2 Temmuz 2020 Perşembe

çocuklar için şampuan ve losyon seçimi

Sıcacık bir yaz gününden MERHABA herkese! Bu sıcak yaz günlerinde çocuklar da suyla bol bol vakit geçiriyor, günde en az iki posta banyo vakti oluyor haliyle... Hem onlar sıcaktan bunalmıyor hem de vücutları ferahlıyor. 

Özellikle uyku öncesi banyo hem çocuklar hem de biz yetişkinler için inanılmaz rahatlatıcı oluyor. Çocukların saçlarını her banyoda yıkamıyorum tabi ama yine de neredeyse her gün saçlar da yıkanıyor. Banyo ürünlerinde temiz içerik ve hassas ciltlerine uygun ürünleri tercih etmeye çalışıyorum. Her ikisinin de bebekliğinden beri kullandığım marka Mustela 

Hatta Berke'nin ilk banyosunu da yine blogumda yazmıştım. Göbeği düştükten sonra ilk banyosunu yeni doğan köpük şampuanı ile yaptırmıştık. Çocuk doktorumuzun önerisiyle almıştık ürünleri. 

Çocuklar büyüdü artık ama biz yine Mustela ürünlerine devam ediyoruz. Biri 4, diğeri 10 yaşında ve kullandığımız markanın ürün çeşitliliğinden faydalanarak onlara uygun ürünleri seçiyoruz. 

Mustela Şampuan yenidoğan bakım ünitesinden çıkan bebekler için de uygun içeriğe sahip olduğunu okudum. Göz yakmıyor, tecrübeyle sabit! Cildi kurutmuyor. Paraben içermiyor. 

Banyo sonrası bakım en çok Bade'nin hoşuna gidiyor. Özellikle tatilde güneş, deniz sonrası banyo ve akabinde Hydra Bebe Vücut Losyonu favori ürünümüz. Cildin esnekliğini ve yumuşaklığını koruyor. Çok çabuk emiliyor ve varla yok arası hafif tatlı bir kokusu var. İpeksi tatlı cilt yapısını güneş sonrası da koruyor. 


yeni doğan şampuan


Her iki üründe de pompalı şişeleri tercih ediyorum. Kullanımı çok daha kolay oluyor bence.
Farklı cilt tipleri için de ürün çeşitleri bulunan markanın ürünleri hakkında siz de internet sitesinden araştırma yapabilir ya da doktorunuza ve eczacınıza danışabilirsiniz. 



27 Haziran 2020 Cumartesi

Nedir Bu Açık Süt Modası?

Erken uyumayı deniyorum bir süredir. E tabi vücut alışmış geç saate, hemen uyum sağlayamadı. Ben de bu yüzden tıpkı çocukluğumdaki gibi ballı süt içmeye başladım. Normalde çok fazla süt içme alışkanlığım yoktu. Halbuki severim de. Neyse işte her akşam süt içmeye başlayınca haliyle markette de alışveriş sepetime daha fazla süt eklemeye başladım.



Tam da bununla ilgili bir hikaye anlatacağım size…
Dün markette yine süt reyonunda seçim yapmaya çalışırken yakınımda bir kadın belirdi ve kınayan gözlerle bir bana, bir de elimdeki ambalajlı süte baktı. Ben de dayanamam böyle durumlarda, hemen bir sıkıntı mı var diye sordum. Meğer hanımefendi kutu süt almama takılmış.  Doğal ve organik sütler açıkta satılırken, neden marketten kutu süt aldığımı sordu. Sağlığımız konusunda bu kadar hassasken; ben de ambalajlı ve açık sütler hakkında bildiklerimi tek tek açıklamak istedim.

1- Açık sütler doğal ve organik değildir. Organik sertifikası olmayan hiçbir gıda için organik diyemeyiz.
Piyasada çeşitli markalarla satılan açık sütler var. Bunlar hangi denetimlerden geçiyor, hangi koşullarda üretiliyor bilmiyoruz. Çünkü açıkta satılan sütler denetlenmeyen kayıt dışı sütler. Kaynağını bilmediğiniz, denetimden geçmeyen bir süte doğal denilemez.
2- Ambalajlı sütler katkı maddesi eklenmeden kutulandığından sağlıklıdır.Çiğ sütler tüm dünyada ambalajlanmadan önce ısıl işlemden geçirilir. Böylece insanlarda ciddi hastalık riski oluşturabilecek etkenler sütten tamamen uzaklaştırılır. Açıkta satılan sütler herhangi bir işlemden geçmediği için bu ciddi sağlık riski her zaman var. 
3- Çiğ olarak tüketime sunulan açık sütlerde soğuk zincir sağlanamadığından, tüketiciye ulaşana kadar geçen taşıma sürecinde bakteriler çoğalır.
4- Açık sütler alındıktan sonra evde uzun süre kaynatılır. Bu kaynatma esnasında vitamin ve besin kaybı yaşanır.



