31 Ağustos 2016 Çarşamba

lohusalara bunları söylemeyin

Lohusalık dönemi yeni anne adayı için zaman zaman zor olabiliyor. Sadece anne için değil, baba ve annenin çevresindeki diğer insanlar için de... Lohusalara söylenmemesi gerekenleri kendi deneyimlerim ışığında bir araya topladım. Siz lohusalara bunları söylemeyin olur mu?


Lohusalık dönemi nedir

Hamilelik döneminde annenin vücudunda meydana gelen değişimlerin doğum sonrası eski haline dönmesi süreci lohusalık dönemidir. Eski haline tamamen dönmesi zaman almakta ancak büyük çoğunluğu yaklaşık 6 hafta sürmektedir. Hormonların değişimi anneyi de epey etkilemekte...
lohusa halleri, blogger anne
Şimdi size yeni doğum yapmış olan arkadaşınızı yada akrabanızı ziyaret ettiğinizde söylememeniz gereken şeyleri yazacağım.

  • Hastane odasında ziyaret ettiğiniz anneye ''aa bebek daha doğmadı karnın kocaman'' demeyin. Bu gayet açık ve net değil mi? Yeni doğum yapmış bir anne bunu duymak ister mi sizce? Yada bunun farklı versiyonu var: ''aa karnın kalmış, tüh''    Bu iki cümle içinde iyi niyet kırıntısı aradım ancak bulamadım. 9 ay boyunca büyüyen rahimin ve karnın birkaç saat içinde eski haline dönmesi beklenebilir mi?
  • ''Emiyor mu? Doymuyor sanki'' yine bu cümle de annenin moralini bozabilecektir. Bebeğin emme refleksi daha yeni gelişiyor olabilir. Hatta bazen annenin sütü geç gelebiliyor. Belki de gerçekten doymuyor olabilir...
  • ''Hadi bakalım maraton şimdi başlıyor'' derken anneye moral verdiğinizi mi sanıyorsunuz? Yanılıyorsunuz! Klasik örnekler: diş çıkarma döneminde yandın, emeklerken yandın, tuvalet eğitimi yandın...
  • ''ne kadar da zayıf, sütün yetmiyor mu'' diyen hassas terazi ablalar teyzeler; Kilo bir sağlık ölçütü değildir, bebeğin sağlıklı olması yeterli, değil mi?
  • ''sen artık evden de çıkamazsın kolay kolay, en az 1-2 sene planlar iptal'' öyle bile olsa bunu tazecik anneye söylemek doğru değildir...
  • ''geceleri uykusuz mu'' sorusuna ne desek boşşşş. Deliksiz uyur mu yeni doğan bebek?
  • ''zor oluyor mu'' gibi acıyan, -halden anlayan- cümleler ile kederlere itmeyin yeni anneyi... Zor tabi ama güçlü olmaya çaba gösteriyor anne.
  • ''sana da benzemiyor?!?!'' yeni doğan bebeği doğar doğmaz benzetme çabalarımız nedir? Sağlıklı olsun da kime benzediği çok mühim değildir değil mi?
  • ''ah ben doğumdan 10 gün sonra eski kiloma, formuma kavuşmuştum'' diyen ablalar, teyzeler :) tabi canım tabi :) Nedense herkes hemen de fit oluyor :) sonra tekrar o kilolar nasıl geliyor bilemiyorum :))

hamile anneler


Bunları söylemeyin diyorum da peki neleri söylemeli?

Yeni doğum yapmış bir anneyi ihmal etmeyin. Yeni dünyaya gelmiş bebek agucuk yapmaktan anlamıyor. Bebekle ilgilendiğiniz gibi anneyle de ilgilenin, ona şefkat gösterin.
Siz bebekle ilgilenirken bir duş almasını söyleyebilirsiniz. Annenin biraz uyuması için bebekle oyun oynayabilirsiniz. Anneyi yüreklendirmek ve biraz hava almak için birlikte dışarı çıkmayı teklif edin. Dışarıda yeni anneye yardımcı olun. En önemlisi de onu dinleyin...

Eğer güzel bir şey söyleyemiyorsanız da hiç bir şey söylemeyin lütfen, boş yere yeni annenin canını sıkmayın, olur mu?







29 Ağustos 2016 Pazartesi

Picasso Kadını Olmayın !

Prof.Dr.Ferit Demirkan'dan güzellik ve estetik üzerine öneriler alalım mı?

Kübistler soyut sanatın öncüsü olarak kabul edilirler. Picasso'nun öncülerinden olduğu bu akımda, sanatçının çizdiği şeyler gözün gördükleri değil zihnin gördükleridir. Burada objeler analiz edilip parçalara ayrılır ve sonra yeniden birleştirilir. Sanatçının yaratıcılığın kaynağının duygu ve deneyimleri  olduğu düşünülürse, kübist bakış açısının sanata yepyeni boyutlar kattığı ve modern sanatın sınırsız ifade zenginliğinin temeli olduğu söylenebilir.


