24 Eylül 2021 Cuma

Yürüyen Ağaç olur mu?

Çocuklar çizgi film izlerken ben de onlara eşlik ediyorum. Esprilere, konulara dikkat ediyorum. Bazen de ben de bir şeyler öğreniyorum. En son kaptığım bilgi de 'Yürüyen Ağaçlar' oldu! Hemen yürüyen palmiyeleri araştırdım. 

yürüyen ağaç


Yüzüklerin Efendisi filmindeki Ent'leri ben de gördüm ama o filmdi sonuçta, benim bahsettiğim gerçekten yürüyen ağaçlar... 

Orta ve Kuzey Amerika'nın tropik yağmur ormanlarında görülen palmiyelerin orjinal adı Socratea Exorrhiza imiş. 

Ağacın toprağının zamanla aşınması nedeniyle ya da güneşe daha iyi ulaşabilmek amacıyla yeni kökler üretip, 1-20 metre kadar alanda yer değişikliği yapabiliyormuş. Tabi bu öyle bir anda, bir günde olabilecek bir şey değil. En az bir yılda bu mesafeyi kat edebiliyormuş. 

Doğada mucizeler bitmiyor işte... 

Maalesef insanlar bu ağacın köklerini koparıp ticarete döküyorlarmış. Yürüyen ağacın köklerinin iç kısımları afrodizyak olarak satılıyormuş. Bu gidişle bu ağaçların da kökü kuruyacak gibi duruyor. Doğaya saygı...


Doğaya saygı deyince de aklıma Atatürk'ün yürüyen köşkü geldi aklıma. Köşkün yanındaki çınar ağacının kesilmesi gerektiğini söyleyenlere 'köşkün yerini değiştirin' demiş. İstanbul'dan Yalova'ya getirilen raylarla köşk yaklaşık 5 metre kadar kaydırılıyor. 




23 Eylül 2021 Perşembe

Yağmur'un Gözyaşları

Daha dün gece taze taze bitmiş bir kitap ile buradayım. Bu defa ertelemek istemedim. Aslında hiç ertelemek istemiyorum ama hep bu işler güçler işte... Daha sırada bekleyen kitap yorumlarım sürüyle... Hiç bir tanesine haksızlık olmasın ama bu kitabı taze taze yorumlayacağım. 

Yağmur'un Gözyaşları bir Uğur Gökbulut kitabı. Kapak ve arka yazısını okuyarak almaya karar verdim, tahmin ettiğim gibi bir hikaye değildi açıkçası. Annesine hitaben 'toparlanırım anne, sen beni yine de iyi bil anne' gibi cümlelerden nedense kader ortağı bir anne kız hikayesi okuyacağımı sanmıştım. Ben Yağmur'un hikayesini okudum. Kitabın her yeni bölümünde 'hah şimdi annesi de benzer olayları yaşadığını anlatacak' diye bekledim durdum. Yağmur'un annesi çocuklarına öyle sevgi dolu, öyle fedakar ki onun da geçmişinden acılar var sanmıştım ama yokmuş. Ya da varsa da yazar bize anlatmadı :)

Yağmur'un Gözyaşları kitap yorumu


Yağmur sevdiğini bir trafik kazasında kaybediyor ve acısını içine atıyor. Hayattan koptuğu haftalar aylar ardından ailesi için yani maddi olarak değil ama onları daha fazla üzmemek adına avukatlık stajına başlıyor. Bundan sonra da hayata tutunmaya çalışıyor, karşısına farklı insanlar çıkıyor. Doğru seçimleri mi yapıyor bilemedim açıkçası?



Benim kitapla ilgili yorumlarımdan bahsetmeye çalışacağım.   

Bence yazar Yağmur'un duygularını yeterince verememiş, dışarıdan bakan komşu gibi olanları anlatmış gibi geldi bana. 

Karakterler arası konuşmalar günlük dilden çok çok uzak, orta okul Türkçe dersinde ders kitabımdan bir metin okuyor gibi hissettim. 

İyi karakterler hep çok iyi kötü ise hep çok kötü bence karakterler böyle keskin çizgilerle ayrılmamalıydı. 

Annesinin Yağmur'a öğütleri, birbirleriyle dertleşirken diyalogları hepsi bana çok yapay geldi.

Kitabın sonunda ortaya çıkan psikolog aslında kitapta daha çok yer edinmeyi hak ediyordu bence. Ne yaşadıkları, ne paylaştıklarını daha anlamadan Yağmur yine bir seçim yapmak zorunda kaldı. Ben bu seçimi nasıl yaptı onu bile tam anlayamadım.  

Bazı kitapları okurken yaşadığınızı hissedersiniz ya ben bu kitabı sadece okudum. 


Sabun köpüğü gibi ama sürükleyici epey acı içeren toplumsal mesajlarla dolu bir kitaptı okumaya değer mi? Evet okunur!  Okuduysanız fikirlerinizi merak ederim, yorumlara eklerseniz memnun olurum.  

26 Ağustos 2021 Perşembe

Üç Kız Kardeş ve Kalbimin Can Mayası kitap yorumlarım

Son zamanlarda severek okuduğum iki kitaptan bahsedeceğim bugün: Üç Kız Kardeş ve Kalbimin Can Mayası 

İki kitap da İclal Aydın kaleminden, Üç Kız Kardeş ve ardından Kalbimin Can Mayası okunmalı en baştan söyleyeyim. Ayvalık'ta büyüyen kız kardeşin anne babaları, sıcacık komşuları, aşkları, sevdaları, dostlukları son derece samimi bir dille anlatıyor İclal Aydın.


