30 Ekim 2017 Pazartesi

bebekler ne kadar uyur

Bebeğim yeterli uyuyor mu? Neden gece sık sık uyanıyor? Uyku eğitimi vermeli mi? Gündüz uykusu kaç kere olmalı? Ve daha pek çok soru uzun bir aradan sonra tam 19 aydır yine aklımı kurcalamakta. Bade'nin bebekliğinde uyku saatlerini, uyku süresini devamlı not alır bir düzen kurmaya çalışırdım. Şimdi ise oluruna bıraktım, daha mı iyi oldu? 

blogger, blogger anne, bademlebuduk

Bebeklerin ne kadar uykuya ihtiyacı olduğunu internetten araştırdım. Hele ilk 6 ay uyku ne demek hatırlamıyorum bile! Hiç bir liste bize uymuyordu, bebek uyumuyordu! Bebeğim büyüdükçe bize en uygun kaynakları kaydettim ve aylar değiştikçe kontrol etmeye başladım. Tracy Hogg'un listesi aşağıdadır. 

0-1 Ay: 19-21 saat
2-3 Ay: 16-18 saat
4-6 Ay: 15-16 saat
6-9 Ay: 13.5 -16 saat
10-12 Ay: 13-15 saat
13-24 Ay: 13-14 saat

Bu listedeki süreler bizim için -ortalamada- uygun oldu. Berke 1 yaşından kısa bir süre sonra uykusunu günde 1 kereye indirdi. Bu benim için şok edici oldu açıkçası. Bade 3 yaşından sonra günde 1 uykuya geçmişti. Normal olarak Berke'nin durumu beni epey şaşırttı. Ama şöyle bir fark var ki Berke'nin uykuları Bade'nin uykularına göre daha uzun süreli! 


Gece uykusu

19 aylık olan Berke gündüz 1 kere uyuduğundan gece uykusuna erken geçiyoruz. Bade'yi yaz kış akşam 20.30 civarı uykuya geçirirken Berke'nin gece uykusu saati 21.30 yani görüldüğü üzere her çocuk başka bir dünya! Her ikisinin de güne erken başlamaları ise takdiri hak ediyor  :)

Sabah 7-8 arası uyanan Berke ile kahvaltı ve ablayı okula bırakma, biraz hava alma, dışarıda dolaşma, evde oyun ve meyve-yoğurt gibi bir ara öğün sonrasında öğle uykusuna geçiş yapmak üzere bir düzen kurduk. Her gün düzenli olmasak da genel işleyiş bu şekilde. Bazen de sabah 6-7 arası uyanıyor ki sormayın gitsin, çok zor oluyor. Birkaç aydır sabah uyanmasını 7-8 arasına çekti çok şükür...

Öğleden sonra uyandığında ablası gelmiş oluyor. Abla kardeş yemek ve oyun derken gün bitiyor. Saat 21 itibariyle herkes yatağına çekiliyor. Bade kitap okuyor, ben de Berke ile uyuma çalışmaları. Henüz kendi kendine uyumuyor. Dedim ya uyku konusunu akışına bıraktım. Uyku eğitimi henüz düşünmüyorum. Hele hele ağlamasına izin vererek -Hayır- 
blogger, blogger anne, bademlebuduk



Gündüz çok uyursa ya da öğle uykusu geç kalırsa

Gündüz uykusu ile gece uykusu toplamı Tracy Hogg tablosuna uymasına dikkat ediyorum. Eğer gündüz fazla uyuduysa oyunlarla onu uyandırıyorum. Evet biraz huysuz olabiliyor benim müdahalemle uyandığında ama gece uykusunu düşünerek biraz huyuna gidiyoruz. Örneğin hafta sonu öğle uykusuna saat 16:00'da yattı. Ben de onu 17:00'da uyandırmak durumunda kaldım. Kıyamıyorum ama böyle durumlarda uyandırıyorum. Biz yetişkinler bile gündüz fazla uyursak gece uykusuna geçemiyoruz öyle değil mi? 




23 Ekim 2017 Pazartesi

haydi dışarı çıkalım

Ekim ayının son günlerindeyiz, havalar mis... Son güzel havaları bol bol değerlendirmeli; çocukları dışarı çıkarmalı ve bol temiz hava alması sağlanmalı. Zaten yaz günlerinde bol bol park bahçe gezdiğimiz için havalar soğumadan son güzel havaları değerlendirmeli. Çocuklarla dışarı çıkmak için tereddütleriniz varsa bir de faydalarını düşünün. Size kendi deneyimlerimden bahsedeceğim. 

blogger anne


Haydi dışarı çıkalım!

