13 Aralık 2017 Çarşamba

ayva tatlısı tarifim

Annemin eli lezzetli idi. Gerçi herkesin annesinin elinin lezzeti vardır ama benim annemin de mutfak becerisi herkes tarafından takdir edilirdi. En çok da biz aile bireyleri için büyük şans, öyle değil mi? Annemin kaymaklı kuru kayısısı, ayva tatlısı ve diğerleri tadı damağımızda kaldı. Aynı tat olmasa da ben de yapıyorum arada bir bu tatlılardan. Ayva tatlısı tarifimi sizinle paylaşıyorum. Tarifi annemden değil, benden.


blogger anne

Ayva Tatlısı


  • 3 adet orta boy ayva (çekirdeklerini de kullanacağız)
  • 10 - 12 çorba kaşığı şeker
  • çubuk tarçın (1 ya da 2 adet yeterli oluyor, zevkinize göre)
  • birkaç tane karanfil
  • limon
  • su
  • Tabi servis yaparken kullanmak üzere: Kaymak


Ayva Tatlısı Hazırlanışı

Ayvaları yıkayıp, soyup ortadan ikiye bölüp, içini de oyuyoruz. Ayvanın çekirdeklerini atmıyoruz, ayrı bir yerde bekletiyoruz. Soyulmuş ve oyulmuş ayvaları limonlu suya bırakıyoruz ki kararmasınlar. Sudan çıkan ayvaları tekrar yıkayıp çukur yerleri üstte kalacak şekilde bir tencereye diziyoruz. Ortalarına ikişer kaşık toz şeker döküyoruz. Üzerlerini geçmeyecek kadar su ekliyoruz. 

Şimdi gelelim püf noktalarına

Tencereye aşağıdaki malzemeleri eklersek hem şerbetin kıvamı hem de ayvaların rengi, lezzeti efsane oluyor, benden söylemesi!

  • Ayvanın kabuklarından birkaç adet
  • Ayva çekirdeği
  • Çubuk tarçın
  • Karanfil


Genelde yarım saat gibi bir sürede pişiyor. Ben 20 dakikadan sonra ara ara kontrol ederek pişme süresini ayarlıyorum. Pişen ayvaları servis tabağına alıp soğuduktan sonra üzerine kaymak ekleyerek sunuyorum. Dövülmüş ceviz ile de süsleyebilirsiniz. Afiyetle...

püf noktaları ile ayva tatlısı


Ayvanın iyisi nasıl anlaşılır?
Ayvanın canlı sarı renklisi tercih edilmelidir. Bir de tabi ki kokusu olmalı. Ayvayı alırken koklamayı unutmayın... 


Kış mevsimi bitmeden yapmanızı tavsiye ederim. Önümüzde uzuuuun bir kış var. Yapıp yerken bizi anarsınız belki :)



9 Aralık 2017 Cumartesi

çamaşır suyu zararları

Uzun zamandır blogda mimlenmiyorum. Sevgili @annesirlari Gülderen'in sorusu üzerine çamaşır suyu hakkında ne düşündüğümü yazacağım. Eski günlerdeki gibi mimleri okumak da yazmak da çok keyifli olacak bence.  Çamaşır suyu ile epeydir mesafeliyiz, yani kullanmamaya çalışıyorum. Bir süre önce, çamaşır suyunun evde oluşturduğu tehlikenin farkına vardım.

blogger anne


Önceki yaz yine bir temizlik ve hijyen gününde banyoyu temizlerken bol bol çamaşır suyu kullanıp bir de onunla fayansları temizlerken soluyunca epey bir rahatsızlandım. Neyse ki çocuklar evde yoktu ve çok şükür ki ciddi bir sorun değildi benimki. Nefes almakta zorluk çektim, bir de üstüne öksürük! Biraz araştırdığımda içindeki asitlerin zararlarını, klorun etkilerini öğrenince çamaşır suyu kullanma alışkanlığını bırakmaya karar verdim. Evet alışkanlık diyorum çünkü annem de çamaşır suyu kullanırdı! Çamaşır suyu ile kaynatılan havlular, bulaşık makinesine eklenen kimyasallar derken biz temizlik konusunda epey zehirlenmişiz dedim. Üstüne üstlük sağlık kuruluşlarına da çamaşır suyu ve deterjan zehirlenmesi ile başvuran çok kişi olduğunu da okuyunca çamaşır suyu ile hijyen sağlamanın nasıl zararlı olduğunu anladım.. Çamaşır suyu içeriğindeki klor ve asitler sağlığımızı tehdit ediyor. Hele bir de kaynar su ile birleşip yoğun bir şekilde buharlaşırsa çok fena! Ki bu da sık yaptığım bir hata idi. İşte bunlar hep çamaşır suyunun zararları...

Kendimizi zehirlerken çocuklarımıza ve çevremize verdiğimiz zararı da düşünüyor muyuz? Kısa sürede pırıl pırıl olan lavabo ve tuvalet iyi hoş ama havada kalan toksik maddeleri solumak hijyen mi?   
Bir de çamaşır suyunun başka deterjanlar ile karıştırılması var ki çok fena! Hastanelerin acil bölümlerinde soluğu alanlar varmış. 
Geçen gün bir arkadaşımın bulaşık makinesini çalıştırırken içine konsantre çamaşır suyu boca ettiğini gördüm. Şok oldum. Sıcak su ile birleşen çamaşır suyu, bardaklar, tabaklar, tencereler... Bu resmen çamaşır suyu yemek gibi oluyor. Hemen arkadaşımı uyardım. Ama mikroplar kırılsın diye düşündüm dedi bana. Mikroplar gitsin diye kendimizi mi zehirleyeceğiz yahu!

Evlerde, ofislerde, kamuya açık alanlarda her yerde o kadar çok kullanılıyor ki... Bazen de istemsizce maruz kalıyoruz çamaşır suyuna. Ben yine de evimi çamaşır suyundan arındırdım, kullanmıyorum. Hijyen ise, temizlik ise kendimizi mi zehirleyeceğiz? Peki alternatifi yok mu acaba?  Ben yüzey temizliğinde sirke kullanıyorum son zamanlarda. Lavabolar için de bitkisel içerikli ürünler tercih ediyorum. 