Üç Kız Kardeş kitap yorumlarım


Sanki Sadık bey babam, kızlar benim kardeşlerim, komşuları benim anne babamın komşuları o derece içine girdiğim kendimden de bir şeyler bulduğum bu ilk kitabı okurken ''ben de yazmalıyım, hatırladığım kadarıyla çocukluğumu ve o güzel anlatmalıyım'' diye düşünmeden edemedim. Dili öyle sade ki sanki bir arkadaşımdan dinliyormuşum gibi Dönüş ile samimiyet kurmuş gibi hissettim. 

İlk kitabı bir çırpıda bitirdim. Kitabın devamı olduğunu bilmiyordum. Kitapçıya gittiğimde İclal Aydın kitaplarını incelerken fark ettim ve hemen aldım. İkinci kitapta da olaylar yine aynı aile üzerinden devam ediyor. Mutlu sonlar biraz karışıp tekrar düzene giriyor diyeyim fazla spoiler vermeyeyim. Fakat belirtmeden geçemeyeceğim Sadık beyin ölümü beni çok ama çok etkiledi. Babamdan izler bulduğum Sadık bey harika bir babaydı. Hala ise tam bir hala diyerek güleceğim. Kızları eleştiren, yengesini çok sevse de arada iğneleyen kısacası bizden biri.

Kalbimin Can Mayası kitap yorumlarım


Bu içten, sade dille yazılmış harika iki kitabı okumanızı öneririm. Hatta bu iki kitaptan çok da güzel bir aile dizisi olur diyorum,net! Keyifli okumalar…




12 Temmuz 2021 Pazartesi

Sultan II. Beyazid Külliyesi Camii İmareti

Edirne gezimizin duraklarından bir tanesi de Sultan II. Beyazid Külliyesi Camii İmareti 1488 yılında Sultan II. Beyazid tarafından yaptırılmış. Bu külliye içinde darüşşifa, cami, imaret, şifahane bölümleri halen mevcut. 



Önceki senelerde gittiğimizde bahçesinde lavantalar vardı ama bu sene lavantalar yoktu. Aşçı Yahya Babası tablosu ve çok güzel mini bir müze de külliye içinde ziyarete açık, üstelik ücretsiz. Oldukça geniş bir alanda bulunan camide aşhane de bulunuyor. 



Müzede Aşçı Yahya Baba, minyatür fırın ve fırın ustaları ve çeşitli modeller bulunuyor. Osmanlı yemek kültürüne dair objeler de sergileniyor. Çocuklar da çok keyifle gezdiler, bol bol fotoğraf çektiler. 

Cami avlusunda büyük şadırvan bulunuyor. 



Aşhanede hayır dağıtılıyordu. Bu bir gelenekmiş ve biz ilk defa bu gidişimizde gördük.  İmaret bölümündeki müzeden devam ettiğinizde aşhane içinde 3 hanım tarafından hazırlanıp dağıtılıyor. Hem hamur kızartması hem de helva servisi var. 



Şehir merkezine 2 km uzaklıkta Tunca nehri yakınındadır. Balkan savaşları döneminde diğer bölümleri epey zarar görmüş olmasa da cami ve şifahane bölümleri günümüze dek ulaşmıştır.  

Edirne gezinize dahil etmenizi manevi atmosferi hissetmenizi öneririm. 






11 Temmuz 2021 Pazar

Necatiye'de Nedo Dondurması

Edirne'nin Havsa ilçesinin Necadiye Köyü'nde meşhur Nedo'da dondurma yemiş miydiniz? Biz yedik ve müdavimi olduk desem inanır mısınız? 

Necatiye Köyü Nedo Dondurması


Çoğu kaynakta Türkiye'nin en iyi dondurmalarından gösterilen Nedo bol sütlü hakiki dondurmasını özenle hazırlıyor hem de yıllardır! Organik ve katkı maddesi içermiyor. Zaten dondurmanın mis kokusundan anlıyorsunuz doğallığı. Bölgenin hayvanlarından üretilen sütlerle hazırlanan dondurmalarda çeşit de çok fazla. Özellikle tahin ve yaban mersini çeşitleri benim favorim olur. 

Necatiye Köyü Nedo Dondurması


Çocuklar için oyun alanı olan mekan aslında çay bahçesi tadında aile için gayet uygun bir mekan. Trileçe, peynir helvası ve Hayrabolu tatlısı ile çay kahve çeşitleri de bulunuyor. Ağaçlar altında büyük piknik masalarında dondurma keyfi üstüne çay kahve ile devam edebilirsiniz, o sırada da çocuklar oyun alanlarında eğleniyor. Şimdi mekanların çoğunda olduğu gibi fotoğraflık, instagramlık alanlar da mevcut olmaz mı tabi ki var. Alaçatı tarzında oturma alanı da bulunuyor. 

Necatiye Köyü Nedo Dondurması


Özel yapım külah tabakta dondurma da en sevdiğim olur. Dondurma biterken kıtır kıtır yiyorsunuz külah tabağını. Dondurma üstüne çikolata sos ve fındık da Nedo'nun olmazsa olmazıdır. Çok çeşit olsa da ben aklımda kalanları sizin için yazayım: Tahinli, limonlu, karamel, böğürtlen, ceviz, portakal, hindistan cevizi, vanilya, kahve, kivi, kavun ve daha fazlası...