Ne ilginçtir ki ayna karşısında kendi yüzümüz veya vücudumuzla ilgili bir değerlendirme yaparken biz de kübist sanatçılardan farklı değiliz. Kimi zaman dudağımızın kenarındaki bir kırışıklık, kimi zaman da belimizin bir bölgesindeki yağlanma zihnimizde diğer bütün bölgelerden ayrışır, öne çıkar ve daha büyük bir anlam kazanır. Bu arada yüzdeki diğer sorunlar veya sarkan göbekler önemini kaybeder, sadece büyütülen sorun için bir çare aranmaya başlanır.
İşte belki de bu yüzden plastik cerrahlarla yapılan görüşmeler sinir bozucu olabiliyor. Onlar bir bütünü görmek ve bu bütün içinde ideal oranları kurgulamak üzerine yetiştirildikleri için yüzünüze bakıp çok fazla kusur sıralayabiliyorlar. Ve bunların büyük kısmı da hastanın farkında olmadığı sorunlar olabiliyor. Moral bozucu bu deneyimi doktorun bir pazarlama girişimi veya mesleki deformasyonu olarak değerlendirmek yerine bir profesyonelin işini yapması olarak algılamak hayırlara vesile olabilir.

İnsanın vücudu bir bütündür ve bu bütünü görmenin ilk basamağı da siluetimize bakmak olabilir. Siluet analizi aslında bize pek çok bilgi verir. Üstelik bu bilgiyi almak için yüz yüze görüşme mesafesinde olmamız bile gerekmez. Karşı kaldırımda yürüyen kadının genç mi yaşlı mı olduğunu, yüzünün hatlarının nasıl olduğunu, kilo problemi var mı, varsa daha çok hangi bölgede olduğunu bir bakışta söyleyebiliriz. Planlanacak estetik girişimlerde de bu silueti göz önüne almak daha iyi sonuçlar doğurur. 
Örneğin gövdeye kilo almaya meyilli (elma tipi vücut şekli) olan bir kişide meme-karın ve bel sorunları bir arada düşünülmeli ve varsa buralardaki sorunların hepsi birden düzeltilmelidir.  Kalçaya kilo almaya meyilli (armut tipi) kişilerde ise karınla beraber popo ve bacakların üst kısmı birlikte değerlendirilmeli ve  şekillendirilmelidir. Aksi takdirde elde edilen sonuç eksik veya başarısız görünmektedir. Ancak hastalar genellikle "meme küçültme istiyorum" veya "karın gerdirmek istiyorum" gibi belli bir bölgeye yönelik şikayetle gelmektedirler. Ek işlemler gerektiğini duyunca şaşırmaktadırlar. Gövde estetiğine yönelik işlemlerin bu şekilde gruplandırılması "vücut şekillendirme" dediğimiz bir bütüncül yaklaşımı ortaya çıkarmıştır. Bu yaklaşım mide küçültme ameliyatı sonrası aşırı kilo kaybeden hastalara uygulanan estetik işlemlerde de uygulanmaktadır. Bu hastalarda karın germe-popo kaldırma ve bacak germe aynı seansta ortak kesilerden yapılmaktadır.

estetik ve güzellik önerileri
Gövdedeki bu bütüncül yaklaşım yüz içinde geçerlidir. Burun estetiği için gelen bir hastada alın-burun-çene oranları arasındaki dengeyi gözetmek gerekir. Burnu sivri, çenesi geride bir profilde sadece burun ameliyatı ile estetik bir sonuç elde edilemez. Yan profilde çene geride kaldığı için burun normal büyüklüğe getirilse bile uzun durur. Bu hastalarda burun ameliyatı sırasında çene ucuna ufak bir implant koymakla çok daha iyi bir sonuç elde edilebilir.
Yüz gençleştirme için başvuran hastalarda da yüzde yaşlanmanın en az 4 kategoride olduğu anlatılmalıdır ve yaşa göre bu kategorilerin bir kısmı veya hepsinde birden işlemler yapılmalıdır. Ancak burada da hastalar genellikle tek bir bölgeye odaklanarak gelirler ve bazen sadece bunu düzelttirmekte ısrar ederler. 50 yaşındaki bir bayanın sadece yüz germe işlemi ile 35-40 yaşa dönmesi mümkün değildir. Ciltteki yaşlanmaya yönelik soyma işlemleri, yüzdeki erimelere yönelik yağ veya dolgu enjeksiyonları, mimik çizgileri için botox uygulamaları da gerekir. Bunun yanında yapılacak işlerin hiyerarşik bir sırası da vardır. Bazı işlemleri diğerlerinden önce yapmak gerekir. Örneğin yüzde yaşlanmanın uzaktan algılanan 2 önemli bulgusu vardır. Birisi gıdığın çıkması, ikincisi de göz altı torbalarının oluşmasıdır. Yüzdeki ufak tefek sarkmalar ve kırışıklıklar bu iki sorun kadar önemli değildir. Bu sorunların öncelikle giderilmesi gerekir.
Bütüncül yaklaşımı sadece estetik sorunlara değil genel olarak fiziksel ve ruhsal sağlığımıza da uygulamak iyi bir fikir olabilir. Güzellik sadece bir görüntüden ibaret değildir, içersinde belli bir canlılık ve enerjiyi de barındırması gerekir. Yaşlanma da sadece yüzümüzdeki bulgulardan anlaşılan bir olgu değildir. Eklem problemleri nedeni ile bir bastondan destek alarak yürüyen bir bayanın yüzünün çok iyi yapılmış olması onu toplamda daha genç hale getirmez.
Sağlıklı güzellik, güvenli bir estetik dileği ile.

