27 Aralık 2021 Pazartesi

kış çaysız geçer mi hiç?

Bir kahve sever olarak çay sever olduğumu da itiraf etmem gerekiyor. Benim için ikisinin yeri de çok bambaşka... Kahvesiz olmadığı gibi çaysız da olmuyor bu hayat... Elhamdulillah keyif almayı biliyoruz çok şükür :)

kış çayı


Geçenlerde bir pr gönderisi aldım. Markadan ilk defa bir gönderi alıyorum. Sanırım ajanslar aracılığıyla geliyor bunlar. Bir kozmetik markası yeni yıl hediyesi göndermiş, sağ olsunlar. Kozmetik ürünlerin yanında bir de kış çayı vardı ki bence blogda olmayı hak ediyor. 

Kutusuna ayrı, kokusuna tadına ayrı hayran kaldım. 

50 gramlık teneke kutudan ortalama 30 fincan çay için dökme çay bulunuyor. Kutuların böyle küçük olması tazeliğini koruması içinmiş. Bir fincan su için bir tatlı kaşığı çay eklemeniz yeterli oluyor. 

Christmas Kiss Tea Narlı Yılbaşı Çayı içinde neler var bakalım:

Nar, tarçın, hibiskus, elma, portakal kabuğu, kuşburnu.

narlı kış çayı


Şunu da mutlaka belirtmeliyim ki; pr paketinde bu markaya dair bir bilgi ya da kart vs yoktu. Çok beğendiğim için internetten sayfalarını araştırdım. Başka başka çayları da varmış. 

Blue Butterfly çayı demlendiğinde mavi renk alıyormuş. Çok merak ettim. Sipariş versem mi diye düşünüyorum.

Berry hibisküs çayı da yeni ürünlerindenmiş. 

Bubble tea setlerini de sitesinde gördüm  ama bir şey anlamadım. Bu setin içinde kolay içim için özel pipet gönderiliyormuş. Acaba köpüren bir çay mı? Ne dersiniz?





21 Aralık 2021 Salı

cennet hurması ile yulaf lapası

Yeni tatlara açık mısınız? Ben damak tadıma uyacağını düşündüğüm şeyleri denemeyi severim. Cennet hurması seveni çok sevmeyeni en az o kadar çok diye düşünüyorum. Yulaf lapası deneyip de sevmeyene denk gelmedim henüz....

cennet hurması yulaf lapası


Tam da cennet hurması mevsiminde olunca pazardan 2 adet alıverdim. Birini aldığım gün soyup tükettim. Diğerini biraz daha olgunlaşması için beklettim. Bugün hazırladığım yulaf lapasının üstüne blenderdan geçirerek ekledim.

Cennet hurmalı yulaf lapası:

3 kaşık yulaf ve 1 bardak sütü ocağa alıp kısık ateşte pişiriyoruz. Yulaflar şişip sütü içine çekince ocağı kapatıp ılıması için bir tabağa alıyoruz.

Olgunlaşmış cennet hurmasını soyup blenderdan geçiriyoruz. Lapanın üstüne ekliyoruz. Biraz tarçın serptim ben. Tarçın tadını lapada çok beğeniyorum. İşte bu kadar basit bir tarif.

cennet hurması yulaf lapası


Mevsim meyvelerini bol bol tercih etmeli her şeyi mevsiminde tüketmeye özen göstermeliyiz. 

Bence çok lezzetli oldu. Uzun süre de tok tutuyor, unutmayalım.

Lapamı yerken biraz da faydalarını araştırmıştım. Sizin için de buraya not alıyorum. Bir dahaki kışa bakar tekrar yaparım belki...

Cennet hurması faydaları;

  • Bağırsak iltihaplarına iyi geliyormuş
  • C vitamini deposu
  • Lif kaynağı
  • Antioksidan
  • Kan yapıyormuş

E şimdi yemeyelim de ne yapalım :)





17 Aralık 2021 Cuma

Kireç lekesi nasıl gider

Size yeni keşfettiğim bir üründen bahsedeceğim kısaca: Clonet Extra 

İnanılmaz kolay bir temizlik sunan bu ürün sayesinde ayna gibi parlayan bataryalar, evyeler hayal değil. Zahmetsiz temizlik nerede ben oradayım bilen bilir :)

clonet extra nasıl kullanılır
Trendyol'da ve instagramda hakkında çok fazla olumlu yorum görünce ben de bu ürüne kayıtsız kalamadım. Siparişimi verdim. Sipariş vermeden önce bloglarda ve internet sitelerinde kullanıcı yorumları araştırdım ama alışveriş siteleri hariç bir yorum bulamadım. Kullanınca ben yazayım bari dedim. Bence iyi oldu, ne dersiniz? 

Normalde duşakabinleri neredeyse her banyodan sonra temizliyorum ama su izleri ve kireç lekelerinden bir türlü kurtulamıyorum. Hatta evdekilere diyorum ki: aslında buralar tertemiz sadece su lekesi kalıyor, yapacak bir şey yok :)

Özünde temiz diyelim yani :)))

Şimdi bu genel temizliğin ardından Taskı Clonet Extra döküyorum, süngerle köpürtüyorum, suyla akıtıyorum ve tadaaaaaa ışıl ışıl temizlik! işte bir tanecik öncesi sonrası fotoğrafı gelsin:

ireç lekesi nasıl gider


Suyla akıttıktan sonra bezle kuruluyorum. Uzun süre ışıl ışıl kalıyor. Banyodaki bataryaları da aynı şekilde temizliyorum. Ancak belirtmem gerekir ki ürün kuvvetli, kullanırken mutlaka ellerinize temizlik eldiveni giymelisiniz. 

Ağır veya öyle dikkat çekici bir kokusu yok, ben rahatsız olmadım.


