25 Aralık 2017 Pazartesi

Sebzeli Köfte

En sevdiğim sebzelerden bir tanesidir kabak. Kabak yemeği, kabak dolması çok severim. Hatta mücvere bayılırım. Bizim çocuklar ise kabaktan çok hoşlanmıyor. Ama ben onlara diğer sebzeler gibi kabağı da yedirmek için çareler üretiyorum. Geçenlerde sebzeli köfte yaptım. Bir güzel yediler.

ek gıdaya geçiş

Sebzeli köfte tarifim kendiliğinden ortaya çıktı. Çocuklara köfte hazırlayacakken buzdolabında gözüme ilişen sebzeleri de harca ekleyiverdim. 


Çocukların çok sevdiği sebzeli köfte tarifim:


  • Yarım kg kadar köftelik kıyma
  • 2 adet kabak
  • 1 adet havuç
  • 1 adet orta boy patates
  • Yumurta
  • Un
  • Tuz, baharat


Kabak, havuç ve patatesleri rendeleyerek suyunu süzdüm. Kıyma harcıma bir yumurta ve sebzelerimi ekledim. Biraz tam buğday unu ile de kıvamını sağladım. Biraz karabiber, tuz, kimyon ile harcımı hazırladım. Karışımı yoğurarak şekil verdim. Ben ortalığı toplayana kadar buzdolabında dinlenen köfteleri tepsiye dizdim. Yanına elma dilim patatesler de koyarak fırına attım. Köftelerin kalınlığına ve büyüklüğüne göre pişme süresini ayarlayabilirsiniz. 

Çocuklar fırından çıkan renkli köfteleri severek yediler. Hem belki böylece kabak lezzetine de alışırlar ne dersiniz? Sizin de böyle çocukların seveceği sebzeli tarifleriniz varsa paylaşır mısınız?




16 Aralık 2017 Cumartesi

En Popüler 4 Ray Ban Güneş Gözlüğü Modeli


Güneş gözlüklerinde kalite, cazibe ve şıklık dendiğinde ilk akla gelen markalardan biri Ray Ban oluyor. Artık güneş gözlüğü modası bu markanın yeni sezon gözlüklerinde bağımsız düşünülemiyor. Hatta markanın bazı güneş gözlüğü modelleri o kadar çok beğenildi ki, yıllardır aynı tasarım üretilmeye devam ediyor. Peki, gelmiş geçmiş en popüler Ray Ban güneş gözlükleri modellerinin hangileri olduğunu merak etiniz mi?



    1-   Markayla Özdeşleşen Aviator Modeli
Damla kesim camları, ince metal çerçevesi ile dikkat çeken Aviator marka ile bütünleşmiş bir güneş gözlüğü modeline dönüştü. Bu tasarım o kadar popüler oldu ki, birçok marka benzer tasarımları piyasaya sürmeye başladı. Ancak halen tercihlerin odak noktası elbette orijinal Ray Ban Aviator modeli oluyor.

           2-   Kalın Çerçeveden Şaşmayanların Favorisi Wayfarer

Koyu renkli camları ve kalın çerçevesi ile Wayfarer markanın onlarca modeli arasından sıyrılarak en popülerler listesine üst sıralardan girmeyi başardı. Kahverengi, siya ve mavi gibi renk seçenekleri kazanan camlara desenli ve sade çerçeveler de eşlik edince, tasarım daha geniş kitlelerin tercihi haline geldi. Hatta marka bu model üzerinde hafif oynamalar yaparak New Wayfarer isimli yeni bir seri bile hazırladı.


3-      İnce ve Kalın Çerçeveyi Buluşturan Clubmaster

Üst hattı kalın, alt bölümü ise ince çerçeveden oluşan Clubmaster modeli hafif gözlük sevenlerin favorisi haline geldi. Özellikle Dinamik görünümlü gözlük sevenleri cezbeden bu model daha uzun yıllar kullanılacak gibi görünüyor.


4-      Cam Tasarımıyla Beğenilen Justin

Üst bölümü koyu ve alta doğru hafif şeffaflaşan bir cam tasarımına sahip Justin modeli de artık markanın kült gözlük modelleri arasındaki yerini aldı. Her yaşa hitap ediyor olması bu modeli vazgeçilmez kılan unsurlar arasında yer alıyor.


Erika ve Junior Top Rated modellerini de unutmamak lazım. Ray Ban’ın en popüler güneş gözlüklerine göz atmak için Atasun Optik internet sitesini tercih edebilirsiniz. Markanın en geniş ürün çeşidine yer veren Atasun Optik online platformu olduğu için daha fazla sayıda tasarımı görme şansını yakalarsınız. 