Prof.Dr.Ferit Demirkan
http://www.feritdemirkan.com
Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi

Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı

26 Ağustos 2016 Cuma

Çiçek Sepeti Her Hafta Sürpriz Hediyeler Dağıtıyor

kampanya

Online çiçek alışverişinin en güvenilir adresi Çiçek Sepeti, her hafta bir yarışma yaparak takipçilerine çok özel hediyeler kazanma şansı sunuyor!
Eğer daha önce online çiçek siparişi verdiyseniz ya da vermeyi düşündüyseniz, Çiçek Sepeti’ni de mutlaka ziyaret etmişsinizdir. Özel gün ve durumlar için ideal çok sayıda kaliteli çiçek ve aranjmanlara ek olarak lezzetli yiyecek sepetleri ve sevimli hediyeler de bulabileceğiniz site, sevdiklerinizi şımartmak istiyorsanız iki kere düşünmeden güvenebileceğiniz bir yer. Kaliteli ürünleri ve avantajlı kampanyaları ayrı bir yazıya konu olabilecek olan Çiçek Sepeti, bunların yanı sıra yeni başlattığı bir uygulama ile de her hafta Facebook üzerinden eğlenceli bir yarışma yaparak takipçilerine sürpriz hediyeler dağıtıyor. Ben de bugün size bu keyifli yarışmadan biraz bahsedeceğim.

Çarşamba günleri yapılan yarışmada Çiçek Sepeti, takipçilerine bir soru soruyor. Daha sonra da yorumlarda verilen cevaplar arasından en güzeli seçiliyor ve –beklenen an!- popüler cevabın sahibi özel bir ödül kazanıyor. Benim bu zamana kadar verilen ödüller arasında dikkatimi çekenler lisyantus aranjmanı ve phalaenopsis orkideydi:

brands



“Sevdiğinize nasıl hitap edersiniz?” ya da “Nasıl evlenme teklifi aldınız?” gibi sorulara ve tahmin edebileceğiniz üzere oldukça ilginç ve eğlenceli cevaplara sahne olan yarışma, genelde yeni bir günün ilk saatlerinde başlıyor ve 17.00’da sona eriyor.
Eğer siz de denemek isterseniz duyurular için Çiçek Sepeti’nin Facebook, Instagram ve Twitter kanallarını takip edebilirsiniz.
Çiçek Sepeti yarışma sayfaları:


25 Ağustos 2016 Perşembe

TeknoSA Disney Collection lansman daveti

Bu hafta içi TeknoSa & Disney lansmanına Bade ve Berke ile katıldık. Disney ürünlerini yakından takip ediyoruz, malum en sevdiğimiz çizgi film ve animasyon karakterler Disney'den! TeknoSA Disney Collection lansmanında çocuklar için de özel etkinlikler hazırlanmıştı. Çocuklar harika vakit geçirirken koleksiyonu da keyifle inceledik.

blogger anneler

Türkiye'nin bir numaralı teknoloji perakende markası TeknoSA, Türkiye'de bir ilki gerçekleştirerek mağazalarına taşıdığı Disney Collection'ı süper bir etkinlikle tanıttı. TeknoSA Genel Müdürü Bülent Gürcan ve The Walt Disney Company Ülke Müdürü Giovanni Mastrangelo'nun ev sahipliğinde gerçekleşen lansmana Minnie ve Mickey Mouse da katıldı. 
blogger anne

Çocuklar ile Disney Collection ürünlerini de inceledik. Disney ürünleri bizden tabi ki TAM not aldı. Eğer 6 yaşında bir kızınız varsa Karlar Ülkesi karakterleri ve kostümleri ile ilgili tüm yenilikleri takip etmek durumundasınız :) Elsa kostümlerine bayıldık.