Mutfak evyeleri de her daim su damlası izleri, kireç lekesi ile nam salmış bir alanımız bilirsiniz. Aynı ürünü evyelerde de kullandım. Sonuç şahane oldu. 

Köpürte köpürte eldivenle yıkadım evyeyi, duruladım ve en son da kuruladım. Özellikle mutfak temizliği bittikten, o tezgah üstleri boşaldıktan sonra evyeyi temizliyorum. Her yer parlıyor. Şimdi sizinle temizlik yaparken çektiğim videoyu paylaşıyorum. İnstagram takipçilerim mutlaka görmüştür ama görmeyenler buraya tıklayabilir: instagram bademlebuduk



Siz de Trendyol, hepsiburada gibi sitelerden ya da Carrefour marketlerden ürüne ulaşabilirsiniz. Deneyip kolayca kireç, su ve sabun lekesinden kurtularak ışıl ışıl bir temizliğe merhaba diyin, kahve keyfinizde de beni anarsınız. Hani şu temizlik sonrası yapılan kahve keyfinde :)




 




16 Aralık 2021 Perşembe

blogspot mu wordpress mi

Bugün uzun zamandır sitemle ilgili yaşadığım sıkıntılar hakkında yazmaya çalışacağım. Belki aynı belki benzer sorunları yaşayanlar vardır, biraz fikir toplamaya ihtiyacım var açıkçası. Blogum tabi ki benim için çok değerli iyice düşünüp tartmadan hareket etmek istemiyorum. 

blogspot mu wordpress mi


2013 yılında açtığım bademlebuduk.blogspot.com adresimi ertesi yıl .com alan adına taşımıştım. O dönemde .com uzantılı siteler diğerlerinden çok daha prestijli görünüyordu. Tabi ki ben de bu akıma katılarak alan adı aldım. Her yıl da bu alan adımı yeniliyorum. 

Alan adı yenileme yaparken ssl hizmeti de seçiyordum. Ancak geçen yıl yenileme yaparken ssl almadım. Akabinde sitemin tıklanma sayısında düşüş oldu. Ben bu durumu ssl almamış olmama bağladım. 

Bu geçtiğimiz bir yıl içinde google dan kapsam sorunları tespit edildi / düzelt / düzeltilemedi mailleri de gelmesi aklımı iyice karıştırdı.

Üstelik bir sorun daha vardı. Sitemi tıkladığınızda sol üst köşede 'güvenli değil' ibaresi çıkıyor. Bu beni çok rahatsız etmeye başladı. 

SSL almama pişmanlığımla konuyla ilgili araştırma yaparken bu hizmetin özellikle alışveriş siteleri için gerekli olduğunu öğrendim. Ben alışveriş sitesi değilim, kişisel bir blog yazıyorum sonuçta... 

SSL işinden vazgeçmeye başladım. Bu hizmetlerin hepsini dolar üzerinden alabiliyorsunuz, bu işin içinde olanlar bilir. Kurdaki artışlarla maliyetler de epeyce arttı. 

Acaba diyorum artık .com alan adını uzatmasam mı?

Eskisi gibi bir prestiji olduğunu düşünmüyorum. Blogspot olarak çıktığımız bu yola yine aynı şekilde devam etsek nasıl olur acaba?

Yıllardır blog konularında danıştığım ''Teknolojik Anneler'' e de konudan bahsettim. Teknolojik annelerden Derya wordpress e geçmeyi düşünmez misin dedi... 

Wordpress daha önce hiç kullanmadım.

Bilenlerden wordpress hakkında da fikir rica edeceğim.

Özetle sorunlarımı sıralayacak olursam;

  • Güvenli değil ibaresi
  • Okunmalarda düşüş
  • Google dan gelen kapsam sorunları düzelt mailleri
  • Alan adı yenileme şart mı
  • SSL blog sitelerinde gerekli mi
  • Blogspot.com olarak devam etmenin etkisi ne olur
  • Wordpress e geçsem mi


Şimdiye kadar bana bu konuda destek olmuş olan herkese tekrar teşekkür ediyor veeeeeee buraya yorumlarınızı desteklerinizi bekliyorum....




15 Aralık 2021 Çarşamba

Çocuklar İçin Kidly Hikayeler Yayında

Çocuklar için yaratıcı bir hikâye okuma deneyimi tasarlayarak, kaliteli ekran süresi geçirmelerini amaçlayan Kidly, Apple Store’da yanınızda..

 


Çocuk edebiyatı yazarları ve alanında uzman eğitimciler tarafından, psikolojik danışman eşliğinde yazılmış  resimli hikayeler, okumaya motive eden rozetler ve oyunlaştırılmış bir okuma deneyimi ile çocuklara sunuluyor.

 

Ebeveyn Paneli sayesinde, çocuklar için hikâye seçilmesine olanak sağlayan ve haftalık olarak okuma raporu gönderimi yapılan uygulama, ebeveynler için “güvenli içerik” kavramını bir adım ileri taşıyor ve ebeveynleri, çocuklarının okuma macerasına dahil ediyor. 

 

Kidly'nin içerik danışmanlarından Psikolojik Danışman Çağla Küçük,  yapılan araştırmaların ekran süresinden daha çok, içerik kalitesi konusunda dikkatli olması gerektiğine dikkat çekerek, “Kidly, çocukların yaşamlarında ayrılmaz bir araç haline gelen teknolojik cihazları kullanma alışkanlıklarına yeni bir bakış açısı getiriyor. Eğlenirken öğrenmeye olanak sağlayan, çocukları yaratıcı düşünmeye, zihinlerine ve bedenlerine iyi bakmaya, keşfetmeye ve dinamik olmaya davet ediyor. ” diyor.