13 Aralık 2017 Çarşamba

ayva tatlısı tarifim

Annemin eli lezzetli idi. Gerçi herkesin annesinin elinin lezzeti vardır ama benim annemin de mutfak becerisi herkes tarafından takdir edilirdi. En çok da biz aile bireyleri için büyük şans, öyle değil mi? Annemin kaymaklı kuru kayısısı, ayva tatlısı ve diğerleri tadı damağımızda kaldı. Aynı tat olmasa da ben de yapıyorum arada bir bu tatlılardan. Ayva tatlısı tarifimi sizinle paylaşıyorum. Tarifi annemden değil, benden.


blogger anne

Ayva Tatlısı


  • 3 adet orta boy ayva (çekirdeklerini de kullanacağız)
  • 10 - 12 çorba kaşığı şeker
  • çubuk tarçın (1 ya da 2 adet yeterli oluyor, zevkinize göre)
  • birkaç tane karanfil
  • limon
  • su
  • Tabi servis yaparken kullanmak üzere: Kaymak


Ayva Tatlısı Hazırlanışı

Ayvaları yıkayıp, soyup ortadan ikiye bölüp, içini de oyuyoruz. Ayvanın çekirdeklerini atmıyoruz, ayrı bir yerde bekletiyoruz. Soyulmuş ve oyulmuş ayvaları limonlu suya bırakıyoruz ki kararmasınlar. Sudan çıkan ayvaları tekrar yıkayıp çukur yerleri üstte kalacak şekilde bir tencereye diziyoruz. Ortalarına ikişer kaşık toz şeker döküyoruz. Üzerlerini geçmeyecek kadar su ekliyoruz. 

Şimdi gelelim püf noktalarına

Tencereye aşağıdaki malzemeleri eklersek hem şerbetin kıvamı hem de ayvaların rengi, lezzeti efsane oluyor, benden söylemesi!

  • Ayvanın kabuklarından birkaç adet
  • Ayva çekirdeği
  • Çubuk tarçın
  • Karanfil


Genelde yarım saat gibi bir sürede pişiyor. Ben 20 dakikadan sonra ara ara kontrol ederek pişme süresini ayarlıyorum. Pişen ayvaları servis tabağına alıp soğuduktan sonra üzerine kaymak ekleyerek sunuyorum. Dövülmüş ceviz ile de süsleyebilirsiniz. Afiyetle...

püf noktaları ile ayva tatlısı


Ayvanın iyisi nasıl anlaşılır?
Ayvanın canlı sarı renklisi tercih edilmelidir. Bir de tabi ki kokusu olmalı. Ayvayı alırken koklamayı unutmayın... 


Kış mevsimi bitmeden yapmanızı tavsiye ederim. Önümüzde uzuuuun bir kış var. Yapıp yerken bizi anarsınız belki :)



9 Aralık 2017 Cumartesi

çamaşır suyu zararları

Uzun zamandır blogda mimlenmiyorum. Sevgili @annesirlari Gülderen'in sorusu üzerine çamaşır suyu hakkında ne düşündüğümü yazacağım. Eski günlerdeki gibi mimleri okumak da yazmak da çok keyifli olacak bence.  Çamaşır suyu ile epeydir mesafeliyiz, yani kullanmamaya çalışıyorum. Bir süre önce, çamaşır suyunun evde oluşturduğu tehlikenin farkına vardım.

blogger anne


Önceki yaz yine bir temizlik ve hijyen gününde banyoyu temizlerken bol bol çamaşır suyu kullanıp bir de onunla fayansları temizlerken soluyunca epey bir rahatsızlandım. Neyse ki çocuklar evde yoktu ve çok şükür ki ciddi bir sorun değildi benimki. Nefes almakta zorluk çektim, bir de üstüne öksürük! Biraz araştırdığımda içindeki asitlerin zararlarını, klorun etkilerini öğrenince çamaşır suyu kullanma alışkanlığını bırakmaya karar verdim. Evet alışkanlık diyorum çünkü annem de çamaşır suyu kullanırdı! Çamaşır suyu ile kaynatılan havlular, bulaşık makinesine eklenen kimyasallar derken biz temizlik konusunda epey zehirlenmişiz dedim. Üstüne üstlük sağlık kuruluşlarına da çamaşır suyu ve deterjan zehirlenmesi ile başvuran çok kişi olduğunu da okuyunca çamaşır suyu ile hijyen sağlamanın nasıl zararlı olduğunu anladım.. Çamaşır suyu içeriğindeki klor ve asitler sağlığımızı tehdit ediyor. Hele bir de kaynar su ile birleşip yoğun bir şekilde buharlaşırsa çok fena! Ki bu da sık yaptığım bir hata idi. İşte bunlar hep çamaşır suyunun zararları...