Ben tabii ayaküstü kısaca tüm süreci anlattım hanımefendiye. Ki bunları bilmek için uzman olmaya gerek olmadığını, kısa bir araştırmayla ve biraz daha bilinçlenerek bu bilgilere kolayca ulaşabileceğini vurguladım. Ön yargıları kırıldı ve konuşmanın sonunda bana hak verdi. Söylediklerim hanımefendide ne kadar etkili olmuştur, açık süt alma alışkanlığından vazgeçebilir mi bilmiyorum ama en azından bir kişiye daha, doğru bilinen yanlışlar hakkında bilgi verdiğim ve sağlık gibi önemli bir konuda bu yanlışların ne tür tehlikeler barındırdığını anlattığım için mutluyum. Bir yandan da insanlara, araştırmadan etmeden körü körüne bir şeylere inandıkları için de kızıyorum.  Tüm dünyada olduğu gibi, ısıl işlemden geçen ve besin kaybına uğramayan kutu sütlerden güvenle tüketmek varken, macera aramak neden gerçekten anlamıyorum.
Siz siz olun, bilmediğiniz sütleri kullanmayın. Güvenli ve denetimli, ambalajlı sütün rahatlığını bırakıp macera aramayın. Benden söylemesi.


Bir boomads advertorial içeriğidir.

22 Mayıs 2020 Cuma

6+ Aylık Bebek Muhallebisi Tarifleri: Bol Vitaminli, Doyurucu


Minik gurmelere özel, besleyici ve doyurucu bebek muhallebisi Nefis Yemek Tarifleri deneyimli ebeveyn mutfaklarından sizlere hediye! Ek gıdaya geçiş döneminde bebekleriniz için sağlıklı alternatifler arıyorsanız en doğru adrestesiniz!


6 aylık bebek muhallebisi ve takip eden gelişme sürecinde 7, 8 ve 9 aylık bebek muhallebisi
tarifleri, ailenin en özel üyesinin damak tadına uygun, hem lezzetli hem de vitaminli seçenekleriyle
sizleri bekliyor.


Fiziksel yapıya göre şartlar değişmekle birlikte, bebeklerin ek gıdaya geçiş süreci uzmanların
genel kabulüyle 6. ay ve sonrası. Peki, bu dönemde bebeğiniz için en doğru içeriklere sahip
bebek muhallebisi tarifleri nasıl hazırlanır? 


besleyici bebek muhallebisi



Anne sütünden sonra bebeğin gelişimini destekleyecek, sağlığını koruyacak, aynı zamanda keyifle
tüketmesini sağlayacak nefis bebek muhallebileri hangileri? İşte, taze anne babaların bu gibi
kaygılarını giderecek tamamı denenmiş bebek muhallebisi tarifleri bu kategoride! 





Nefis Yemek Tarifleri Bebek Muhallebisi Çeşitlerine Nasıl Ulaşabilirim?


Web sayfamızdan veya tamamen ücretsiz telefon uygulamamızdan bebek muhallebisi tarifleri
inceleyebilirsiniz. Tek yapmanız gereken internet sitemizi ziyaret etmek!
Üst kısımda yer alan Tarifler bölümünden Bebekler İçin kategorisine gelip
Bebek Muhallebisi ve Mama Tarifleri seçeneğini tıklayabilirsiniz.


Daha önce takipçilerimiz tarafından tamamı denenmiş bebek muhallebisi tariflerini bebeğinize
güvenle yedirebilirsiniz. Bu kategoride irmikli bebek muhallebisi, sütlü bebek muhallebisi;
pekmezli, muzlu, bal kabaklı, yulaflı, elmalı, hurmalı bebek muhallebisi, mevsim sebze ve
meyvelerinden hazırlanan özel tarifleriyle sizleri bekliyor!


Anne sütü sonrasında bebeğiniz için takviye gıda niteliğinde sağlıklı,
tamamlayıcı muhallebi tarifleri; hazırlaması ve yedirmesi kolay, iştah açan, kilo aldıran,
gece uykusunu rahatlatan, yolculuk için, gaz ve karın ağrısı için farklı ev yapımı muhallebi çeşitleri,
tarif defterine ekleyerek kişisel arşiv oluşturabilme özelliği sayesinde her daim yanınızda.





Bebek Muhallebisi Tarifleri Hazırlarken Nelere Dikkat Edilmeli?