 

4-12 yaş arası için tasarlanan hikayeler şimdilik Türkçe, İngilizce ve Portekizce dillerinde yayına sunuluyor. Cinsiyet eşitliği, çevre bilinci, hayvan sevgisi, farkındalık, bilim, sanat ve felsefe gibi birçok tema ve disiplinde yazılarak, modern dünya değerlerini çocuklara hikayeler aracılığıyla aşılamayı planlıyor. 

 

Orijinal karakterleri ve sadece Kidly’de bulabileceğiniz hikayeleri ile Kidly, çocukların hem kendilerini daha doğru dinleyip ifade edebilmelerine, hem de dış dünyayı anlamlandırmalarına yardımcı olmayı hedefliyor. 

 


Kidly’nin OkuMacera adlı seçimli hikaye modülü ise kendi alanında tüm dünyada bir ilk olarak sunuluyor. Seçimli hikayeleri ile oyunlaştırılmış bir okuma deneyimi sunan OkuMacera, okuyucularına erken yaşta okuma alışkanlığı ve karar verme becerisi sağlamayı amaçlıyor. 

 

Tüm çocuk okuyucularını mutlu ve bilinçli bir dünya vatandaşı olma yolunda destekleyen Kidly hikayelerine erişmek için, uygulamayı App Store...

13 Aralık 2021 Pazartesi

Kocaeli Bilim Merkezi'nde idik

Çocuklarla yapılacak en güzel aktivitelerden bir tanesi de bilim merkezi gezmek diyebilirim. Biz de geçtiğimiz hafta sonu Kocaeli Bilim Merkezi'ni gezdik. Ziyaretçilerin aktif şekilde gezebildiği, dokunabildiği, gezebildiği keyifli bir müze deneyim çocukların çok hoşuna gitti. Öncesinde Kocaeli sahilinde çeşit çeşit kurulmuş çocuk oyun alanları, parklarda mola verdik. İkili salıncaklar favorimiz oldu tabi ki...

Kocaeli gezilecek yerler


Seka Kağıt Fabrikası içinde, Kağıt Müzesi yanındaki Bilim Merkezi girişleri de ücretsiz

Kocaeli Bilim Merkezi'nde yaklaşık 250 deney düzeneği, galeri, sergi alanları, kütüphane ve Bilim Cafe bulunuyor.

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve TÜBİTAK iş birliğiyle hazırlanmış. 

Merkez ücretsiz olduğu gibi otopark alanı da geniş ve ücretsiz. 

Nisan 2015'te açılmış. 

Merkezde algı ve gerçeklik, dinamik dünya, keşif temaları, bilimin sultanları üniteleri bulunuyor. 

Aman çocuğum elleme, dur ona dokunma vs demeden özgürce gezebileceğiniz bu merkezde siz de çocuklar da yeni yeni keşifler yapabileceksiniz.

Bu güzel gezide bize eşlik eden Çiğdem, Elif Sena ve Ali Osman'a teşekkürlerimizle... 

Çocukların en çok sevdiği alanlardan birkaç kare ekliyorum. Yolunuz düşerse mutlaka görmelisiniz derim.


Kocaeli Bilim Merkezi



Kocaeli Bilim Merkezi







6 Aralık 2021 Pazartesi

hoş geldin aralık

Koskoca bir seneyi daha bitiriyoruz. Yine günlerin yavaş, yılların hızlı geçtiği bir sene daha... Maske ve mesafeyle bir yıl daha bitiyor. Ömürden bir yıl daha gidiyor. 

hoşça kal sonbahar


Bir mevsim daha geçiyor ömrümüzden. Kış geldi bile. Oysa havalar soğuyunca değil, yüreği soğuyunca başlarmış insanın kışı... 
Bu sonbaharı da çok sevdim ben. Bol bol kuru yaprak topladık Berke ile... Poşet poşet biriktirdik... Renk renk, boy boy yapraklar topladık. Ne çok çay keyfi yaptık Bade ile dışarıda... Güneşi her gördüğümüzde attık kendimizi sokağa ya da balkona... Yine çocuklarla bir yaprak toplama ve çay keyfi gününde baba da eşlik etmişti bize:
bademlebuduk



En çok sonbahar ve kıştaki güneşi mi seviyorum acaba diyorum bazen. Önce bir yokluğunu görüp özlüyorum sonra kavuşunca bırakmak istemiyorum hiç güneşi. 

Çocuklar kış geldi hemen kar yağsın diye bekliyorlar. Belki yılın son günü kar yağar, bu yıl öyle hissediyorum. Çocukken yılbaşını kutladığımız zamanlarda yeni yıldan tek dileğimiz yılbaşı gecesi kar yağmasıydı. Sanki başka geceler yağsa o kadar sevinmeyecektik. Herhalde bir coşku arıyorduk yeni yıla girerken...

Geçen gün çocuklar kış için odalarını süslemek istediklerini söylediler. Kar figürlerini araştırdık internetten, biraz kırtasiye alışverişi yaparak kendi kar süslerini hazırlayacaklar. 

Sanki kar yağacak ve her yeri kaplayacak, eriyip gittiğinde de tüm pisliği alıp götürecek...





30 Kasım 2021 Salı

Yüreklere Su Serpen Glutensiz Yulaf Ezmesi

Yulaf Ezmesi uzun süredir kullandığım bir ürün. Kahvaltıda ve ara öğünlerde tüketmeyi, yulaf ezmesi ile çeşitli tarifler yapmayı seviyorum, bana göre çok işlevsel bir gıda.

Ancak gluten hassasiyetinden ötürü bu tarz ürünlerin nasıl üretildiği de hassas bir konu ve bu zamana kadar bu konuda çok da araştırma yapmamış olduğumu fark ettim.