Çocukların açık havada bol bol hareket etmesi, oynaması onların büyümesi, gelişmesi için çok değerli. Bol bol keşif yapmalı hatta gerekiyorsa kirlenmeli, toprakla, çiçekle tanışmalı öyle değil mi? Bu güzel havaları biz de değerlendiriyoruz tabi ki. Koca bir kış var önümüzde ve her fırsat bulduğumuzda dışarı çıkıyoruz çocuklarla.

açık hava oyunları


Çocuklar ve bebekler için açık havanın faydaları:


  • D vitamini: Bağışıklık sistemini güçlendirmeye de yarayan D vitaminini ancak açık havada güneş alarak faydalanabiliriz. Özellikle mart-ekim arasındaki aylar her gün en az 15 dakika güneşlenmeliyiz. 
  • Uyku ve iştah: Açık havada hareketli oyunlar oynayan çocuk bol bol oksijen aldığından daha rahat uyur. Hareket halinde olduğundan kan dolaşımı da hızlanır, kaslar gelişir. Yemek ile arası olmayan çocuklar açık havada daha iştahlı olurlar genelde. Bade'nin sebze çorbalarını genelde parkta yedirirdim. 
  • Motor becerilerin gelişmesi: İnce ve kalın motor beceriler açık havada koşarken, zıplarken doğal olarak gelişir. Fiziksel güç harcadığından kaslar bol bol çalışır. 
açık havanın faydaları

  • Temiz hava: Alışveriş merkezleri yerine açık havada gezen çocuk bol oksijen alır. 
  • Algılar gelişir: Koşma, tırmanma, hoplama ile çocuk dengede durmayı, merdiven inip çıkmayı deneme yanılma yoluyla öğrenir. Diğer çocuklarla oynayarak sosyalleşir. 
  • Keşifler: Bence açık havada olmanın en önemli faydalarından biri de çocuğun dışarıda çok şeyi keşfetmesi. Doğayı ve çevreyi içinde yaşayarak keşfeder. Gözlem yapar. Kedileri, kuşları, karıncaları izler. 



açık havada oyun


Özetle çocuklar açık havada oynayarak kendilerine olan güvenleri artar, sosyalleşir., mutlu olur. Tüm bunlar da çocuğun gelişmesine destek olur. Ne yapıyoruz? Çocukları, bebekleri alıp bol bol açık havaya çıkartıyoruz. Tabi hava şartlarına uygun giyinmeyi ve yanımızda su taşımayı unutmuyoruz. 


20 Ekim 2017 Cuma

çocukların çok sevdiği pancake pankek tarifi

Çocukların da benim de çok sevdiğim bir kahvaltılık hatta atıştırmalık tarifi vereceğim. Pancake yani pankek yapması çok kolay bir lezzet. Kahvaltı sofralarında kapışılıyor desem yeridir. Bade de okula atıştırmalık saati için götürüyor, severek yiyor. 

pankek nasıl hazırlanır

İnternet üzerinden pek çok tarif araştırdım, denedim. Kendi tarifimi oluşturdum. 

İşte benim Pancake Pankek tarifim:


  • 1 yumurta
  • 1 su bardağı süt
  • 1 yemek kaşığı şeker
  • 1 bardak kadar un
  • 1 tatlı kaşığı sıvı yağ
  • 1 çay kaşığı kabartma tozu


İşte bu kadar az malzeme ile kahvaltı sofrasında değişiklik yapmak mümkün. Bu malzemeleri bir araya alıp karıştırıyordum ama kıvamı tutmuyordu. Ben de kendi püf noktamı oluşturdum deneme yanılma yoluyla.


Pankek hamuru nasıl hazırlanır?


  • 1 yumurta ve 1 çorba kaşığı şekeri iyice çırpıyorum. Köpük görünümü gelene kadar. 
  • Süt ve sıvı yağı ekliyorum. Çatalla çırpıyorum ben malzemeleri. 
  • Unu yaklaşık 1 su bardağı kadar ekliyorum. Boza kıvamına gelmesi ideal oluyor. Ne çok sıvı ne çok katı! 
  • Son olarak da 1 çay kaşığı kadar kabartma tozu ekliyorum. İnternette çoğu tarifte kabartma tozu fazla koyuluyor. Ben de önce öyle denedim ama kabartma tozu fazla olunca acı bir tat çıkıyor pankeklerde. 