Bebeğinize muhallebi yedirmek için 6 aylık gelişim sürecini tamamlamış olması gerekir.
Bu dönemde doktorunuz onay verdikten sonra ek gıdaya geçebilirsiniz. Unutulmamalıdır ki her
bebeğin gelişim süreci farklı işler. Bebeğinizin büyüme evrelerini takip eden doktorunuzla irtibat
halinde olmanız ve o onayladıktan sonra muhallebilere geçmeniz çok daha sağlıklı olacaktır.


Ek gıda döneminde, anne sütüne destek bebek muhallebisi yapımı belirli püf noktalarına sahip
önemli bir konu. Peki, bebeğiniz için en ideal tamamlayıcı gıdalar nasıl hazırlanır? Bebeğinizin
yemek saati geldiğinde kısa sürede hazırlayabileceğiniz muhallebiler için ihtiyacınız olan faydalı
bilgileri derledik:



  • Muhallebi hazırlarken bebeğinizin alerjisi olmayan, taze meyve ve sebzeleri tercih etmelisiniz.
Alerjisi olduğunu kullanacağınız ürünü püre haline getirip çok az miktarda tattırdıktan sonra
3 gün içinde eğer bir reaksiyon gelişiyorsa anlayabilirsiniz. Bunun yanı sıra organik meyve ve
sebzeler temin edebiliyorsanız bu en ideali olacaktır.


  • Bebeğinizin sıvı tüketimini dengede tutmak ve yemesini, hazmetmesini kolaylaştırmak amaçlı
hazırladığınız muhallebilerin mümkün olduğunca sıvı olması gerekir.


  • Peki, hangi yiyecekler tercih edilmeli? İlk dönemde besin değeri yüksek ve doyurucu ürünler
seçilebilir. Pirinç, irmik, pirinç unu, süt, elma, muz, hurma, bal kabağı, havuç, kayısı, kabak,
pekmez, bebe bisküvileri iyi bir kaynak olacaktır.


  • Bebek muhallebisi hazırlarken tuz, şeker veya herhangi bir baharat kullanmamalısınız. 


Aileniz için hazırladığınız yemekler bebeğinizin ilk gıdaları için uygun değildir. Ev halkının tükettiği
yemekleri bebeğinize yedirmeyin.


  • Katı malzemeleri muhallebiye eklemeden önce rendeleyebilir, robottan geçirebilirsiniz.
Böylece hazmı çok daha kolay olacaktır. Ayrıca iri parçalar bebeğinizin boğazına kaçabilir,
damak yapısı da gelişmekte olduğu için bu durumu zorlayabilir.


  • Bebek muhallebilerinin içine anne sütü veya devam maması ekleyebilirsiniz.
İnek sütü gibi diğer hayvansal süt ürünlerini 1. yaş sonrasında kullanabilirsiniz.


  • Bebeğiniz acıktığında muhallebiyi yedirmek için az porsiyonlarla başlamalısınız. Alışana kadar
önce tatlı kaşığıyla sonraki süreçte yarım çay bardağıyla devam edebilirsiniz.


  • Eğer bebeğiniz o günkü hazırladığınız mamayı beğenmezse ısrar etmeyin, başka bir gün farklı
malzemelerle tekrar deneyin. Böylece bebeğinizin hoşuna gidebilecek tarifleri deneme yanılma
yoluyla keşfetmiş olacaksınız.




Nefis Yemek Tarifleri Mutfağından 5 Farklı Bebek Muhallebisi ve Mama Tarifi


1) Besleyici Bebek Muhallebisi: Sütlü, İrmikli, Bisküvili


Bebeğinizin damak tadına uyabilecek hem leziz hem de tok tutan bir tarif. Kısa sürede hazırlayıp
bebeğinize yedirebileceğiniz bu tarif oldukça besleyici bir seçim. Anne sütüne ilave, takviye gıda
sürecinde yardımcınız olacak.



2) Bebeklere Gece Muhallebisi 8+ Aylık: Mışıl Mışıl Uyutur!


Gece öğününde uyku öncesi bebeğinize yedirebileceğiniz zengin içerikli bir muhallebi tarifi.
Hem uykusunu rahatlatacak hem de tok tutacak bu tarifi hazırlaması da çok kolay üstelik.
Pirinç unu, irmik, elma, ceviz, fındık ve pekmezle tam bir lezzet bombası!




3) Bebekler İçin Bol Lifli Bal Kabaklı Tatlı Tarifi


Vitamin değeri yüksek, lif kaynağı bal kabağı ile bebeğinize muhteşem bir tatlı hazırlayabilirsiniz.
Hazmı kolay, gaz yapmayacak bir o kadar da tadı lezzetli bu tatlı, havuç, elma, armut, ceviz,
pekmez ile hazırlandı.