Etkinlik sırasında Bade harika bir kolye tasarladı. Özel bir kağıda yaptığı çizimi fırında kalıp haline getirerek ortaya çıkardığı kolyesini çok seviyor! Günün hatırası olarak takı kutusuna yerleştirdi. 
ünlü blogger anneler

Peluş oyuncaklar ve Disney karakter figürleri tasarım ve kalitesiyle kendini belli ediyor. Kızlar için prenseslerin saç aksesuarları da çok güzeldi. Seçili TeknoSA mağazalarında koleksiyon satışa sunulacak. Bu mağazalardan bir tanesi de İstinye Park TeknoSA mağazası.
Türkiye genelinde 31 ildeki 71 TeknoSA mağazasında, 100-150 metrekarelik özel alanlarda satışa sunulan Disney Collection ürünleri arasında oyuncaktan kıyafete, peluştan kırtasiyeye, kostümden ayakkabıya, 6 farklı ana kategoriden 300'ü aşkın ürün çeşidi yer alıyor. 
ünlü blogger anneler

The Walt Disney Company tarafından ABD'de tasarlanan koleksiyon ürün grubunda Mickey ve Arkadaşları, Disney Prensesleri, Karlar Ülkesi, Disney/Pixar Arabalar, Aslan Koruyucular, Oyuncak Hikayesi ve daha fazlası bulunuyor. 
TeknoSA yetkilileri ilerleyen dönemde sezonluk olarak da yeni ürünlerin ekleneceği müjdesini verdi.









22 Ağustos 2016 Pazartesi

ikinci çocuk hakkında - abla olmak

İkinci çocukla beraber bebek büyütme konusunda yaşadığım olumlu deneyimleri ikinci çocuk hakkında yazımda sıralamıştım. İkinci çocuğun hayatımıza girmesiyle Bade'nin de hayatında pek çok şey değişti. Abla olmak, aileye yeni bir üyenin katılması, ilginin bölünmesi, artan sorumluluklar derken en çok da büyük kardeşin hayatı değişiyor ikinci bebekle...

Evimizin bir tanesi, ilk göz ağrımız, neşemiz her şeyimiz Bade 6 yaşında abla oldu. Hamileliğimin 4. ayını bitirdikten sonra kızımızla paylaştık abla olacağını. Evimizde uzun zamandır beklenen bir kardeş vardı ve artık işler ciddileşti. Onu da kendimizi de bu yeni duruma oldukça hazırladık. Tabi teori ile pratik aynı olmuyor. Çevre faktörünü de unutmamak gerek...


Sen ablasın!

Çevremde iki çocuklu ailelerde çok duymuştum: Sen Ablasın! 
Kızıma bunu söyleyerek onun hareketlerini engellememeyi, omuzlarına ablalık sorumluluğunu hemencecik yüklemeyeceğimi çok önceden yazmıştım aklıma. Sen büyüksün idare et, sen ablasın yapma dememeye çalışıyorum.


Kıskanıyor mu?

Çocukların dünyası tertemiz... Tüm kötü şeyleri büyürken öğreniyorlar. Bebeğimizi görenler meraklı gözlerle ''kıskanıyor mu ablası'' sorularını kimi zaman bize bile değil, direk ablaya sormuş gibi davranıyorlar. Bade böyle bir sorudan sonra bana ''anneciğim kıskanmak ne demek diye sormuştu!!!


Duygularını ifade etmek

Kıskanmış yada durumdan rahatsız olduğunu fark etmiş olması büyük kardeş için önemli. Kriz durumlarında Bade'ye ne hissettin, seni rahatsız eden nedir, ne yapmak isterdin diye sordum. Onu dinledim. Genelde baş başa vakit geçirdiğimiz zamanları özledi. Eskisi kadar birlikte bir şeyler yapamıyoruz, ilgi bekleyen bir bebek var. Her ne kadar bebeği sebep göstermek istemesem de tamamen eskisi gibi olmuyor artık maalesef.


Başkalarının yanında

Kıskançlık ve tepki gösterme özellikle başka insanların yanında gün yüzüne çıkıyor. Böyle olunca da annenin sabrı çabuk taşıyor. Ne olursa olsun kardeşini kıskanıyor demedim başkalarının yanında. 


Tahammülsüzlük

Hamileliğimin son ayında ikinci bebeğini dünyaya getiren arkadaşımla sohbet ederken ne kadar tahammülsüz olduğundan bahsetmişti. Açıkçası gözüm korkmuştu. Gerçekten de annenin tahammül sınırları değişiyor... İkinci bebeğini yeni kucağına alan arkadaşım, ''büyük olmasına rağmen yaptığı yanlışlar ve benden beklentileri beni tahammülsüz kılıyor'' demişti. Bebek büyüdükçe ve talepler arttıkça ben de zaman zaman zorlanıyorum maalesef.

Değişen huylar

Önceden sakin, kendi halinde bir çocuk iken zamanla değişebiliyor... Üstünü kendi başına giyebilirken artık destek istiyor. Oyun oynarken izlenmek istiyor. Yemeğini sizin yedirmenizi istiyor. Anne de idare etmeye çalışıyor.