Glutensiz Yulaf Ezmesi


Glutensiz yulaf ezmesi arayışımda da karşıma muhteşem bir ürün, muhteşem bir marka çıktı. Güzel Ada Gıda Glutensiz Yulaf Ezmesi artık vazgeçilmezlerim arasında yer alıyor.

Gluten intoleransı olan bireylerin ve ailelerin çok beğeneceği bir ürün, bu sebeple size tanıtmak istedim ama önce biraz markanın kendisinden bahsedeyim:


Güzel Gıda Hakkında

Güzel Gıda, sağlıklı yaşam için hareketle birlikte doğru beslenmenin de önemini kavramış, bunu kendi hayatında da uygulamış ve bu doğrultuda glutensiz, vegan, organik gıda ürünleri sunarak markalaşmış yerli bir aile firması.

Glutensiz un çeşitlerinden vegan ürünlere, ham çikolata ve kakao ürünlerinden, sağlıklı atıştırmalara ve organik baharatlara kadar özenle seçilmiş pek çok ürünü bünyesinde barındırıyor Güzel Ada Gıda.

Ürün gamının %88’i yurt içi ve yurt dışında geçerli Organik Tarım sertifikalarına sahip olan Glutensiz, Vegan/Vejetaryen diyete uygun, Helal ve Kosher ürünleriyle Güzel Gıda; çeşitli ürünlerinin arasında glutensiz yulaf ezmesi ile de göz dolduruyor.


Güzel Gıda Glutensiz Yulaf Ezmesi

Yulaf ezmesi kahvaltılıklarda, ara öğünlerde ve çeşitli tatlı tariflerinde oldukça fazla kullanılıyor.

Ancak Güzel Ada Gıda’nın glutensiz yulaf ezmesi gerçekten farkını hemen hissettiriyor.

Taptaze, yumuşacık, ağızda dağılan bir yapısı var. Normalde yulaf taneleri oldukça sert ve pişmesi zor bir yiyecek olduğu için genellikle mutfaklarda pratik kullanım için ezilmiş ve kesilmiş olanları tercih ediliyor.

Güzel Ada Gıda glutensiz yulaf ezmesi de güzelce ezilmiş bir yulaf ezmesi.

Güzel Gıda’nın Glutensiz Yulaf Ezmesi’nin menşei ise Türkiye.

12 ay boyunca kontrollü ve kapalı alanlarda yerli üretimi yapılan Güzel Gıda Glutensiz Yulaf Ezmesi gerçekten çok özel bir ürün olmuş.

Öğrendiğim kadarıyla ülkemizin güzel topraklarına kontrollü olarak ekimi yapılan, içerisinde buğday veya arpa barındırmayan, aynı tarlaya bu gibi glutenli ürünler ekmeyen işletmelerden toplanılan mahsul; öncelikle ayrıştırmadan geçmekte ve temizlendikten sonra gluten analizleri iç ve dış laboratuvarlarda tetkik ediliyormuş.

Testi geçen lotlar ayrıştırılarak işleme, temizleme, tekrar ayıklama, presleme ve tekrar temizleme işlemlerinden geçiriliyormuş. Bu hassas çalışmaları için kendilerini tebrik ediyorum. Güzel Ada Gıda Glutensiz Yulaf Ezmesi temiz içeriğiyle rahatça tüketeceğimiz önemli bir tahıl.


Yulaf Ezmesi Nedir?

Yulaf, tohumları için yetiştirilen bir tarım bitkisi. Hem hayvanların hem de insanların beslenmesi için faydalanılıyor.

Yulaf ezmesi dediğimizde ise kabuklu yulaf tanelerinin değirmende öğütülmesiyle meydana gelen, tahılın ezilmiş hali oluyor.

Biz bu yulaf ezmesini pişmemiş olarak da, su veya sütle pişirerek de yiyebiliyor, sizin de bildiğiniz gibi besinin bu haline yulaf lapası deniyor.

Uzun süre tok tutan yulaf ezmesini, kahvaltıda tükettiğimizde güne sağlam bir başlangıç yapmış oluyoruz.

Ancak kullanım alanları kahvaltı ve lapa ile sınırlı değil.


Yulaf ezmesi nerelerde kullanılır?

·         Popüler kahvaltı gevreği müsli ve granola’nın ana maddesi yulaf ezmesi. Kahvaltıda yoğurtla, sütle, taze veya kuru meyvelerle glutensiz yulaf ezmemizi birleştirdiğimizde ortaya nefis lezzetler çıkıyor.

·         Yulaf ezmesinin tatlı tariflerinde de yeri var; keklerde, kurabiyelerde, enerji barlarında yulaf ezmesinden faydalanabiliyoruz.

·         Yulaf ezmeli poğaça benzeri hamur işi tariflerine de rastlanıyor.

·          Fırında pişmiş yulaflı krakerler benim favori atıştırmalığım.

·         İçecek olarak da yulaftan faydalanılabilir. Örneğin yulaflı smoothie’ler oldukça doyurucu, besleyici oluyor.

·         Yulaf ezmesi ile glutensiz az kalorili ekmek yapmamız da mümkün.

Glutensiz Yulaf Ezmesi


Yulaf Ezmesinin faydaları nelerdir?

Yulaf, besleyici değeri en yüksek tahıllar arasında başı çekiyor.

·         Uzmanlar yulaf ezmesinin içeriğinde, magnezyum, demir, çinko, fosfor, B-1 ve B-5 vitaminlerinin olduğunu belirtiyorlar.

·         Güzel Gıda’nın en popüler ürünlerinden olan glutensiz yulaf ezmesi, tam tahıllı, lifli, vitaminli ve mineralli olmalarıyla da öne çıkıyor.

·         Yulaf ezmelerinin hem kalorisi düşük hem zengin bir besin olarak sayılması sayesinde sağlıklı kilonun korunmasında ya da gerekli kiloların verilmesinde destek olabildiği söyleniyor.