Son olarak sizlere soruyorum: Çamaşır suyu kullanıyor musunuz? Ya da yerine ne kullanıyorsunuz? 






6 Aralık 2017 Çarşamba

ödevler konusu // ikinci sınıf velisi olmak

Konumuz ödevler, ödevlerimiz! Okul hayatı başladığından beri hafta içi ve sonu ödev konusu ister istemez gündemimiz oluyor. Bade ile bir program oluşturduk ve uyguluyoruz. Arada bir program dışına çıkmak istiyor Bade. Sebebi de arkadaşlarının ödevleri akşam yaptıklarını söylemesi!



Hafta içi günlük program

Öğleden sonra 15:00 gibi geliyor Bade okuldan. Eve geldiğinde el yüz yıkama, üst değiştirme biraz sohbet muhabbet derken yemeğini hazırlıyoruz. Yemekten sonra da biraz dinlenme ve akşam olmadan ödevlere başlıyor. Ödevlerini bitirdiğinde ben kontrol ediyorum. Ayrıca çoğu zaman da geriye dönük tekrar yapıyoruz. Ona örnek birkaç soru hazırlıyorum. 

Sonra yine serbest zaman ve babasının gelmesiyle akşam yemeği yeniyor. Uyku saatine kadar yine serbest zaman. Bade de bu düzenden memnun olsa da bazen ödevlerini akşama bırakmak istiyor. Arkadaşları akşam ödev yaptıklarını söylüyormuş. Bizim için akşamları ödev yapmak biraz sıkıntı! Berke'nin tam hareketli ve zor saatleri çünkü! Bir iki defa Bade'nin durumu daha iyi değerlendirmesi için ödevi akşama bıraktık. Zorlandı! Ödev saatinden şikayet etmekten vazgeçti... 


İkinci sınıf velisi olarak ''ödevleri ne zaman yapıyorsunuz'' sorusunu instagram hesabımdan da sordum. Gelen yorumlarla çoğunlukla bizim gibi, akşamdan önce yapıldığını gördüm. Hatta gelir gelmez yapanlar da varmış! Linki buraya bırakıyorum, siz de yorumları okuyabilirsiniz. Siz ne zaman yapıyorsunuz ödevleri, nasıl bir düzeniniz var? Yorum olarak yazar mısınız?




1 Aralık 2017 Cuma

günün yaramazı

Bu sabah ''kaş ile göz arasında oldu'' deyimi vardır ya, işte tam onu yaşadık. Çocukları yalnız bırakmaya gelmiyor. Kahvaltı masasını toplarken salon ve mutfak arasında gidip gelirken Ali Berke nereden bulduysa bir ruju almış ve olan olmuş! Sehpaya, eline, yüzüne bulaştırmış...

bebekle hayat

Neyse ki hemen fark ettim. Ağzına sokabilirdi, yemeye çalışabilirdi. Allah korusun. Ev kazaları hep böyle oluyor zaten. 
Çocuklar ortalığı karıştırmayı çok seviyor. Keşif zamanları tabi onlar için. Bu yüzden hiç yalnız bırakmamalıyız. Ben de çok dikkat ediyorum. Ancak masayı toplarken de böyle kısa süreli yalnız kalabiliyor.  İlk emeklemeye başladığı dönemlerde çekmecelere kilit takmıştık zaten. Bir de mutfakta bıçaklar tezgah üstünde durur hep bizim evde. Bade'nin bebekliğinden kalma bir alışkanlık bizim için... Deterjanlar da tabi ki tezgah altlarında değil, ulaşamayacağı yerlerde. 


Ben böyle bir yaramazlık anımız burada kalsın diye paylaştım bugünü. Aman dikkat edelim çocuklarımıza, bebeklerimize... Kaşla göz arasında ortalığı karıştırmaya pek meraklı minikler...





29 Kasım 2017 Çarşamba

Üsküdar'da en güzel mekanlar

Kasım ayı içinde arkadaşımla nereye gitsek, ne yapsak diye düşünürken Üsküdar'ı gezmek geldi aklımıza. Arada bir böyle planlar yapıyoruz elbette, daha önce de Karaköy'ü gezmiştik. Sırada neresi var, takipte kalın!

blogger anneler

Üsküdar'da gidebileceğiniz en güzel mekanları sizin için yazacağım. Eğer ben okumak istemiyorum derseniz sizi youtube kanalıma alayım, Üsküdar gezimizin vlogu yayında! Üsküdar'da en güzel mekanlar kahve muhabbet 



Bu güzel gezide yol arkadaşım @aylinden tabi ki. Üsküdar'ı daha önce keşfetmiş, nereye gidilir ne yapılır biliyor. İlk durağımız meydandaki Mado'nun arkasındaki yokuşta bulunan Payedar ve Aşiyan oldu. İki mekan da karşı karşıya bulunuyor. Biz önce Payedar Çikolata ve Kahve'de kahvelerimizi içtik. Sonra Aşiyan'a geçtik. Aşiyan'da teras olduğundan açık havayı tercih ettik. Kasım ayında mevsim normallerine göre iyi bir hava diyebilirim, yağış yoktu sonuçta! Çay sohbet derken Aylin ''başka bir mekana daha götüreyim seni'' dedi. 
mim kahve, aşiyan kahve, payedar kahve, üsküdar

Ana caddede Kanaat Lokantası'nı da görünce rahmetli babamı da andım tabi ki. Geçtiğimiz ay da ailecek gitmiştik oraya. Aynı caddede solda kalan Mim Kahve'ye gittik. Giriş kısmına bakarsanız mekan oldukça hoş. Antika detaylar ile süslenmiş. Duvarları da tam fotoğraflık bence! 3 katı var ve her kat başka bir dünya. Syphon isimli bir kahveden sipariş verdik. Masada hazırlanarak servis ediliyor. Ancak bizim gibi kahve sevenlere bile sert geldiğini söylemek zorundayım. Kahvelerimizi bitiremedik. Biraz da balıkçılar çarşısında gezip çocukların okul çıkış saatine yetişmek üzere yola koyulduk. 

Keyifli bir gezi oldu. Bakalım bir sonraki buluşmada nerelere gideceğiz? Önerileriniz varsa yorum olarak bırakırsanız sevinirim.