4) Favorisi Olacak: Bebek Tatlısı ya da Kahvaltısı +12 Ay 


Birbirinden faydalı malzemelerle hazırlanan, 1 yaş ve sonrası için ideal bir kahvaltılık tatlı. İçinde
bol proteinli haşlanmış yumurta sarısı, kalsiyum kaynağı ve probiyotik yoğurt, labne, hazmı
kolaylaştıran muz ve lezzet artıran ceviz ile pekmez var, kaçırmayın!



5) 6 Ay ve Devamı İçin Uygun Tok Tutan Bebek Pilavı 


Pirinç, hakiki tereyağı ve içme suyuyla şipşak hazırlayıp bebeğiniz acıkınca yedirebileceğiniz
özel pilav tarifi. Pirincin ek gıda dönemindeki mühim yeri sayesinde güvenle uygulayabilirsiniz.
Dilerseniz mevsiminde meyve veya sebze rendeleriyle tarifi zenginleştirebilirsiniz.


9 Nisan 2020 Perşembe

bal kabaklı tatlı

Ablamın nefis mi nefis bir tarifi ile daha karşınızdayım. Anneciğim dillere destan bir şekilde hamarattı. Allah rahmet eylesin. Ablalarımın ikisi de maşallah yine pek hamarat. Ben de mutfağıma güvenirim ama onlar kadar iddialı değilim, ben daha çok yemek üzerine :)


bademlebuduk



Bal Kabaklı Muhallebili Tatlı 


  • 3 su bardağı süt
  • 1 kaşık nişasta
  • 2 kaşık un
  • 1- 2 kaşık şeker



  • Bal kabağı ve şeker
  • 1 paket petibör bisküvi


bal kabaklı tatlı, bal kabağı, muhallebili tatlı,


Tatlının hazırlanışı öyle kolay ki, birkaç satırda hemen anlatacağım:

Bal kabaklarını, normal tatlı yapar gibi ama daha az şekerle pişiriyoruz. Blender ile ezerek püre haline getiriyoruz. Soğumaya bırakıyoruz. İsterseniz bir gün öncesinden de hazırlayabilirsiniz. 
İlk önce muhallebi malzemelerini bir tencereye alıyoruz ve topaklanmasına fırsat vermeden sürekli karıştırarak pişiriyoruz. Ilımaya bırakıyoruz.

Tatlı kabımıza bir sıra bisküvi, üstüne muhallebi ve tekrar bisküvi - muhallebi şeklinde devam ediyoruz.
En üste de bal kabağı püremizi koyuyoruz. Dilerseniz üstünü hindistan cevizi ya da fındık - ceviz ile süsleyerek servis yapabilirsiniz.

bademlebuduk

Buzdolabından çıkararak buz gibi servis etmenizi öneriyorum.
Afiyetle....




3 Nisan 2020 Cuma

evde 20. gün

Evde üçüncü haftayı da bitirmek üzereyiz. Evde sıkılanları hala anlayamıyorum ben... Ev işleri, yemek, çamaşır, çocukları doyurma derken ben günün nasıl geçtiğini fark etmiyorum bile!


badem ve annesi


Bir de evde olmayı dizi ve film izlemekle özdeşleştirenlere bakıyorum, nasıl bir sakinlik nasıl bir his acaba bilemiyorum. Neyse ben halimden şikayetçi değilim, Allah sağlık versin de...

Şu son birkaç günde tavsiye edilen filmler, müzikler, evde kalmayı kendiniz için fırsata dönüştürün gibi videolar açıyorum sabahları. Kahvaltı hazırlarken 15-20 dakika kadar izleyebileceğim uzunlukta videoları seçiyorum. 
Bu videoların bana kattığı bir şey oldu: Günlerimi planlıyorum! 
Kahvaltı sonrası o gün için yapmam gerekenleri telefonumun notlar bölümüne yazıyorum. Yaptıkça maddelerin yanına tik atıyorum. İş çok zaman da çok aslına bakarsanız... 