·         İçeriğinde karbonhidrat olduğundan enerji verdiği biliniyor.

·         Yulaf ezmesi gibi yüksek besin içerikli tahılların düzenli olarak tüketildiğinde kabızlık gibi sorunları çözmekte yardımcı olabileceği de belirtiliyor.

·         Yulafın yaygın özellikleri olarak kemik ve kasları kuvvetlendirdiği, kolestrolü dengelediği, metabolizmayı hızlandırdığı, iyi bir idrar sökücü olduğu, adet döngüsü şikayetlerini azalttığı da en çok konuşulan faydalar arasında.

Güzel Gıda’nın güzel ürünlerinden Glutensiz Yulaf Ezmesi, artık mutfak alışverişimin olmazsa olmazından.

Organik ve Glutensiz Yulaf ezmesini ben sade alıyorum. Günün her saati çeşitli tariflerde gönül rahatlığıyla kullandığım, tadı benzerlerinden farklı Güzel Gıda Glutensiz Yulaf Ezmesi’ni mutlaka siz de deneyin.

Ben kendi ellerimle ekmek yaparım diyenler için özel olarak düşünülmüş Glutensiz Ekmek Seti de ekonomik bir set olarak karşımıza çıkıyor. Bu şekilde sipariş vererek indirim de yakalayabilirsiniz.

Güzel Gıda online sipariş için web sitesine buradan ulaşabilirsiniz.

Güzel Gıda’nın tüm ürünlerinden sipariş vermek için bu adrese gidebilirsiniz: https://www.siparis-guzelgida.com/tum-urunler/

Fırında sebze

Pazar alışverişi yaptığım günlerde tüm sebzelerden ‘kombo fırın’ yapmak en sevdiğim şeylerden. Her şey taptaze, yemyeşil, hatta mosmor diyelim :)


Fırında sebze


Fırında sebzeyi sık sık yaparım ama bu sefer eklediğim sebzelere ben bile şaşırdım :) Bu komboda BAL KABAĞI - PANCAR - SİYAH HAVUÇ normalden farklı olarak bizimleydi. Tam zamanında olan bu sebzelere de fırında bir şans vermek istedim. Açıkçası çok güzel lezzet kattılar. Hatta soframızı zenginleştirdiler. Fırında pancar, fırında bal kabağı bunlar bence tek başına da fırına girmeyi hak ediyorlar. Çok farklı bir lezzet kattılar.

Bu hafta kombo fırın menümüzde çeşitlilik tavan yaptı: 
Neler mi var?
  • Bal kabağı 
  • Yer elması
  • Pancar
  • Siyah havuç
  • Havuç
  • Karnabahar
  • Kabak
  • Patlıcan 
Fırında sebze


Bütün bu sebzeleri yıkayıp, soyup tercihinize göre doğramanız yeterli. Ben bu defa tırtıklı bıçak kullandım. Sebzeler çok daha hoş göründüler bu şekilde bence. Sonuçta sadece midemizi doyurmuyoruz, gözümüz de doysun değil mi ama?

Fırında sebze


Doğranmış sebzeleri geniş bir kaba alıp biraz sıvı yağ gezdiriyorum üzerlerinde. Biraz tuz, karabiber, nane, kekik, kırmızı toz biber, kırmızı pul biber, taco baharatı ekleyerek karıştırıyorum.
Siz bu aşamada eğer isterseniz sarımsak rendeleyebilir, halka halka soğanlar koyabilirsiniz. 

Fırında pancar nasıl oldu derseniz:
Pancar ve siyah havucu ayrı bir kapta sos ve baharatla buluşturdum. Çünkü bu iki sebze de renk veriyor biliyorsunuz. Karnabaharlarım pembe olsun istemedim :)
Ayrıca soslayıp fırın tepsisinde de bir köşeye yerleştirdim. Servis yaparken de pancar ve kara havucu ayrı tabağa aldım. İşte onun fotoğrafını da ekliyorum.
fırında pancar

Eveeeeet özetle tarifimiz: 

Kes parçala \ yağla \ baharatla \ hoooop fırına 

Herkese afiyetler olsunnnnnnn....




29 Kasım 2021 Pazartesi

Derimod Yeni Sezon

Eylül ayında Derimod Fall&Winter lansmanına katılmıştım. Derimod 2021-2022 Sonbahar Kış basın lansmanı Cult Showroom'da Ece Sükan ev sahipliğinde yapıldı.

Derimod Yeni Sezon


Yeni sezonda yine modaya yön verecek parçalar vardı. Özellikle bot ve çizmelerde metal aksesuarlar, zincirler, maskülen ayakkabılar dikkat çekiciydi. Renkli tabanlar, sade modeller-pop renkler ile trendlere yön vermiş derim. 


Botlarda daha çok siyah ve koyu tonlar tercih edilse de bildiğiniz gibi bu sene bej rengi botlar yine çok popüler. Derimod da rengarenk bir bot çizme koleksiyonu hazırlamış. 

Derimod Yeni Sezon


Sezonda süet, vidala, nubuk gibi malzemelerin yanında mat deriler de çok kullanılmış. 

Düz tabanlı botlar, chelsea, postal gruplarında çok hoş parçalar var. Topuk detaylarının her birine ayrı ayrı bayıldım.

Botlardan bootielere, çizmelerden ayakkabılara, yağmur çizmelerinden kovboy çizmelerine kadar çok farklı seçenekler var. Bu sene seçim yapmak çok kolay, karar vermek çok zor. Mutlaka tarzınıza uygun bir model bulabilirsiniz. 

Derimod Yeni Sezon


Özetle Derimod kadınını renkli bir sonbahar kış bekliyor....