27 Kasım 2017 Pazartesi

çocuklar ne yedi? kuzu gerdan ile iki öğün

4 adet kuzu gerdan ile iki öğün! Kuzu Eti sever misiniz bilmem ama bizim çocuklar kuzu etini daha kolay yiyorlar. Ben de bol bol ekliyorum menülere. Kuzu eti bol miktarda protein içerdiğinden çocukların gelişimi için gerçekten önemli. Peki ben 4 adet kuzu gerdan ile çocuklara nasıl bir öğün hazırladım size anlatayım.


Kasaptan aldığım kuzu gerdanlarını güzelce yıkadım. Haşlayacağım için alırken parçalatmadım. Önce önü arkası biraz kızarana kadar tencerede pişirdim. Sonra üzerini geçecek kadar su ile haşladım. Haşlama suyuna bir baş soğan, havuç ve 4 diş sarımsak ekledim. Eğer evde kereviz sapı varsa onu da ekliyorum normalde. Yaklaşık 1 saat kısık ateşte haşlandı. Et suyunu süzerken sarımsakları da et suyuna süzgeçten geçirdim.

Annem gerdanı havuç, soğan ve patates ile haşlayıp yemek olarak sunardı bize. Ben küçükken çok iştahlı değilmişim. Et suyu, limon ve ekmek bir arada en çok yediğim öğündü hatırladığım kadarıyla. Çok yemek seçtiğim için annem genelde haşlama hazırlardı. Benim çocuklar et suyunu tek olarak yemiyorlar ne yapalım annelerine çekmemişler.

Et suyunu ikiye böldüm. Yarısıyla yayla çorbası yaptım. Yoğurt, un, yumurta harcını et suyu ile haşladığım pirince ekledim. Kalan su ile de arpa şehriye pilavı pişirdim. Bizimkiler şehriye pilavını çok severler, tabi ben de...
Haşladığım gerdanların etini de ayıklayarak çorbanın yanında verdim. Kuzu etini kokusundan dolayı tercih etmeyenler olsa da B12 bakımından zengin olması ve çinko içermesi nedeniyle biz sık sık tüketiyoruz. Bu arada içerdiği demir oranı da dana etine göre daha yüksektir, neredeyse iki katı kadar.


kuzu pirzola


Tabi ki dana eti de tüketiyoruz. Kuzu gerdan ile hazırladığım menü işte bu şekilde. Size de fikir olur belki diye paylaşmak istedim. Fotoğrafta neden gerdan, yayla çorbası görünmüyor derseniz, çorbayı ve gerdan etini öğlende, pilavı ise akşam yemeğinde yediler. Ben de fotoğraf çekemedim. Akşam kuzu pirzola da yapınca o şekilde bir fotoğraf çıktı ancak ortaya. İki çocuklu annenin halleri işte ne yapalım :)





24 Kasım 2017 Cuma

Kız Çocuk Giyimi İçin Faydalı İpuçları

Çocukların karakterleri aslında çok küçük yaşlardan itibaren şekillenmeye başladığından, kıyafet alışverişlerinde onlara seçim hakkı tanımak ve sahip oldukları kıyafetler içinde rahat ve mutlu olduklarından emin olmak gerekir. Bu, onların seçim yapma becerilerini geliştirir ve onlara erken yaşta kendini ifade edebilme fırsatı verir. Özellikle kız çocukları, anneleri başta olmak üzere çevrelerinde gördükleri yetişkin kadınları örnek almaya çalışırlar. İşte bu nedenle, kız çocuk giyim kategorisinde, her zevke uygun, farklı tarzlarda koleksiyonlar geliştiren kaliteli markalara yönelmek anne babalar için son derece önemli. Elbette kız çocuklarına renk, desen, ve model konusunda söz hakkı tanınsa da, gardroplarında ne tür parçalar bulunması gerektiğine yine ebeveynler karar vermeli. Yine de anne babalar, kız çocuklarının ihtiyaç duyacakları belli başlı parçaları mutlaka gardroplarında bulundurmalılar.


Konforlu ve Şık Eşofman Altları

Olmazsa olmaz parçaların en başında elbette eşofman altı geliyor. Kız çocukları her ne kadar etek ve elbiselere bayılsa da, rahatlık açısından dolabında en az birkaç farklı eşofman altı bulundurmakta fayda var. Her mevsime uygun modellerle kız çocuklarına sınırsız hareket özgürlüğü sunabilirsiniz. Onlarca farklı renk ve model seçeneğiyle Benetton eşofman altları çocuklara hem şıklık, hem de konforu bir arada sunuyor.

Pratik T-shirtler

Eşofman altlarını, dilerseniz takım üstleriyle beraber kullanarak uyumlu bir kombin yaratabilir, ya da tamamen farklı üstlerle kombinleyerek çocuğunuzla beraber yaratıcılığınızı konuşturabilirsiniz. Burada önemli olan, çocuğunuzun tek başına da rahatlıkla giyip çıkarabileceği ürünleri tercih etmek. Örneğin Benetton t-shirler, elastik yakaları sayesinde yardıma ihtiyaç duyulmadan giyilip çıkarılabiliyor. Bu, üzerine yemek, boya vs. dökülmesi gibi acil durumlarda çocuğunuzun işini kolaylaştıracak olup, ayrıca bir yetişkinin yardımına ihtiyaç duymadan giyinip soyunabileceğini görmek de onun kendine daha fazla güvenmesini sağlıyor. Uzun kollu, kısa kollu ya da kolsuz modelleriyle, Benetton t-shirtler her mevsimde tercih edilebilir. Düz renkli, baskılı, veya desenli renk seçenekleri arasından çocuklarınızla birlikte dilediğinizi seçip kendi stillerini oluşturmalarına yardımcı olabilirsiniz.



Kaliteli ve Dayanıklı Montlar

Kız çocuklarının mutlaka ihtiyaç duyacakları bir diğer parça da, onları soğuk havalarda en iyi şekilde koruyacak montlar. Havaların bir soğuk, bir sıcak olduğu mevsim geçişlerinde ceket ve parka tarzı, kolayca giyilip çıkarılabilecek modeller en büyük kurtarıcılardır. Kışın en sert geçtiği aylar içinse daha kalın, içi dolgulu kız çocuk mont modellerine yönelmelisiniz. Benetton montlar, takılıp çıkarılabilen kapüşonları, pratik ve sağlam fermuarları ile hem kolaylık hem de dayanıklılık vadederken, kız çocukları da bu birbirinden şık ve sevimli modellere hayran kalacaklar.