Necatiye Köyü Nedo Dondurması


Biz Trakya tarafını gezmeyi çok seviyoruz. İstanbul gibi kalabalık olmuyor, memleket görmüş oluyoruz vs.

Edirne denince akla hemen ciğer geliyor ama Necatiye dondurmasını da es geçmemelisiniz bence.

Edirne'de ciğer öncesi ya da sonrası durağımız Necatiye Köyü oluyor. Edirne'de gezilecek yerler soranlara da ilk tavsiyem Nedo olur. 




5 Temmuz 2021 Pazartesi

koltuk seçerken sünger kalitesine dikkat

Koltuk süngeri kaç dansite olmalıdır? Yeni bir koltuk takımı alırken, koltuklar hakkında bir çok araştırma yapıyor ve teknik özellikleri keşfetmek istiyor olabilirsiniz. Koltuğun üretim malzemeleri, kalitesini ve konforunu belirleyen temel etmenlerdir. Ahşabı, süngeri, kumaşı, varsa yayı, koltuğun genel konforunu ve dayanıklılığını belirlemektedir. Bu doğrultuda süngerlerin de kendi arasında yoğunluk farkları olduklarını bilmeniz gerekmektedir. Süngerler farklı yoğunlukta üretilmektedir. Bu sert ve yumuşak, rahat oturum veya sert oturum süngerleri olarak da adlandırılmaktadır. Kimi koltuk takımlarında sert sünger kullanılması gerekirken, kimi koltuklarda da yumuşak sünger kullanımına olanak sağlanmaktadır. Peki koltuk takımlarında süngerler kaç dns olmalıdır?

Koltuk Süngeri Dansite Ne Demek?

Dansite bir çok sektörde kullanılmaktadır. Çünkü dansite yoğunluk birimidir. Özellikle kimya başta olmak üzere bir çok alanda kullanılması ile bilinmektedir. Süngerlerde de dansite terimi kullanılmaktadır. Genellikle kısalması DNS olarak kullanılmaktadır. Bu sebeple internet ortamında ya da yazılı dökümanlarda, DNS olarak görmeniz mümkündür. Ancak sünger dansitesi genellikle sertlik ve yumuşaklık ile ilişkili olduğuna dair bir kanı bulunmaktadır. Bu tam anlamıyla doğru bir kanı değildir. Çünkü dansite sertlik birimi değildir.

Koltuk Süngeri Kaç DNS Olmalıdır?

Koltuk süngerlerinin dansitesi mobilyanın kullanım alanına ve tarzına göre değişiklik gösterebilmektedir. Modern koltuk takımlarında genellikle 32 dansite koltuk süngeri kullanılmaktadır. Trend Mobilya’da yer alan bilgilere göre, modern koltuk takımları için genellikle 32 dansite koltuk süngerlerinin kullanıldığı bilgisi yer almaktadır. 

Koltuk süngerlerinde genellikle gri 28 ve 32 dansite süngerler kullanılmaktadır. Ancak genellikle daha lüks ve konforu yüksek süngerlerde 35 dansite ve HR gibi sünger çeşitleri de kullanılmaktadır. Ancak sağlam ve kullanışlılık açısından, bir koltuk takımında 32 dansite sünger olması yeterli olacaktır. Ancak daha lüks koltuk takımlarında sünger dansitesi 35 dansite de kullanılmaktadır.


koltuk seçerken sünger kalitesine dikkat

Koltuk Sünger DNS Çeşitleri

32 Dansite: En yoğun gri süngerler 32 dansite olarak üretilmektedir. Bu yoğunluğa sahip sünger çeşitlerinde yumuşak ve sert olmak üzere iki adet sünger çeşidi bulunmaktadır. 

28 Dansite: Koltuklarda kullanılan gri süngerler arasında iyi kalite olarak tercih edilen alternatif malzemedir. Diğer sünger çeşidine göre daha ekonomiktir. Bu sünger kalitesinin de yumuşak ve sertlik çeşitleri bulunmaktadır. 

24 Dansite: Çok yumuşak sünger çeşididir. Ancak mukavameti bulunmamaktadır. Genellikle sırt minderlerinde ve yastıklarda kullanılması tavsiye edilmektedir.

Koltuk süngerinizi seçerken, 28 – 32 hatta mümkünse 35 dansite yoğunluğunda olduğunu göreceksiniz. 35 dansite süngerli koltuk süngeri tercih etmeniz süngerin kalitesi açısından önemli olacaktır.

29 Mayıs 2021 Cumartesi

Gündüzsefası

Sarah Jio’dan okuduğum ikinci kitap ‘Gündüzsefası’ kitap yorumumla buradayım. Bir solukta okuduğum beni hayallere sürükleyen, Seattle’da yüzen ev kira fiyatlarına baktıran bu kitap da çok beğendiklerim arasına girdi bile. 



Yazarın daha önce Böğürtlen Kışı kitabını okumuştum. Geçmiş ve şimdiki zaman eş zamanlı ilerliyordu kitapta, bu kitabında da yine geçmişten izler var. 