Hamileliğim boyunca kararlar aldım

Bebek beni ne kadar yorarsa yorsun bunu kızıma yansıtmayacağım dedim ama ne mümkün! Bebeğin ağlama krizleri vs derken abla da ortamdan nasibini aldı. Birisine kızılacak ise bu abla olmamalı dedim ama her zaman verdiğim sözü tutamadım maalesef! Bebek çok ağlarsa, ''yaramaz bebek, seni komşulara veririz'' dedi Bade :)


Gizli gizli sevmeler

Kızımı bebekliğinde doya doya sevmişken şimdi yeni bebeği gizli gizli sevmek durumundayım. Bazen yakalanıyorum tabi ama yine de gözünün önünde sevmekten daha iyidir. Her gün onu bebekken nasıl sevdiğimizi, nasıl ilgiye muhtaç olduğunu ve ona ne kadar çok bakım yaptığımızı anlatıyorum. Bebeklik fotoğraflarını ortaya çıkarıp ''böyle tatlıydın, nasıl da güzel büyüdün'' diyoruz. 


Bebeğe sevgi göstergesi

İç güdüsel olarak mıdır bilmem ama ablası kardeşini hırpalayarak seviyor. Bağırarak, mıncıklayarak, sıkıştırarak seviyor. Hal böyle olunca bizim de onları yalnız bırakmamamız gerekiyor. İlk aylarda daha çok dikkat ederken artık kontrollü olarak yalnız kalmalarını da sağlıyoruz. 


Benim tatlı kızım ABLA da olsa o hala benim tatlı bebeğim

Artık iki bebeğim var ve ikisinin sevgisi de bambaşka... İkisini de çok seviyor ve ikisine de çok ama çok zaman ayırmak istiyorum. 
Bebeğimiz uyuduğunda önce mutfak işlerini halledip kalan zamanda Bade ile ilgilenmeye çalışıyorum. Bazen onu oyun oynarken izliyorum, izlerken dinleniyorum bu sayede. Bazen de ısrarlarına cevap olarak onunla oyun oynuyorum, genelde Barbie oynuyoruz. 
Yaz tatili nedeniyle tüm gün evde olmak onu da sıkıyor olsa gerek. Neyse ki okulların açılmasına az kaldı. Umarım okulda enerjisini akranlarıyla harcayarak dinç bir zihinle eve gelir. 
Bakalım bizi neler bekliyor?
Siz neler yaşadınız? Yalnız değiliz dimi?










21 Ağustos 2016 Pazar

ikinci çocuk hakkında - kardeşler arası yaş farkı

İki çocuklu bir anne olarak yaşadığım deneyimleri paylaşmak bu konuda düşünen, aklında soru işaretleri olan anne adayları için faydalı olacaktır. Yüreklendirici olur mu bilmiyorum :) Kimseyi yönlendirmek değil amacım elbette. İlk olarak olumlu dönüşümlerden bahsetmeyi tercih ettim. İkinci çocuk için uygun zaman, kardeşler arası yaş farkı nasıl olmalı, ikinci çocukla beraber neler değişiyor sorularını cevaplamaya çalışacağım. 


İlk çocuğu büyütürken yaşadığım bazı şeyleri ikinci bebekte olumlu yönde değiştirme şansım oldu. Belki de bana öyle geliyordur :) 

Günler su gibi akıp geçiyor mu geçmiyor mu?

İlk bebekte zaman hiç geçmiyormuş gibi gelir. Mesela Bade bebekken televizyonda bir reklam vardı: 'bebeğim 1 yaşında oldu bile, günler çabucak geçiyor...' Bu reklamı her gördüğümde hiç de hızlı geçmiyor - bebeğim ne zaman büyüyecek - ne zaman konuşacak, yürüyecek...
Oysa bebeğim çabucak büyüdü, 6 yaşına geldi bile! İkinci bebekte günlerin çabucak geçeceğini biliyor ve tadını çıkarıyorum. 


Uyku saati / Yemek saati

İlk bebekte ebeveynler genelde oldukça katı kurallar koyarlar. Bebeğin uyku saati geldiğinde evde kuş uçurtmazlar. Tek bir ses bile onları panik yapmaya yetebilir. Evin kapısına zaten ''bebek uyuyor, zile basmayın'' yazılmıştır bile! Aile ve arkadaş buluşmaları bebeğin uyku saatine göre ayarlanır. İkinci bebekte bebeğin uyku düzeninin bir iki gün bozulmasının tüm dengeyi bozmayacağını biliyorum.
çocuklar arası yaş farkı

Temizlik - Hijyen

İlk bebekte özel deterjanlar ile yıkanıp yüksek ayarda ütü yaparak bebeğin tüm eşyalarında temizlik sağlanır. İkinci bebekte de özen gösteriyorum ancak bazen ütüsüz havluya sarınmasına göz yumabiliyorum. 