Çocukların kıyafet ihtiyaçlarına karar veren anne babalar olsa da, renk ve model seçimini kendilerine bırakmak ve onlara son söz hakkının kendilerinde olduğunu hissettirmek oldukça önemli. Ayrıca, beğenerek ve içlerine sinerek aldıkları modelleri de uzun süre ve sıkılmadan kullanabilirler.

18 Kasım 2017 Cumartesi

bitti: kazanan yazının sonunda yeni hediyeler / Elancyl set

Yaklaşık 5 yıldır blog yazıyorum. Öncelikle sizlere yazılarımı okuduğunuz, yorumlarınızla beni yalnız bırakmadığınız için teşekkür ederim. Eski okuyucular bilir, önceden hediyeler, çekilişler olurdu bloglarda. Tabi ben de hediyeler verirdim takipçilerime... Son zamanlarda ''ne güzel çekilişler olurdu'' gibi mesajlar almaya başladım. Ben de bir çekiliş ile takipçilerimle buluşmaya karar verdim.

Yeni çekilişte neler var bakalım. Elancyl ürünlerinden size güzel bir set hazırladım. 3 üründen oluşan bu seti tabi ki ben de kullandım daha önce ve memnun kaldığım için sizinle de paylaşmayı seçtim. Umarım beğenirsiniz. 
çekiliş var, hediye



Çekiliş şartlarına bakalım:


  • Blogumu izlemeye almanız... (Sağ tarafta ''Kayıtlı Kullanıcılar'' alanından kolayca takibe alabilirsiniz)
  • Sosyal medya hesaplarımdan bizi takip etmeniz... (Yine sağ tarafta ''Sosyal Medya'' alanına tıklayarak kolayca ulaşabilirsiniz) Hemen aşağıda linkleri de veriyorum size kolaylık olması için... En az 2 tanesini takip ederseniz sevinirim. Yorumlarda belirtir misiniz 

İnstagram: bademlebuduk
Youtube: bademlebuduk
Twitter: bademlebuduk
Facebook: bademlebuduk
Google+: bademlebuduk


  • Çekilişimi blogunuzda, sosyal medya hesaplarınızda paylaşmanız size ekstra ''1'' hak daha kazandırıyor. Herkese açık bir şekilde yaptığınız paylaşımların linkini de bana yazmayı unutmayın lütfen.


Bu şartları yerine getirdiğinizi ifade eden bir yorum ve kullanıcı adınızla bu postun altına yorum yapmanızı rica ederim.
Çekiliş 18.Kasım.2017 akşamına kadar devam edecek. Takip eden hafta içinde sosyal medya hesaplarımdan kazananı açıklayacağım. kargo ücreti tabi ki benden ;) 

Herkese bol şans!!! Sevgiler

Çekiliş sonucu kazanan isim: tebrikler, iletişim bilgilerini bekliyorum!

Hadi bakalım. Şans şans şans
YanıtlaSil





13 Kasım 2017 Pazartesi

çekçekli okul çantası

Okullar açılmadan Bade'nin çekçekli okul çantası talebi başlamıştı. Her okul sezonu öncesi çanta konusu gündeme gelir bizde. Her yıl yeni bir çanta almak taraftarı değilim tabi ki ama Bade bol bol çanta kullanıyor okul dışında da. Bu yıl da çekçekli - tekerlekli çanta istedi...

Okul çantası seçerken, okul alışverişi

Okul yolunda sık sık çekçekli çanta kullanan çocuklar görüyoruz. Son yıllarda veliler de çocuklar da yük taşıma istemiyorlar haklı olarak. Bade'nin çanta isteğine olumlu cevap vermesem de internetten çanta araştırmalarını yaptım. Aklımda zaten birkaç marka vardı, indirimleri takip ettim. Bizim için en uygun olan çantayı kalemlik.com da buldum. Lisanslı, çekçekli okul çantasını sipariş verdim.


Okul çantası seçerken;


  • Çantanın ağırlığı  -hafif bir çanta tercih ediyorum çünkü zaten içine eklenecek kitaplar ve defterler ile çocuk için fazla ağırlık olmasını istemiyorum-
  • Bölmeleri  -çantadaki bölmeler aradığını bulmayı kolaylaştırıyor, kendi çantalarımda da hep bölmeli modelleri tercih ederim-
  • Sırt ve bel desteği  -çantanın sırt bölümündeki sünger desteği çanta içindeki kitapların sırta temasını engelliyor-
  • Ayarlanabilir askı  -kış aylarında mont ile yaz aylarında ise tek bir bluz ile taktığında omuzlarını sıkmayacak, bunaltmayacak ayarlanabilir askı tercih sebebi-
  • Çekçekli çantalar  -tekerlekli çantayı sürüklemek hem yük taşımaması hem de keyfi sebebiyle tercih ettim. Çekçekli kullandığımız zaman askıları yere sürünmemesi için iç kısma alabiliyoruz. 



Bu yıl da kaliteli bir çanta için alışverişimizi yine buradan yaptık. Hem indirimlerden faydalandık hem de hızlı ve güvenli gönderi sayesinde siparişimize çabucak kavuştuk. 








7 Kasım 2017 Salı

WhatsApp konum takip etme ve mesaj silme

Her sabah telefonu ilk elinize aldığınızda hangi uygulamaya bakarsınız? WhatsApp mı İnstagram mı, mail kutunuz mu, Facebook mu? Son zamanlarda sık sık güncelleme yapan instagram benim favorim olsa da WhatsApp a da bakmadan olmuyor, o da her geçen gün yenileniyor. Geçtiğiniz hafta WhatsApp a iki yeni özellik daha geldi. WhatsApp ta mesaj silme ve konum izleme özellikleri süper oldu.

WhatsApp konum takip etme
WhatsApp durum güncelleme ve hikaye paylaşmayı biliyoruz, epey alıştık WhatsApp hikayelerine öyle değil mi? Bakalım daha neler çıkacak????