Geçmişinden ve anılarından biraz olsun uzaklaşmak kendine gelmek için Seattle’da bir yüzen ev kiralayan Ada Santorini burada bir sandık ve içinde gelinlik, tarif defteri, fotoğraflar buluyor. Bir yandan araştırmalarına devam ederken bir yandan da bir gönül ilişkisine giriyor. Tesadüfe bakın sandığın sahibi de onun yakınlaştığı kişinin evinin eski sahibi. Kurgu şahane. Yazarın bu kitabı hazırladığı sürede gerçekten o evde kaldığını okudum. Bahsettiği market, restaurant hepsi gerçekte varmış. YouTube üzerinden bu yüzen ev caddesini de inceledim. 

Seattle’da bir yüzen ev kiralamak hakkında araştırma bile yaptım. Malum dolar kuru, yol parası derken alternatif araştırdım tabi. Hollanda’da, Makedonya’da ve tabi Türkiye’de de yüzen evler varmış. Çok daha düşük maliyetli olur Seattle’a göre değil mi :) 

Kitabın 1950’li yıllarda yaşamış olan kahramanı Penny’nin kitapta bir de kurabiye tarifi vardı. Kitabı bitirince bu tarifi yapıp kurabiye-kitap konseptinde bir fotoğraf çekmeyi planlamıştım ama sonra zaman geçince tarifi yapmaktan vazgeçtim. Araya seyahat girince hevesim kaçtı galiba :)

Çok severek okuduğum bu kitabı siz de okursanız benim gibi Seattle’da bir yüzen ev hayali kuracağınıza garanti veririm :) Bir solukta heyecanla okunacak çok güzel bir kitap, tavsiye edilir. 





18 Nisan 2021 Pazar

biraz nostalji

Popüler olmak, adından söz ettirmek güzeldir. Peki ya devamlılığı? Gün olur hafızalardan silinir insanlar. Tabi televizyon ve müzik dünyasından bahsediyorum. Hemen sosyal medyayı düşünmeyelim, rica ederim :)  Küçüklüğümüzde ya da gençliğimizde hayran olduklarımızdan kaçını hatırlıyoruz?

                                               

Hadi hafızamızı zorlayalım biraz, ne dersiniz?


Ayça Şen
Radyo programlarını dinler miydiniz? İlginç şakalar yapardı Ve uzun süre konuşulurdu. Blog sitesi de vardı. Yıllar geçerken o Da bir kitap yazmış, bir albüm çıkarmış ve anne olmuş...

Özlem Yıldız
Ekranların sevilen yüzü! Pek çok yarışma programında hostes olarak görev yaptı, Çarkıfelek'ten hatırlarsınız. Sabah şekeri de olmuştu değil mi? Bir dönem ne çok sabah programı vardı... O Da çoluk çocuğa karışmış. Popüler olduğu dönemlerde sık sık Bağdat Caddesi'nde rastlardım kendisine.

Melike Öcalan
Sabah şekeri denince Melike Öcalan'dan bahsetmeden yapamadım. Vatan Şaşmaz ile uzun süre sabah programı sunmuşlardı. Melike Öcalan, yine o yılların ünlülerinden Suat Suna ile evlenmişti.

Zeynep Değirmencioğlu
Ayşecik filmlerini seyretmeyen var mı? Bir döneme damgasını vuran küçük yıldız! Şöhreti sevmemiş olacak ki gözlerden uzak yaşamayı tercih ediyor.

Peki ya diziler?
Asmalı Konak, Zerda, Ekmek Teknesi, Kurtlar Vadisi...
Zerda dizi müziğini Kıraç yapmıştı ve Nokia telefonlara bu melodiyi yüklemek için kaç takla atıyorduk, hatırlayan var mı?












19 Mart 2021 Cuma

Dünya Uyku Günü

Bugün 19 Mart Dünya Uyku Günü olduğunu biliyor muydunuz? Ben bilmiyordum, güzel bir sosyal sorumluluk projesi sayesinde öğrenmiş oldum. Yataş bugüne özel #BizDeUyumuyoruz etiketiyle yapılan paylaşımlar için “TEV Korona Kahramanlarına Vefa Fonu”na katkı yaparak bu hareketi destekliyormuş. Tebrik ediyor ve detayları da paylaşarak yazıma devam ediyorum. siz de öze hazırlanan filtre ile destek olabilir


Sağlığımız için gece gündüz çalışan, hayatı pahasına mücadele eden, evinden ve sevdiklerinden uzak kalan uykusuz kahramanlarımız yani tüm sağlık çalışanlarımızın yanında olduğumuzu göstermek için bu gece #BizDeUyumuyoruz etiketiyle paylaşım yapabilirsiniz.

dünya uyku günü


Siz de destek vermek için #BizDeUyumuyoruz etiketiyle, istediğiniz bir fotoğraf ya da video paylaşıp, sağlık çalışanlarının yanında olduğunuzu gösterebilirsiniz. Dilerseniz siz de bugüne özel hazırlanan Instagram filtresini kullanabilirsiniz. 

8 Mart 2021 Pazartesi

Kettle ve çaydanlık temizliği

Size büyük ya mucizevi bir pratik temizlik önerisiyle gelmedim, gelemedim bugün de... Temizlik vs önerileri konusunda çok da başarılı olduğumu söyleyemem ama ne yapmamanız konusunda size bir uyarıda bulunabilirim. Dün çaydanlık ve kettle iç temizliği için öyle yanlış bir şey yaptım ki akıllara zarar!!!