Sizinle bugün için aldığım notlarımı aşağıda paylaşıyorum. Elbette bazı maddeler kemik maddeler, çünkü ev işleri!!! Belki size de faydası olur diye ekledim. Umarım olur. Karantina günlükleri diyelim bunlara...


karantina

Ah şu ev işlerinden bıktım da bıktım diye söyleniyorum!!! Sonra kendimden utanıyor, tövbe tövbe diyorum. Çok şükür suyumuz, elektriğimiz var. Temizlik yapmak için deterjan, sirke her şeyim var, bir zaman ayırmak, güç harcamak mı zor geliyor diye kızıyorum kendime :)
Zaten bu yaşadıklarımız da şükürsüzlüğümüzden başımıza geldi diye düşünmekten alamıyorum kendimi... Siz de farkında mısınız herkes evinde, parası olan yiyor içiyor evinde, parası olmayan az yiyor, belki ısınamıyor. Fakat bu virüsten önce böyle miydi???????????????


  • Herkes, hepimiz gittiğimiz lüks mekanları, şık restaurantları, pahalı tatilleri birbirimizin gözüne sokmadık mı?
  • Guccileri, Michael Korsları yüz tane etiket koyarak gözümüze gözümüze sokmadık mı?
  • Baby shower, cinsiyet partisi, bez bırakma partisi ile bebeği olmayanların, olamayanların gözüne sokmadık mı?
  • Son model cep telefonlarımızın markas, ah aynadan yansımış tüh tüh demedik mi?


Şimdi bunların hepsi değersiz. Evimizde en pahalı çantamızı takıp, en ökçeli ayakkabımızı giyerek 2020 ilkbahar yaz koleksiyonunun en sükseli parçaları ile T-bone yerken selfie mi çekelim????

Şu anda hava atanlardan güney sahillerindeki lüks yazlıklarına kaçanlar her kesimden insan tarafından ''CAHİL'' diye adlandırılıyor. İstemeden de olsa virüsü yayıyorlar malum...

Lüks evlerde, ada mutfaklarıyla kuzu kapama ya da ahtapot pişirme tekniklerinden bahsedenler de vardır şu günlerde belki, bana denk gelmedi ama...

Siz ne dersiniz, abartıyor muyum, görüşlerinizi merak ediyorum.




30 Mart 2020 Pazartesi

evde 16.gün

Malum virüs münasebetiyle günlerdir evdeyiz. Evde günler zor geçiyor... Ama her ne olursa olsun hastanede olmaktan, bir yakınımın hasta olmasından ya da bir kayıp yaşamaktan iyidir diyorum, hamd ediyorum.  


Evde olmak mı beni yoran yoksa belirsizlik mi bilemiyorum... 
Geçip giden günler saatler, normalde yani virüsten önce mümkün değil duramam, duvarlar üstüme üstüme geliyor derken şimdi evdeki koltuklarla, beyaz eşyalarla konuşur hale geldim :) Tabi çocuklardan fırsat bulursam :))
coronavirus blog

Eski fotoğraflara bakıyorum, özgürlüğün tadını yeterince çıkarmış mıyım acaba? Yoksa özgürlüğümün kıymetini mi bilmemişim... 

Çokça düşüneyim, felsefe yapayım, kendimi hayatımı sorgulayayım diye bir derdim yok tabi! Zaten vakit de yok hala bunca olana rağmen!! (şükürsüzlüğe balar mısınız) Yok yok her şey var, şükürler olsun. 
Sadece özel olarak düşünmeye, sorgulamaya vakit harcamadım.

Şu günlerin geçeceğini biliyorum. Neler geçmedi ki... 

İlk günler bir elimde süpürge diğerinde çamaşır suyu - bez gezerken ne kadar gereksiz yorulduğumu fark ettim. Hep koşturmak istemiyorum artık! Epeydir istemiyordum ya zaten bunu :) Her ne kadar işim gücüm olmasa da hep meşguliyet yaratmaya programlamışım kendimi, kendimizi...

Evi süpürmekten, dışarıdan gelen market alışverişlerini sirkeli suyla silerken keyif almaya çalışıyorum, olay olmuyor kabul :)

Hani bazı işler vardır; hep yapmak istersiniz ama zaman bulamazsınız, hep aklınızdadır, ama hep ondan daha daha önemli işleriniz olur ya! 

Aman nazar etmeyin, sizlere de belki bir ışık olur diye yazıyorum, enerjiniz, enerjim yükselsin diye...


  • Anılar 9 albümünü hep baştan sona dinlemeyi istiyordum, geçen gün yemek yaparken dinledim, çok iyi geldi. Çocukluğuma döndüm sandım, çünkü albümde şarkıların sırasını dahi unutmamışım...



  • Gelinliğimi bulup çıkarmak hatta denemek istiyordum yıllardır. Buldum valla, denedim biraz da zorlayarak girebildim içine :)

koronagünlükleri


  • Dantel çeyizlerimin çoğunu kaldırmıştık, bilmiyorum kaç yıl oldu! Bohçaları açıp baktım tek tek hepsine... Birkaç parça ayırdım, ölümlü dünya, gözümün önünde dursun birkaç tanesi bari dedim.