Kendimizi zehirlerken çocuklarımıza ve çevremize verdiğimiz zararı da düşünüyor muyuz? Kısa sürede pırıl pırıl olan lavabo ve tuvalet iyi hoş ama havada kalan toksik maddeleri solumak hijyen mi?   
Bir de çamaşır suyunun başka deterjanlar ile karıştırılması var ki çok fena! Hastanelerin acil bölümlerinde soluğu alanlar varmış. 
Geçen gün bir arkadaşımın bulaşık makinesini çalıştırırken içine konsantre çamaşır suyu boca ettiğini gördüm. Şok oldum. Sıcak su ile birleşen çamaşır suyu, bardaklar, tabaklar, tencereler... Bu resmen çamaşır suyu yemek gibi oluyor. Hemen arkadaşımı uyardım. Ama mikroplar kırılsın diye düşündüm dedi bana. Mikroplar gitsin diye kendimizi mi zehirleyeceğiz yahu!

Evlerde, ofislerde, kamuya açık alanlarda her yerde o kadar çok kullanılıyor ki... Bazen de istemsizce maruz kalıyoruz çamaşır suyuna. Ben yine de evimi çamaşır suyundan arındırdım, kullanmıyorum. Hijyen ise, temizlik ise kendimizi mi zehirleyeceğiz? Peki alternatifi yok mu acaba?  Ben yüzey temizliğinde sirke kullanıyorum son zamanlarda. Lavabolar için de bitkisel içerikli ürünler tercih ediyorum. 


Son olarak sizlere soruyorum: Çamaşır suyu kullanıyor musunuz? Ya da yerine ne kullanıyorsunuz? 






6 Aralık 2017 Çarşamba

ödevler konusu // ikinci sınıf velisi olmak

Konumuz ödevler, ödevlerimiz! Okul hayatı başladığından beri hafta içi ve sonu ödev konusu ister istemez gündemimiz oluyor. Bade ile bir program oluşturduk ve uyguluyoruz. Arada bir program dışına çıkmak istiyor Bade. Sebebi de arkadaşlarının ödevleri akşam yaptıklarını söylemesi!



Hafta içi günlük program

Öğleden sonra 15:00 gibi geliyor Bade okuldan. Eve geldiğinde el yüz yıkama, üst değiştirme biraz sohbet muhabbet derken yemeğini hazırlıyoruz. Yemekten sonra da biraz dinlenme ve akşam olmadan ödevlere başlıyor. Ödevlerini bitirdiğinde ben kontrol ediyorum. Ayrıca çoğu zaman da geriye dönük tekrar yapıyoruz. Ona örnek birkaç soru hazırlıyorum. 

Sonra yine serbest zaman ve babasının gelmesiyle akşam yemeği yeniyor. Uyku saatine kadar yine serbest zaman. Bade de bu düzenden memnun olsa da bazen ödevlerini akşama bırakmak istiyor. Arkadaşları akşam ödev yaptıklarını söylüyormuş. Bizim için akşamları ödev yapmak biraz sıkıntı! Berke'nin tam hareketli ve zor saatleri çünkü! Bir iki defa Bade'nin durumu daha iyi değerlendirmesi için ödevi akşama bıraktık. Zorlandı! Ödev saatinden şikayet etmekten vazgeçti... 


İkinci sınıf velisi olarak ''ödevleri ne zaman yapıyorsunuz'' sorusunu instagram hesabımdan da sordum. Gelen yorumlarla çoğunlukla bizim gibi, akşamdan önce yapıldığını gördüm. Hatta gelir gelmez yapanlar da varmış! Linki buraya bırakıyorum, siz de yorumları okuyabilirsiniz. Siz ne zaman yapıyorsunuz ödevleri, nasıl bir düzeniniz var? Yorum olarak yazar mısınız?




1 Aralık 2017 Cuma

günün yaramazı

Bu sabah ''kaş ile göz arasında oldu'' deyimi vardır ya, işte tam onu yaşadık. Çocukları yalnız bırakmaya gelmiyor. Kahvaltı masasını toplarken salon ve mutfak arasında gidip gelirken Ali Berke nereden bulduysa bir ruju almış ve olan olmuş! Sehpaya, eline, yüzüne bulaştırmış...

bebekle hayat

Neyse ki hemen fark ettim. Ağzına sokabilirdi, yemeye çalışabilirdi. Allah korusun. Ev kazaları hep böyle oluyor zaten. 
Çocuklar ortalığı karıştırmayı çok seviyor. Keşif zamanları tabi onlar için. Bu yüzden hiç yalnız bırakmamalıyız. Ben de çok dikkat ediyorum. Ancak masayı toplarken de böyle kısa süreli yalnız kalabiliyor.  İlk emeklemeye başladığı dönemlerde çekmecelere kilit takmıştık zaten. Bir de mutfakta bıçaklar tezgah üstünde durur hep bizim evde. Bade'nin bebekliğinden kalma bir alışkanlık bizim için... Deterjanlar da tabi ki tezgah altlarında değil, ulaşamayacağı yerlerde. 


Ben böyle bir yaramazlık anımız burada kalsın diye paylaştım bugünü. Aman dikkat edelim çocuklarımıza, bebeklerimize... Kaşla göz arasında ortalığı karıştırmaya pek meraklı minikler...





Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...