Kettle ve çaydanlık temizliği


İnstagram keşfette karbonatla temizlik videoları izlemiştim. Sanırım aklımda yanlış kalmış olacak ki su ısıtıcımı yarıya kadar suyla doldurup yarım paket karbonat ile kaynattım. Çaydanlığı da aynı şekilde... Baktım bir farklılık yok, herhalde az karbonat koydum diyerek işlemi daha fazla karbonatla tekrarladım. Çaydanlıkta yine bir değişiklik olmadı. Karbonatlı su çaydanlığın içinde beklesin bari sabaha kadar diye bıraktım. 

Su ısıtıcıya da max seviyeye kadar suyla doldurup bir paket karbonatı boca ettim. Çaydanlıkta yeterli olmadıysa kettle'da da beklesin sabaha kadar bari diyerek biraz balkona çıktım. Yaklaşık 5 dakika sonra eşim ve çocuklar korkuyla mutfağa girdiler. Kettle'ın kapağı PAAAAT diye açılıp etrafa karbonatlı su saçılmış. Tezgah komple su, fayanslar dalga dalga, yerler beyaz beyaz halkalar ben ŞOK

Meğer kettle ve çaydanlık içindeki kireç temizliği için limon tuzu kullanılıyormuş. 

Daha önceleri Rossman marketlerden kettle temizleyici toz alıyor ve kolayca işlem yapıyordum. Onlar da epey zamanlanmış son zamanlarda, ekonomi yapayım derken su ısıtıcısından oluyordum. 

Bir de alışveriş merkezlerine pek gidemeyince alamadım malum...

Aman bundan sonra bana ders olsun, o sırada ben ya da birimiz mutfakta bulunuyor olabilirdik.

Karbonatla 

fırın temizliği,

yatak-baza temizliği,

çamaşır makinesinde yumuşatıcı amaçlı kullanımı,

tıkanmış lavabolarda kullanımı gibi pek çok temizlik yapılıyormuş. Aman bu patlama bana ders oldu, hiç birini de denemem. 

Ben su ısıtıcımı ne mi yaptım?

İyice kuruladıktan sonra balkona kurumaya bıraktım. Hani telefonlar suyla temas ettiğinde iyice kurumadan açmayın diyorlar ya o hesap tamamen kurusun, iki gün balkonda güneşte kalsın da öyle çalıştırdım. Yıllardır kullandığım çok memnun olduğum su ısıtıcımın akıbeti iyi oldu  çok şükür.

Birinci ağızdan duymadığım, tavsiye almadığım bir şeyi de yapmam bundan böyle. Size de tavsiye ederim.  Sizin de böyle deneyimleriniz varsa bizimle paylaşmak için yorum kısmına yazar mısınız?






5 Mart 2021 Cuma

Filtre kahve nereden alınır

Filtre kahveyi siz de benim gibi seviyorsanız bu yazı tam size göre diyebilirim. Yağ yakımına yardımcı olan, beyin fonksiyonlarını hızlandıran, enerji veren filtre kahveden ben vazgeçemiyorum. Bu yüzden en iyi, en lezzetli, en kaliteli filtre kahveyi alırken ince eleyip sık dokuyorum.


Bir arkadaşımın tavsiyesiyle denediğim LeeuwKoffie ise bu işte gerçekten uzman. Beymen mağazalarında ikramlarda da bu kahveler kullanılıyor biliyor muydunuz?

Filtre kahve nereden alınır

Depresyona girmeyi de önleyen filtre kahveyi alırken nelere dikkat edilmeli yazıyorum size:

Kahvenin ne zaman kavrulduğuna dikkat edilmeli.

Valfli pakette olması tercih sebebidir.

Kuru bir ortamda muhafaza edilmiş olmalı ve siz de saklarken buna dikkat etmelisiniz.

Kahveyi demleyeceğiniz aparata uygun şekilde öğütülmüş olmalı.

Ev tipi basit bir kahve öğütücü ile kahvenizi kendiniz tazecik öğütebilirsiniz. 


Gelelim kahve çeşitlerine:

Afrika Kahveleri - Kenya, Etiyopya, Tanzanya

Meyve tatları yoğundur. Bergamot aroması seviyorsanız tercih etmelisiniz. Bunlardan alacaksanız aromasının kaybolmaması için az kavrulmuş olmasına dikkat etmelisiniz.


Orta Amerika Kahveleri: Costa Rica, Guetemala, Meksika

Kakao, esmer şeker tatları yoğundur. Aromaları nedeniyle ünlü zincirlerde genelde bunlar tercih edilir.


Güney Amerika Kahveleri: Kolombiya, Brezilya, Peru

Türkiye'de en çok tercih edilen kahveler bunlardır. Türk kahvesi de genellikle Brezilya'dan gelen çekirdeklerden hazırlanmaktadır. Benim de favorim olan Kolombiya kahveleri ise yumuşak içimli, orta büyüklükte, kakao tatlarından oluşmaktadır. Düşük asidite oranı tercih sebebidir. 


Yine de bu özellikler doğrultusunda en az iki kahve deneyimleyerek sizin için en uygun olanını seçmenizi öneririm. Leeuwkoffie sitesindeki kampanyalara ve diğer kahve çeşitlerine bakmayı da ihmal etmeyin. 