Bebekle dışarı çıkmak

İlk çocukta 3 takım yedek giysi, 2 battaniye, 3 çift çorap, 6 adet bez vs pek çok eşya ile dışarı çıkıyorduk. Hazırlanmamız neredeyse 1 saati buluyordu. Artık yanıma iki adet bebek bezi ve temiz bir takım almam yetiyor. Sırt çantası kullanıyorum. İkinci bebekte yanımda daha az eşya taşıyorum.
blogger anne


Gelen sorular

İlk çocukta bebekli hayat nasıl sorusuna bebek bakımının zorluklarını anlatarak cevap veriyor iken ikinci bebekle beraber bu soruya cevap vermeye vakit kalmadığından kısaca ''ablası çok yardımcı oluyor'' cevabını veriyorum.

Pratiklik

İlk çocukta bebeği banyo yaptırmak için türlü türlü hazırlıklar yapıyorduk. Termometre ile suyun sıcaklığını ölçmek, odanın ısısını ayarlamak derken kendimizi ne kadar da çok yoruyormuşuz. Ben de ikinci bebeği duşta kucağımda şipşak yıkıyorum. Banyo sonrası için ise bir losyon, bir çıtçıtlı body ve bebek bezi yeterli oluyor.
blogger anneler

Anne öz bakımı

İlk çocukta hiç bir şeye vakit bulamazken ikinci çocukta yardım alabileceğim her fırsatta kendime ve kızıma vakit ayırmaya çalışıyorum. Kısa yürüyüşlere çıkıyor, saçlarımda ufak değişiklikler yapıyorum. İlk çocukta kendime vakit ayırmayı bebeğimi ihmal etmek olarak algılıyor olsam da mutlu anne=mutlu çocuk eşitliğinin daha çok farkındayım artık.  

Beslenme 

İlk bebekte aman gaz olmasın diyerek yediğim içtiğim her şeye çok dikkat etmiştim. Bade'yi emzirdiğim sürece mercimek çorbası içmemiş, baharat hiç kullanmamıştım. Berke 3 aylık bile değildi ben mercimek çorbası içmeye başladım. 

En önemlisi de hiç geçmeyecek sandığım uykusuz gecelerin, kucakta bebek gezdirmelerin, ağlama nöbetlerinin bir gün geçecek olduğunu bilmek...
Zorlandığım anların bile tadını çıkarmaya çalışıyorum. Çünkü bu günleri de unutacağız, tıpkı ablasında yaşadığımız zorlukları unuttuğumuz gibi....
blogger anne

Yaş farkı

Bade kızım 6 yaşında abla oldu. Kendi başına üstünü giyebiliyor, oyun oynayabiliyor. Dolayısıyla anneye bağımlılığı bakım anlamında azalmış durumda. Hatta anneye babaya bebek bakımında yardımcı olabilecek durumda. Kardeşler arası yaş farkı bizde 6 ve bundan gayet memnunuz.

Başlangıçta da bahsettiğim gibi öncelikle olumlu olanları yazdım. Tabi ki ikinci bebekle hayatımıza giren zorluklar var. Bunları da sonraki yazımda sıralayacağım. Abla Olmak







20 Ağustos 2016 Cumartesi

Bademlebuduk 'Barbie Uzay Macerası' filminin galasında

Barbie'nin yeni sinema filmi 'Barbie Uzay Macerası' 19 Ağustos'ta vizyona girdi. Barbie'nin Uzay Macerası filminin Zorlu Cinemaximum'da yapılan galasına ailece katıldık. Çok keyifli bir akşamın sonunda baba kız filmi izlediler.

barbie filmi
Benim de çocukluğumda severek oynadığım hatta hala daha kızımla oynayabildiğim Barbie galada bizi bekliyordu. Filmin yıldızı Barbie kızı sinema salonunda misafirlerle hatıra fotoğrafları çektirdi. Bade de Elsa ve Anna figürlü elbisesi ile hem Karlar Ülkesi hem Barbie severim mesajı verdi :) Kız arkadaşları ile da bir araya geldi Bade ve çok eğlendiler.
Barbie yeni macerasında yıldızları sönen galaksiyi karanlıktan kurtarıyor. Yıldız danslarının yavaşlaması ve ışığının sönmeye başlaması sebebiyle galaksiyi kurtarma görevi Barbie ve arkadaşlarına düşüyor. Uzay macerasında Barbie ile sadık dostu Pupcorn uçan kaykay ile evrenin derinliklerine heyecanlı bir yolculuk yapıyorlar.
blogger anneler
Eğlenceli, neşeli ve takım duygusunu aşılayan tam bir Barbie filmi! Sadece kızların değil macera içeriğiyle erkek çocukların da ilgisini çekebilir. Siz izlediniz mi?





15 Ağustos 2016 Pazartesi

Ailemle Hilton İstanbul'dayız

Ağustos ayının ortalarında hala tatile gidememiş olmak nasıl bir duygu, tahmin edebilirsiniz. Biz bu yıl yaz tatilimizi Ağustos sonu olarak planladığımız için yazı İstanbul'da geçiriyoruz. Haliyle içimizdeki tatil özlemi yüksek seviyelerde... Hal böyle olunca Hilton İstanbul Bosphorus'tan Aile Dostu Otel konseptli tatil davetini aldığımızda çok memnun olduk.

blogger anneler

Her tatil şehir dışında, Ege yada Akdeniz sahillerinde olacak diye bir kural yok öyle değil mi? İstanbul içinde de tatil yapabilir hatta konfor ve iyi hizmeti sonuna kadar yaşayabilirsiniz. Yıllık izinlerden bir hafta kullanmadan, uzun yollar aşmadan şehrin içinde tatilin keyfini yaşamak bizim için farklı bir deneyim oldu. Üstelik aileler için her şeyin düşünüldüğü özel konaklama imkanları da varsa daha ne olsun denir ama!