WhatsApp ta mesaj silme

Yanlış bir kişiye ya da gruba yanlış bir mesaj gönderdiğiniz oldu mu hiç? Benim olmuştur, hemen ardından bir özür mesajı ile bilgi veririm yanlış mesaj hakkında. Özellikle okuldan Veli grubunda pek çok veliden yanlışlıkla oldu, yanlış gönderdim gibi mesajlar geliyordu artık yeni özellik sayesinde yanlış mesajlar siliniyor. Nasıl mı: silmek istediğiniz mesajın üzerine basılı tutun, sil seçeceğini tıkladıktan sonra size iki seçenek çıkacak; ''benden'' derseniz sizin ekranınızdan siliniyor (eskiden beri olan özellik), ''herkesten'' derseniz karşı tarafın ekranından da siliniyor. Ancak dikkat etmeli ki mesajı sildiğinizde karşı tarafa "mesaj silinmiştir" uyarısı gidiyor.
WhatsApp konum takip etme ve mesaj silme


WhatsApp konum izleme

WhatsApp konum paylaşma arkadaşlarla buluşurken ya da daha önce gitmediğiniz bir yere giderken kullandığımız bir özellik idi. Şimdi konumu anlık olarak izleyebiliyoruz. Nasıl mı? Tabi ki siz izin verdiğiniz sürece ve istediğiniz kişi ile paylaşabilirsiniz. Listenizden bir kişi seçip konum paylaşmaya tıklayın. ''Mevcut konumu paylaş'' a basarsanız size süre seçenekleri verecek uygulama; 15 dakika, 1 saat, 8 saat gibi. Böylece mevcut konumunuzu gönderdiğiniz kişi sizi o süre boyunca canlı olarak izleyebilecek. Dilediğiniz zaman "paylaşmayı durdur" a tıklayarak paylaşımı iptal edebilirsiniz.

Hayatı kolaylaştıracak bu iki yenilik güncellenen programlarda kullanılmaya başladı bile. Biz de eşimle WhatsApp canlı takip özelliğini kullanıyoruz. İşten gelirken onu izlediğimde markete uğradığını görüp yumurta istiyorum mesela. Dışarıda olduğumuzda ya da bir yerde buluşacak olduğumuzda son derece faydalı oluyor bu özellik. Bakalım daha neler göreceğiz... Sizce WhatsApp a hangi özellik gelse iyi olurdu????




30 Ekim 2017 Pazartesi

bebekler ne kadar uyur

Bebeğim yeterli uyuyor mu? Neden gece sık sık uyanıyor? Uyku eğitimi vermeli mi? Gündüz uykusu kaç kere olmalı? Ve daha pek çok soru uzun bir aradan sonra tam 19 aydır yine aklımı kurcalamakta. Bade'nin bebekliğinde uyku saatlerini, uyku süresini devamlı not alır bir düzen kurmaya çalışırdım. Şimdi ise oluruna bıraktım, daha mı iyi oldu? 

blogger, blogger anne, bademlebuduk

Bebeklerin ne kadar uykuya ihtiyacı olduğunu internetten araştırdım. Hele ilk 6 ay uyku ne demek hatırlamıyorum bile! Hiç bir liste bize uymuyordu, bebek uyumuyordu! Bebeğim büyüdükçe bize en uygun kaynakları kaydettim ve aylar değiştikçe kontrol etmeye başladım. Tracy Hogg'un listesi aşağıdadır. 

0-1 Ay: 19-21 saat
2-3 Ay: 16-18 saat
4-6 Ay: 15-16 saat
6-9 Ay: 13.5 -16 saat
10-12 Ay: 13-15 saat
13-24 Ay: 13-14 saat

Bu listedeki süreler bizim için -ortalamada- uygun oldu. Berke 1 yaşından kısa bir süre sonra uykusunu günde 1 kereye indirdi. Bu benim için şok edici oldu açıkçası. Bade 3 yaşından sonra günde 1 uykuya geçmişti. Normal olarak Berke'nin durumu beni epey şaşırttı. Ama şöyle bir fark var ki Berke'nin uykuları Bade'nin uykularına göre daha uzun süreli! 


Gece uykusu

19 aylık olan Berke gündüz 1 kere uyuduğundan gece uykusuna erken geçiyoruz. Bade'yi yaz kış akşam 20.30 civarı uykuya geçirirken Berke'nin gece uykusu saati 21.30 yani görüldüğü üzere her çocuk başka bir dünya! Her ikisinin de güne erken başlamaları ise takdiri hak ediyor  :)

Sabah 7-8 arası uyanan Berke ile kahvaltı ve ablayı okula bırakma, biraz hava alma, dışarıda dolaşma, evde oyun ve meyve-yoğurt gibi bir ara öğün sonrasında öğle uykusuna geçiş yapmak üzere bir düzen kurduk. Her gün düzenli olmasak da genel işleyiş bu şekilde. Bazen de sabah 6-7 arası uyanıyor ki sormayın gitsin, çok zor oluyor. Birkaç aydır sabah uyanmasını 7-8 arasına çekti çok şükür...

Öğleden sonra uyandığında ablası gelmiş oluyor. Abla kardeş yemek ve oyun derken gün bitiyor. Saat 21 itibariyle herkes yatağına çekiliyor. Bade kitap okuyor, ben de Berke ile uyuma çalışmaları. Henüz kendi kendine uyumuyor. Dedim ya uyku konusunu akışına bıraktım. Uyku eğitimi henüz düşünmüyorum. Hele hele ağlamasına izin vererek -Hayır- 
blogger, blogger anne, bademlebuduk



Gündüz çok uyursa ya da öğle uykusu geç kalırsa

Gündüz uykusu ile gece uykusu toplamı Tracy Hogg tablosuna uymasına dikkat ediyorum. Eğer gündüz fazla uyuduysa oyunlarla onu uyandırıyorum. Evet biraz huysuz olabiliyor benim müdahalemle uyandığında ama gece uykusunu düşünerek biraz huyuna gidiyoruz. Örneğin hafta sonu öğle uykusuna saat 16:00'da yattı. Ben de onu 17:00'da uyandırmak durumunda kaldım. Kıyamıyorum ama böyle durumlarda uyandırıyorum. Biz yetişkinler bile gündüz fazla uyursak gece uykusuna geçemiyoruz öyle değil mi? 