Kadının Ayak Sesleri

8.Mart Dünya Kadınlar Günü'nün yaklaşmasıyla pek çok markadan arka arkaya Kadınlar Günü temalı paylaşımlar, videolar gelmeye başladı. Ben de her sene bu paylaşımları merakla takip ederim. Bu sene en beğendiğim videoların başında #KadınınAyakSesleri videosuyla Greyder var. 

Kadının Ayak Sesleri hashtagli bu videoyu sosyal medyada ya da youtube üzerinden izlediniz mi? Eğer izlemediyseniz ben sizin için youtube videosunu buraya ekliyorum ya da isterseniz #KadınınAyakSesleri buraya tıklayarak izleyebilirsiniz. Sizin görüşlerinizi de merak ediyor ve yorumlarınızı bekliyorum. 


Ben de neden bu videodan bu kadar çok etkilendiğimden bahsedeyim size biraz...

Şu anda aktif olarak tam zamanlı bir işte çalışmıyor olsam da 14 yıllık özel sektörde iş hayatı deneyimim var. Bu videoda mesleklerin cinsiyeti olmaz diyor ya ben orada vuruldum işte. Yıllar önce,  çalıştığım şirkette yöneticilik aldığımda bu ayrımcılığı ben de -bazı- çalışma arkadaşlarımdan görmüştüm: 

''Kadın Satın Alma Müdürü mü olur canım! Nasıl görüşecek üreticilerle! Atölyelere mi gidecek yani kadın başına!''

''Ben izin tarihimi ona vermem, ondan izin almam'' (neden çünkü erkek yönetici olur diye inanmışlar bir kere)

Benim aldığım bu ''yapamaz, edemez'' yorumlarına karşı çok daha uygun tedarikçiler bularak, ödeme vadelerini uzatan anlaşmalar yaparak, yaklaşık 2 yıldır piyasada bulamadıkları ürünü bulup ürün yelpazesine tekrar katarak çeşitli başarılar elde ettim. 

Şirkete gelen tedarikçiler de 'Satın Alma ile ilgilenen beyefendi ile görüşebilir miyiz' diyorlar, ben onları duyuyor ve 'hoş geldiniz buyurun benim' diyordum. Yüzlerindeki ifade şaşkınlık oluyordu. Gayet güzel pazarlıklar sonucu avantajlı anlaşmalar yapmak benim için hiç de zor değildi, çünkü işimi severek yapıyordum.

Atölyelerde yapılan cihazları test ettim, hazırlanan losyonlar için içerik kontrolü yaptım...

Hatta zaman zaman ürünleri almaya gittiğim de oluyordu. Arabayı büyük bir ustalıkla dolduruyor, yüklü araçla, evraklarla depoya ulaştığım, sevkiyatı tamamladığım oluyordu. Ben işten kaçmadım, kadın işi erkek işi diyerek ayrım yapmadım.

Mesleklerin cinsiyeti olmaz... Eğitimi, uzmanlığı, deneyimi, ustalığı olur... 

Bir kadın olarak ben de bu cinsiyet ayrımcılığını yenebilmek için kararlı adımlarla ilerledim ve başarımı kabul ettirdim. 


Mesela oğlumun ameliyatı için gittiğimiz hastanede katımızda görevli olan hemşire de bir erkekti. Çocuklarla öyle güzel ilgileniyordu ki işini çok sevdiği her halinden belli idi. Hemşireler kadın olur diye bir kural da yok. Çünkü tekrar tekrar söylediğimiz gibi mesleklerin cinsiyeti olmaz... 


Teşekkürler GREYDER bu anlamlı video ile daha çok farkındalık yaratacaksın, eminim. 





1 Şubat 2021 Pazartesi

823 yılda bir

Ne kadar da harika bir Şubat ayına girdik farkında mısınız? 823 yılda bir denk gelen bir Şubat! Pazartesi başlayıp pazar biten bir Şubat 


Takvimime not alacakken fark ettiğim ve oh be işte tam bir ay dediğim bir Şubat bu Şubat... 

Her günden 4 adet olan, sevgililer gününün de pazar gününe denk geldiği bu tertipli, düzenli şahane Şubat hepimiz için harika geçsin, güzellikler getirsin, dertleri sıkıntıları götürsün. 

Şubat ayı benim için değerlidir, çok sevdiklerimin doğum günü vardır bu ayda... Bir de tabi sevgililer günü var değil mi? 

Eğer hayata bir mucize gibi bakmayı başarırsak hayat zaten bir mucize değil mi? 


dekorasyonda yeni moda Sosyopix

Evinizdeki dekorasyon ürünlerini kişisel olarak düzenlemek ve organize etmek size de iyi geliyor mu? Evimin her yerinde fotoğraflarımızı görmek, evi daha da “bizim” yapıyor benim gözümde. Hem sıcacık anılarımız hem de hatırladıkça mutluluk duyduğumuz ayrıntılar bana huzur veriyor. Bu durumda ben de yıllardır @sosyopix ten destek alıyorum. 