  • Avizeleri hiç silmemiştim, sildim, çok da zor değilmiş.

Koltuk örtülerini çıkarıp yıkıyordum ama ben takmıyordum, onları da takmayı becerdim (şöyle böyle diyelim)
Ev işleri bana hep uzaktı, bu 16 günde ve belirsiz bir süre daha yardımcı anneannemiz de izinli olduğundan ev işleri tümüyle bana kaldı anlayacağınız zor durumdayım... 


  • Bade hep birlikte zumba yapalım diyordu, ona da vakit ayırdım. Benim de çok hoşuma gitti. 

  • Arkadaşlarımı her gün aradım, whatsapp görüntülü sohbetler favorimmmm

Çocuklarla Oyuncak Hikayesi 1-2-3 izledik. Nemo izledik. Bunları Bade ile zaten izlemiştik ama unutmuş!!!! Berke'yi görseniz Woody ve Buzz Işık Yılı maceralarında ağlamaklı oluyor, nasıl üzülüyordu kuzum... 


Korona günlükleri olarak başladığım yazının da devamı gelecek tabi... Hatta daha detaylı, daha derin düşüncelerimi sizinle paylaşacağım. Ama önce bu yazıma pozitif enerjilerinizi gönderin lütfen...

Şimdilik havalar serin gidiyor. Bahar havası geldiğinde evde nasıl duracağız merak ediyorum. Yoksa bu kadar evde kalmışken dışarı çıkmaya mı çekineceğiz, ne dersiniz?


Şu anda ben Sabahattin Ali İçimizdeki Şeytan okuyorum.
Bade 7 kitap okudu, evde kaldığı sürede, şimdilik...

Bade'm canım kızım, 30.Nisan'da okullar açılacak diye öyle mutlu ki.... 
Televizyonda uzaktan eğitimin 30.Nisan'a kadar uzatıldığını öğrenince sevindi yavrum, sonuçta bu onun için bir belirli durum, tarihe dönüştü, 30.Nisan'dan sonra açılacak diyerek bardağın dolu tarafını gördü. (şükür) (çok şükür)

Son olarak;;;;;;;;;;;;;;;;
Mazhar Alanson'un bir filmi vardı, 80'li yıllarda, böyle bir değişik filmdi. Onu bulup izlemek istiyorum. Bilen varsa yazsın lütfen :)

ve Amelie tekrar izlemek var öncelikli planlarımda. 














19 Mart 2020 Perşembe

en pratiğinden kelle paça çorbası

Bazıları çok ama çok sever bazıları ise kokusundan dahi tiksinir! Arası yoktur yani: kelle paça çorbası... Birkaç yıldır eşim çok sever, sabahları bile erkenden kalkar gider Paçacı Mahmut / Fatih’e; hatta çocuklara da içirir. Neyse ki çocuklar da seviyor tadını...

gümüşhacıköy'de hayat

Hastalıklara karşı koruyucu, bağışıklık sistemini güçlendirici bu mucize besini eğer çocuklarım ve eşim seviyorsa ben neden yapmayayım diyerek yola çıktım. İlk işim Hamide hanıma sormak oldu paça çorbası biliyor musunuz? Birkaç tarif araştırarak mahallemizin sakatat uzmanına gittim. Kelle etini ve paçaları temizleyerek düdüklüde haşlamak Hamide hanımın işi geri kalan da benim şeklinde ilerleyerek bugünlere geldik.

* 4 adet paça
* Bir el büyüklüğünde kelle eti
* 2 bütün soğan ve sarımsak

Paça ve kelle eti temizlenerek düdüklüde en az 2 saat pişiyor. Tel süzgeçle süzüyor ve suyumuzu ayrı bir kaba alıyoruz. Düdüklüye koyduğumuz soğanlar - bütün halde- kaynarken kokmasını önlüyor ya da kokuyu minimuma indiriyor diyelim.



Kelle Paça çorbası

İki kaşık un kavrulur, tereyağ eklenir. Paça suyu ılık olarak kavrulmuş unun üzerine eklenir. Devamlı karıştırılır. Yarım limon suyu ile bir yumurta sarısı çırpılır. Kaynayan çorbadan ılıştırarak terbiyesi eklenir. Kelle eti küp küp doğrayıp paça etleri mutfak makası yardımıyla kesilip çorbaya katılır.


Çorba dışında bir miktar da daha sonra kullanmak üzere bir kap buzluğa ayırıyorum. Bir miktar da ertesi gün çocuklara pilav yapmak için paça suyu ayırıyorum.