Yağsız tavada pişiriyorum. Bir tavada aynı anda 4 pankek pişiriyorum. Birer yemek kaşığı dağıtıp hemen üzerlerine birer yemek kaşığı daha hamur ekliyorum. Pankeklerin başında beklemek gerekiyor, çabucak pişiyor sonuçta. Tersini çevirip kısa bir süre daha bekliyorum ve hop pankekler hazır. İster reçelle çikolata ile isterseniz kahvaltılıklarla yiyebilirsiniz. Bizim çocuklar boş seviyor. Piştiği gibi yiyorlar, ben de!
pancake pankek tarifi

Bu arada popüler yemek hesaplarında birkaç kez pankek tariflerine denk geldim. Her pankeki tek olarak pişiriyorlardı tavada. Tabi hemen mesaj ile sordum hepsine de neden aynı anda 3-4 tane yapmıyorsunuz? Bu fikrimi çok beğendiler :) Pankek yapması zahmetli değil ancak oyalayıcı, başında beklemek gerekiyor. Siz de benim gibi aynı anda aynı tavada birkaç tane pişirebilirsiniz. 

Afiyetle, mutlu sofralarda yenmesi, püf noktalarımın işe yaraması dileğiyle... Sizin de püf noktalarınız varsa bizimle paylaşır mısınız?





19 Ekim 2017 Perşembe

Hayatı Kaçırma Sen

Size çok önemli bir sosyal sorumluluk projesinden bahsedeceğim. İdrar kaçırma hakkında farkındalık çalışmasını başlatan Ontex ve Kontinans Derneği'nin toplantısına katıldım. Proje kapsamında hazırlanacak kitapta sanatçılardan, sporculara, iş camiasından, hekimlere ve gazetecilere kadar bir çok meslek grubunun desteği ile ''keşke kaçırmasaydım'' denilen anları ve anıları bir araya toplayacaklar. Dilerseniz siz de anılarınızla bu kitaba katkıda bulunabilirsiniz. 

blogger anne


Türkiye'de 40 yaş ve üzeri her 4 kadından biri idrar kaçırma sorunu ile karşılaşıyormuş. Kadın ürolojisi ve işlevsel üroloji konusunda önemli araştırmalar gerçekleştiren Kontinans Derneği, Türkiye'nin lider mesane ped üreticilerinden Canped ve proje temsilcisi ünlü sanatçı Nergis Kumbasar, "Hayatı Kaçırma Sen, Bir Yolu Var İstersen" projesi için bir araya geldi. 

Tanıtım toplantısı sonunda sürpriz bir şekilde sahneye çıkan dansçıların performansı çok beğenildi. Hatta Nergis Kumbasar da ekibe katılarak harika bir performans sergiledi. 


Dünyada 400 milyon kişi idrar kaçırma sorunu yaşıyor
Prof. Dr. Oktay Demirkesen, "İdrar kaçırma kadınlarda daha sık görülen bir problemdir. Türkiye'de yapılan bir çalışmada, kadınlarda idrar kaçırmanın erkeklere nazaran 4 kat daha fazla olduğu ortaya çıkmıştır. Dünyada ve Türkiye'de idrar kaçırma sorunu her yıl artmaktadır. Uluslararası Kontinans Birliği'nin rakamlarına göre dünyada 400 milyon, Avrupa'da ise 50 milyon kişi idrar kaçırma sorunu yaşamaktadır. “Türkiye'de ise bu konu her gün giderek büyüyen bir problem halini almaktadır” dedi.

Kadınlar idrar kaçırma sorununu kabulleniyor
Dünya nüfusunun %8'inin idrar kaçırma sorunu yaşadığını söyleyen Prof. Dr. Oktay Demirkesen, dünya nüfusunun yaşlandığı dikkate alınırsa problemin büyüklüğünün daha net ortaya çıktığını belirtti ve sözlerine şöyle devam etti; "İdrar kaçırma sorunu hayat kalitesini önemli oranda etkileyebilecek bir durumdur. İdrar kaçırma problemini yaşayan kadınlar depresyon ve sosyal hayattan çekilme gibi sorunlarla karşılaşmaktadırlar. Burada ilginç olan nokta ise kadınların idrar kaçırma sorunlarına tahmin edilenden daha düşük oranda çare aramalarıdır. Bu oranın düşük olmasında idrar kaçırma şiddeti ve sıklığı önemli faktörler olsa da, idrar kaçırmaktan utanma, bu durumun belli yaşlardaki kadınlarda görülmesinin olağan kabul edilmesi ve tedavi sonuçlarının iyi olmadığı yönündeki yanlış bilgilendirmedir.” dedi.