26 Kasım 2021 Cuma

eller havaya

Pandemiden önce (2017 yılında) yazdığım bir yazı taslaklarda kalmış yeni fark ettim. Sosyal medya arkadaşlıkları, eventleri ve iş birlikleri üzerine bir şeyler yazmışım. Kimse üstüne alınmasın ama gerçekten de bir biz normaliz gibi değil mi olaylar...

Hadi bakalım ne benzetmeler yapmışım, siz de bana katılıyor musunuz? Siz de bir biz normaliz diyor musunuz benim gibi :))
Yazar burada ironi yapar :) 



Bir süredir kendimi bir televizyon programı izler gibi hissediyorum. Öyle sıradan bir televizyon programı da değil, eskilerden meşhur bir program: Mustafa Keser
Neden?
Size bazı olaylar karşısında nasıl hissettiğimi anlatmaya çalışayım. Sanki televizyon programını açmışım da ortama ayak uyduruyor, Mustafa Keser ve saz ekibini alkışlıyorum. Hani telefonla istek parçalar geliyor, Mustafa Keser canlı performans yapıyor, mendil sallıyor. İzleyiciler kah oynuyor, kah mendil sallıyor, hiç olmazsa alkış ile ritm tutuyor. Kanalı bir türlü değiştiremiyorum. Nereye baksam karşımda ''hobaaaa, mendiller havaya...''
Sosyal medyada sanki kanal kanal geziyorlar. Körler sağırlar birbirini ağırlar misali her güne bir ''hobaaaaa, haydeeeee, eller havaya'' 
Belki daha bir gün önce ''ben onunla aslaaaaa yan yana gelmem'' diyenleri sahnede kol kola görmek mümkün, parçanın büyüsüne kapılıp Erkilet Güzeli türküsü bir ağızdan söyleniyor. Bir bakıyorsunuz ''bu sazcıdan nefret ederim, ne kadar da kendini beğenmiş'' diyen vokal arkadaşı sazcı ile yanak yanağa poz veriyor. Program biter bitmez yine dişler bileniyor, gizli savaş aletleri ortaya çıkıyor. Bu programın bir özelliği de araya reklam almaması! Yani kesintisiz izlenebiliyor. Neden derseniz türküler içinde ''ürün yerleştirme'' var. 
Herkes her şeyi biliyor tabi ki. Hatta herkes en çok kendisinin bildiğini de biliyor. Tabi ki en iyi sizsiniz, diğerleri kaç fırın ekmek yese bir SİZ olamaz. Yanınızda saz çalan arkadaşınız tabi ki de sizden iyi icra edemiyor, siz bir tanesiniz!! En çok alkışı siz hak ediyorsunuz, yanınızdaki sizden faydalanmış oluyor. Herkes kendi alanında kral, kraliçe...
Oysa herkes şunu da biliyor; o gemi artık su alıyor... Kaptan yalan söylüyor....
Mustafa Keser istek parçaları seslendirmeye devam ediyor. İzleyiciler memnun, saz ekibi ihya olmuş, istek parça gönderenler halinden memnun...

İşte  bunları ben de 2017 Nisan'da yazmışım. 
Sonra ne mi oldu?
Pandemi ortaya çıktı ve insanlar yanak yanağa poz vermeyi bıraktı bir süreliğine :)
Ama yalan dolan yine devam ediyor her şey sahte bir hale büründü maalesef sosyal medyada 
Oysa 8-10 yıl önce ne kadar da güzeldi buralar
Tabi o zamanlar dutluktu buralar dutluk...


25 Kasım 2021 Perşembe

Masumlar Apartmanı nerede

Masumlar Apartmanı nerede mi? Trt1 de her salı dermişim :))) Şaka şaka çekimlerin yapıldığı apartmanı tarif edeceğim size, biraz aşağıda yazacağım ama heyecanlı olsun...

Masumlar Apartmanı nerede


Gülseren Budayıcıoğlu'nun bütün kitaplarını okudum. En sevdiğim kitabı da Kral Kaybederse olmuştu tartışmasız... Madalyonun İçi kitabında geçen küçük bir hikaye de yaklaşık 2 yıldır televizyonda dizi olarak izliyoruz. Kitaptaki olayların biraz daha daha fazla değiştirilmişi, geliştirilmişi diyebilirim. Kitaptaki adıyla Çöp Apartmanı, bizim bildiğimiz adıyla Masumlar Apartmanı gerçek hikayesini de yazmıştım, tıklayabilirsiniz. 

Ben bu sezon pek düzenli izlemesem de -ki geçen sezonun son 2 bölümünü de izlememiştim- bizim evde her salı Masumlar Apartmanı günü! 

Biz de madem İstanbul'dayız neden gidip görmeyelim dedik ve çıktık yola.

Masumlar Apartmanı Nerede?
Size iki alternatif sunup, ikinciyi önereceğim:)
  • Taksim / Asmalı Mescit'te Jurnal sokak olarak haritalara ya da Yandex.Navi'ye söylerseniz onlar sizi götürür. 
  • Ya da bizim gibi Karaköy'de arabayı ispark'a bırakıp Tünel'den tarihi füniküler hattını kullanarak Narmanlı Han'da bir mola verip, hanın arka kapısından çıkıp sağ-sol-sağ yaparak direk Masumlar Apartmanı'nın önüne de çıkabilirsiniz.  
badem ve annesi, bademlebuduk



Biz geçtiğimiz pazar gittik. Sabah erken saatlerde yola çıkarak kahvaltı, kahve derken 11-12 arası apartmana ulaştık. Bizden sonra sokak epey kalabalıklaşmaya başlamıştı. Fotoğraf çekmek için sıra oluşuyordu neredeyse! 
Çekimler hafta içi yapılıyormuş tabi ki. Hafta sonu halkın ilgisiyle çekim yapmaları mümkün olmaz elbette...
Apartman kapısı maalesef kilitliydi. İçeri giremedik doğal olarak. Ekranda gözüktüğünden daha dar geldi bana apartman girişi, çekim hilelerini iyi kullanıyorlar doğrusu. 
Naci Hoca'nın kaldığı otelin girişindeki genç çekimlerle vs ilgili sorulara yardımcı oluyor sağ olsun. 