Sadece çorba değil pirinç pilavı ve erişte için de paça suyu kullanıyorum.


Gördüğünüz gibi son derece pratik bir tarif oldu:)  Sizin  için kelle paçayı temizleyecek ve haşlayacak dostlar edinin!!!!
Amasya’ya gittiğimizde de çocuklara paça çorbası yapmıştık, videosu yukarıda!!! Orada da sağ olsun kayınvalidem ince işleri halletmişti. Video hemen yukarıda, biraz da sohbetli ...

Sağlıkla kalın




24 Şubat 2020 Pazartesi

termal tatil hakkında pek çok şey

Kış tatili denince ilk akla gelen kar kayak vs oluyor öyle değil mi? Kendi adıma konuşayım, son iki yıldır artık aklımıza termal tatil de gelmeye başladı. Termal oteller de yaz kış tercih edilen, hem sağlık hem dinlenme turu olarak tercih edilen bir tatil bence. Hatta çocuklarla sıcak sıcak takılmak için çok güzel!


Bizimki hem iş hem tatil olarak gerçekleşiyor olsa da tatil kısmı çocuklara yarıyor tam iki yıldır... Baba işe, çocuklar lobiye-havuza-oyun alanına-yemeğe
Bu yıl da Afyon’da aynı termal otelde konakladık. Afyonkarahisar zaten termal otel cenneti desem yeridir. Tamam kaymağı ve sucuğu da meşhur ama şehir,  termal otelleriyle anılıyor!





Size termal otelde çocuklarla bir günü özetlemek istersem:

Kahvaltı
Lobide çay kahve zamanı - Bade için test çözme ve kitap okuma zamanı / Berke için arabalarla oyun zamanı
Öğle yemeği / çorba salata ya da meyve türü
Lobide çay :)
Termal havuz zamanı
Hamam
Odaya giriş ve duş
Odada dinlenme
Akşam yemeği için hazırlık
Akşam yemeği
Lobide çay kahve
Mini disko baş-lı-yorrrrrrrrrr
Çocuklar için oyun zamanı (bu saatlerde babaları piste alabiliyoruz)
Canlı müzik, lobide çay kahve
Tatlı rüyalar


Yani otelden hiç çıkmadan bol dinlenmeli sıcak sıcak bir ortamda keyifli bir tatil oluyor diyebilirim. Biz tatilin ikinci gününde karlı bir sabaha uyanınca hasret olduğumuz karla oynamak için çıktık. Bade'nin adını banklara yazdık...


Termal Havuzlar

Özellikle havuz bölümüyle ilgili belirtmek isterim ki termal havuza 10 yaş altı çocuklar alınmıyor. Bizim kaldığımız otelde termal dışında da 2 farklı havuz alanı ve toplamda 8 havuz bulunuyordu. Termal dışında 2 alanda da çocuk havuzu vardı. Kaydıraklı havuz da vardı. Havuza bonesiz girmek yasak tabi ki. Havuz alanları da su da zaten sıcacık. Havuzdan çıkıp direk hamama geçebiliyorsunuz. Ben çocukları havuzdan hamama geçirdim; yıkanmak adı altında suyla bir güzel oynadılar, doya doya ıslattılar birbirlerini...
Akşam yemeğinden sonra oyun alanları da çocuklara ve ebeveynlere çok iyi geliyor :)

İlk gidişimde biraz tedirgin hissetmiştim; çocuklarla otelde sıkılmaz mıyız, ya üşütürlerse diye ama hiç sıkıntı olmadı şükür! Otel de havuzlar da her yer sıcacık olduğundan pek ısı değişimi olmuyor. İnce kıyafetler ile gitmeye özen gösterin derim!

Ben çok çok küçükken bizim memleketimizde yani Kırşehir’de Terme Kaplıcaları’na gitmiştik annem, anneannem, dedem... Hatırladığım tek şey: kaplıcadan çıkınca sımsıkı sarınıp doğruca eve gitmemiz ve yataklarımıza yatmamız :) Sanki dışarıda don varmış gibi sımsıkı sarınmamız ve “kaplıca bizi çok yordu” cümleleri :)
Termal otel bizi pek yormadı, özellikle çocuklara çok çok iyi geldi! Güzel eğlendiler!!! Kayak tatili alışkanlığınız yoksa termal tatili de denemenizi tavsiye ediyorum.
Sımsıcak sıcacık günler dilerim...








25 Ocak 2020 Cumartesi

Son 10 Yılın En İyi Tasarımları EDIDA Retrospektif Sergisiyle HOM Design Center’da Sergileniyor!