Kadınların %87’si özgüven eksikliği, %75’i ise sokağa çıkma korkusu yaşıyor
Ontex Türkiye Genel Müdürü Burak Kayahan; Canped, Kontinans Derneği ve Nergis Kumbasar'la birlikte başlattıkları "Hayatı Kaçırma Sen, Bir Yolu Var İstersen" farkındalık projesiyle herkes tarafından bilinen ama dile getirilemeyen idrar kaçırma sorununa karşı, hep birlikte büyük bir farkındalık yaratma bilinci ile biraraya geldiklerini belirtti ve sözlerine devam etti;  "Canped, mesane pedleri üreticisi olarak, Türkiye'nin en çok tercih edilen mesane pedi markası olmak bize hem mutluluk hem de büyük bir sorumluluk vermektedir. Bu anlamda üzerimize düşen bu sorumluluk bilinci ile bu konu üzerine birçok araştırmalar gerçekleştirdik.
Bu konudaki veriler gösteriyor ki; Türkiye'de idrar kaçıran kadınların %87'si özgüven eksikliği, %75'i ise sokağa çıkma korkusu yaşıyor.
İdrar kaçırma sorunu günden güne artış göstermektedir. Yapmış olduğumuz çalışmalara göre 2020 yılında Türkiye'de idrar kaçırma problemi yaşayan 4 milyon kişi olacağını öngörmekteyiz. Bu anlamda başlatacağımız bu farkındalık projesinin büyük bir önem taşıdığını belirtmek isterim.''

Nergis Kumbasar: “Bir kadın ve bir sanatçı olarak kadınlara destek olabilmek çok önemli”
Farkındalık projesinin temsilcisi Nergis Kumbasar, bir kadın ve bir sanatçı olarak bu sorunu yaşayan kadınlara destek olabilmenin kendisi için çok önemli ve anlamlı olduğunu ifade etti.
“Proje ile bu konuyu utanılacak bir durum olmaktan çıkarıp, bunun herkesin karşılaşabileceği bir sorun olduğunu ve çözüm yollarının olduğunu anlatabilmeyi hedefliyoruz. İşte bu yüzden "Hayatı Kaçırma Sen, Bir Yolu Var İstersen" uzun zaman sonra beni gerçek anlamda heyecanlandıran çok güzel bir projedir. “
blogger davet, nergis kumbasar, arzu karabulut


31 Ocak 2018 tarihine kadar siz de hikayelerinizi biryoluvaristersen.com sitesine girerek paylaşabilirsiniz. Kendi hikayenizi oluşturabilirsiniz. 







12 Ekim 2017 Perşembe

ikinci çocuk şansı

Tek çocuk hiç çocukmuş derlerdi de inanmazdım! Ta ki ikinci kez anne olana kadar... Gerçekten çocuk sayısı arttıkça evde neşe arttığı gibi kaos da artıyor. Alışıyor ama insan

ikinci çocuk şansı

Bade sakin bir bebekti, sakin de bir çocuk oldu hep. Israrcı olmayan, oyuncaklarıyla keyifli vakit geçiren akıllı bir bıdık! Sadece yabancılara karşı huysuzdu; bebekliğinden beri pek kalabalık içinde büyümedi, ona bağlıyorum. Peki iki numara? Hiç öyle ablası gibi değil!
blogger anne

Berke, ablası sayesinde her daim bir arkadaş ile yaşıyor evde, yalnızlık nedir pek bilmiyor. Ortamlara ablası ile hemen dahil oluveriyor. Yanında hep sevdiği, güvendiği, onu koruyan, onunla oynayan birisi var; ablası!  Tek çocuk olsa bu kadar çocukla bir araya gelemezdi tabi. Ablasının arkadaşları, kardeşleri ile bize geldiklerinde hele, ikisi de çok mutlu oluyor. Kendinden büyük çocuklarla bile iletişime giriyor, yaşıtlarıyla da tam oyun kuramasa da ilgi gösteriyor. Çok erken parka gitmeye ve park oyuncaklarıyla oynamaya başladı. Kaydıraklar için merdivenleri yardımsız tırmanıyor, maşallah.

İlk çocuk annenin ilgi ve alakası bölünmediği için çok şanslı olduğu gibi ikinci çocuk da yanında bir oyun arkadaşı ve koruyucu abla/abi ile beraber olduğundan şanslı oluyor öyle değil mi? Ablasının arkadaşlarının doğum günü partilerinde, ev gezmelerinde bol bol oyun ve oyuncak oynama imkanı oluyor. Mesela Bade okula başladığından beri Berke de hemen her gün okula gidiyor, çocukları görüyor, oynuyor. Belki tek çocuk olsa her gün dışarı çıkamaz ama abla torpili ile sokakta! Yağmurda gezinti yapma şansını da ablası sayesinde yakaladı Berke. Tabi şemsiyeyi de kaptı ablasının elinden.
bademlebuduk