Masumlar Apartmanı nerede



Ben de küçüklüğümde Perihan Abla dizisinin çekildiği yerlere ailemle gitmiştim. Bizimkiler dizisi zaten bize çok yakın bir yerde çekiliyordu onu da biliyordum. Çocukluğumdan kalan pek çok güzel aile hatıralarından sadece birkaç tanesi işte...
Siz de gidip görmek isterseniz bizim kullandığımız rotayı kullanmanızı öneririm. Narmanlı Han çok bakımlı ve çok güzel mekanlarla dolu. Üstelik Tünel Füniküler keyfi de gezinize nostaljik bir tat katacaktır. 






23 Kasım 2021 Salı

Reyhan Şerbeti yapıyoruz

Haydi toplanın hep birlikte reyhan şerbeti yapıyoruz!!! Hem de mor renkte :) Sofralarınıza renk katacak hem de şifalı bir içecek olan reyhan şerbetinin ne çok faydası var ondan da bahsedeceğim. 

Mor Reyhan Şerbeti nasıl yapılır


Geçenlerde canım Yeşim kızlarla çay saatine bize gelmişti. Soframda reyhan şerbeti de vardı tabi! O gün storilerde çok sorulduğu için dedim neden yazmayayım! Her yiğidin bir yoğurt yiyişi olduğu gibi herkesin de bir reyhan şerbeti yapışı varmış diyerekten geçiyorum tarifime:


Mor Reyhan Şerbeti nasıl yapılır:

Öncelikle pazardan tazecik reyhan demetlerini seçiyoruz. Reyhan zaten morlu yeşilli bir ot ancak bazı demetlerde yeşil renk ağırlıklı oluyor. O demetleri usulca tezgaha bırakıyoruz. Bol morlu demetlerden 2 adet alıyoruz. Güzelce yıkayıp süzülmeye bırakıyoruz.

Bir tencerede yaklaşık 1,5 - 2 litre içme suyunu kaynatıyoruz. Su kaynadıktan sonra göz kararı şeker ekleyelim. Ben 1-2 çorba kaşığı kadar şeker atıyorum. Şeker suda eriyene kadar karıştırıyoruz. Eridikten sonra tencerenin altını kapatıyoruz. Reyhanları atmadan kapatmayı sakın unutmayın, kaynatarak hazırlanan bir şerbet değil bu!  Reyhanları tencereye atıp üzerine yarım limon suyunu sıkıyorum. Sıktığım limonu da tencereye atıp kapağını kapatıyorum. Tabiiiii bir adet kabuk tarçını da en üste ekliyoruz. abuk tarçın çok hoş bir aroma katıyor, bilginize. Yarım saat kadar demleniyor. 

Sonrasında süzgeç yardımıyla reyhanları alıp suyunu sürahimize dolduruyoruz. Soğuduktan sonra servis yapabilirsiniz.

İşte bu kadar kolay...

Bir not; 

Eğer siz pembe renkte bir şerbet elde etmek istiyorsanız limon tuzu kullanabilirsiniz. 



Gelelim reyhan şerbetinin faydalarına;

Sindirim sistemine yardımcı

Sinir sistemine faydalı

Anne sütü artırıcı

Ödem attırıcı

Öksürüğe iyi

Ağız yaralarına faydalı

Ağız kokusuna iyi gelir

veeee yağ yakıcı olduğu da söyleniyor....


Şimdiden herkese afiyet olsun.

Hatta şifa olsun diyor, sevgilerimi sunuyorum. 






21 Ekim 2021 Perşembe

Yason Burnu Perşembe/Ordu

Bu yaz uzun bir tatilimiz vardı ve çoğunu Amasya'da geçirdik. Gitmeden önce farklı şehir gezileri planları yapmıştık. Hepsini tamamlayamasak da bir kısmını gezebildik. Gezdiğimiz şehirlerden bir tanesi de Ordu idi. Ordu'nun Perşembe ilçesi Yason Burnu bizi hayran bıraktı. 

Yason Burnu Perşembe/Ordu


Ordu'da Perşembe'de oturan arkadaşlarımıza kahvaltıya gittik. Mükellef bir sofra, sarmalar, Samsun pidesi sıcacık güler yüzleriyle bizi karşıladılar. Evlerinin öyle güzel bir manzarası vardı ki sormadan edemedim: Her gün bu manzaraya uyanmak büyük şans farkında mısınız dedim. Salon, mutfak ve kocaman bir balkon kesintisiz deniz manzarasına sahip bir dairede oturuyorlar. Salondaki masada kahvaltı yaparken bile Karadeniz gözümüzün önünde... Pek bakmıyoruz bile dediler, alışmışlar :) Ne büyük nimet! İnsan içinde yaşayınca çoğu şeyin farkında olmuyor değil mi?

Birlikte Perşembe'nin köyünde bir başka arkadaşı ziyaret ettik. Köy dediğime bakmayın yokuşlarda çeşitli evler var ve buna köy diyorlar. Köy evi gibi de düşünmeyin son derece lüks bakımlı evlerin ış balkonunda yeşilliklere ve denize karşı kahvelerimizi içip bir çay bahçesine gittik. Çay bahçesi de yine denize sıfırdı tabi, yan taraftan merdivenlerle inip deniz kenarına geçtik. Karadeniz sularında ayaklarımı suya soktum, biraz da dalgalar olduğundan üstüm başım ıslandı neyse ki tedarikliyimdir her zaman :) 


Yason Burnu Perşembe/Ordu


Bir sonraki durak olan Yason Burnu'na gider gitmez üstümü değiştirdim. Karadeniz sahili bouınca üzerinde kilise olan tek yarımada ve buradan güneşin doğuşunu da batışını da keyifle izlemek mümkün. Biz öğleden sonra gittik. Neredeyse güneşi batırana kadar oradaydık.  