Hilton İstanbul Bosphorus 'Aile Dostu Otel' konseptli tatilimiz için cuma günü öğlen evimizden küçük bir valizle çıkarak 20 dakika gibi kısa bir sürede otele ulaştık. İstanbul içinde valizle yolculuk yapmak da oldukça keyifli. Tatile ulaşmanın 20 dakika sürmesi ise büyüleyici :) Sıfır yol yorgunluğu ile Hilton İstanbul lobisine ulaştık.
bebekle tatil

Otel lobisinde blog yazarı arkadaşlar ve çocukları ile biraz soluklandıktan sonra odalarımıza çıktık. 8. katta bulunan aile odamızın manzarası muhteşemdi. 2 ayrı odanın içeriden ayrıca bir kapı ile birleştirilmesi aileler için rahatlık. Bade kendisine ait yatak, banyo ve balkonu görünce çok mutlu oldu. Banyosunda onu bekleyen sürprizlerden diş fırçası, macunu ve şampuana bayıldı. Hilton İstanbul bebekleri de unutmamış! Odamızda bebeğimiz için bebek küveti, bebek yatağı ve hatta biberon sterilizatörü bile vardı... Keyifle odamıza yerleştik ve öğle yemeği için aşağı indik. Açık büfe öğle yemeğinde çocuklar için de harika seçenekler vardı. Yemekten sonra doğruca havuza geçtik.
çocukla tatil

Anne kız olarak bebeği odada küçük anane ile bırakmanın keyfiyle kendimizi Hilton havuzuna bıraktık. Havuzda harika vakit geçirdik. Kızımla baş başa vakit geçirmenin keyfi paha biçilemez.
anne kız

Bade arkadaşlarıyla oynarken ben de kızlarla havuz başında muhabbete daldım. Havuzdan sonra çocuklar için kurabiye atölyesi programı vardı. Çocuklar şekilli kurabiyeler hazırladılar. Çok da eğlendiler.
kurabiye atölyesi

Akşam yemeğinde artık eşler de bize katılmıştı. Anne babalar yemekten sonra sohbete devam ederken çocuklar da sinema filmi izlemek için ayrı bir salona geçtiler. Ters Yüz filmini izlemişler hep beraber.

Cumartesi sabahı erkenden havuza giderek biraz da çocuksuz keyif yaptım, havuz bomboştu. Masaj için spa merkezinden randevumuzu da aldım.

'Bosphorus Terrace' da kahvaltı için ailece hazırdık. Kahvaltı menüsü oldukça zengin, lezzetler ise süperdi. Boğaz manzarasına karşı Hilton kalitesi ve lezzetleri ile kahvaltıyı bırakmak kolay olmadı. 
Kahvaltı sonrası masaj randevumuz olmasa zor kalkardık sofradan :) Anne baba masaj saatinde iken çocuklar ile hatta bebek ile ilgilenen arkadaşlar candır :)

Masaj ve havuz keyfinden sonra odamızla vedalaşmak üzere yukarı çıktık. Bade odasını, yatağını, çalışma masasını, banyosunu bırakmakta epey zorlandı. Bu kısa tatil hepimize çok ama çok iyi geldi. Yüzümüzde gülümseme ile otelden ayrıldık. 
bebekle tatil

İstanbul içinde böyle bir kaçamak, kısa tatil zaman açısından da çok değerli. Uzak otellere giderken yolda harcayacağımız efor yerine İstanbul içinde kısa ama konforlu bir tatil, neden olmasın? Biz bu fikri çok sevdik :)




11 Ağustos 2016 Perşembe

yurt dışı alışveriş seçenekleri

Yurt dışındaki alışveriş sitelerini takip ediyor musunuz? Eğer arada bir kontrol ederseniz zevkinize uygun şeyleri bulmanız mümkün. Hem de çok çok uygun fiyatlara! Çok fazla yurt dışı alışveriş sitesi seçeneği var. Size zaful dan bahsedeceğim.