23 Ekim 2017 Pazartesi

haydi dışarı çıkalım

Ekim ayının son günlerindeyiz, havalar mis... Son güzel havaları bol bol değerlendirmeli; çocukları dışarı çıkarmalı ve bol temiz hava alması sağlanmalı. Zaten yaz günlerinde bol bol park bahçe gezdiğimiz için havalar soğumadan son güzel havaları değerlendirmeli. Çocuklarla dışarı çıkmak için tereddütleriniz varsa bir de faydalarını düşünün. Size kendi deneyimlerimden bahsedeceğim. 

blogger anne


Haydi dışarı çıkalım!

Çocukların açık havada bol bol hareket etmesi, oynaması onların büyümesi, gelişmesi için çok değerli. Bol bol keşif yapmalı hatta gerekiyorsa kirlenmeli, toprakla, çiçekle tanışmalı öyle değil mi? Bu güzel havaları biz de değerlendiriyoruz tabi ki. Koca bir kış var önümüzde ve her fırsat bulduğumuzda dışarı çıkıyoruz çocuklarla.

açık hava oyunları


Çocuklar ve bebekler için açık havanın faydaları:


  • D vitamini: Bağışıklık sistemini güçlendirmeye de yarayan D vitaminini ancak açık havada güneş alarak faydalanabiliriz. Özellikle mart-ekim arasındaki aylar her gün en az 15 dakika güneşlenmeliyiz. 
  • Uyku ve iştah: Açık havada hareketli oyunlar oynayan çocuk bol bol oksijen aldığından daha rahat uyur. Hareket halinde olduğundan kan dolaşımı da hızlanır, kaslar gelişir. Yemek ile arası olmayan çocuklar açık havada daha iştahlı olurlar genelde. Bade'nin sebze çorbalarını genelde parkta yedirirdim. 
  • Motor becerilerin gelişmesi: İnce ve kalın motor beceriler açık havada koşarken, zıplarken doğal olarak gelişir. Fiziksel güç harcadığından kaslar bol bol çalışır. 
açık havanın faydaları

  • Temiz hava: Alışveriş merkezleri yerine açık havada gezen çocuk bol oksijen alır. 
  • Algılar gelişir: Koşma, tırmanma, hoplama ile çocuk dengede durmayı, merdiven inip çıkmayı deneme yanılma yoluyla öğrenir. Diğer çocuklarla oynayarak sosyalleşir. 
  • Keşifler: Bence açık havada olmanın en önemli faydalarından biri de çocuğun dışarıda çok şeyi keşfetmesi. Doğayı ve çevreyi içinde yaşayarak keşfeder. Gözlem yapar. Kedileri, kuşları, karıncaları izler. 



açık havada oyun


Özetle çocuklar açık havada oynayarak kendilerine olan güvenleri artar, sosyalleşir., mutlu olur. Tüm bunlar da çocuğun gelişmesine destek olur. Ne yapıyoruz? Çocukları, bebekleri alıp bol bol açık havaya çıkartıyoruz. Tabi hava şartlarına uygun giyinmeyi ve yanımızda su taşımayı unutmuyoruz. 


20 Ekim 2017 Cuma

çocukların çok sevdiği pancake pankek tarifi

Çocukların da benim de çok sevdiğim bir kahvaltılık hatta atıştırmalık tarifi vereceğim. Pancake yani pankek yapması çok kolay bir lezzet. Kahvaltı sofralarında kapışılıyor desem yeridir. Bade de okula atıştırmalık saati için götürüyor, severek yiyor. 

pankek nasıl hazırlanır

İnternet üzerinden pek çok tarif araştırdım, denedim. Kendi tarifimi oluşturdum. 

İşte benim Pancake Pankek tarifim:


  • 1 yumurta
  • 1 su bardağı süt
  • 1 yemek kaşığı şeker
  • 1 bardak kadar un
  • 1 tatlı kaşığı sıvı yağ
  • 1 çay kaşığı kabartma tozu


İşte bu kadar az malzeme ile kahvaltı sofrasında değişiklik yapmak mümkün. Bu malzemeleri bir araya alıp karıştırıyordum ama kıvamı tutmuyordu. Ben de kendi püf noktamı oluşturdum deneme yanılma yoluyla.


Pankek hamuru nasıl hazırlanır?


  • 1 yumurta ve 1 çorba kaşığı şekeri iyice çırpıyorum. Köpük görünümü gelene kadar. 
  • Süt ve sıvı yağı ekliyorum. Çatalla çırpıyorum ben malzemeleri. 
  • Unu yaklaşık 1 su bardağı kadar ekliyorum. Boza kıvamına gelmesi ideal oluyor. Ne çok sıvı ne çok katı! 
  • Son olarak da 1 çay kaşığı kadar kabartma tozu ekliyorum. İnternette çoğu tarifte kabartma tozu fazla koyuluyor. Ben de önce öyle denedim ama kabartma tozu fazla olunca acı bir tat çıkıyor pankeklerde. 

Yağsız tavada pişiriyorum. Bir tavada aynı anda 4 pankek pişiriyorum. Birer yemek kaşığı dağıtıp hemen üzerlerine birer yemek kaşığı daha hamur ekliyorum. Pankeklerin başında beklemek gerekiyor, çabucak pişiyor sonuçta. Tersini çevirip kısa bir süre daha bekliyorum ve hop pankekler hazır. İster reçelle çikolata ile isterseniz kahvaltılıklarla yiyebilirsiniz. Bizim çocuklar boş seviyor. Piştiği gibi yiyorlar, ben de!
pancake pankek tarifi

Bu arada popüler yemek hesaplarında birkaç kez pankek tariflerine denk geldim. Her pankeki tek olarak pişiriyorlardı tavada. Tabi hemen mesaj ile sordum hepsine de neden aynı anda 3-4 tane yapmıyorsunuz? Bu fikrimi çok beğendiler :) Pankek yapması zahmetli değil ancak oyalayıcı, başında beklemek gerekiyor. Siz de benim gibi aynı anda aynı tavada birkaç tane pişirebilirsiniz. 

Afiyetle, mutlu sofralarda yenmesi, püf noktalarımın işe yaraması dileğiyle... Sizin de püf noktalarınız varsa bizimle paylaşır mısınız?