Yason Burnu Perşembe/Ordu


Altınpost Efsanesi'nin geçtiği yer burası: Yason Burnu

Efsaneye göre Herakles döneminde Herkül'ün de olduğu bir grup 'altın post'u ele geçirmek için Karadeniz kıyılarına gider. Ancak Yason'da ejderha görünümlü kuşlarla karşılaşırlar. Büyük bir çekişme sonucunda kuşları yenerek altın postu aramaya başlarlar ancak bulamayınca adayı lanetleyerek geri dönerler. 


Yason Burnu Perşembe/Ordu


Kilise ziyarete kapalı idi. Ancak manzara öyle güzeldi ki saatlerce izlemekten kendimizi alamadık. Belediyenin yaptırdığı özel banklar dinlenme koltuğu şeklinde idi ve bence harikaydı. Ayaklarınızı uzatıp termoslarca çayınızı içebilir huzurla güneşin batışını izleyebilirsiniz. Biz hazırlıksız gittiğimiz için büfeden aldığımız sodaları içtik ve acıkınca da kalkmak zorunda kaldık. Böyle manzara izlemek bana göre değil derdim ama Yason Burnu'na hayran kaldım. Eğer bu bölgeye giderseniz mutlaka görmenizi öneririm. 




19 Ekim 2021 Salı

blog yazmak mı instagramcılık mı

Sosyal medya hem çok güzel hem de birazzzzzz tehlikeli!!! Siz ne dersiniz? Çocukların kullanımından bahsetmeyeceğim, biz yetişkinlere olan etkilerinden kendi deneyimlerimden örnekler vermek istiyorum sadece. Biliyorsunuz birçok sosyal medya sitesinde aktif olarak bulunuyorum. İnstagram sayfam, youtube kanalım, facebook sayfam var.... Aslında o kadar da çok değilmiş :)


2013 yılından beri de blog yazıyorum. Kendi internet sitemde deneyimlerimi paylaşıyorum. O zamanlar buralar dutluktu demeden geçemeyeceğim maalesef... Takipleşir, yorumlar yazar ve okurduk. Evet yayınlarımızı okurduk! Şimdilerde okunma oranları da düştü maalesef. Eskisi gibi yoğun olmasa da yazmaya devam ediyorum. Burada görsel değil içerik yani yazı daha önemli. Her zaman blogların çok daha güçlü olduğuna da inanıyorum. 

İnstagram'ın yeni çıktığı zamanlar tutmaz o der, blog yazmaya devam ederdik. Sonra İnstagram öyle bir tuttu kiiiii bloglar geri planda kaldı. O dönemde hızla yükselen hesaplar, yeni girenleri görünmez kıldı. Sonra hashtag olayı patladı gitti! Sahte hesaplarla popülerlik kazanmayı da burada ele alamayacağım çünkü çok derin bir konu onu da başka zaman konuşalım.

Buraya da 2014 yılından bir fotoğraf ekleyeceğim, İnstagram ile tanıştığım yıllardan eski bir fotoğraf koymak istedim. Tablette kurduğum instagramdan bir selfie :)

blog yazmak bademlebuduk


İnstagram'a rakip olacak diye bir snapchat çıktı ki düşman başına! Neyse ki anlık hikaye özelliğini instagram hemen ekledi de snapchat de rafa kalktı çok şükür. 

Velhasıl kelam artık sosyal medyada İnstagram'ın borusu ötüyor. 

Ben de instagram sayfası açtım tabi taaa o zamanlarda... İnstagram ile bir dargın bir barışık ilişkimiz devam ediyor. Neden derseniz orada paylaşım yapmak ile burada yapmak arasında dağlar kadar fark var bence. 

Blog yazarken çok daha fazla emek harcıyorsunuz. Düşünüyor, derliyor ve yazıya döküyorsunuz.

Blog okur kitlesi çok daha üst düzey -benim fikrim- 

Blogda sizi takip eden sizin yazılarınızı, dilinizi beğeniyor ve özellikle girip bakıyor. 

İnstagram hesabı olan herkese her paylaşımınız alakalı ya da alakasız görünebiliyor. 

İnstagram paylaşımlarında herkes hedef kitleniz... Tüm dünya!

Kitle yazıya değil, görsele odaklanıyor. 

İnstagram paylaşımları çok çabuk tüketiliyor.

Paylaştığınız şey 1 saat içinde geçmişte kalıyor... 

Puffffff çabucak tüketiliyor.

Oysa blogda 'ipek kirpik yorumlarım' 'hamilelere söylenmemesi gerekenler' yazım 'Eminönü Şark Han gezisi' yıllar geçse de güncelliğini koruyor ve hala çok okunuyor. 

İnstagramda ne kadar duygu düşünce anlatsanız da insanlar yine görsel ile ilgili yorum yapıyor. Okumuyor!

Neyi nereden aldın, link var mı, nereye gitmiş bakayım, yine çok güzel vs instagramın muhabbeti bu ve bana uymuyor!!!

Aslında benim kırılma noktam takip etmesini istemediğim tanıdıkların da beni takip etmesi ile oldu -maalesef-
Siz ne kadar takma, görme, engelle deseniz de yapamıyor ve her paylaşımda onları da düşünüyorum. Bu da benim eksiğim, ne yapacağımı ne yapmam gerektiğini bilmiyor ve sadece bekliyorum. Ben de bunu aşacağım, zaman sadece biraz zaman...