yabancı sitelerden alışveriş

Zaful geniş ürün seçeneği ile karşınıza ilk çıkan yabancı sitelerden bir tanesidir. Ben de bu siteden çiçekli nakışlı bir ceket aldım. Fotoğrafın üzerine tıklayarak uygun fiyatını da görebilirsiniz. İçi saten dışı kumaş çiçekli ceketim iki hafta kadar kısa bir sürede adresime ulaştı.
blogger anne

blogger anneler
Yurt dışından alışveriş yaparken ürün bilgileri kısmını iyi okur ve değerlendirirseniz siparişinizden de memnun kalırsınız. 
Beden seçimi yaparken normalde giydiğinizden bir beden büyük seçmenizi tavsiye ederim.
Ürün tipinde slim yazıyorsa 2 beden bile büyük sipariş verebilirsiniz. Slim modeller daha da dar oluyor.
Kargonuzu açtığınızda sipariş verdiğiniz ürünü biraz sıkıştırılmış ve ütüsüz bulmanız normal çünkü uzun yoldan geliyor. Yıkayıp ütüledikten sonra sipariş verirken gördüğünüz ürüne ulaşabilirsiniz.
Malzeme - material bölümünde kumaş cinsi için bilgi veriliyor. Parlak saten gördüğünüz bir giysi size naylonumsu gelebilir.
Beden skalasından kol, omuz, uzunluk ölçülerini kontrol etmelisiniz.
Ödeme yapmadan önce kargo seçeneklerini incelemelisiniz.
Alışveriş öncesinde siteyle ilgili daha önce yapılan yorumları internetten araştırmak site hakkında fikir sahibi olmanızı sağlar.

iki çocuklu hayat

blogger anne


Bazı arkadaşlarım internetten yaptıkları alışverişlerde gelen ürünlerle hayal kırıklıkları yaşadı, beden sorunu nedeniyle... Yurt içi online alışverişlerde bile böyle sorunlar olabiliyor. Bedeninizi iyi tanımalı ve mankende durduğu gibi durmayacağını düşünerek sipariş vermenizi öneririm. 
Sizin nelere dikkat ettiğinizi de merak ediyorum. Hadi yorum kısmına yazın, herkes faydalansın.






yeni video: Bebeğimle Parkta

Bade bebeği Ayşe'yi çok seviyor. Henüz 1 yaşında bile değildi Ayşe bebek ona hediye edildiğinde. O günden beri Ayşe bebek hep en kıymetlisi, en gerçek bebeği... '' Bebeğimle Parkta ''  videosunu da birlikte hazırladık. 



Bade ile youtube/bademlebuduk kanalımızı ortak kullanıyoruz. Kimi zaman benim video çalışmalarım, kimi zaman da Bade'nin videoları yayında oluyor. Siz abone oldunuz mu?
Benim doğum çantası nasıl hazırlanır videom ile Bade'nin Minişler Markette videolarını izlemelisiniz :)

Biz Ayşe bebekten bahsetmeye devam edelim: Berke'den kalan zamanlarda onun yatağını, dönencesini ve pusetini Ayşe kullanıyor. Benim ilk aylarda kullandığım emzirme yastığını bile kızı için kullandı kızım :)
oyun videosu
Daha detaylı bir Ayşe bebek videosu da yakında yayında olabilir. Ayşe bebeğin bakım çantası, eşyaları ve slingi ile ilgili bir yayın hazırlayacağız. 
Sizin çocukların da böyle vazgeçemediği, değer verdikleri oyuncakları var mı?





9 Ağustos 2016 Salı

Bademlebuduk Evcil Hayvanların Gizli Yaşamı filmi galasında

Geçtiğimiz cuma vizyona giren Evcil Hayvanların Gizli Yaşamı filmi galasına Badem kızım, Berke bebeğim ve tatlı ablamız ile katıldık. Çizgi ve animasyon filmi sevmenin yaşı yok :)

Evcil Hayvanların Gizli Yaşamı filmi

Animasyon filmleri çok seven ben bu defa filmi izlemek yerine bekleme salonunda bebeğimle yürüyüş yaptım. Bade İrem ablası ile izledi filmi ve çok beğendi. Bir kez de bebeği babaya bırakıp birlikte izlememiz gerekiyormuş! 
blogger anne

Bebekli anneler için özel sinema seansları vardı eskiden belki öyle bir salon bulursak iki çocukla ben de izlerim. Yoksa bebeği babaya bırakıp anne kız mı izlesek bir daha???
Komedi dünyasının sevilen isimlerinden Alper Kul ve Çağlar Çorumlu da seslendirmelerini yaptıkları Evcil Hayvanların Gizli Yaşamı filminin Özdilek Cinetime'da gerçekleştirilen gala etkinliğine katıldı. Sahipleri evde yokken evcil hayvanların sürdüğü hayatı ve maceralarının konu alan film 05.08.2016'da vizyona girdi.

blogger anneler

Max isimli köpeğin sahibiyle sürdürdüğü sakin hayata Duke isimli köpeğin dahil olması sonrasında iki köpeğin arasında bir rekabet başlıyor. Bu rekabet ile aksiyon dolu olaylar ve dostluklar ortaya çıkıyor. 
Bade filmdeki tüm hayvanları çoooook sevmiş. Çok şirinlermiş :))
Taze blog yazarı İrem de blogunda galaya yer vermiş: İrem'le Keşfedin





Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...