19 Ekim 2017 Perşembe

Hayatı Kaçırma Sen

Size çok önemli bir sosyal sorumluluk projesinden bahsedeceğim. İdrar kaçırma hakkında farkındalık çalışmasını başlatan Ontex ve Kontinans Derneği'nin toplantısına katıldım. Proje kapsamında hazırlanacak kitapta sanatçılardan, sporculara, iş camiasından, hekimlere ve gazetecilere kadar bir çok meslek grubunun desteği ile ''keşke kaçırmasaydım'' denilen anları ve anıları bir araya toplayacaklar. Dilerseniz siz de anılarınızla bu kitaba katkıda bulunabilirsiniz. 

blogger anne


Türkiye'de 40 yaş ve üzeri her 4 kadından biri idrar kaçırma sorunu ile karşılaşıyormuş. Kadın ürolojisi ve işlevsel üroloji konusunda önemli araştırmalar gerçekleştiren Kontinans Derneği, Türkiye'nin lider mesane ped üreticilerinden Canped ve proje temsilcisi ünlü sanatçı Nergis Kumbasar, "Hayatı Kaçırma Sen, Bir Yolu Var İstersen" projesi için bir araya geldi. 

Tanıtım toplantısı sonunda sürpriz bir şekilde sahneye çıkan dansçıların performansı çok beğenildi. Hatta Nergis Kumbasar da ekibe katılarak harika bir performans sergiledi. 


Dünyada 400 milyon kişi idrar kaçırma sorunu yaşıyor
Prof. Dr. Oktay Demirkesen, "İdrar kaçırma kadınlarda daha sık görülen bir problemdir. Türkiye'de yapılan bir çalışmada, kadınlarda idrar kaçırmanın erkeklere nazaran 4 kat daha fazla olduğu ortaya çıkmıştır. Dünyada ve Türkiye'de idrar kaçırma sorunu her yıl artmaktadır. Uluslararası Kontinans Birliği'nin rakamlarına göre dünyada 400 milyon, Avrupa'da ise 50 milyon kişi idrar kaçırma sorunu yaşamaktadır. “Türkiye'de ise bu konu her gün giderek büyüyen bir problem halini almaktadır” dedi.

Kadınlar idrar kaçırma sorununu kabulleniyor
Dünya nüfusunun %8'inin idrar kaçırma sorunu yaşadığını söyleyen Prof. Dr. Oktay Demirkesen, dünya nüfusunun yaşlandığı dikkate alınırsa problemin büyüklüğünün daha net ortaya çıktığını belirtti ve sözlerine şöyle devam etti; "İdrar kaçırma sorunu hayat kalitesini önemli oranda etkileyebilecek bir durumdur. İdrar kaçırma problemini yaşayan kadınlar depresyon ve sosyal hayattan çekilme gibi sorunlarla karşılaşmaktadırlar. Burada ilginç olan nokta ise kadınların idrar kaçırma sorunlarına tahmin edilenden daha düşük oranda çare aramalarıdır. Bu oranın düşük olmasında idrar kaçırma şiddeti ve sıklığı önemli faktörler olsa da, idrar kaçırmaktan utanma, bu durumun belli yaşlardaki kadınlarda görülmesinin olağan kabul edilmesi ve tedavi sonuçlarının iyi olmadığı yönündeki yanlış bilgilendirmedir.” dedi.

Kadınların %87’si özgüven eksikliği, %75’i ise sokağa çıkma korkusu yaşıyor
Ontex Türkiye Genel Müdürü Burak Kayahan; Canped, Kontinans Derneği ve Nergis Kumbasar'la birlikte başlattıkları "Hayatı Kaçırma Sen, Bir Yolu Var İstersen" farkındalık projesiyle herkes tarafından bilinen ama dile getirilemeyen idrar kaçırma sorununa karşı, hep birlikte büyük bir farkındalık yaratma bilinci ile biraraya geldiklerini belirtti ve sözlerine devam etti;  "Canped, mesane pedleri üreticisi olarak, Türkiye'nin en çok tercih edilen mesane pedi markası olmak bize hem mutluluk hem de büyük bir sorumluluk vermektedir. Bu anlamda üzerimize düşen bu sorumluluk bilinci ile bu konu üzerine birçok araştırmalar gerçekleştirdik.
Bu konudaki veriler gösteriyor ki; Türkiye'de idrar kaçıran kadınların %87'si özgüven eksikliği, %75'i ise sokağa çıkma korkusu yaşıyor.
İdrar kaçırma sorunu günden güne artış göstermektedir. Yapmış olduğumuz çalışmalara göre 2020 yılında Türkiye'de idrar kaçırma problemi yaşayan 4 milyon kişi olacağını öngörmekteyiz. Bu anlamda başlatacağımız bu farkındalık projesinin büyük bir önem taşıdığını belirtmek isterim.''

Nergis Kumbasar: “Bir kadın ve bir sanatçı olarak kadınlara destek olabilmek çok önemli”
Farkındalık projesinin temsilcisi Nergis Kumbasar, bir kadın ve bir sanatçı olarak bu sorunu yaşayan kadınlara destek olabilmenin kendisi için çok önemli ve anlamlı olduğunu ifade etti.
“Proje ile bu konuyu utanılacak bir durum olmaktan çıkarıp, bunun herkesin karşılaşabileceği bir sorun olduğunu ve çözüm yollarının olduğunu anlatabilmeyi hedefliyoruz. İşte bu yüzden "Hayatı Kaçırma Sen, Bir Yolu Var İstersen" uzun zaman sonra beni gerçek anlamda heyecanlandıran çok güzel bir projedir. “
blogger davet, nergis kumbasar, arzu karabulut


31 Ocak 2018 tarihine kadar siz de hikayelerinizi biryoluvaristersen.com sitesine girerek paylaşabilirsiniz. Kendi hikayenizi oluşturabilirsiniz. 