Sosyopix baskılarını çok kaliteli buluyorum. Başka da güvenilir, hızlı ve kaliteli baskı alacağım yer yok zaten. İlk olarak Berke’nin bebeklik albümü için Büyük Anı Kitabı sipariş vermiştim. 50 den fazla fotoğrafı Bade ile paketten çıkan stickerlar ile yerleştirip tarihlerini ve önemli notları özel jel kalem ile yazmıştık. Bizim için çok değerli bir Anı kitabı, sonra bir tane de küçük anı kitabı yaptık Bade ile. 

2-3 sene öncesinde eski evimizde Coffee Corner yaparken de Metal Anı Çerçevesi sipariş vermiştim. Kahve köşemi tamamlayan parça oldu. Çalışma masası üzerine ya da evde not almak için de kullanılabilir harika bir parça! Üzerine asmak için kare fotoğraf baskısı da ürün fiyatına dahil. Mandallar ürünle birlikte gönderiliyor. Metal çerçeve üzerine led ışık ile de kullanabilirsiniz. Yeni eve taşınırken de tabi ki yanımda getirdim. Mutfak duvarına asılan ilk parça oldu. Üzerindeki fotoğraflarda biraz değişiklik yaptım ve eski evde dikey kullanırken burada yatay kullanmayı tercih ettim. Alanınıza göre ister dikey ister yatay kullanabiliyorsunuz. 

sosyopix dekorasyon


Ahşap Anı Çerçevesi de en sevdiğim ürünlerden, kızımın odası için güzel bir duvar dekorasyonu olacağını düşünüyorum. Şimdi bir de yepyeni Sosyopix ürünlerinden Ahşap Duvar Yazısı seçeneklerine takıldım. Öyle güzel görünüyorlar ki sanırım hepsinden sipariş vermek zorunda kalacağım. Bade’nin odası için ‘live your dreams’ ve mutfaktaki Metal Anı Çerçevesinin yanına ‘this is our happy place’ yazılarını sipariş verdim. 


Sevgililer Günü de yaklaşırken klişelerin dışına çıkarak hem kişisel hem de hoş bir hatıra olacak güzel bir hediye seçmek için de Sevgililer Günü Hediyesi tıklayarak seçeneklere göz atabilirsiniz. Sıradan hediyelerden değil, sadece sizi - ikinizi anlatan hediye seçeneklerinden benim favorilerim hediye kutuları, anı kitabı, pola kartlar, magnetler, kanvas tablolar... 

Ya senin favorin hangisi?


Bu ay yayına başlayan Sosyopix Mag dergide de yok, yok! Dekorasyon önerileri, moda, astroloji yazıları, psikoloji ve kişisel gelişim üzerine yazılar, her ay bir ünlü ile röportaj ile dopdolu bir dergi! Üstelik 5 TL 


Sosyopix kalitesi, güvenilirliği ve yenilikçi ürünleriyle en beğendiğim alışveriş sitelerinden bir tanesi. Metal baskı, kanvas tablo, kişisel takvim, poster baskı ve magnet baskı gibi pek çok seçenekten size ve sevdiklerinize uygun bir şeyler mutlaka bulursunuz. Mutlu günler...




11 Ocak 2021 Pazartesi

Trigeminal Nevralji ile baş edebilmek

Kabus gibi bir ağrı, yoksa acı mı demeliyim? Önce yavaş yavaş başlayan çakmalar ve ardından dayanılmaz ağrılar sonucu teşhis: trigeminal nevralji! Tabi daha önce hiç duymadığımız bu hastalığı doktorumuz anlattığında çok şaşırdık. Doktor da ağrıların çok şiddetli olduğunu vs anlattığında eşim şöyle bir yorumda bulundu ‘migren gibi mi doktor hanım’ Kesinlikle migren ile kıyaslanamaz dedi doktor hanım da... Ağrılarım o kadar şiddetliydi ki konuşacak halim yoktu. 

trigeminal nevralji

Doktor beynin arka tarafında sinir ve damarın üst üste gelerek birbirine baskı yapması şeklinde anlatmıştı. Ya da şöyle söyleyeyim bu damar ve sinir birbirini yıpratmış artık işlevlerini yerine getiremiyor, ağrı hissini veriyor sadece. Genellikle 50 yaşlarından sonra görünüyormuş ama benim gibi genç yaşta yaşayanlar da var. Yemek yemek, su içmek, sakız, esneme gibi ağız açıp kapama durumlarında ağrı tetiklenmiş oluyor ve çok şiddetli elektrik çarpması şeklinde ağrı oluyor. Bu ağrılar birkaç saniye bazen, bazen de dakikalarca sürebiliyor. Doktora gidene kadar ki sürede yani hafta sonu çok şiddetli ağrılar yaşayıp pazartesi nöroloji bölümüne gitmemle biraz rahatladım. O hafta sonu ne yüzümü yıkayabildim ne yemek ne su çok ama çok zor geçen 2-3 gündü... 
trigeminal nevralji


