan 7-8 yıl geçti ve ben de daha esnek hale geldim.


Top havuzlarının yeterince temiz olmadığını ve büyük çocukların küçükleri ezebileceğini düşündüğüm için Bade’yi hiç sokmadım desem yeridir. O da çok istekli olmamıştı küçükken zaten. 4 yaşında gittiği kreşin oyun alanındaki top havuzuna bile alışması zaman almıştı. Sadece okuldaki top havuzuna giriyordu. Neden bu alanlardan çekindiğime gelecek olursak özellikle restaurantlarda ayakkabılarıyla da giren çocukları görüyorum maalesef. Hasta, nezle çocuklar da parklara giriyor tabi. Okul ortamı ise bana daha güvenli geliyor hala. Sonuçta bir gözetmen var başlarında.

kapalı oyun parkı sorunsalı

Berke ise hareketlenmeye, ayaklanmaya başladığında inanılmaz bir istek gösterdi kapalı oyun parkları için. Tabi biz böyle bir duruma alışık olmadığımız için epey şaşırdık. Çok da engel olmadık Berke’ye çünkü ablası da hoşlanıyordu artık bu ortamlardan. Yine de tedbiri elden bırakmadan çocukların eğlencesini izlemek keyifli oluyor. İki kardeş olmanın avantajlarından bir tanesi de birbirlerinden cesaret almaları olsa gerek...

Oyun parklarından dönüşte baştan aşağı kıyafetler çıkıyor, hemen banyoya giriliyor bizim evde, kural böyle! Sadece parklar değil, ikea oyun alanında oynamışlarsa eğer yine aynı kurallar geçerli. Kıyafetler de beklemeden hemen makineye giriyor, yıkanıyor.

bademlebuduk


Özellikle sosyallik, iletişim, yaşıtlarıyla beraber olmaları için çok faydalı olduğunu düşünüyorum.  Havalar ısınsa, parklar, salıncaklar, kaydıraklar her gün gideceğiz inşallah. Böylece temiz hava da almış oluruz. Berke ve Bade açılsın diye artık kış ve soğuk havalarda kapalı oyun parklarını tercih ediyoruz. Özellikle temizliği ve ne kadar kalabalık olduğuna dikkat ediyorum. Birkaç mekan belirledim ve oralara gidiyoruz. En son gittiğimiz mekan Axis İstanbul'da idi. Elinde bezler ve kova ile devamlı oyuncaklar siliniyordu. Bu tür parklar çocukların fiziksel ve ruhsal gelişimleri için çok değerli, keşke daha fazla seçenek ve daha temiz mekanların sayısı artsa... Jetonlu, müzikli, ışıklı oyuncakları hiç tercih etmiyorum...

bademlebuduk

Sizin farklı tavsiyeleriniz ya da hastalıklara vs karşı önlemleriniz neler?





23 Mart 2018 Cuma

Beşiktaş Ihlamur Kasrı gezimiz

Bahar geldi mi, kış bitti mi derken güneşi gördükçe kendimizi dışarı atar olduk. Uzun hastalık dönemleri, okul, ödevler derken hafta içi çok dışarı çıkma şansımız olmuyor. Geçtiğimiz pazar havayı güzel bulunca aldık çocukları attık kendimizi sokağa! İstanbul’un göbeğinde biraz nefes almak, doğayla buluşmak için Beşiktaş Ihlamur Kasrı’na gittik.

bademlebuduk

Evde bir şeyler atıştırıp hem temiz hava hem de kahvaltı için  çıktık. Tabi biraz da fotoğraf çekmek için makinemizi yanımıza aldık. Beşiktaş Ihlamur Kasrı Nişantaşı ve Beşiktaş arasında oldukça merkezi bir konumda! Otopark yok ama çok yakınında ispark bulunuyor, Beşiktaş pazarının kurulduğu yer. Bu arada cumartesi günleri otopark hizmet vermiyor, aklınızda olsun. Ihlamur Kasrı’na giriş ücretli. Yetişkinler için 2.5 tl ödeniyor.
Çok büyük bir alan değil ama içinde 2 köşk ve bir de gölet bulunuyor. Hemen makineleri ortaya çıkardık. Babamız arabayı park edip gelene kadar biraz fotoğraf çektik. Bade ortama bayıldı.





Kahvaltı faslına geçmeden baba ile de birkaç kare yakaladık. Kahvaltı servisi saat 12:00 da bitiyormuş. Biz parka girdiğimizde zaten saat 12 idi... Tost vs yer çıkarız dedik ama dışarıda masa bulmak pek de kolay değildi. Nihayetinde bir masa bulduk ama bu sefer de siparişlerimizi alacak kimse bulamadık. Biraz bekleyip pes ettik. Bu tarz işletmelerde servis maalesef çok ağır oluyor. En sevdiğimiz kafeteryalardan birine, Yeniköy’e gittik. Keyifle kahvaltımızı yaptık. Yani ikinci kahvaltımızı :)



Belki hafta içi gitmek, çocuklarla kırlarda gezinmek, piknik tadında bir gün geçirmek daha mantıklı olur. Hafta içi, hatta yaz tatilinde çocuklarla tekrar gelmek üzere not alındı bile! Tabi çocukları doyurup dışarı çıkaracağım, servis ve hizmet beklentim olmadan gitmem gereken yerlerden.



 Merasim Köşkü ve Maiyet Köşkü bulunan kasır 1700’lü yıllarda 3. Ahmet tarafından yaptırılıp günümüze kadar ulaşmış. Osmanlı döneminde sultanlar buraya istirahate gelir, misafirlerini ağırlarmış. Ben de şehir dışından gelen misafirlerimi ağırlamak için gideyim madem :)






Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...