Yemek içmek konusunda da ablayı örnek alması kimi zaman iyi kimi zaman da of dedirtiyor. Bade hazır meyve suları ile çoook geç tanışmış olmasına rağmen Berke şimdiden tadını biliyor; çünkü ablasını içerken gördü! Pankek Bade çok severek yerken Berke de ablasından görüp istedi ve yedi. Bezelyeyi de Bade iştahla yerken Berke tattı ve sevdi.

ikinci çocuk

Özetle ablayı rol model aldığı bir gerçek. Bu durum çoğu zaman bir avantaj iken bazen de ablayı zorlayabiliyor. Hatta beni de! Oyunlarını bozuyor ablasının, yemeğini, içeceğini elinden almaya çalışıyor ve ortalık karışıyor. Gülmeli ağlamalı eğlenceli günler geçiyor işte böyle... Kardeş candır diyerek bu yazımı da sonlandırıyorum. Sizin deneyimlerinizi de merak ediyorum, yazar mısınız?



10 Ekim 2017 Salı

Estetik Bir Davet

Davetin de estetiği olur mu demeyin, oldu bile. Prof. Dr. Ferit Demirkan Levent'te Demirkan Clinic açılışını gerçekleştirdi. Sevgili Yeşim Mutlu'dan çalışmalar hakkında sık sık bilgi alsam da bu kadar detaylı bir klinik olduğunu tahmin edememiştim. Gerçekten gidip görmeli, doktor beyden bir tanışma randevusu almalısınız. Doktor bey danışmanlık hizmetini ücretsiz veriyor.

Demirkan Clinic

Cemiyetten, sanat ve iş dünyasından birçok ismin katıldığı açılış davetinde Prof. Dr. Ferit Demirkan: ''Estetik sadece cerrahi ve tıbbi bir konu değildir. Hayatın her alanında vardır. Estetik yaptıranların çoğu yaşamlarının diğer alanlarında da estetik bir tarzı benimsiyor.'' dedi. 

Yeşim Mutlu, blogger

Prof. Dr. Ferit Demirkan, cilt gençleştirmede çok başarılı bir kombine lazer cihazını da Ocak.2018'de Türkiye'de ilk defa Demirkan Clinic'te kullanmaya başlayacakları müjdesini de verdi. 
Neslihan Kozanoğlu, Jülide Önengüt

12 yıldır kozmetik ve güzellik sektöründe çalıştığım için yüzlerce güzellik salonuna gitmiş, pek çok uzmanla görüşmüş biri olarak bu kliniği çok beğendiğimi söyleyebilirim. Öncelikle doktor beyin sağlam öz geçmişi, deneyimleri ve başarıları takdiri hak ediyor. Klinik için de çok titiz ve ayrıntılı bir çalışma yapılmış. Levent'te Ebulula Mardin Caddesi üzerindeki konumu kolay ulaşım ve merkezi olması açısından süper. Her ay Demirkan Clinic'te ''Yaşam Estetiği'' sohbetleri de olacakmış. Sosyal medyadan doktor beyi takip etmeyi unutmayın!

Değerli arkadaşlarım; Yeşim Mutlu, Zehra Dörter, Çiğdem Özdemir, Miray Taşkıran. Blog yazarı arkadaşlar da açılışta idik. Hatta o gün bir de mini vlog çektim. İzlemek isterseniz Youtube: bademlebuduk 



Klinikte işlem bölümleri haricinde bir de Angel Room var ki randevu saatinden 1 saat önce gidip beklemeyi düşündürür insana! Kliniğin bahçesi de bulunuyor. Biz açılışta bahçede keyifle müzik de dinledik. Sihirli aynada eğlenceli hatıra fotoğrafları çektirip hemen aldık. 
Neslihan Kozanoğlu, Jülide Önengüt

Pınar Tezcan ev sahipliğinde gerçekleşen davete Ahu Yağtu, Çağla Şıkel, Yüksel Ak, Elif Gönlüm, Esra Eron, Günsel Ülkü, Jülide Önengüt, Neslihan Kozanoğlu, Etel Baler ve pek çok isim katıldı. 

Neslihan Kozanoğlu, Jülide Önengüt

Açılışa Yeşim Mutlu'nun incelikleri, detayları olduğu aşikardı. Güler yüzleri ve yüksek enerjileri ile misafirleri ile tek tek ilgilenen Yeşim Mutlu'ya ve Prof. Dr. Ferit Demirkan'a teşekkürler. Demirkan Clinic hayırlı olsun...

Demirkan Clinic
Yeşim Mutlu 









Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...