12 Ekim 2017 Perşembe

ikinci çocuk şansı

Tek çocuk hiç çocukmuş derlerdi de inanmazdım! Ta ki ikinci kez anne olana kadar... Gerçekten çocuk sayısı arttıkça evde neşe arttığı gibi kaos da artıyor. Alışıyor ama insan

ikinci çocuk şansı

Bade sakin bir bebekti, sakin de bir çocuk oldu hep. Israrcı olmayan, oyuncaklarıyla keyifli vakit geçiren akıllı bir bıdık! Sadece yabancılara karşı huysuzdu; bebekliğinden beri pek kalabalık içinde büyümedi, ona bağlıyorum. Peki iki numara? Hiç öyle ablası gibi değil!
blogger anne

Berke, ablası sayesinde her daim bir arkadaş ile yaşıyor evde, yalnızlık nedir pek bilmiyor. Ortamlara ablası ile hemen dahil oluveriyor. Yanında hep sevdiği, güvendiği, onu koruyan, onunla oynayan birisi var; ablası!  Tek çocuk olsa bu kadar çocukla bir araya gelemezdi tabi. Ablasının arkadaşları, kardeşleri ile bize geldiklerinde hele, ikisi de çok mutlu oluyor. Kendinden büyük çocuklarla bile iletişime giriyor, yaşıtlarıyla da tam oyun kuramasa da ilgi gösteriyor. Çok erken parka gitmeye ve park oyuncaklarıyla oynamaya başladı. Kaydıraklar için merdivenleri yardımsız tırmanıyor, maşallah.

İlk çocuk annenin ilgi ve alakası bölünmediği için çok şanslı olduğu gibi ikinci çocuk da yanında bir oyun arkadaşı ve koruyucu abla/abi ile beraber olduğundan şanslı oluyor öyle değil mi? Ablasının arkadaşlarının doğum günü partilerinde, ev gezmelerinde bol bol oyun ve oyuncak oynama imkanı oluyor. Mesela Bade okula başladığından beri Berke de hemen her gün okula gidiyor, çocukları görüyor, oynuyor. Belki tek çocuk olsa her gün dışarı çıkamaz ama abla torpili ile sokakta! Yağmurda gezinti yapma şansını da ablası sayesinde yakaladı Berke. Tabi şemsiyeyi de kaptı ablasının elinden.
bademlebuduk

Yemek içmek konusunda da ablayı örnek alması kimi zaman iyi kimi zaman da of dedirtiyor. Bade hazır meyve suları ile çoook geç tanışmış olmasına rağmen Berke şimdiden tadını biliyor; çünkü ablasını içerken gördü! Pankek Bade çok severek yerken Berke de ablasından görüp istedi ve yedi. Bezelyeyi de Bade iştahla yerken Berke tattı ve sevdi.

ikinci çocuk

Özetle ablayı rol model aldığı bir gerçek. Bu durum çoğu zaman bir avantaj iken bazen de ablayı zorlayabiliyor. Hatta beni de! Oyunlarını bozuyor ablasının, yemeğini, içeceğini elinden almaya çalışıyor ve ortalık karışıyor. Gülmeli ağlamalı eğlenceli günler geçiyor işte böyle... Kardeş candır diyerek bu yazımı da sonlandırıyorum. Sizin deneyimlerinizi de merak ediyorum, yazar mısınız?



10 Ekim 2017 Salı

Estetik Bir Davet

Davetin de estetiği olur mu demeyin, oldu bile. Prof. Dr. Ferit Demirkan Levent'te Demirkan Clinic açılışını gerçekleştirdi. Sevgili Yeşim Mutlu'dan çalışmalar hakkında sık sık bilgi alsam da bu kadar detaylı bir klinik olduğunu tahmin edememiştim. Gerçekten gidip görmeli, doktor beyden bir tanışma randevusu almalısınız. Doktor bey danışmanlık hizmetini ücretsiz veriyor.

Demirkan Clinic

Cemiyetten, sanat ve iş dünyasından birçok ismin katıldığı açılış davetinde Prof. Dr. Ferit Demirkan: ''Estetik sadece cerrahi ve tıbbi bir konu değildir. Hayatın her alanında vardır. Estetik yaptıranların çoğu yaşamlarının diğer alanlarında da estetik bir tarzı benimsiyor.'' dedi. 

Yeşim Mutlu, blogger

Prof. Dr. Ferit Demirkan, cilt gençleştirmede çok başarılı bir kombine lazer cihazını da Ocak.2018'de Türkiye'de ilk defa Demirkan Clinic'te kullanmaya başlayacakları müjdesini de verdi. 
Neslihan Kozanoğlu, Jülide Önengüt

12 yıldır kozmetik ve güzellik sektöründe çalıştığım için yüzlerce güzellik salonuna gitmiş, pek çok uzmanla görüşmüş biri olarak bu kliniği çok beğendiğimi söyleyebilirim. Öncelikle doktor beyin sağlam öz geçmişi, deneyimleri ve başarıları takdiri hak ediyor. Klinik için de çok titiz ve ayrıntılı bir çalışma yapılmış. Levent'te Ebulula Mardin Caddesi üzerindeki konumu kolay ulaşım ve merkezi olması açısından süper. Her ay Demirkan Clinic'te ''Yaşam Estetiği'' sohbetleri de olacakmış. Sosyal medyadan doktor beyi takip etmeyi unutmayın!

Değerli arkadaşlarım; Yeşim Mutlu, Zehra Dörter, Çiğdem Özdemir, Miray Taşkıran. Blog yazarı arkadaşlar da açılışta idik. Hatta o gün bir de mini vlog çektim. İzlemek isterseniz Youtube: bademlebuduk 



Klinikte işlem bölümleri haricinde bir de Angel Room var ki randevu saatinden 1 saat önce gidip beklemeyi düşündürür insana! Kliniğin bahçesi de bulunuyor. Biz açılışta bahçede keyifle müzik de dinledik. Sihirli aynada eğlenceli hatıra fotoğrafları çektirip hemen aldık. 
Neslihan Kozanoğlu, Jülide Önengüt

Pınar Tezcan ev sahipliğinde gerçekleşen davete Ahu Yağtu, Çağla Şıkel, Yüksel Ak, Elif Gönlüm, Esra Eron, Günsel Ülkü, Jülide Önengüt, Neslihan Kozanoğlu, Etel Baler ve pek çok isim katıldı. 

Neslihan Kozanoğlu, Jülide Önengüt

Açılışa Yeşim Mutlu'nun incelikleri, detayları olduğu aşikardı. Güler yüzleri ve yüksek enerjileri ile misafirleri ile tek tek ilgilenen Yeşim Mutlu'ya ve Prof. Dr. Ferit Demirkan'a teşekkürler. Demirkan Clinic hayırlı olsun...

Demirkan Clinic
Yeşim Mutlu 









Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...