Türkiye’den ve dünyadan 100’ün üzerinde seçkin mobilya markasına ev sahipliği yapan tasarım ve dekorasyon merkezi HOM Design Center, son 10 yılda EDIDA Ödülü (Elle Deco International Design Awards) kazanmış tasarımların bir araya geldiği EDIDA Retrospektif Sergisi’ne ev sahipliği yapıyor. 23 Ocak - 19 Şubat tarihleri arasında gerçekleştirilecek sergide ziyaretçiler, 2010 yılından bu yana, tasarım ve dekorasyon alanında yaşanan değişimleri inceleme şansı yakalayacaklar.

Skyland İstanbul bünyesinde yer alan ve Türkiye’nin tasarım ve dekorasyon alanındaki seçkin markalarını aynı çatı altında buluşturan HOM Design Center, EDIDA Retrospektif Sergisi ile tasarım tutkunlarına kapılarını açıyor. Elle Decoration dergisi tarafından düzenlenen EDIDA Ödülleri’nde 2010’dan bugüne ödül kazanmış tasarımları bir araya getiren sergi, 23 Ocak - 19 Şubat tarihleri arasında HOM Design Center’da tasarım severlerle buluşacak.

Son 10 yılın ödüllü tasarımları, Türkiye’nin en büyük tasarım ve dekorasyon merkezinde Türkiye’de son 10 yılda tasarım alanında yaşanan değişimleri yansıtan retrospektif sergide, Derin Sarıyer’in “Fek” koltuğundan Faruk Malhan’ın “Sekü” kanepesine, Can Yalman’ın Çanakkale seramik için tasarladığı “Orientele” duvar kaplaması koleksiyonundan Atilla Kuzu’nun “Mantis” aydınlatmasına, birçok ödüllü tasarım bir araya geliyor. Ebru Çerezci, Ross Lovegrove, Tanju Özelgin, Erdem Akan, Rıfat Özbek, Koray Özgen, Emre Evrenos, Selen Öztürk, Zeynep Fadıllıoğlu, Merve Kahraman, Yeşim Ketenci, Atilla Kuzu, Mauro Lipparini, Neptün Öziş, Banu Yentür, Mustafa Toner, Haldun Akalın, Maurizio Manzoni, Faruk Malhan, Begüm Cemiloğlu&Ekin Varon ve Enis Karavil ise sergide çalışmaları bulunan diğer tasarımcılar arasında yer alıyor.

Türkiye’de tasarım ve dekorasyon alanında yaşanan değişimleri başarılı örnekler üzerinden görünür kılan EDIDA Retrospektif Sergisi, 19 Şubat’a kadar ücretsiz olarak HOM Design Center’da ziyaret edilebilir.
Bir boomads advertorial içeriğidir.

3 Ocak 2020 Cuma

doğum fotoğrafçılığı hakkında

Fotoğraf ile aranız nasıl? Ben geçtiğimiz sene Zeytinburnu Belediyesi’nin fotoğrafçılık kursuna katılmış, sertifikamı almıştım. Önceki akşam da doğum fotoğrafçılığı hakkında arkadaşımın seminerine katıldım. 

Bademlebuduk




Arkadaşım @yesimmutlu (çok severim) kurumsal hayattan doğum fotoğrafçılığına geçiş yapmış hem de yıllar yıllar önce... Birkaç yıldır o kadar çok yaygınlaştı ki bu meslek o yüzden özellikle belirtmek istedim. Meslekte yaşadığı zorlukları dikkat edilmesi gerekenleri, etik kuralları anlattı. Tabi konu bebekler olunca çok güzel kareleri ve güzel anılarını da dinledik. Bebeğin dünyaya geldiği o anlar.... çok özel bir zaman ve eşsiz bir deneyim bence... Acaba ben de mi diye bir an düşünsem de yok ameliyathane ortamı beni bozar diyerek silkelendim hemen:)

Yeşimciğimin keyifli seminerleri farklı mekanlarda devam edecek, sosyal medyadan takipte kalın. Türkiye Fotoğraf Vakfı ise Zeytinburnu Merkez Efendi’de bulunan binasında her Çarşamba farklı bir fotosohbet yapıyormuş, onları da mutlaka takip etmeli diye düşünüyorum. 
Salon tamamen doluydu ve hava epey yağışlı ve soğuk olmasına rağmen... 


Fotosohbet, yesimmutlu


Eşimle katıldığımız bu seminer bize Türkiye Fotoğraf Vakfı’nda yapılacak diğer seminerlere de katılmamız için bir ışık oldu. Böyle güzel ortamları ve değerli fırsatları kaçırmamak gerek! Duyuruları TFV’nın sosyal medyasında tabi ki!