İkinci bir doktora gitmeden önce internette hastalığı iyice araştırdık. Hastalığın yani trigeminal nevraljinin halk arasında adı ‘delirten hastalık’ olduğunu internetten öğrendik. Ben bu aşamada hastalığı reddetmek istedim. Aklımda soru işaretleri vardı. Gittiğimiz ikinci doktorda detaylı ilaçlı MR çekildi. MR da öyle zorlandım ki.... Hem süresi çok uzundu hem de ağrılar geldi daha cihaza girmeden. Yatay şekilde uzanmak da ağrılarımı tetikliyordu. Düşünüyorum da tetiklemeyen ne kalmış bulamadım. Çok ama çok zor bir ağrı, bir doktor da atakta yaşanılan ağrının doğum sancısına eş değer olduğunu söylemişti. 
İlk doktor çıkışında tavsiye edilen ilacı hemen aldık ve ağrılarım hafiflemişti. Birkaç gün başka bir doktor daha araştırırken ilacı kullanmaya devam ettim. Kaya Kılıç bey de aynı ilacın farklı versiyonunu verdi ve saati saatine içmem gerektiğini söyledi. Ömür boyu kullanacaksın dedi. Kaya bey kendinden çok emin, hastasını özenle dinleyen, notlar alan ve takip eden çok kıymetli bir doktor. 
Ya ben nevralji değilsem diye ona da ısrarla soru sormamla bana ikna edici bir cevap verdi: ilaçlar iyi geldiyse, demek ki teşhisimiz doğru dedi. Bu beni ikna etti. Saatini kaçırdığımda damarlar tıkır tıkır atmaya başlıyor ve ben bunu hissediyorum! 
Kaya bey bize son derece iyi geldi, güven verdi, kendimize getirdi. Biz yine de kalıcı bir çözüm bulmak için bir beyin hastanesine ve iki doktora daha göründük. Beyin hastanesi direk bütçesiyle beraber ameliyat önerdi. Ameliyat konusuna hiç sıcak bakmadım. Gama Knife diye de bir yöntem varmış ancak onu da düşünmedim çünkü ilaçlar bana iyi geliyordu. 
trigeminal nevralji tedavisi


Bu arada belirtmeliyim ki ilaçlar tedavi etmiyor sadece ağrıyı baskılıyor, hissettirmiyor. Bir de Ankara’da Zeki Gökçil beye muayene oldum. Zeki bey de gerçekten kendinden emin ve etkili telkinlerle uğurladı bizi. Kaya bey ve Zeki beyin önerileri ile ağrılarım konusunda rahatladım. Tamamen geçti diyemiyorum çünkü ilaçları aksatırsam ya da yüksek bir stres altında kalırsam soldan soldan vurmaya başlıyor ağrılar maalesef...

Çok sorulan sorular için de ayrı bir post yapar yayınlarım. İnstagram üzerinden paylaşımlarım nedeniyle dm yoluyla çok soru alıyorum. Siz de yaşadıklarınız, deneyimleriniz hakkında postun altına yorum ekleyebilirsiniz. 




4 Ocak 2021 Pazartesi

kış temalı kahvaltı sofrası

Keyifli sofralarda buluşmayı hepimiz özledik sanırım. Geçenlerde ablam sana kahvaltıya geliyoruz dediğinde havalara uçtum. Yeni evde ilk misafir... Kış temalı kahvaltı sofrası hazırlamak için yaklaşık 12 saatim vardı.

kış temalı kahvaltı sofrası


Gerçi ablam da misafir sayılmaz yani ailem sonuçta ama yine de özenmeye çalışırım her zaman elimden geldiğince... Yeğenlerim de geliyormuş madem akşamdan patatesleri soyup doğradım. Suya koydum. Patatesli yumurtayı çok severler. Kahvaltılıklarım hazırdı aslında ama birkaç eksik için market kapanmadan siparişlerimi de verdim. 

Supla ve masa örtüsü seçimi yapıldıktan sonra masamızı ana hatlarıyla akşamdan hazırladık Bade ile... 

kış temalı kahvaltı sofrası

Sabaha patatesleri kızartmak ve kahvaltılıkları yerleştirmek kalmıştı. Acele etmemek için akşamdan hazırladım ama onlar da epey trafikte kaldılar, panik yapmama gerek yokmuş. Patatesler neredeyse bir saat kızardı. Dolayısıyla ufacık kaldılar, gözüme epey az göründü maalesef... Sucuklu yumurta ve pırasalı börek olduğu için sıkıntı olmadı tabi ama bir dahaki sefere kulağıma küpe oldu...

Kış temalı dememin sebebine gelecek olursak;

Nar, portakal, kırmızı, çam bunlar hep bana kışı hatırlatıyor. Mandalina sularını da masayı tamamladıktan sonra taze taze sıktım. 

kış temalı kahvaltı sofrası


Kaşar peynirlerini üçgen şeklinde kesip bir da ağaç gövdesi yaptım, tamam oldu. Nar çok seviyorum ama ayıklaması epey mesele oluyor doğrusu, pratik bir yolunuz varsa öğrenmek isterim.

Portakalları Bade böyle dilimli yemeye bayılır. Model vermek için tabanında bir tuttum tamamen ayırmadım. 

Güvenlikten misafiriniz geldi diye aradıklarında tavada tere yağını eritip hellim peynirlerimi ocağa attım. Kahvaltıda en sevdiklerimden olur kızarmış hellim!

Pırasalı börek dediğime bakmayın blogda ''çocuklara pırasayı sevdiren tarif'' başlığı altında okuyabilirsiniz. Bir çeşit pırasa mücveri gibi de düşünülebilir. 

kış temalı kahvaltı sofrası


Kahvaltı sonrası starbucks kurabiyesi, çocuklara muhallebili tatlı ve kahve ile ikramlarımız tamamlanmış oldu. 

Ah şu pandemi sona erse de daha sık keyifli kalabalık sofralarda buluşabilsek...